11/11/2025 tarih ve 33074 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2021/25399 başvurulu numaralı kararda, gözaltı süresinin aşımı gerekçesiyle açılan tazminat davası reddedilerek karar kesinleşmiş ve kişi hürriyeti ve güvenliğinin ihlal edildiği gerekçesiyle Anayasa Mahkemesine başvuru yapılmıştır. Anayasa Mahkemesi, 12 saatlik yol süresi yorumuyla başvuruda hak ihlali bulunmadığına hükmetmiştir.
İlgili mevzuat
Türk Ceza Kanunu m. 91/1; “Yukarıdaki maddeye göre yakalanan kişi, Cumhuriyet Savcılığınca bırakılmazsa, soruşturmanın tamamlanması için gözaltına alınmasına karar verilebilir. (Değişik ikinci cümle: 25/5/2005 – 5353/8 md.) Gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren yirmidört saati geçemez.(Ek cümle: 25/5/2005 – 5353/8 md.) Yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilme için zorunlu süre oniki saatten fazla olamaz” ve 91/3; “ Toplu olarak işlenen suçlarda, delillerin toplanmasındaki güçlük veya şüpheli sayısının çokluğu nedeniyle; Cumhuriyet savcısı gözaltı süresinin, her defasında bir günü geçmemek üzere, üç gün süreyle uzatılmasına yazılı olarak emir verebilir. Gözaltı süresinin uzatılması emri gözaltına alınana derhâl tebliğ edilir” hükümleri ile gözaltı sürelerini düzenlemektedir.
Buna göre toplu işlenen suçlarda toplam gözaltı süresi dört gün olarak belirlenmektedir. Anayasa Mahkemesi kararında ise dört günlük süreye eklenecek yol süresinin ne kadar olması gerektiğine ilişkin bir değerlendirme yapılarak karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesi Kararı
Anayasa Mahkemesi kararında başvurucuya atılı suç yönünden dört gün olan gözaltı süresine 12 saat eklenebileceğine ilişkin bir yorum getirilerek hak ihlali olmadığı yönünde bir karar verilmiştir. Ancak Anayasa Mahkemesinin çoğunluk oyuyla verdiği bu kararın yerinde olmadığı kanaatindeyiz. Nitekim karara karşı yazılan muhalefet şerhlerinde, çoğunluk kararında 12 saatlik yol süresinin istisnasız olarak uygulanmasının Kanunun ruhuna aykırı olduğu haklı olarak ifade edilmiştir. Muhalefet şerhlerinde makul sevk süresinin her somut olayın koşullarına göre değerlendirilmesi gerektiği ifade edilerek Kanunda yer alan 12 saatlik sevk süresinin istisnasız bir biçimde yorumlanmasının yerinde olmadığı vurgulanmaktadır.
Kanaatimizce de muhalefet şerhlerinde yer verilen yorum daha doğrudur. Gözaltı süresine eklenilecek sevk süresinin durumun koşullarına göre değerlendirilmesi gerekmektedir. Aynı şehir içerisinde yakalanan bir kimsenin gözaltı süresine 12 saatlik süreyi eklemek kişinin gereksiz yere özgürlüğünden mahrum bırakılması sonucunu doğuracaktır. Nitekim Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında da bu husus dikkatlice değerlendirilmektedir. Muhalefet şerhlerinde bu kararlara da yer verilmiştir.