12 Kasım 2024 İlker Urlu 1 Yorumlar

Memurların disiplin işlemleri idare hukukunun önemli konuları arasında yer almaktadır. Kanun ve ilgili yönetmeliklerle düzenlenen disiplin mevzuatına göre, memurun disiplin soruşturması gerektiren fiil veya eylemi aynı zamanda ilgili kanunlar uyarınca suç teşkil edebilir. Bu durumda memur hakkında disiplin soruşturması yanında ceza soruşturması ve ceza davası açılması mümkündür. Bu yazıda ceza davası ile disiplin soruşturması arasındaki ilişkisine ana hatları ile değinilecektir.

İlk olarak belirtmek gerekir ki, disiplin soruşturması ile ceza hukuku arasında kimi ilkeler ve kavramlar yönünden benzerlik bulunmaktadır. Örneğin haksız tahrik, ifade ve savunma kavramları ile şüpheden sanık yararlanır ilkesi iki hukuk dalının da kullandığı kavram ve ilkelerdir. Bu nedenle hem disiplin soruşturması hem de ceza davasının ortak yönleri bulunmaktadır.

Ceza Davası Disiplin Soruşturmasını Durdurur mu?

Memurun disiplin soruşturması gereken fiilinin aynı zamanda suç teşkil etmesi halinde memur hakkında disiplin soruşturması ve ceza yargılamasının aynı zamanda yürütülmesi söz konusu olabilir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m. 131/1; “Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması, disiplin kovuşturmasını geciktiremez” ve 131/2; “Memurun ceza kanununa göre mahküm olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz” hükümleri ile memurlar hakkında işledikleri fiiller nedeniyle ceza kovuşturması başlaması durumunda disiplin soruşturmasına başlanması için bu yargılamanın sonucunun beklenmesine gerek olmadığını düzenlemektedir. Yani memurlar hakkında ceza soruşturması devam ederken disiplin soruşturması yürütülmesi mümkündür. Ancak ceza yargılamasında verilecek kararın disiplin soruşturma sonucunu çeşitli biçimlerde etkilemesi mümkündür.

Mahkumiyet Kararının Disiplin Soruşturmasına Etkisi

Ceza yargılaması sonucunda en temelde ve ilkesel olarak ceza ya da beraat kararı verilmektedir. Memur hakkında suçu işlediğinin sabit olması nedeniyle mahkumiyet kararı verilmesi durumunda bu kararın disiplin soruşturma kararını etkileyeceği açıktır. Ceza yargılamasında maddi gerçeğin ortaya çıkarılması temel amaç olduğundan yapılan yargılama ile kişinin suç işlediği sabit olmuşsa disiplin soruşturması bu karardan etkilenecek ve kişinin işlediği fiilin sabit olduğu esas alınarak bu fiilin karşılığı disiplin cezasına hükmedilecektir.

Beraat Kararının Disiplin Soruşturmasına Etkisi

Ceza yargılamasında kişinin fiili işlemediği nedeniyle hakkında beraat kararı verilmesi halinde disiplin soruşturması yönünden de beraat kararı sonuç doğuracak ve kişi hakkında disiplin cezasına hükmedilemeyecektir.

Her Beraat Kararı Disiplin Soruşturmasını Olumlu Yönde Etkiler mi?

Ceza yargılamasında yalnızca suçun işlendiğinin sabit olması nedeniyle ceza ya da tersi durumunda beraat kararı verilmemektedir. Örneğin kişinin işlediği fiil sabit olmakla birlikte ceza kanunlarında suç olarak düzenlenmemiş olabilir. Ancak bu fiilin disiplin mevzuatında disiplin cezasını gerektirir bir hal olarak düzenlenmiş olabilir. Bu durumda kişi hakkında disiplin soruşturması sonunda disiplin cezasına hükmedilmesi mümkündür.

Ceza yargılaması kişi hakkında delil yetersizliği ya da suçun sabit olmaması nedeniyle beraat kararı vermiş olması kural olarak disiplin cezasına engel teşkil etmemektedir. Nitekim ceza yargılaması ve disiplin soruşturmasının ilkeleri arasında mutlak bir aynılık bulunmamaktadır. Ceza yargılamasında fiilin suç teşkil eden düzeye ulaşıp ulaşmadığı konusunda şüphe yaşanması halinde verilecek beraat kararı disiplin soruşturması yönünden bağlayıcı olmayacaktır. Konunun daha iyi anlaşılması bakımından Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bir kararına yer vermek gerekirse:

Danıştay kararında; “…Bakılan davada, davacı hakkında “çocuğun basit cinsel istismarı” suçundan açılan davada, …. Ağır Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla, “Sanığın üzerine atılı cinsel saldırı suçlarından yapılan irdelemede, her ne kadar yaşı küçük olsa da mağdurelerin kendilerine karşı böylesi bir eylemde bulunulduğunu iddia etmeleri normal olmadığı gibi, ailelerinin de çocuklarına böyle bir olayı yakıştırmalarının mümkün olmadığı, buna rağmen sanığın üzerine böylesi bir suç isnat edilmesi mahkememizce hassasiyet ile değerlendirilmiş ancak ceza yargılamasının kişilerin kanaat ve düşüncelerine bırakılamayacağı, ancak deliller ile mutlak hakkaniyete ulaşılması neticesinde cezalandırılma yönüne gidileceği, daha önce hiçbir sabıkası olmayan 27 yıllık bir öğretmen olan sanığın böylesine olduğu tam tarif edilemeyen ne için yapıldığı anlaşılmayan, aksi de ispat edilemediği ve sanık savunmasında belirttiği gibi ve yine mağdurların yaşları da nazara alınarak tamamen kendi çocuklarıymış gibi öğrencilerine sevgi duyarak öpebileceği gibi, derslerdeki başarılarını mükafatlandırma adına böyle bir davranışa da girebileceği değerlendirildiğinde, mağdurların iddia ettiği ancak izah edemedikleri sanığın sabit kabul edilse bile böylesi bir iki eylemini kendilerine karşı cinsel içerikli olarak gerçekleştirdikleri iddiaları sadece bir zandan ibaret olup, ailelerin tepkisi de muhtemelen olayın hassasiyet ve öneminden kaynaklandığı ve olayın resmi merciilere intikal etmesi nedeniyle de büyüdüğü ve bu noktaya geldiği, ancak mahkememizce sanığın cezalandırılmasını gerektirecek ölçüde şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delile ulaşılmadığı anlaşılmış, tüm suçlardan sanığın beraatine karar verilmesi gerekmiştir.” gerekçesiyle davacının delil yetersizliği nedeniyle beraatine karar verilmiştir.
Buna göre, davacı hakkında “çocuğun basit cinsel istismarı” suçundan açılan davada verilen beraat kararının delil yetersizliği gerekçesine dayanması nedeniyle, söz konusu fiile ilişkin yapılan disiplin soruşturması sonucunda verilen disiplin cezasının doğrudan davacının masumiyet karinesinin ihlali sonucunu doğurmayacağı açık olup, anılan fiilin ihlal ettiği belirtilen kanuni düzenlemedeki fiil kapsamında yer alıp almadığı ve anılan maddedeki fiilin sübut bulup bulmadığı hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, dava dosyasında yer alan tanık ifadeleri, soruşturma raporu ve eki diğer bilgi ve belgeler birlikte incelendiğinde, davacının sınıfında bulunan bazı öğrencilerini yanına çağırıp “öp beni, ısır beni, ben seni öpeyim vb.” şeklindeki sözler söylediği ve bazı öğrencileri öptüğü ve kendisini öptürdüğü dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, davacının anılan fiillerinin, ögretmenlik mesleğiyle ilgili işler bakımından haysiyetsizliği ve vazifesinde bırakılmasına mani bir suistimali kapsamında bulunduğu anlaşıldığından, 4357 sayılı Kanun’un 7/e maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu kararda hukuka aykırılık, işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi ısrar kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır…”
gerekçesiyle, ceza yargılamasında kişinin işlediği fiilinin cinsel istismar olarak nitelenip nitelenmemesi yönünden şüphe oluştuğundan beraat kararı verilmiş olsa da, tanık ifadeleri ile ortaya konulduğu kadarıyla kişinin fiili disiplin yaptırımı uygulanmasına yeter kabul edilerek kişi hakkında disiplin yaptırımı uygulanması gerektiğine hükmedilmiştir (Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 17/02/2022T., 2021/1865 E.,  2022/531 K.).

Danıştay kararından da açıkça görülebileceği üzere, her beraat kararı disiplin soruşturması yönünden bağlayıcı nitelikte değildir. Buna göre disiplin soruşturmasında da kişinin fiilinin incelenerek disiplin cezasını gerektirip gerektirmediği yönünden değerlendirme yapılması gerekmektedir.

Ceza Davası Disiplin Soruşturmasında Zamanaşımı Sürelerini Durdurur mu?

Kişi hakkında işlediği fiil nedeniyle ceza davasının açılmış olması disiplin soruşturmasında bekletici mesele yapılmak zorunda değildir. Bu duruma disiplin soruşturmalarında soruşturma ve ceza zamanaşımları daha önemli hale gelmektedir. Ceza davası açılmış olması disiplin soruşturmasında zamanaşımı sürelerini durdurmaz. Ancak disiplin soruşturmasına engel de teşkil etmeyeceğinden özellikle uzun süren yargılamalarda hak kaybı yaşanmaması adına disiplin cezalarına karşı süresinde dava açmak önemlidir. Bu hususun somut olayın durumuna göre incelenmesi gerekmektedir.

Ceza Yargılamasında Şikayete Bağlı Suçlarda Disiplin Soruşturması

Ceza yargılamasında şikayete bağlı suçlar bulunmaktadır. Bu suçların ceza yargılamasında şikayete bağlı kılınmış olması aynı sonucu disiplin soruşturması yönünden de doğurmaz. Kişinin işlediği fiilin öğrenilmesi halinde şikayete herek kalmaksızın resen disiplin soruşturması başlatılması ve soruşturma sonunda disiplin cezası verilmesi mümkündür.

Sonuç olarak; ceza yargılamasının disiplin soruşturmasına etkisi her somut olay yönünden ayrıca incelenerek bir karar verilmelidir. Ceza yargılaması ve disiplin soruşturması ilişkisinin karmaşık hukuki niteliği gereği bu tür durumlarda hukuki destek almakta yarar vardır.

1 people reacted on this

Comments are closed.