Devlet memurlarının disiplin soruşturma süreci Devlet Memurları Kanunu ve Devlet Memurları Disiplin Yönetmeliğinde özel olarak düzenlenmiştir. Devlet memurlarının disiplin süreçlerine ilişkin genel bilgilere daha önceki yazılarımızda değinmiştik. Bu yazıda ise disiplin soruşturmasını yürütmekle görevlendirilen soruşturmacı ile disiplin amirinin aynı kişi olup olamayacağı konusu değerlendirilecektir.
Devlet Memurları Kanunu ve Devlet Memurları Disiplin Yönetmeliğinde soruşturmacı ile disiplin amirinin aynı kimse olup olamayacağı yönünde açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Örneğin 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu m. 53/A-1-c; “Disiplin amiri soruşturmayı kendisi yapabileceği gibi soruşturmayı yapmak üzere birim içerisinden soruşturmacı veya komisyon görevlendirebilir. Ancak zorunlu hallerde rektörlük aracılığıyla diğer birimlerden soruşturmacı talep edilebilir” hükmü ile bu kanuna tabi kimseler hakkında yürütülecek soruşturmada disiplin amirinin soruşturmayı kendisinin de yürütebileceği açıkça hükme bağlanmıştır. Bu kanuni düzenlemenin hukuki güvenlik ilkesi yönünden idare hukuku doktrini içerisinde tartışmalı olduğunu belirtmekle birlikte bu tür bir düzenlemenin Devlet Memurları Kanunu’nda açıkça yer almadığını ifade etmek gerekir.
Devlet Memurları Kanununa tabi kimselerin soruşturulmasında disiplin amiri soruşturmacı olabilir mi?
Konuyla ilgili açık bir kanuni düzenleme bulunmadığından yargı kararlına bakmak gerekmektedir. bu konuyla ilgili Danıştay’ın eski ve yeni kararları arasında farklılık olduğu görülmektedir. Danıştay eski kararlarında soruşturmacı ile disiplin amirinin aynı kimse olmasını hukuka aykırı görmezken daha yakın tarihli bir kararda hukuki güvenlik ilkesine vurgu yaparak disiplin soruşturmacısı ile disiplin cezası vermeye yetkili amirin farklı olması gerektiğine hükmetmiştir.
Danıştay kararında; “…Olayda; davacının disiplin cezasına konu eyleminin, 17.09.2009 tarihli tutanak ile tespit edilmesi üzerine 01.10.2009 tarihli ve 613 sayılı soruşturma emri ile ilçe tarım müdürü vekilinin muhakkik olarak görevlendirildiği, muhakkik olarak soruşturmayı yürüten müdür vekilinin, soruşturma sonunda da disiplin amiri sıfatıyla dava konusu cezayı verdiği görülmektedir. Bu durumda; hukuki güvenlik ilkesine aykırı olarak disiplin soruşturmasını yapan ile cezayı tesis edenin aynı kişi olduğu görüldüğünden, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, temyize konu mahkeme kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır…” gerekçesiyle disiplin amiri ile soruşturmacının aynı kimse olmasının hukuki güvenlik ilkesine aykırılık teşkil edeceğine hükmetmiştir (Danıştay 12. Daire Başkanlığı, 07/06/2017T., 2015/1975 E., 2017/3074 K.).
Sonuç olarak; Devlet Memurları Kanunu’nda bu konuda açık bir düzenleme bulunmamasına rağmen, Danıştay’ın yakın tarihli kararında hukuki güvenlik ilkesi gerekçe gösterilerek soruşturmacı ile disiplin amirinin farklı kimseler olması gerektiği kabul edilmektedir. Bu duruma aykırı disiplin soruşturmasının yapılması halinde açılacak bir iptal davasında disiplin cezasının iptali gündeme gelebilecektir.