5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) md. 6/1-b’de Çocuk; “henüz onsekiz yaşını doldurmamış kişi” olarak tanımlanmıştır. 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu (ÇKK) md. 3/1a’da Çocuk; “Daha erken yaşta ergin olsa bile, onsekiz yaşını doldurmamış kişi” olarak tanımlanmış ve korunma ihtiyacı olan çocuk ve suça sürüklenen çocuk olarak ikiye ayrılmıştır. Buna göre Suça Sürüklenen Çocuk (SSÇ); “Kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiası ile hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan ya da işlediği fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuk” olarak tanımlanmıştır. Bu ayrım kapsamında TCK md. 31’de ceza sorumluluğu düzenlenen çocuk, Suça Sürüklenen Çocuktur.
Suça sürüklenen çocukların ceza sorumluluğu TCK md. 31’de üç grupta düzenlenmiştir. Buna göre oniki yaşını doldurmamış olan; oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olan; onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocukların ceza sorumluluğunda ayrım yapılmıştır.
Oniki Yaşını Doldurmamış Olan Çocukların Ceza Sorumluluğu
Türk Ceza Kanunu md. 31/1 “Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmamış olan çocukların ceza sorumluluğu yoktur. Bu kişiler hakkında, ceza kovuşturması yapılamaz; ancak, çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir.” düzenlemesine göre fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmamış olan çocukların ceza sorumluluğu yoktur ve ceza kovuşturması yapılamaz. Buna göre ilgili yaş grubundaki çocukların kusur yetenekleri araştırılmamaktadır ve mutlak şekilde ceza sorumlulukları olmadığı kabul edilmektedir.
TCK md. 31/1 uyarınca fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmamış çocuklar hakkında ceza kovuşturması yapılamayacak ancak çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilecektir. İlgili yasa gerekçesinde “…bu çocuklarla ilgili olarak ceza kovuşturmasına ilişkin işlemlerin yapılması, psikolojik gelişimleri üzerinde olumsuz etkiler meydana getirebilmektedir. Bu nedenle, suç yoluna sürüklenmiş olan bu çocuklarla ilgili olarak, sadece koruyucu ve eğitici nitelikte olan güvenlik tedbirlerine başvurulabilir.” açıklamasına yer verilmiştir. Buna göre TCK md. 56’nın yollamasıyla ÇKK md. 11 uyarınca ÇKK md. 5’te düzenlenen Koruyucu ve destekleyici tedbirler uygulanabilecektir. ÇKK md. 5’te düzenlenen söz konusu tedbirler özetle; danışmanlık tedbiri, eğitim tedbiri, bakım tedbiri, sağlık tedbiri, barınma tedbiridir.
Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmamış çocuklar hakkında her ne kadar kovuşturma yapılması yasaklanmışsa da soruşturma işlemleri yapılabilecektir. Ancak bu gruba giren çocuklar hakkında yapılan soruşturma işlemleri ÇKK md. 15 ve Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği (YGİY) md. 19’da düzenlenmiştir. Buna göre suça sürüklenen çocuk hakkındaki soruşturma çocuk bürosunda görevli Cumhuriyet savcısı tarafından yapılır (ÇÇK md. 15/1) ve Cumhuriyet savcısı soruşturma sırasında gerekli görüldüğünde çocuk hakkında koruyucu ve destekleyici tedbirlerin uygulanmasını çocuk hâkiminden isteyebilir (ÇÇK md. 15/3). Oniki yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuklar hakkında yakalama, gözaltı, tutuklama vb. koruma tedbirlerine başvurulamayacaktır (YGİY md. 19). YGİY md. 19/a uyarınca oniki yaşını doldurmamış olanlar ile onbeş yaşını doldurmamış sağır ve dilsizler hakkında suç nedeni ile yakalanamayacakları, hiçbir suretle suç tespitinde kullanılamayacakları ancak kimlik ve suç tespiti amacı ile yakalama yapılabileceği, kimlik tespitinden hemen sonra serbest bırakılacağı düzenlenmiştir.
Oniki Yaşını Doldurmuş Olup da Onbeş Yaşını Doldurmamış Olan Çocukların Ceza Sorumluluğu
Türk Ceza Kanunu md. 31/2 “Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanların işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamaması veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olması hâlinde ceza sorumluluğu yoktur. Ancak bu kişiler hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. İşlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin varlığı hâlinde, bu kişiler hakkında suç, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde oniki yıldan onbeş yıla; müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde dokuz yıldan onbir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Diğer cezaların yarısı indirilir ve bu hâlde her fiil için verilecek hapis cezası yedi yıldan fazla olamaz.” düzenlemesine göre fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olan çocukların ceza sorumluluğu konusunda ayrıma gidilmiştir. Buna göre bu yaş grubunda bulunan çocukların işlediği fiille ilgili olarak kusur yeteneğinin bulunmaması durumunda ceza sorumluluğunun olmadığı, işlediği fiille ilgili olarak kusur yeteneğinin bulunması durumunda ise ceza sorumluluğunun olduğu ancak hükmedilecek cezada indirim uygulanacağı düzenlenmiştir. Bu nedenle bu yaş grubunda bulunan çocukların kusur yeteneklerinin olup olmadığına hakim tarafından karar verilecektir.
Oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olan çocukların ceza sorumluluğunun bulunması kusur yeteneğinin olması durumunda mümkündür. Bu yaş grubunda bulunan çocukların işledikleri fiille ilgili olarak kusur yeteneğinin olup olmadığına hakim tarafından karar verilmektedir. Hakim tarafından kusur yeteneğine ilişkin karar verilebilmesi için görevlendirilecek bir bilirkişi tarafından rapor düzenlenebilir. Bilirkişi çocuğun içinde bulunduğu aile ortamı, sosyal çevre koşulları, gördüğü eğitim, fiziksel ve ruhsal gelişimi üzerine rapor hazırlanır. Bilirkişi tarafından çocuğun kusur yeteneği hakkında tespit ve değerlendirmede bulunulmamalıdır. Hakim, çocuğun kusur yeteneğinin olup olmadığına ilişkin karar verirken bilirkişi tarafından düzenlenen raporu göz önünde bulundurur. Bu hususlar ÇKK md. 35/1’de “Bu Kanun kapsamındaki çocuklar hakkında mahkemeler, çocuk hâkimleri veya Cumhuriyet savcılarınca gerektiğinde çocuğun bireysel özelliklerini ve sosyal çevresini gösteren inceleme yaptırılır. Sosyal inceleme raporu, çocuğun, işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin mahkeme tarafından takdirinde göz önünde bulundurulur.” şeklinde düzenlenmiştir.
Bu yaş grubunda bulunan çocuklar hakkında genel bir kusur yeteneği belirlemesi yapılamaz. Çocuğun işlediği her bir fiil bakımından ayrı ayrı kusur yeteneğinin belirlenmesi gerekmektedir.
Oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olan çocuğun işlediği fiille ilgili olarak kusur yeteneği olmadığına karar verilmesi durumunda çocuk hakkında cezaya hükmedilemez. Bu durumda 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu md. 223/3-a uyarınca “ceza verilmesine yer olmadığı”na karar verilecektir. Ancak bu durumda oniki yaşını doldurmamış çocuklar hakkında uygulanandan farklı olarak kusur yeteneği bulunmadığına karar verilen oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olan çocuklar hakkında mahkemece güvenlik tedbiri konusunda takdir yetkisine sahip olmayıp güvenlik tedbirine karar verilmesi zorunludur.
Oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olan çocuğun işlediği fiille ilgili olarak kusur yeteneği olduğuna karar verilmesi durumunda çocuk hakkında cezaya hükmedilecektir. Ceza miktarında TCK md. 31/2 uyarınca indirim uygulanacaktır.
Bu yaş grubuna giren çocuklar hakkında yapılan soruşturma işlemleri özel hükümlere tabidir ve ÇKK md. 15 vd. ve Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği (YGİY) md. 19’da düzenlenmiştir. Buna göre YGİY md. 19 “Oniki yaşını doldurmuş, ancak onsekiz yaşını doldurmamış olanlar suç sebebi ile yakalanabilirler. Bu çocuklar, yakınları ile müdafiye haber verilerek derhâl Cumhuriyet başsavcılığına sevk edilirler; bunlarla ilgili soruşturma Cumhuriyet başsavcısı veya görevlendireceği Cumhuriyet savcısı tarafından bizzat yapılır” düzenlemesi ile bu yaş grubunda bulunan çocuklar yakalanabilirler ancak kolluk tarafından ifadeleri alınamaz, soruşturma işlemleri bizzat Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılır. Çocuk Koruma Kanunu md. 15 ve devamında soruşturma md. 22 ve devamında kovuşturma evresi detaylı şekilde düzenlenmiştir. ÇÇK md. 21 “Onbeş yaşını doldurmamış çocuklar hakkında üst sınırı beş yılı aşmayan hapis cezasını gerektiren fiillerinden dolayı tutuklama kararı verilemez.” düzenlemesi uyarınca bu yaş grubunda bulunan çocuklar hakkında üst sınırı beş yılı geçen hapis cezasını gerektiren haller dışında tutuklama kararı verilemez.
Onbeş Yaşını Doldurmuş Olup da Onsekiz Yaşını Doldurmamış Olan Çocukların Ceza Sorumluluğu
Türk Ceza Kanunu md. 31/3 “Fiili işlediği sırada onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında suç, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde onsekiz yıldan yirmidört yıla; müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde oniki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Diğer cezaların üçte biri indirilir ve bu hâlde her fiil için verilecek hapis cezası oniki yıldan fazla olamaz.” düzenlemesine göre fiili işlediği sırada onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan çocukların ceza sorumluluğu vardır. Buna göre ilgili yaş grubundaki çocukların kusur yetenekleri araştırılmamaktadır ve mutlak şekilde ceza sorumlulukları olduğu kabul edilmektedir.
Onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan çocukların işledikleri fiile ilişkin kusur yeteneğine sahip oldukları kabul edilmektedir. Ancak irade yeteneklerinin zayıf olduğu kabul edilerek cezada indirim uygulanmaktadır.
ÇKK md. 12 “Suça sürüklenen çocuğun aynı zamanda akıl hastası olması hâlinde, 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 31 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları kapsamına giren çocuklar hakkında, çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanır.” hükmü uyarınca onbeş yaşını doldurmamış olan çocuğun akıl hastası olması durumunda çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanırken onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan çocuğun akıl hastası olması durumunda akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirleri uygulanacaktır.
Av. Deniz Sayın
Ankara Barosu
denizsayin07@gmail.com