Döner sermaye gelirinden ek ödeme alanların karşılaştığı sorunlardan birisi de çalışana verilen heyet raporundan sonra kendilerine döner sermayeden yapılan ek ödemenin geri talep edilmesidir. Bu yazıda 2547 sayılı Kanuna tabi olarak çalışıp döner sermaye geliri elde edenlerin heyet raporu almaları durumunda kendilerine çıkarılan geri ödemenin hukuki niteliği açıklanmıştır.
İlgili mevzuat
Sağlık raporları ile ilgili genel ve detaylı düzenleme Sağlık Bakanlığı tarafından çıkarılan Sağlık Raporları Usul ve Esasları Hakkında Yönergedir. Yönergenin 36 ve 37.maddelerinde sağlık kurul raporlarına karşı itiraz usulü de düzenlenmektedir. Yönerge m. 37/1; “İstirahat raporlarının fenne aykırı olduğu konusunda tereddüt bulunması hâlinde, kişi hastalık izni kullanıyor sayılmakla birlikte, bağlı bulunduğu kurumca doğrudan Bakanlıkça belirlenen Yönerge eki Ek-12 Hakem Hastane Listesinde yer alan sağlık hizmet sunucularından kişinin bulunduğu yere en yakın aynı veya üst roldeki bir hastaneye sevk edilir ve sonucuna göre işlem yapılır” hükmü ile sağlık raporunda bir şüphenin yaşanması halinde hakem hastane sevki gündeme gelecektir.
Sağlık Raporları Usul ve Esasları Hakkında Yönergenin bu şekilde düzenlenmiş olmasına rağmen, 2547 sayılı Kanuna dayanarak hazırlanan Yükseköğretim Kurumlarında Döner Sermaye Gelirlerinden Yapılacak Ek Ödemenin Dağıtılmasında Uygulanacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelikte döner sermaye geliri elde edenler yönünden farklı bir düzenlemeye gidilmiştir.
2022 yılında Yönetmelikte yapılan değişiklik ile m.4/10; “Ek ödeme, personele fiilen hizmete katkı sağladığı sürece verilebilir. 7 nci madde hükümleri saklı kalmak üzere; resmî tatil günleri, idari ve nöbet izinleri, yılda yedi günü geçmeyen kısa süreli hastalık rapor süreleri, hakem hastane tarafından onaylanan heyet rapor süreleri, görevi sırasında veya görevinden dolayı Sağlık Bakanlığınca ilan edilmiş bulaşıcı ve salgın hastalığa yakalanan, kazaya, yaralanmaya veya saldırıya uğrayanların bu durumlarını sağlık raporuyla belgelendirmesi halinde kullandıkları hastalık izin süreleri aktif çalışılmış gün olarak kabul edilir” hükmü ile heyet raporlarına hakem onayı koşulu getirilmiştir.
Düzenlemenin uygulamada yarattığı sorun
Bu düzenleme istisnai bir nitelik taşıdığından, döner sermaye geliri elde edilen çalışanlar ve döner sermaye ödeyen ilgili kurum memurları tarafından düzenleme çoğunlukla bilinmemektedir. Bu durumda da kendisine heyet raporlu olduğu dönemde döner sermayeden ödeme yapılan çalışanda bu dönemde aldığı ödemeler geri istenmektedir. Bu durumun çalışanlar yönünden yarattığı güçlük açıktır.
Kanımızca, Yönetmelikte yer alan döner sermaye geliri elde etmek için hakem hastane onayının zorunlu tutulması sağlık raporlarına ilişkin genel düzenleme ile uyumsuzdur. Sağlık raporuna ilişkin bir tereddüt bulunmadığı hallerde bu tür hakem hastane onay zorunluluğu çalışana fazladan külfet yüklemektedir. Oldukça istisnai bir düzenleme de olduğundan pek çok çalışanın durumdan haberdar olması mümkün değildir. Bu nedenle düzenlemenin öncelikle isabetli olmadığını ifade etmek gerekir.
Uygulamada karşılaşılan en büyük sorun ise hakem hastane onayına sevkin ilgili kurum tarafından yapılmamasıdır. Çalışanın kendiliğinden hakem hastane onayına başvurmasını beklemek ise yerinde değildir. İdarenin bütünlüğü ilkesi uyarınca döner sermaye ödemesi yapacak olan kurum hakem hastane onayı için gerekli yazışmaları yapmakla yükümlüdür. İdarenin bu yükümlülüğü yerine getirmemiş olmasının sorumluluğunun ise çalışana yüklenilmesi doğru değildir.
Çalışana yapılan ödemeler geri alınabilir mi?
Bu durumda çalışana yapılan fazla ödemelerin geri talep edilip edilemeyeceği gündeme gelmektedir. Kamu görevlilerine sehven yapılan fazla ödemelerin geri alımında, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 22/12/1973 tarih ve E:1968/8, K:1973/14 sayılı kararı yol göstericidir. Söz konusu Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu kararında; idarenin yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi hallerinde süre aranmaksızın hatalı ödediği meblağı her zaman geri alabileceği, bunun dışında kalan hallerde hatalı ödemelerin istirdadının ise, hatalı ödemenin yapıldığı tarihten başlamak üzere dava açma süresi içinde olanaklı olduğu ve bu süre geçtikten sonra istirdat edilemeyeceğinin belirtilmektedir.
Danıştay kararın gerekçesinde iyi niyet kuralı üzerinde de durularak idarenin sakat ve dolayısıyla hukuka aykırı işlemine, idare edilenlerin gerçek dışı beyanı veya hilesi neden olmuşsa ya da geri alınan idari işlem yok denilecek kadar sakatlık taşımakta ise, hatalı işlemde idare edilenin kolayca anlayabileceği kadar açık bir hata bulunmaktaysa ve idareyi bu konuda haberdar etmemişse, memurun iyi niyetinden söz etmeye olanak bulunmadığı ve bu işlemlere dayanılarak yapılan ödemeler için süre düşünülemeyeceği, bu ödemelerin her zaman geri alınabileceği; ancak bunun dışındaki hatalı ödemeler için memurun iyi niyetinin istikrar ve kanunilik kadar önemli bir kural olduğu ve bu nedenle yukarıda belirtilen istisnalar dışındaki hatalı ödemelerin ancak dava süresi içinde geri alınabileceğinin vurgulanmaktadır.
Kanımızca Danıştay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bir değerlendirme yapılarak, çalışanın bir hilesinin ve sorumluluğunun bulunmadığı kabul edilerek, çalışana yapılan fazla ödemelerin ancak dava açma süresi içerisinde geri talep edilebileceği şeklinde yorum yapmak mümkündür. Bu süre geçtikten sonra talep edilen geri ödemelerin hukuki olmadığı kanısındayız.