5 Aralık 2025 İlker Urlu 0 Yorumlar

Eşlerin bütün yaşamsal faaliyetlerini sürdürdükleri, acı tatlı günlerini geçirdikleri ve yaşantılarını istikrarlı biçimde sürdürdükleri alana Türk Medeni Kanunu anlamında aile konutu denilmektedir. Kanunun tanımlarında aile konutunun unsurlarına tam ve kesin olarak yer verilmemiş ise de uygulama ile aile konutunun unsurları belirlenmiştir. Tarafların bu unsurlara sahip aile konutu içerisinde yaşamlarını sürdürmeye devam ettikleri sırada eşlerden birinin ölmesi durumunda sağ kalan eşin miras hukukundan kaynaklı olarak aile konutunun kendi adına özgülenmesi talep edilebilmektedir.

Türk Medeni Kanununun 652.maddesi ile “Eşlerden birinin ölümü hâlinde tereke malları arasında ev eşyası veya eşlerin birlikte yaşadıkları konut varsa; sağ kalan eş, bunlar üzerinde kendisine miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebilir.Haklı sebeplerin varlığı hâlinde, sağ kalan eşin veya mirasbırakanın diğer yasal mirasçılarından birinin istemi üzerine, mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkı tanınmasına da karar verilebilir. Mirasbırakanın bir meslek veya sanat icra ettiği ve altsoyundan birinin aynı meslek ve sanatı icra etmesi için gerekli olan bölümlerde, sağ kalan eş bu hakları kullanamaz. Tarımsal taşınmazlara ilişkin miras hukuku hükümleri saklıdır” düzenlemesine yer verilmiştir.

Aile konutunun özgülenmesi dava koşulları

1-Türk Medeni Kanunu 652.madde uyarınca aile konutunun özgülenmesi miras hukuku bağlamında gündeme gelmektedir. Bu sebeple TMK 652.madde uyarınca konutun talep edilebilmesi için eşin ölmesi gerekmektedir.

Kişinin ölümünün kesin ve net olması halinde bu koşul sağlanmış olacaktır. Ancak eş, ölüm tehlikesi içinde kaybolur ya da kendisinden uzun zamandır haber alınamaz ise kişinin gaipliğine karar verilebilecektir. Bu ihtimalde de mirasın açılmasına karar verilirse sağ kalan eşin TMK 652.madde uyarınca aile konutunun kendisine özgülenmesini talep etme hakkı doğacaktır.

2- Sağ kalan eşin miras payına mahsuben aile konutunun özgülenmesini talep edebilmesi için söz konusu aile konutunun ölen eşin mirasında yer alması gerekmektedir. Ölen eşe ait aile konutu olarak kullanılan taşınmazın miras payına mahsuben özgülenmesi talep edilebilir.

3-Sağ kalan eşin aile konutunun kendisine özgülenmesini istiyorsa bu yargılama boyunca sağ olmalı ve mirasçılık sıfatını yitirmemelidir. Şahsa sıkı sıkıya bağlı bir hak olan özgüleme talebinin sağ kalan eşin mirasçıları tarafından kullanılması mümkün değildir. Sağ kalan eş, mirasçılıktan çıkarılmış ise aile konutunun özgülenmesini talep edemeyecektir. Taraflar arasındaki boşanma davası devam ederken eşlerden birinin ölmesi haline mirasçılarının davaya devam etme hakları bulunmaktadır. Sağ kalan eşin boşanma davasında kusurunun ispatlanması halinde mirasçılık sıfatını yitirmesi mümkündür. Mirasçılık sıfatının bu şekilde yitirilmesi halinde de sağ kalan eşin miras payına mahsuben aile konutunun özgülenmesini talep etmesi mümkün değildir.

4-Ölen eş adına kayıtlı tek taşınmaz bulunması ve bu taşınmazın da aile konutu olarak kullanılması halinde tek mirasçı sağ kalan eş ise aile konutunun özgülenmesini talep etmesinde hukuki yararı bulunmamaktadır. Sağ kalan eşin, miras payının değeri aile konutunun değerinden daha az ise bu sorunun nasıl giderileceği de Yargıtay kararıyla açıklığa kavuşturulmuştur. Buna göre “Eğer eşin mirastan payına düşen miktar aile konutunun değerini karşılamıyorsa eş miras payı dışında kalan aile konutunun değerini ödeyerek onun mülkiyet hakkını talep edebilecek eğer bakiye değeri ödeyecek gücü yoksa aile konutu üzerinde intifa veya oturma hakkını talep edebilecektir.” gerekçesiyle değerler arasında orantısızlık bulunması halinde ne yapılması gerektiğini düzenlemiştir. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2008/12883E. 2008/15476K. 19/11/2008T.)

Yargıtay başka bir kararında ise “Sağ kalan eş mirasçı ise; miras paylaşımında, aralarındaki mal rejimi ister edinilmiş mallara katılma rejimi, ister mal ayrılığı, ister paylaşımlı mal ayrılığı, ister mal ortaklığı olsun, katılma olanağı bulunsun veya bulunmasın mal rejimindeki hakları dışında, mirasın paylaşımında aile konutu ve ev eşyalarının kendisine özgülenmesini isteyebilecektir. Ancak bu özgüleme ve alım hakkı bedelsiz değildir” gerekçesiyle değerler arasında fark bulunması halinde bunun giderilmesi gerektiğine hükmetmiştir. (Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/1466E. 2024/2731K. 20/05/2024T.)

5-Sağ kalan eşin özgülenmesi talebine konu taşınmaz, taraflar arasındaki evlilik birliğinin devamı süresince aile konutu olarak kullanılmış olmalıdır. Bu kapsamda yılın belirli dönemlerinde kullanılan taşınmazın aile konutu olarak özgülenmesi mümkün değildir. Eşin vefatı ile taşınmazdan ayrılan sağ kalan eş de bu konutun aile konutu olarak özgülenmesini talep edemeyecektir.

Sağ kalan eşe aile konutu 3 şekilde özgülenebilir. Mülkiyet hakkı, intifa hakkı veya oturma hakkı. Sağ kalan eş aile konutunun özgülenmesini Sulh Hukuk Mahkemesinde açacağı bir dava ile ileri sürebilecektir. Yetkili mahkeme ise talepte bulunan kişinin veya ilgililerden birinin oturduğu yer mahkemesidir.

Av. Ceren Özalp

Ankara Barosu

avcerenozalp@gmail.com