13 Kasım 2024 İlker Urlu 0 Yorumlar

Memur işlediği fiil nedeniyle hem ceza davası hem de disiplin soruşturması ile karşılaşabilmektedir. Devlet Memurları Kanunu gereği ceza davası ile disiplin soruşturmasının birlikte yürümesi mümkündür. Bu durumda ceza davası ile disiplin soruşturması ilişkisi gündeme gelmektedir. Bu yazıda ceza davalarında sıkça karşılaştığımız HAGB kararının disiplin soruşturmasını nasıl etkileyebileceği açıklanacaktır.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı (HAGB) Kararı Nedir?

Ceza Muhakemesi Kanunu m. 231’de düzenlenen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması, sanık hakkında hükmedilen cezanın denetim süresi içerisinde yeni bir kasıtlı suç işlenmemesi halinde hukuk dünyasında sonuç doğurmamasıdır.

CMK m. 231/5; “Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, müsadereye ilişkin hükümler hariç, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder” hükmü ile iki yıl veya daha az süreli hapis cezalarında, diğer koşulların uygunluğu halinde, HAGB kararı verilebileceği düzenlenmiştir.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı (HAGB) Disiplin Soruşturmasını Nasıl Etkiler?

Kişi hakkında verilen HAGB kararı, 5 yıllık denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç nedeniyle ceza almaması halinde hiçbir hüküm ve sonuç yaratmayacaktır. Bu durumda örneğin kişi hakkında HAGB kararı verilmiş olsa dahi adli sicil kaydında görülmeyecek, görev yeri dışında işlediği bir suç nedeniyle hakkında HAGB verilen memurun memuriyeti bu karadan etkilenmeyecektir. Yani memurun görev dışında işlediği fiil disiplin mevzuatı gereği disiplin cezasını gerektirir bir hal olarak tanımlanmamış olabilir. Bu durumda memur hakkında dişilin soruşturması açılmaz ve HAGB kararı da memuriyete engel teşkil etmez. Ancak memurun işlediği fiil aynı anda hem ceza yargılamasının hem de disiplin soruşturmasının konusu olabilir.

Memurun işlediği fiil hem cezayı hem de disiplin soruşturmasını gerektiriyor ise, bu durumda memur hakkında verilen HAGB kararı disiplin soruşturmasına engel teşkil etmeyecektir. Yani ceza davasında verilen HAGB kararı memur hakkında cezanın infazı yönünden hüküm ve sonuç doğurmamasına rağmen, memurun fiili işlediğinin sabit olması nedeniyle disiplin soruşturması yürütülerek disiplin cezası verilebilecektir. Nitekim Danıştay kararları da bu yöndedir.

Konuyla İlgili Danıştay Kararları

Danıştay verdiği bir kararında; “…Bilindiği üzere; hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesi ile, kurulan hükmün sanık hakkında hukuki bir sonuç doğurmaması, sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlememesi ve denetimli serbestlik tedbirlerine uyması halinde, açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılacağı ve kamu davasının düşmesine karar verileceği düzenlenmiştir. Bir başka ifade ile HAGB, yapılan yargılama sonucunda sanığın suç işlediğine dair mahkumiyet kararı verilmesine rağmen, kanunda sayılan şartların bulunması sebebiyle verilen hükmün açıklanmamasıdır. Sanığın suçu işlediğine ilişkin kesin vicdani bir kanaat bulunmasına rağmen bu durum, yeni kasıtlı bir suçun işlenmemesi koşuluna bağlı olarak hukuksal sonuç doğurmamaktadır. Dava konusu uyuşmazlığın çözümü açısından, HAGB kararlarının disiplin hukukuna etkisinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Davacı hakkında verilen ve kesinleşen HAGB kararı, davacı bakımından hukuki bir sonuç doğurmamakla birlikte, 657 sayılı Kanun’un 131/1 maddesi hükmü uyarınca ceza davasında HAGB’ye karar verilmesi disiplin soruşturması açılmasına ve disiplin cezası uygulanmasına engel değildir. Zira; HAGB, yapılan yargılama sonucunda sanığın suç işlediğine dair mahkumiyet kararı verilmesine rağmen, kanunda sayılan şartların bulunması sebebiyle verilen hükmün açıklanmamasıdır…” gerekçesiyle kişi hakkında verilen HAGB kararının disiplin soruşturmasına engel teşkil etmeyeceğine hükmedilmiştir (Danıştay 8. Daire Başkanlığı, 17/05/2024T., 2023/6447 E., 2024/2966 K.).

Danıştay verdiği bir başka kararında da; “…Davacı hakkında verilen ve kesinleşen HAGB kararı, davacı bakımından hukuki bir sonuç doğurmamakla birlikte, 657 sayılı Kanun’un 131/1 maddesi hükmü uyarınca ceza davasında HAGB’ye karar verilmesi disiplin soruşturması açılmasına ve disiplin cezası uygulanmasına engel değildir… Bu durumda; disiplin soruşturması kapsamında davacıya isnat edilen fiillerin 657 sayılı Kanun’un 125/C-c maddesi: “Devlete ait resmi belge, araç, gereç ve benzerlerini özel menfaat sağlamak için kullanmak” hükmü gereğince “aylıktan kesme” cezasını gerektirmekle birlikte, tipiklik ve ölçülülük ilkesi gözetilmeksizin anılan Kanun’un 125/E-g maddesi uyarınca davacının “devlet memurluğundan çıkarma” cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk, fiilin sübut bulduğu gerekçesiyle davanın reddi yönünde verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır…” gerekçesiyle kişi hakkında verilen HAGB kararının disiplin soruşturmasına engel teşkil etmeyeceğini belirtmiş, memur hakkında disiplin cezası uygulanmasına hükmetmiş ancak idare tarafından uygulanan cezanın doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına hükmetmiştir (Danıştay 8. Daire Başkanlığı, 17/05/2024T., 2022/6543 E.,  2024/2960 K.).

Sonuç olarak, memurun işlediği fiilin hem ceza yargılamasını hem de disiplin soruşturmasını gerektirmesi halinde ceza davasında verilecek HAGB hükmü, disiplin soruşturmasına ve disiplin cezasına engel teşkil etmeyecektir.