<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Genel arşivleri - Avukat İlker Urlu</title>
	<atom:link href="https://www.ilkerurlu.av.tr/category/hukuki-yazilar/ozel-hukuk/genel-ozel-hukuk/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.ilkerurlu.av.tr/category/hukuki-yazilar/ozel-hukuk/genel-ozel-hukuk/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 18 Nov 2025 09:52:46 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.ilkerurlu.av.tr/wp-content/uploads/2024/03/iulogo-3-150x150.png</url>
	<title>Genel arşivleri - Avukat İlker Urlu</title>
	<link>https://www.ilkerurlu.av.tr/category/hukuki-yazilar/ozel-hukuk/genel-ozel-hukuk/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Manevi Tazminat Davası</title>
		<link>https://www.ilkerurlu.av.tr/manevi-tazminat-davasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlker Urlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Nov 2025 09:52:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[hakaret maenvi tazminat]]></category>
		<category><![CDATA[hakarete karşı manevi tazminat davası açılaibilir mi]]></category>
		<category><![CDATA[kişilik haklarına saldırı]]></category>
		<category><![CDATA[manevi tazminat]]></category>
		<category><![CDATA[manevi tazminat davası]]></category>
		<category><![CDATA[manevi tazminat davası açma koşulları]]></category>
		<category><![CDATA[manevi tazminat davası hangi durumlarda açılır]]></category>
		<category><![CDATA[manevi tazminat miktarı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilkerurlu.av.tr/?p=997</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tazminat davaları, maddi tazminat ve manevi tazminat davaları olarak ikiye ayrılmaktadır. Maddi tazminat davaları temelde uğranılan maddi zararların tazminini amaçlarken, manevi tazminat davaları ise kişilik&#8230;</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/manevi-tazminat-davasi/">Manevi Tazminat Davası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tazminat davaları, maddi tazminat ve manevi tazminat davaları olarak ikiye ayrılmaktadır. Maddi tazminat davaları temelde uğranılan maddi zararların tazminini amaçlarken, manevi tazminat davaları ise kişilik haklarını koruma altına alarak kişilik haklarına karşı müdahaleden kaynaklanan zararı telafi etmeyi amaçlar.</p>
<p><strong>İlgili Mevzuat</strong></p>
<p>Türk Borçlar Kanunu m. 58; <em>“Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir. </em></p>
<p><em>Hâkim, bu tazminatın ödenmesi yerine, diğer bir giderim biçimi kararlaştırabilir veya bu tazminata ekleyebilir; özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir” </em>hükmü ile kişilik haklarını koruma altına almaktadır.</p>
<p>Madde metninden anlaşılacağı üzere kişilik hakları zedelenen bir kimse bunun karşılığı olarak bir miktar para ödenmesini talep edebilecektir.</p>
<p>TBK m. 58 kişilik haklarına yapılan saldırıya karşılık olarak yalnızca bir miktar paranın ödenmesi şeklinde tazminat sorumluluğu ile sınırlı tutmamış saldırının kınanması gibi tazminat dışı çeşitli yollarla da kişilik haklarına yapılan saldırının telafisinin mümkün olduğu düzenlemiştir.</p>
<p><strong>Manevi tazminat davası hangi durumlarda açılabilir?</strong></p>
<p>Manevi tazminat davasının açılabilmesi için kişilik haklarının ihlal edilmiş olması en önemli koşuldur. Örneğin hakaret ya da özel hayatın gizliliğinin ihlali gibi durumlarda kişilik hakları ihlal edilmiş sayılır ve bunun karşılığında manevi tazminat davası açılabilir.</p>
<p>Manevi tazminat davası açılabilmesi için kişiye yönelen fiilden kaynaklanan bir manevi zarar doğmuş olmalıdır.</p>
<p>Manevi tazminat davası açılabilmesi için fiil ile zarar arasında bir illiyet bağı olmalıdır. Yani fiilin kişinin manevi varlığına yönelen bir saldırı niteliğinde bulunması gerekmektedir.</p>
<p>Manevi tazminat davasında zarar verenin kusurlu olması da koşul olarak aranmaktadır. Kişinin kusurunun bulunmadığı durumlarda manevi tazminat davası açılması mümkün değildir.</p>
<p><strong>Tazminat miktarı</strong></p>
<p>Ülkemizde manevi tazminat davalarında hükmedilen tazminat miktarları oldukça düşük kalmaktadır. Manevi tazminat davaları bir zenginleşme aracı değilse de çok düşük miktarlarda tazminata hükmedilmesi kişilik haklarına yapılan saldırının telafisine ilişkin yeterli tatmin duygusu sağlamamakta ve kişilik haklarının korunmasına yeterli düzeyde yardımcı olmamaktadır. Ülkemizde de kişilik haklarının korunması adına manevi tazminat davalarında hükmedilen miktarların yükseltilmesi elzemdir.</p>
<p><strong>Manevi tazminat davası yargılama giderleri</strong></p>
<p>Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 326/2; <em>“Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır”</em> hükmünü içermektedir. Ancak bu madde hükmü Anayasa Mahkemesinin 25/12/2024 tarihli ve E: 2024/29, K: 2024/226 sayılı kararı ile “manevi tazminat davaları” yönünden iptal edilmiştir. Karar 14/12/2025 tarihinde yürürlüğe girecektir. Anayasa Mahkemesi iptal kararında <em>“Bu itibarla miktar belirtmek suretiyle manevi tazminat davasını açacak kişinin hâkimin hükmedeceği tazminat tutarını, başka bir ifadeyle davanın sonunda talebinin hangi oranda haklı bulunacağını öngörebilmesinin mümkün olmadığı ve tazminat miktarının hâkimin takdirine göre belirlendiği davalara ilişkin yargılama giderleri bakımından herhangi bir özel düzenlemenin de bulunmadığı gözetildiğinde kuralla mahkemeye erişim hakkına getirilen sınırlamanın “manevi tazminat davaları” yönünden kanunilik şartını sağlamadığı sonucuna ulaşılmıştır”</em> gerekçesine yer vermiştir.</p>
<p><strong><em> </em></strong></p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/manevi-tazminat-davasi/">Manevi Tazminat Davası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kamulaştırma Kanunu Ek Madde 1’de İptal Edilen Fıkra Üzerine</title>
		<link>https://www.ilkerurlu.av.tr/kamulastirma-kanunu-ek-madde-1de-iptal-edilen-fikra-uzerine/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlker Urlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 May 2025 15:57:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel Konulara İlişkin Hukuki Değerlendirmeler]]></category>
		<category><![CDATA[2942 sayılı kanun]]></category>
		<category><![CDATA[5 yıllık süre tazminat davası]]></category>
		<category><![CDATA[Anayasa Mahkemesi]]></category>
		<category><![CDATA[belediye 5 yıllık süreye rağmen kamulaştırma yapmadı]]></category>
		<category><![CDATA[hukuki el atma]]></category>
		<category><![CDATA[imar planı 5 yıllık süre]]></category>
		<category><![CDATA[imar programı 5 yıllık süre]]></category>
		<category><![CDATA[kamulaştırma kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[kamulaştırma kanunu 5 yıllık süre]]></category>
		<category><![CDATA[kamulaştırma kanunu ek madde 1]]></category>
		<category><![CDATA[kamulaştırmadan kaynaklanan tazminat davaları]]></category>
		<category><![CDATA[uygulama imar planı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilkerurlu.av.tr/?p=904</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kamulaştırma uygulaması ülkemizde yaygın olarak başvurulan bir yöntemdir. İdare kamu yararının gerektirdiği durumlarda çeşitli yöntemlerle kamulaştırma işlemi yapma yetkisine sahiptir. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kamulaştırma&#8230;</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/kamulastirma-kanunu-ek-madde-1de-iptal-edilen-fikra-uzerine/">Kamulaştırma Kanunu Ek Madde 1’de İptal Edilen Fıkra Üzerine</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kamulaştırma uygulaması ülkemizde yaygın olarak başvurulan bir yöntemdir. İdare kamu yararının gerektirdiği durumlarda çeşitli yöntemlerle kamulaştırma işlemi yapma yetkisine sahiptir. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kamulaştırma aşamalarında yapılacak işlemleri düzenlemektedir.</p>
<p><strong>Anayasa Mahkemesinin İptal Kararına Konu Olan Ek Madde 1</strong></p>
<p>Kamulaştırma Kanunu Ek Madde 1; <em>“Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamaları yapılır ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelerce kamulaştırılır veya her hâlde mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılır/yaptırılır. <strong>(İptal cümle: Anayasa Mahkemesinin 20/12/2018 tarihli ve E.: 2016/181 K.: 2018/111 sayılı Kararı ile) (Ek cümle:16/11/2022-7421/3 md.) </strong>Bu süre içinde belirtilen işlemlerin yapılmaması halinde taşınmazların malikleri tarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkin açılacak davalar, adli yargıda görülür” </em>hükmünü içermektedir.</p>
<p>Anayasa Mahkemesi’nin 2024/135E., 2025/20K., 16/01/2025 karar sayılı kararına konu olan olayda, bir mahkeme yukarıda yer verilen maddede yer alan <em>“Bu süre içinde belirtilen işlemlerin yapılmaması halinde taşınmazların malikleri tarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkin açılacak davalar, adli yargıda görülür” </em>cümlesinin Anayasa’ya aykırılığını iddia etmiştir. Mahkemenin gerekçesinde bu cümlede yer alan düzenlemenin temelde bir idari işlem olduğu gerekçesine yer verilerek mülkiyet hakkından kaynaklı davaların adli yargıda değil idari yargıda görülmesi gerektiği ileri sürülmüştür.</p>
<p><strong>Madde Metninin Anlamı</strong></p>
<p>Madde metni, idarenin taşınmazlara çeşitli gerekçelerle hukuki el atmasını düzenlemektedir. Örneğin belediyeler imar planlarında bir alanı ya da taşınmazı okul ya da benzeri bir amaçla kullanmak istediğinde ilgili taşınmaz üzerine hemen yapılaşmaya gitmese dahi hukuken el atabilmektedir. Mülkiyet hakkının sınırlanmasını doğuran bu tür durumlar için Kanun belirli bir sürede kamulaştırma işleminin tamamlanmasını öngörmektedir. Ancak çoğu durumda bu süreler içerisinde idarenin kamulaştırma işlemlerini tamamlamadığı ve malikin taşınmaz üzerine uzun yıllar işlem yapamaması durumu ile karşı karıya kalınmaktadır. Anayasa Mahkemesi de kararında bu durumu değerlendirmiştir.</p>
<p><strong>Anayasa Mahkemesi’nin İptal Kararı</strong></p>
<p>Anayasa Mahkemesi verdiği kararında ilgili cümlenin dava açma külfetinin mülkiyet hakkı sınırlanan malike vermesini aşırı bir yük olarak değerlendirmiştir. Ayrıca Anayasa Mahkemesi, hukuki el atma olsa dahi kamulaştırma bedelinin peşin ödenmesi gerekliliğine vurgu yapmaktadır. Aksi halde mülkiyet hakkı elinden alınan malikin gerçek zararının tazmin edilemeyeceğini vurgulamıştır.</p>
<p>Anayasa Mahkemesi kararında;</p>
<p>“…Bu bakımdan yalnızca mahkemelerce kamulaştırmasız el atma sebebiyle bedele hükmedilmesi değil hükmedilecek bedelin bir an evvel hak sahiplerine ödenmesi de hukuka aykırı durumun ortadan kaldırılmasının bir gereğidir…”</p>
<p>“…İtiraz konusu kuralda ise kamulaştırma işlemlerine ilişkin olağan hukuki süreç tersine çevrilerek dava açma külfeti taşınmazına kamulaştırmasız el atılan malike yüklenmektedir…”</p>
<p>“…Ayrıca mahkeme kararlarıyla hükmedilen taşınmazın gerçek karşılığının peşin ödenmesi şartının yerine getirilmesi sağlanmadan taşınmaz malikine ait tapu kaydının iptali ile davalı idare adına tesciline karar verilmesi hâlinde gerçek anlamda bir telafiden veya tasfiyeden bahsedilmesi mümkün olmayacaktır…”</p>
<p>Gerekçelerine yer verildiği görülmektedir. Ancak Mahkeme kararında davanın idari yargı yerinde görülmesi gerekliliğine ilişkin bir değerlendirme yapmamış, bu konudaki düzenlemeyi kanun koyucunun iradesine bırakmıştır.</p>
<p>Anayasa Mahkemesi iptal kararının 9 ay sonra yürürlüğe girmesinde hükmetmiştir. Bu bakımdan kanun koyucunun bu süre içerisinde bir düzenleme yapması beklenmektedir.</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/kamulastirma-kanunu-ek-madde-1de-iptal-edilen-fikra-uzerine/">Kamulaştırma Kanunu Ek Madde 1’de İptal Edilen Fıkra Üzerine</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ceza Mahkemesi Kararı Tazminat Davasını Etkiler mi?</title>
		<link>https://www.ilkerurlu.av.tr/ceza-mahkemesi-karari-tazminat-davasini-etkiler-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlker Urlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Aug 2024 12:07:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Özel Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[beraat kararının tazminata etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[ceza davası manevi tazminat davasını etkiler mi]]></category>
		<category><![CDATA[ceza davasından beraat kararı alan birisi manevi tazminat öder mi]]></category>
		<category><![CDATA[manevi tazminat davası]]></category>
		<category><![CDATA[tazminat davası ceza davasını bekler mi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilkerurlu.av.tr/?p=745</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk Borçlar Kanunu m. 74/1; “Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı&#8230;</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/ceza-mahkemesi-karari-tazminat-davasini-etkiler-mi/">Ceza Mahkemesi Kararı Tazminat Davasını Etkiler mi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk Borçlar Kanunu m. 74/1; <em>“Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir” </em>ve TBK 74/2<em>; “Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz”</em> hükümleri ile ceza hukuku ile özel hukuk yargılaması arasındaki ilişki düzenlenmiştir. Uygulamada sıkça karşılaşıldığı üzere, kişinin işlediği fiil ceza yargılaması ile manevi tazminat davasına birlikte konu olabilir. Bu durumda örneğin ceza davasında hakkında beraat kararı verilen birisi, aynı olay nedeniyle manevi tazminat ödemekle yükümlü tutulabilir. Bunun nedeni ceza yargılamasındaki değerlendirme ile manevi tazminat davalarındaki değerlendirmenin çeşitli yönlerden birbirinden farklı olmasıdır.</p>
<p><strong>Ceza Yargılamasında Hakkında Beraat Kararı Verilen Birisi Manevi Tazminat Ödemekle Yükümlü Tutulabilir mi?</strong></p>
<p>Yukarıda açıklandığı üzere, ceza yargılaması ile manevi tazminat davasında kusur belirlemesi birbirinden farklıdır. Ceza davasında hakim delil yetersizliği nedeniyle şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca kişi hakkında beraat kararı verebilir. Ancak tazminat davasında ceza mahkemesinin beraat kararı hakimi bağlamaz. Hakimde kişinin fiili işlediği yönünde bir kanaat hasıl olursa kişi hakkında manevi tazminat davasına hükmedebilir. Benzer şekilde ayırt etme gücü yönünden ceza mahkemesinin yaptığı değerlendirme ile manevi tazminat davasını gören hukuk hakiminin yaptığı değerlendirme farklılık arz edebilir. Örneğin ceza hukuku uyarınca cezasızlık sebebi sayılan bir durum, hukuk mahkemesince farklı değerlendirilebilir ve mahkeme kişinin haksız fiili nedeniyle manevi tazminat ödemesine karar verebilir. Ancak ceza mahkemesi kişinin fiili işlediği yönünde bir karar vermişse, hukuk mahkemesi bu karar ile bağlıdır. Çünkü ceza mahkemesi maddi olaya ilişkin bir değerlendirme yaparak haksız fiilin kişi tarafından işlendiğine karar vermiştir. Bu durumda hukuk mahkemesi kişi bu fiili işlememiştir diyemez. Bu durumda kusur nitelemesi yaparak manevi tazminat miktarına hakkaniyete uygun bir biçimde karar verir.</p>
<p>Uygulamada, manevi tazminat davalarının çoğunlukla haksız fiilden kaynaklandığını ve manevi tazminat davası ile ceza davasının birlikte yürütüldüğünü görmekteyiz. Bu gibi durumlarda maddi olayın çözümlenmesi, kişinin fiili işleyip işlemediğinin tespiti yönünden ceza davalarının sonucunun bekletici mesele yapılmasına karar verilmektedir.</p>
<p><strong>Konuyla İlgili Örnek Yargıtay Kararları</strong></p>
<p><em>“…6098 sayılı .. 74.maddesi gereğince (818 sayılı Borçlar Kanunu&#8217;nun 53.m) hukuk hâkimi ceza mahkemesinin kararı ile bağlı değilse de; ceza mahkemesince belirlenecek maddi vakıalar hukuk hâkimi yönünden de bağlayıcıdır. Bu nedenle; .. 2015/760 esas, 2015/253 Karar sayılı dosyasının sonucu beklenmeli ve varılacak sonuca göre yapılacak değerlendirme ile birlikte iş bu dava hakkında karar verilmelidir…” </em>(Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 23/03/2016T., 2016/1421 E., 2016/3799 K.).</p>
<p><em>“…Dava, yapılan haksız ödemenin tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece dava kabul edilmiş; kararı, davalı temyiz etmiştir. 818 sayılı B.K. 53. ve 6098 sayılı TBK 74. maddesine göre hukuk hakimi, ceza mahkemesinin beraat kararı ve kusur oranına ilişkin kararı ile bağlı değil ise de maddi olguya ilişkin tespitleriyle bağlıdır. Dava konusu uyuşmazlık ile ilgili olarak, Trabzon 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2012/407 Esas sayılı dosyasında davalı hakkındaki yargılamanın devam ettiği anlaşılmaktadır. Somut olayda, ceza davası sonucunun eldeki davayı etkilemesi söz konusudur. Açıklanan nedenle, ceza davasının sonucunun bekletici mesele yapılması ve buna göre bir karar verilmesi gerekir. Karar, açıklanan nedenle yerinde görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir…”</em> (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 15/04/2014T.,      2013/11415 E.  ,  2014/6294 K.).</p>
<p><em>“…Yapılan incelemede; davalı &#8230;’in yargılandığı ceza dosyasında ve hazırlanan iddianamede adı geçen davalının aynı zamanda ödeme emri tebliğ eden PTT memuru gibi kabul edilmesi, oysa davalının sadece 103 davetiyesi tebliğini yapmış olması, özellikle soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporunda ödeme emri ve 103 davetiyesi tebligat mazbatasındaki imzalar ile sahte olarak düzenlenen senetteki imzaların aynı el ürünü olduğu tespitine yer verilmesi birlikte değerlendirildiğinde, dava dışı üçüncü şahıslarca gerçekleştirilen sahteciliğin illiyet bağını keser nitelikte olup olmadığının belirlenmesi gerektiği anlaşılmıştır. Şu halde, Dairemizin 15/02/2018 gün, 2017/4654 esas ve 2018/953 karar sayılı ilamıyla, açıklanması geri bırakılan mahkûmiyet hükmünün, olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK’nun 53. maddesi (TBK 74) anlamında hukuk hâkimi yönünden bağlayıcılığı olmadığı, zarar ile eylem arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığını, tebliğ memurlarının kasten yahut ihmal suretiyle usulsüz tebliğ işlemi gerçekleştirerek davacının zararına neden olup olmadıklarının, hukuk hâkimince belirlenmesi gerektiği vurgulanarak…”</em> (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 22/02/2021T., 2020/1693E., 2021/725K.).</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/ceza-mahkemesi-karari-tazminat-davasini-etkiler-mi/">Ceza Mahkemesi Kararı Tazminat Davasını Etkiler mi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Nedir?</title>
		<link>https://www.ilkerurlu.av.tr/destekten-yoksun-kalma-tazminati-nedir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlker Urlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Aug 2024 12:56:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[ankara tazminat avukatı]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların destekten yoksun kalma tazminat hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların tazminat hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[destekten yoksun kalma]]></category>
		<category><![CDATA[destekten yoksun kalma tazminatı]]></category>
		<category><![CDATA[destekten yoksun kalma tazminatı dava açma süresi]]></category>
		<category><![CDATA[destekten yoksun kalma tazminatı dava dilekçesi]]></category>
		<category><![CDATA[destekten yoksun kalma tazminatı nasıl hesaplanır]]></category>
		<category><![CDATA[destekten yoksun kalma tazminatı nedir]]></category>
		<category><![CDATA[destekten yoksun olma tazminatı davasını kimler açabilir]]></category>
		<category><![CDATA[eşin destekten yok kalma tazminat hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[kardeşleri destekten yoksun kalma tazminatı alabilirler mi]]></category>
		<category><![CDATA[kardeşlerin destekten yoksun olma davası açması mümkün mü]]></category>
		<category><![CDATA[ölenin yeniden evlenen eşinin tazminat hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm halinde maddi tazminat]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm halinde manevi tazminat]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm halinde sigortadan tazminat]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm halinde tazminat]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm halinde tazminat hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[yeniden evlenme halinde destekten yoksun kalma tazminatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilkerurlu.av.tr/?p=734</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk Borçlar Kanunu m. 53/3te ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpların talep edilebileceği düzenlenmektedir. Yargı uygulamalarında bu zarar talebi, destekten yoksun kalma&#8230;</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/destekten-yoksun-kalma-tazminati-nedir/">Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Nedir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk Borçlar Kanunu m. 53/3te ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpların talep edilebileceği düzenlenmektedir. Yargı uygulamalarında bu zarar talebi, destekten yoksun kalma tazminatı olarak adlandırılmaktadır.</p>
<p><strong>Destekten Yoksun Kalma Tazminatını Kimler İsteyebilir?</strong></p>
<p>Destekten yoksun kalma tazminatı yalnızca mirasçılara tanınmış bir hak değildir. Ölen kimsenin sağlığında fiili destek sağlaması halinde, mirasçıların dışındaki kimselerin de destekten yoksun kalma tazminatı talep etme hakları bulunmaktadır. Ancak destekten yoksun kalan kimsenin ölmesi halinde bu tazminat hakkı mirasçılarına geçmez. Bununla birlikte, destekten yoksun kalan sağlığında bu davayı açmışsa destekten yoksun kalan kimsenin ölümü halinde mirasçılar davaya devam edebilirler. Destekten yoksun kalanlar birlikte dava açabilecekleri gibi ayrı ayrı da dava açabilirler. Tazminat hesaplaması da destekten yoksun kalan kimse için ayrı ayrı yapılacaktır.</p>
<p><strong>Destekten Yoksun Kalan Kimsenin Yeniden Evlenmesi Halinde Tazminat Hakkı Olur mu?</strong></p>
<p>Destekten yoksun kalan eş, desteğin ölümünden sonra yeniden evlenirse bu durumda tazminat isteme hakkı olmayacaktır. Ancak destekten yoksun kalanın yeniden evlenmesi halinde evlilik tarihine kadar destekten yoksun kalma tazminatı isteme hakkı bulunmaktadır.</p>
<p><em>“Ancak davacı eşin evlenmesi gibi eylemli olarak bakım ihtiyacı son bulmuşsa, destekten yoksun kalma tazminatı evlenme tarihine kadar hesaplanır. Davacı eş &#8230; müteveffa ile 25.06.2009 tarihinde evlendiği, müteveffanın 11.12.2011 vefaat ettiği ancak davacı eşin karar tarihinden sonra 14.04.2017 de boşanma kaydının bulunduğu anlaşıldığından ve evlilik tarihinde destek ihtiyacı sona ereceğinden davacı &#8230;&#8217;nin yeniden evleneme durumunun araştırılarak ve evlendiği tarih nazara alınarak destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması için hükmün bozulması gerekmiştir…” </em>(Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, 21/10/2019T., 2017/2656 E., 2019/9725K.).</p>
<p><strong>Destekten Yoksun Kalma Tazminatında Destek Ne Anlama Gelir?</strong></p>
<p>Destekten yoksun kalma tazminatı yönünden desteğin varlığı bir koşul olarak aranmaktadır. Peki destek ne anlama gelir? Yargı uygulamalarında destek olma, başkasının ya da başkalarının geçimini sağlama ya da düzenli olarak geçimine katkıda bulunmak olarak tanımlanmaktadır. Burada destek, fiili ve düzenli bir destek durumunu ifade etmektedir. Yani tek seferlik ya da düzensiz biçimde yapılan yardımlar destek olarak nitelendirilmez. Yargıtay uygulamalarında bu tazminatın amacı da desteğin ölümünden sonra destekten yoksun kalanların yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumların korunması olarak ifade edilmektedir.</p>
<p><em>“…Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir…”</em> (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, 09/03/2017T., 2014/20408 E.,  2017/2550 K.).</p>
<p><strong>Gerçek Destek ve Farazi Destek Nedir?</strong></p>
<p>Yargıtay uygulamalarında destek, gerçek destek ve farazi destek olarak sınıflandırılır. Gerçek destek, ölenin sağlığında fiilen bakmakta ya da geçimini sağlamalarına destek oldukları kimseleri ifade etmektedir. Ölenin eşi, çocukları fiilen bakmakta olanlara örnek olarak verilebilir. Bu duruma gerçek destek denir.</p>
<p>Farazi destek ise, ölüm meydana gelmeseydi az ya da çok yakın bir gelecekte destek olma halini anlatmaktadır. Ölen çocuğun gelecekte anne ve babasına destek olma ya da bakma hali farazi desteğe örnek olarak verilebilir.</p>
<p><em>“…Destek kavramı, gerçekleşmiş veya gerçekleşmesi umulan bir bakım ilişkisini gösterir. Eylemli ve düzenli olarak bir kimsenin geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde ona yardım eden veya olayların normal akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kişi destek sayılır. Birinci durumda fiili destek, ikinci durumda ise farazi destek kavramı söz konusudur. Bir başka anlatımla; destekten yoksun kalma tazminatı, fiili ve sürekli olarak bakımdan yoksun kalınması halinde takdir edilen bir tazminattır…”</em> (Yargıtay  4. Hukuk Dairesi, 18/10/2018T., 2018/1697E.,  2018/6317 K.).</p>
<p><strong>Kardeşler Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Alabilirler mi?</strong></p>
<p>Kanuni olarak kardeşlerin birbirlerine bakım görevi bulunmamaktadır. Ancak kardeşler arasında fiili bir destek durumunun varlığı halinde kardeşlerin de destekten yoksun kalma tazminatı talep etme hakları bulunmaktadır.</p>
<p><em>“…Somut olayda, davacı &#8230; müteveffanın kız kardeşi olup, ağabeyinin ölümü nedeniyle O&#8217;nun desteğinden mahrum kaldığını belirterek destekten yoksun kalma tazminatı talep etmiştir. Kardeşlerin birbirine karşı kural olarak bakım görevi yoktur. Ancak, bir kardeşin diğer kardeşe eylemli ve düzenli olarak yardım etmesi halinde, bu kardeş diğerinin desteği sayılır…”</em> (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, 30/01/2018T., 2016/1539 E.,  2018/393 K.).</p>
<p><strong>Destekten Yoksun Kalma Tazminatında Süre Hesabı Nasıl Yapılır?</strong></p>
<p>Destekten yoksun kalma tazminatında destek alınabilecek sürenin kesin bir hesabının yapılması mümkün değildir. Ancak her somut olay yönünden değerlendirme yapılarak Yargıtay uygulamalarıyla şekillenen hesaplamalara uygun şekilde tazminat hesabı yapılmaktadır. Bu hesapta desteğin gelir elde edebileceği yaş, çocuğun eğitim alıp almaması haline göre çalışma hayatına katılma yaşı, mevcut ya da olası gelir durumu, destek olanın ya da destek alanın birden fazla olması hallerine göre hesaplama biçimleri farklılaşmaktadır. Uygulamada bu hesaplamalar yönünden mahkemelerce bilirkişi incelemesi yaptırılarak tazminat hesabına gidilmektedir.</p>
<p><strong>Destekten Yoksun Kalma Tazminatında Zamanaşımı Süresi</strong></p>
<p>Destekten yoksun kalma tazminatında ölüm tarihinden itibaren 2 yıl ve her halde 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Ancak TBK m. 72 hükmü uyarınca tazminat, ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır. Yani ölüm olayına sebebiyet veren ya da verenlerin ceza almasını gerektirir bir durum söz konusu ise ceza zamanaşımı süresi uygulanacaktır.</p>
<p><em>“…Aynı fiil bazen hem sorumluluğu gerektiren, hem de ceza kanunlarına göre cezayı gerektiren bir fiil olabilir. Bu fiile göre Ceza Kanununun daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörüldüğü hallerde, tazminat davasının daha önce zamanaşımına uğraması tutarlı bir çözüm oluşturmaz. Zira cezalandırma, müeyyide olarak tazminattan daha ağırdır. Bu sebeple, kanun koyucu uyum sağlamak amacıyla ceza davası için öngörülen zamanaşımı süresince tazminat davasının da devamını temin bakımından genel olarak BK 60/II (6098 sayılı TBK m. 72/I), özel olarak da KTK 109/II. maddesinde düzenleme yapmıştır…”</em> (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, 13/12/2017T.,  2015/4652 E., 2017/11662 K.).</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/destekten-yoksun-kalma-tazminati-nedir/">Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Nedir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ölüm Halinde İstenilebilecek Maddi Tazminatlar Nelerdir?</title>
		<link>https://www.ilkerurlu.av.tr/olum-halinde-istenilebilecek-maddi-tazminatlar-nelerdir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlker Urlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Aug 2024 14:26:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Özel Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara avukat]]></category>
		<category><![CDATA[cenaze masrafları]]></category>
		<category><![CDATA[cenaze masrafları davası]]></category>
		<category><![CDATA[cenaze masrafları için dava açılabilir mi]]></category>
		<category><![CDATA[cenaze masrafları kimden istenir]]></category>
		<category><![CDATA[destekten yoksun kalma]]></category>
		<category><![CDATA[destekten yoksun kalma tazminatı dava dilekçesi]]></category>
		<category><![CDATA[ölenin yakınlarının tazminat hakkı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilkerurlu.av.tr/?p=728</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk Borçlar Kanunu m. 53’te ölüm halinde talep edilebilecek zararlar sayılmıştır. Buna göre cenaze giderleri, ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya&#8230;</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/olum-halinde-istenilebilecek-maddi-tazminatlar-nelerdir/">Ölüm Halinde İstenilebilecek Maddi Tazminatlar Nelerdir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk Borçlar Kanunu m. 53’te ölüm halinde talep edilebilecek zararlar sayılmıştır. Buna göre cenaze giderleri, ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu nedenle uğradıkları kayıpları talep etme hakkı bulunmaktadır.</p>
<p>Hemen belirtmek gerekirse, ölenin yakınlarının yalnızca maddi tazminat değil aynı zamanda manevi tazminat talep etme hakkı da bulunmaktadır (Bu konuda yazdığımız diğer makaleye bakılabilir). Ancak TBK m. 53’te düzenlenen zarar kalemleri maddi tazminata ilişkindir.</p>
<p><strong>Cenaze ve Tedavi Masrafları İstenebilir mi?</strong></p>
<p>Kanun, ölüm halinde cenaze masraflarının istenebileceğini düzenlemektedir. Buna göre ölümün gerçekleşmesi halinde yöreye göre düzenlenecek cenaze merasiminde yapılacak masrafların talep edilmesi mümkündür. Cenaze masraflarının tamamın belgelendirilmesi mümkün olmasa da yörenin cenaze usullerine göre düzenlenen cenaze merasimlerine göre cenaze masrafları talep edilebilir. Cenaze masrafları genelde mirasçılar tarafından yapıldığından ve terekeye dahil olduğundan bu masrafların mirasçılar tarafından talep edileceği yönünde genel bir ilke vardır. Ancak doktrinde kimi durumlarda cenaze masrafları başka kimseler tarafından yapılmak durumunda kalınmışsa bu masrafları yapan kimsenin de talep etme hakkı bulunduğu ifade edilmektedir.</p>
<p>Kanun, ölümün derhal meydana gelmemesi halinde ise, ölenin hastane, bu süreçte çalışamamasından kaynaklanan zararların da talep edilebileceğini düzenlemektedir.</p>
<p><strong>Destekten Yoksun Kalma Tazminatı İstenebilir mi?</strong></p>
<p>Kanun, son olarak, ölüm halinde destekten yoksun kalanların da bu nedenle uğradıkları kayıpların talep edilebileceğini düzenlemektedir. Destekten yoksun kalma tazminatı yalnızca mirasçılarla sınırlanmış değildir. Ölenin, sağlığında desteğinden yararlanan kimselerin ya da yararlanma ihtimali bulunanların tazminat hakkı bulunmaktadır (Bu konuda detaylı bilgi için konu ile ilgili makaleye bakılabilir).</p>
<p>Sonuç olarak, TBK m. 53 hükmü ile ölenin mirasçıları ve kimi durumlarda yakınlarının talep edebileceği maddi zararların neler olduğunu düzenlemektedir. Bu konuda dava açmak isteyenlerin hukuki destek alarak dava açmalarında yarar bulunmaktadır.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Konuyla İlgili Yargıtay Kararları</strong></p>
<p><strong>Cenaze masraflarının talep edilebileceğine ilişkin;</strong></p>
<p><em> “…Mahkemece, davaya konu taşınmazın davalı mirasçının kullanımında olduğu, intifadan men iradesinin ihtarname ile davalıya 14.06.2010 tarihinde bildirildiği, davalıdan 3 ay 24 günlük süre için 582,52 TL ecrimisil alacağı olduğu, muristen intikal eden taşınmazların tapu harç masrafı olarak davacı tarafından 2.718 TL&#8217;lik ödeme yapıldığı, davalının 1/4 miras hissesine göre bu tutarın 679,50 TL&#8217;sinden sorumlu olacağı, ancak dosyaya sunulan belgelere göre cenaze masrafı olarak yurtdışına gönderilen havalenin dava dışı &#8230;. tarafından gönderildiği, bu havalenin davacı tarafından gönderildiğini ispatlar bir belge sunulmadığından davacının cenaze masraflarını kendisinin yaptığı yolundaki iddiası yerinde bulunmadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından cenaze masrafları yönünden temyiz edilmiştir. Somut olaya bakıldığında; dosya arasında, &#8230; adına düzenlediği 18.01.2010 tarihli 9000 Dolarlık makbuz, &#8230;. tarafından &#8230;.. adına 14.01.2010 tarihinde 5.203 Dolar banka havale yapıldığına dair dekont, yabancı dilde düzenlenmiş bir takım belgeler olduğu görülmektedir. Mahkemece, davacıya bu belgeler açıklattırılarak, cenaze masraflarına ilişkin iddiaları üzerinde durulup, iddialarını kanıtlaması için fırsat tanınmadan yazılı şekilde davacı taleplerinin bu yöne ilişen kısmının reddi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir…” </em>gerekçesiyle cenaze masraflarının talep edilebileceğine hükmetmiştir (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 27/02/2013T., 2013/1506 E., 2013/3156 K.).</p>
<p><strong>Tedavi masraflarının talep edilebileceğine ilişkin;</strong></p>
<p><em>“…TBK 53. maddesinde ölüm halinde uğranılan zararların neler olabileceği belirtilmiştir.<br />
Maddenin 2. fıkrasında, ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından yada yitirilmesinden doğan kayıpların talep edilebileceği düzenlenmiştir.<br />
Her ne kadar İtiraz Hakem Heyetince iş gücü kaybına yönelik maluliyet raporunun bulunmadığı belirtilerek talep reddedilmiş ise de tedavi evraklarına göre kazadan sonra desteğin hayati tehlikesinin bulunduğu, yoğun bakımda tedavi gördüğü anlaşıldığından iş gücü kaybına uğradığı muhakkaktır. Bu nedenle desteğin yoğun bakımda olduğu döneme ilişkin iş gücü kaybı olduğunun kabulü ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir…” </em>gerekçesiyle tedavi masraflarının talep edilebileceğine hükmetmiştir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 17/03/2022T.,        2021/11925 E.  ,  2022/5197 K.).</p>
<p><strong>Tedavi masrafları dışındaki masrafların talep edilemeyeceğine ilişkin;</strong></p>
<p><em> “…Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br />
6098 sayılı TBK&#8217;nun 53.maddesinde &#8220;ölüm halinde uğranılan zararlar özellikle şunlardır:<br />
1-Cenaze giderleri,</em></p>
<p><em>2-Ölüm hemen gerçekleşmemiş ise tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından yada yitirilmesinden doğan kayıplar, </em></p>
<p><em>3-Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar&#8221; hükmü getirilmiştir.<br />
Davada, desteğin tüp bebek yöntemi ile doğması nedeniyle yapılan masraflar talep edilmiş olup bu talepler 6098 sayılı TBK 53.maddesi kapsamında bulunmamaktadır.<br />
Bu halde tüp bebek masraflarının tazminine yönelik istemin reddi gerekirken yazılı şekilde kabule karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir…”</em> gerekçesiyle tedavi masrafları dışında masrafların talep edilemeyeceğine hükmetmiştir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, 28/05/2015T., 2014/1047 E.,  2015/7961 K.).</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/olum-halinde-istenilebilecek-maddi-tazminatlar-nelerdir/">Ölüm Halinde İstenilebilecek Maddi Tazminatlar Nelerdir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
