31 Ekim 2024 İlker Urlu 0 Yorumlar

Devlet memurlarının disiplin işlemlerinin hukuki niteliği pek çok detay içermektedir. Bu detaylardan birisi de disiplin soruşturmalarında zamanaşımı kurumudur. Devlet Memurları Kanunu m. 127’de disiplin cezalarına ilişkin zamanaşımı kurumu düzenlenmiştir. Düzenlemeye göre disiplin soruşturmalarında soruşturma ve ceza zamanaşımı olarak iki çeşit zamanaşımı bulunmaktadır.

Soruşturma Zamanaşımı

Devlet Memurları Kanunu’nda sayılan disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenilmesinden itibaren 1 ve 6 aylık süreler içerisinde disiplin soruşturmasına başlanılması gerekmektedir. Madde hükmüne göre; uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarını gerektiren hallerde 1 ay içerisinde, memurluktan çıkarma cezasını gerektiren hallerde ise 6 ay içerisinde soruşturmaya başlanılmalıdır. Bu süreler içerisinde soruşturmaya başlanılmaması halinde soruşturma zamanaşımı nedeniyle kişi hakkında disiplin cezası tesisi mümkün değildir.

Kanun’da yer alan düzenlemede soruşturma zamanaşımı, disiplin cezasını gerektirir fiilin ya da halin öğrenme tarihi itibariyle başlatılmıştır. Bu durumda fiilin işlendiği tarih değil, fiilin öğrenildiği tarih soruşturmanın başlangıcı için esas alınacaktır. Kanun koyucu bu tür bir düzenlemeyle disiplin cezasını gerektirir fiillerin cezasız kalmamasını amaçlamıştır.

Ceza Zamanaşımı

Kanunda düzenlenen ikinci tür zamanaşımı ceza zamanaşımıdır. Buna göre; “Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren  nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar” hükmü ile disiplin cezalarının memur üzerinde sürekli bir baskı unsuru olarak kullanılması engellenmek istenmektedir. Ceza zamanaşımı, soruşturma zamanaşımından farklı olarak öğrenme tarihini değil fiilin işlendiği tarihten başlamaktadır. Kanunda ceza zamanaşımı yönünden başlangıcın fiilin işlendiği tarih olarak esas alındığı açıkça belirtilmiştir. Bu nedenle soruşturma zamanaşımı ve ceza zamanaşımında zamanaşımı başlangıç tarihlerine dikkat etmek önemlidir.

Konuyla İlgili Danıştay Kararları

Disiplin soruşturmalarında zamanaşımı yönünden verdiği kararlarında Danıştay, zamanaşımı yönünde soruşturma ya da ceza mümkün olmasa dahi, kişinin fiili işleyip işlemediğinin tespitinin önemli olduğunu vurgulamaktadır. Danıştay’a göre zamanaşımı yönünden disiplin cezası verilememesi ile kişinin disiplin cezasını gerektirir bir fiili işlemediğinden bahisle hakkında disiplin cezası verilmemesi, haklı olarak, farklı hukuki sonuçlar doğurmaktadır.

Danıştay konu ile ilgili bir kararında; “…Nitekim, soruşturma dosyasının, isnat edilen fiilin hiç işlenmediği gerekçesiyle işlemden kaldırılması ile zamanaşımı sebebiyle işlemden kaldırılmasının ilgili kamu görevlisi yönünden hukuki etki ve sonuçlarının birbirinden farklı olacağı kuşkusuzdur. Zira, hukuk âleminde var olmayan ve hiç gerçekleşmemiş bir fiil hakkında ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığından bahsetmek mümkün değildir. Bu durumda, İdare Mahkemesince; zamanaşımı nedeniyle işlemden kaldırılmış dosya içeriği fiillerin davacı tarafından işlenip işlenmediğinin, işlenmiş ise hangi tarihte işlendiğinin ve bu fiillerin meslekten çıkarma cezasını gerektirip gerektirmediğinin, başka bir ifadeyle öncelikle, fiilin sübûta erip ermediğinin incelenmesi, isnat edilen fiillerin işlendiğinin tespit edilmesi durumunda, fiilin işlendiği tarih esas alınarak ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığının tespit edilmesi, varılacak sonuca göre de dava konusu işlemin hukuka uygunluğunun değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu itibarla, davacının meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiilinin sübûta erip ermediği irdelenmeden ve fiilin hangi tarihte işlendiği tespit edilmeden, doğrudan ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğraması sebebiyle dosyanın işlemden kaldırılması gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar veren İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır…” yönündeki gerekçesi ile zamanaşımı nedeniyle verilen karar ile kişinin fiili işleyip işlemediğinin tespitinin farklı hukuki sonuçlara başlandığından fiilin işlenip işlenmediği yönünden araştırılma yapılması gerektiğine hükmetmiştir (Danıştay 2. Daire Başkanlığı, 01/03/2022T., 2021/17653 E.,  2022/873 K.).

Danıştay bir başka kararında; “…İdare Mahkemesince yapılan değerlendirmede, davacının aynı fiilleri nedeniyle … Ağır Ceza Mahkemesindeki yargılaması esas alınmış ve anılan Mahkemenin … günlü, E:… , K:… sayılı kararıyla davacının “rüşvet” ve “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme” suçlarından beraatine karar verildiği vurgulanarak disiplin soruşturmasına konu fiillerin sübut bulmadığı belirtilmiş ise de davacının “yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla kötüye kullanmak ” fiilini işleyip işlemediği açısından İdare Mahkemesi kararında herhangi bir değerlendirme yapılmadığı görülmüştür. … Ağır Ceza Mahkemesinin … günlü, E:… , K:… sayılı kararında da yer alan ve fiil tarihinde Nevşehir ili, … İlçe Emniyet Müdürlüğünde (kimlik bildirme bürosunda görevli) polis memuru olarak görev yapan davacı ile … Bakım Merkezi sahibi T.P ve aynı yerin sorumlu müdürü E.O arasında 25/11/2010 tarihinde gerçekleşen telefon görüşmesinde yer alan ifadeler incelendiğinde, davacının “yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla kötüye kullanmak ” fiilini işlediğinin sabit olduğu anlaşılmakta olup, her ne kadar disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğraması sebebiyle dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiş ise de olayda yukarıda aktarılan açıklamalar doğrultusunda 3201 sayılı Kanun’un Geçici 28. maddesi doğrultusunda naklen atama yapılabilmesi için gerekli şartların oluştuğu sonucuna varılmıştır…” gerekçesiyle kişi hakkında ceza yargılamasında verilen karara rağmen disiplin soruşturması yönünden inceleme yapılarak özel kanunlarda yer alan koşullara göre işlem tesis edilmesi gerektiğine hükmetmiştir (Danıştay 2. Daire Başkanlığı, 10/02/2022T., 2021/17064 E.,  2022/373 K.).

Danıştay bir başka kararında da; “…Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi, kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler. Bu nedenle, disiplin cezası verilebilmesi için öncelikle isnat edilen kusurlu halin veya fiilin tespiti gerekmektedir. Kusurlu halin veya fiilin tespitinden kasıt ise, disiplin cezasına konu edilen fiil veya halin zamanı, yeri, şekli gibi tüm unsurlarının ortaya konulması, böylelikle fiilin kim tarafından, ne zaman, nerede ve ne şekilde işlendiğinin net ve açık bir şekilde belirlenmesidir…” şeklindeki gerekçesinde disiplin cezalarının amacını ve hukuki niteliğini tespit etmiştir (Danıştay 2. Daire Başkanlığı, 12/01/2022T., 2021/2910 E., 2022/42 K.).

Sonuç olarak; disiplin cezalarında zamanaşımı önemli bir hukuki kurumdur. Hukuka aykırı biçimde tesis edilen disiplin cezalarına karşı süresi içerisinde idare mahkemelerinde iptal davası açmak gerekmektedir.