19 Aralık 2025 İlker Urlu 0 Yorumlar

Taraflar arasında kurulan sözleşmelerde tarafların birisinin sözleşmeyi ihlal etmesi halinde diğer tarafa ödemekle yükümlü olduğu ceza koşuluna yer verilmesi mümkündür. Ancak kimi durumlarda taraflar sözleşmenin bozulmayacağına olan inançları ya da sözleşmenin imzalanabilmesi için aşırı ceza koşulunu kabul etmektedirler. Peki bu tür durumlarda ceza koşulunu dava etmek mümkün müdür?

İlgili hukuk

Türk borçlar Kanunu m. 182/1; “Taraflar, cezanın miktarını serbestçe belirleyebilirler” hükmü ile sözleşmede ceza koşulunun serbestçe belirlenebileceğini düzenlemektedir.

Türk Borçlar Kanunu m. 182/3; “Hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir” hükmü ile belirlenen ceza koşulunun aşırı olması halinde indirilebileceğine hükmetmektedir.

Türk Ticaret Kanunu m. 22/1; ise  Tacir sıfatını haiz borçlu, Türk Borçlar Kanununun 121 inci maddesinin ikinci fıkrasıyla 182 nci maddesinin üçüncü fıkrasında ve 525 inci maddesinde yazılı hâllerde, aşırı ücret veya ceza kararlaştırılmış olduğu iddiasıyla ücret veya sözleşme cezasının indirilmesini mahkemeden isteyemez” hükmünü içermektedir.

Bu durumda genel olarak ticari yaşamda yer alan tacirlerin sözleşme imzalarken ceza koşuluna dikkat etmeleri gerektiği hüküm altına alınmıştır.

Peki uygulamada durum nasıldır?

Yargıtay içtihatlarında ceza koşulunda indirim

Yargıtay içtihatlarında sözleşmenin tarafları tacir olsa dahi ceza koşulu ticari işletmenin sürdürülmesini imkansız kılacaksa bu durumda ceza koşulunda hakim tarafından indirim yapılmasına karar verilebileceğine hükmedilmektedir.

Yargıtay bir kararında; “…Ayrıca TTK. m. 22 ve TBK. m. 182 uyarınca tacir, kural olarak sözleşmede kararlaştırılmış cezai şartın indirilmesini isteyemez ise de, kararlaştırılan cezai şart, davalının ekonomik olarak mahvına yol açacak derecede fahiş ise durumuna uygun bir indirim yapılabileceği Yargıtayca kabul edilmektedir. Bu yönden davalının bilançosu ve ticari defterleri incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış mahkeme kararının bozulması gerekmiştir…” gerekçesiyle cezada indirimi kabul etmektedir (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, 13/12/2016T., 2016/4335 E.  ,  2016/15702 K.).

Yargıtay bir başka kararında da; “…Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davalı yanın akdolunan sözleşmenin 3.1 ve 3.5 maddelerine aykırı davranarak taahhüt ettiği miktarda mal alımı yapmaması sonucu davacı şirketin akdi haklı olarak feshettiği ve böylece 62.890 USD cezai şart alacağına hak kazanmış ise de bu tutardaki cezai şartın davalının ekonomik yönden mahvına yol açacağından bahisle BK. 20.maddesi uyarınca 3/4 oranında tenkis edilerek davacının 15.722 USD cezai şart talep edebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, 5.500 USD alacak tutarının dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi hükmüne göre hesaplanacak faiziyle ve fiili ödeme günündeki kur üzerinden TL karşılığının davalıdan tahsiline, davacı vekilinin fazlaya dair haklarının saklı tutulmasına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA…” gerekçesiyle sözleşmede belirlenen cezada indirimin gerekli olduğuna hükmetmiştir ((Kapatılan)19. Hukuk Dairesi, 06/02/2013T.,    2012/14893 E.,  2013/2277 K.).

Yargıtay bir başka kararında da; “…Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının cezai şart isteminin yerinde olduğu, ancak tahakkuk eden cezai şart alacağının davalı şirketin ekonomik yıkımına sebep olacağı, bu durumda hesaplanan cezai şart alacaklarından takdiren %80 oranında tenkis yapılarak (asıl davada 80.880,00 TL’den indirimle 16.176,00 TL; birleşen davada 1.756.400,00 TL’den indirim ve asıl davadaki mahsupla 335.104,00 TL) asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf isteminin ve buna bağlı olarak davaların kısmen kabulüne…Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA…” gerekçesiyle cezada indirim yapan istinaf mahkemesi kararının onanması gerektiğine hükmetmiştir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 21/02/2024T., 2023/3485 E.,  2024/1332 K.).

Yargıtayın farklı tarihlerde verdiği kararlarında istikrarlı olarak ceza bedelinin işletmenin ekonomik olarak çöküşüne sebebiyet vereceği durumlarda bu bedelden indirim yapılacağına hükmedildiği görülmektedir. Bu durumda açılacak davada bu hususun da değerlendirilmesi gerekmektedir.