<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yükseköğretim Davaları arşivleri - Avukat İlker Urlu</title>
	<atom:link href="https://www.ilkerurlu.av.tr/category/hukuki-yazilar/idare-hukuku/yuksekogretim-davalari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.ilkerurlu.av.tr/category/hukuki-yazilar/idare-hukuku/yuksekogretim-davalari/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 23 Jan 2026 12:47:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>

<image>
	<url>https://www.ilkerurlu.av.tr/wp-content/uploads/2024/03/iulogo-3-150x150.png</url>
	<title>Yükseköğretim Davaları arşivleri - Avukat İlker Urlu</title>
	<link>https://www.ilkerurlu.av.tr/category/hukuki-yazilar/idare-hukuku/yuksekogretim-davalari/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Bölümde Öğrencinin Bulunmaması Gerekçesiyle Akademik Personelin Görev Süresinin Uzatılmaması</title>
		<link>https://www.ilkerurlu.av.tr/bolumde-ogrencinin-bulunmamasi-gerekcesiyle-akademik-personelin-gorev-suresinin-uzatilmamasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlker Urlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Jan 2026 12:47:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yükseköğretim Davaları]]></category>
		<category><![CDATA[akademik personel]]></category>
		<category><![CDATA[akademik personel görev süresi]]></category>
		<category><![CDATA[akademik personelin görev süresinin uzatılmaması]]></category>
		<category><![CDATA[akademisyenin görev süresinin uzatılmamasının gerekçeleri]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma görevlisi görev süresi]]></category>
		<category><![CDATA[bölümde öğrenci olmaması nedeniyle araştırma görevlisinin görev süresinin uzatılmaması]]></category>
		<category><![CDATA[görev süresinin uzatılmaması danıştay kararı]]></category>
		<category><![CDATA[görev süresinin uzatılmaması dava]]></category>
		<category><![CDATA[görev süresinin uzatılmamasına karşı dava]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenci olmayan bölüme akademisyen istihdamı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilkerurlu.av.tr/?p=1042</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üniversite sayısının hızla çoğalması, yeterli planlamalar yapılmadan fazla sayıda bölümün açılması ve değişen tercihler neticesinde üniversitelerin kimi bölümlerinde öğrencinin bulunmaması gibi bir durumla giderek daha&#8230;</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/bolumde-ogrencinin-bulunmamasi-gerekcesiyle-akademik-personelin-gorev-suresinin-uzatilmamasi/">Bölümde Öğrencinin Bulunmaması Gerekçesiyle Akademik Personelin Görev Süresinin Uzatılmaması</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üniversite sayısının hızla çoğalması, yeterli planlamalar yapılmadan fazla sayıda bölümün açılması ve değişen tercihler neticesinde üniversitelerin kimi bölümlerinde öğrencinin bulunmaması gibi bir durumla giderek daha sık karşılaşılmaktadır. Bu durumda bölümde görev yapan akademik personelin görev süresinin uzatılıp uzatılmayacağı önemli bir sorun olarak gündeme gelmektedir.</p>
<p><strong>Bölümde öğrencinin bulunmaması gerekçesiyle görev süresi uzatılmayabilir mi?</strong></p>
<p>Danıştay İdari Dava Dairelerinin yakın tarihli bir kararında bu konunun hukuki tartışması ve değerlendirilmesi yapılmıştır. Kararda araştırma görevlisi olarak çalışan davacının bölümde öğrenci bulunmaması nedeniyle görev süresinin uzatılmamasına karar verilmiştir. Davacı tarafından işlemin iptali talebiyle dava açılmış ve açılan davada idare mahkemesince <em>“…bölümde öğrenci olmamasının gerek idarenin planlamasındaki ve gerekse de öğrencilerin tercihleri sonucunda oluşan bir durum olduğu ve bu hususta davacıya atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı, nitekim davacının da kadroya alınma ve Kanun&#8217;un 33/a maddesi uyarınca alım süreci dikkate alındığında gelinen noktada sadece davacının hizmetine ihtiyaç duyulmadığı gerekçesiyle görevine son verilmesinin hukuken kabul edilebilir bir gerekçe olmadığı ve hakkaniyet kuralları ile de bağdaşmadığı…”</em> gerekçesiyle görev süresinin uzatılmaması yönündeki işlemin iptaline karar verilmiştir.</p>
<p>Karara karşı üniversite tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve idare mahkemesinin kararı hukuka uygun bulunduğundan davalı üniversitesinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.</p>
<p>Davalı kurum tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.  Danıştay tarafından incelenen dosyada <em>“…öğrenci alımı yapılamayan bölümde akademik personel istihdamının kamu yararı ve hizmet gerekleri ile bağdaşmayacağı…”</em> gerekçesiyle Bölge İdare Mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmiştir.</p>
<p>Bölge İdare Mahkemesi Danıştay dairesinin kararına karşı direnmiş ve uyuşmazlık Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu önüne gelmiştir. Kurul’un uyuşmazlıktaki kararı Danıştay Dairesi ile uyumlu olmuştur.</p>
<p>Kurul kararında; <em>“…davacının 2012 yılında kurulan Maliye Bölümü&#8217;nde görev yaptığı dönemde (16/04/2014-16/04/2018) bölüme herhangi bir öğrenci alımı yapılmadığı, bölümde öğrenci olmaması nedeniyle davacının hizmetine ihtiyaç duyulmadığı gerekçesiyle görev süresinin uzatılmadığı görülmektedir. Bu durumda, davacının görev yaptığı bölümde eğitim gören öğrenci bulunmaması ve davacının görev süresinin uzatılmaması sonrasında bölüme yeni bir akademik personel alınmaması ve davalı idarenin takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında subjektif nedenlerle kullandığına dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde, davalı Üniversite&#8217;de davacının hizmetine ihtiyaç duyulmadığı, öğrenci alımı yapılamayan bölümde akademik personel istihdamının kamu yararı ve hizmet gerekleri ile bağdaşmayacağı açık olup dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır…”</em> gerekçesiyle Danıştay 8. Dairesinin kararını hukuka uygun bulmuş ve bölümde öğrencinin bulunmamasını akademisyenin görev süresinin uzatılmamasına gerekçe olarak kabul edilebileceğine hükmetmiştir (Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 17/04/2025T., 2024/1270 E., 2025/859 K.).</p>
<p><strong>Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu kararı ne anlama gelmektedir?</strong></p>
<p>Kurul’un verdiği bu kararın belirlilik ilkesine aykırılık ve akademisyenin çalışma güvenliğini etkilemesi yönünden doğru olmadığı kanaatindeyiz. Esasında üniversitelerde açılacak bölümler ve istihdam edilecek akademik kadro yönünden planlama yapmak idarelerin sorumluluğundadır. Akademisyenler idarenin sürekliliği ve belirlilik ilkeleri uyarınca ilgili kadrolarda istihdam edilmektedirler. Kurul kararı ile birlikte idarenin gerçekçi değerlendirme/planlama yapmadan bölüm açılmasına ve öğrenci alımına karar vermesinin kusur sorumluluğu akademik personele yüklenmiş durumdadır. İlk derece mahkemesi kararında, davacı akademisyene disiplin cezası ya da benzeri biçimde  yüklenebilecek bir kusur bulunmadığı halde ve temelde idarenin sorumluluğunda olan planlama sorunu nedeniyle akademisyenin görev süresinin uzatılmamasının hakkaniyet ile bağdaşmayacağı doğru biçimde vurgulanmıştır. Kurul kararı oy birliği ile alınmamasına rağmen emsal nitelik teşkil edeceğinden akademisyenlerin çalışma güvenliğini olumsuz etkileyeceği ve üniversitelerce gerekçe olarak sunulacağı açıktır.</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/bolumde-ogrencinin-bulunmamasi-gerekcesiyle-akademik-personelin-gorev-suresinin-uzatilmamasi/">Bölümde Öğrencinin Bulunmaması Gerekçesiyle Akademik Personelin Görev Süresinin Uzatılmaması</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Jüri Üyesi ile Ortak Çalışmalar Yapmış Olmak Kadro İptal Nedeni midir?</title>
		<link>https://www.ilkerurlu.av.tr/juri-uyesi-ile-ortak-calismalar-yapmis-olmak-kadro-iptal-nedeni-midir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlker Urlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Oct 2025 14:53:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yükseköğretim Davaları]]></category>
		<category><![CDATA[2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[akademik kadro]]></category>
		<category><![CDATA[akademik kadro atamasına dava]]></category>
		<category><![CDATA[akademik kadro ilanı]]></category>
		<category><![CDATA[Danıştay içtihatlarına göre aday ile değerlendirme jürisinin ortak çalışmalarının bulunması]]></category>
		<category><![CDATA[değerlendrme yapan öğretim üyesi ile atanan kimsenin ortak çalışmalar yapmış olması]]></category>
		<category><![CDATA[doçentlik atama]]></category>
		<category><![CDATA[doçentlik kadrosu]]></category>
		<category><![CDATA[doktor öğretim üyesi atama]]></category>
		<category><![CDATA[doktor öğretim üyesi kadrosu]]></category>
		<category><![CDATA[jüri üyesi ile kadroya atanan kimsenin ortak yayınlarının olması]]></category>
		<category><![CDATA[Jüri Üyesi ile Ortak Çalışmalar Yapmış Olmak Kadro İptal Nedeni midir?]]></category>
		<category><![CDATA[kadro atamasına dava]]></category>
		<category><![CDATA[Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliği]]></category>
		<category><![CDATA[ortak akademik çalışmalar]]></category>
		<category><![CDATA[profesör atama]]></category>
		<category><![CDATA[profesör kadrosu]]></category>
		<category><![CDATA[yükseköğretim kanunu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilkerurlu.av.tr/?p=980</guid>

					<description><![CDATA[<p>Akademik kadro ilanı ve kadro atamalarına ilişkin hukuka aykırı durumlarla karşılaşmak mümkündür. Bu hukuka aykırılıklar arasına en sık karşılaşılan durum kişiye özel ilanlardır. Bu tür&#8230;</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/juri-uyesi-ile-ortak-calismalar-yapmis-olmak-kadro-iptal-nedeni-midir/">Jüri Üyesi ile Ortak Çalışmalar Yapmış Olmak Kadro İptal Nedeni midir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Akademik kadro ilanı ve kadro atamalarına ilişkin hukuka aykırı durumlarla karşılaşmak mümkündür. Bu hukuka aykırılıklar arasına en sık karşılaşılan durum <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/kisiye-ozel-kadrolara-karsi-iptal-davasi/">kişiye özel ilanlardır</a>. Bu tür ilanlar ilgili mevzuata aykırı olduğundan açılacak dava sonunda karoya yapılan atamanın iptali söz konusu <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/akademik-kadro-ilanlarina-karsi-acilacak-dava/">olmaktadır</a>. Nitekim yakın zamanda YÖK üniversitelere konuyla ilgili <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/akademik-kadro-ilanlarinda-yer-alan-hukuka-aykiriliklara-iliskin-yok-baskanligi-yazisi/">uyarı yazısı</a> göndermiştir. Ancak kadro ilanlarına atamalarda karşılaşılan sorunlar kişiye özel kadro ilanları ile sınırlı değildir.</p>
<p>2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ile Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliğinde akademik kadrolara yapılacak atamalara ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir. Buna göre öğretim üyeliğine yapılacak atamalarda atama unvanına göre değişmekle birlikte kadroya başvuran adayları değerlendirmek üzere öğretim üyeleri görevlendirilmektedir.</p>
<p><strong>İlgili Mevzuat</strong></p>
<p>2547 sayılı Kanun m. 23/a; <em>“Yükseköğretim kurumlarında açık bulunan doktor öğretim üyesi kadroları rektörlükçe ilan edilir. İlan edilen bu kadrolara fakültelerde dekan; diğer birimlerde müdürler, biri o birimin yöneticisi biri de o yükseköğretim kurumunun dışından olmak üzere üç profesör veya doçent tespit ederek bunlardan adayların her biri hakkında yazılı mütalaa isterler…” </em>hükmü ile doktor öğretim üyesi kadrolarına atamayı düzenlemektedir.</p>
<p>2547 sayılı Kanun m. 24/e; <em>“Doçentlik unvanına sahip olanlar yükseköğretim kurumları tarafından ilan edilen doçent kadrolarına başvurur. Doçent kadrosuna başvuran adayların durumlarını incelemek üzere rektör tarafından, varsa biri ilgili birim yöneticisi, en az biri de o üniversite dışından olmak üzere üç profesör tespit edilir. Bu profesörler her aday için ayrı ayrı olmak üzere birer rapor yazarlar ve kadroya atanacak birden fazla aday varsa tercihlerini bildirirler. Üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsü yönetim kurulunun bu raporları göz önünde tutarak alacağı karar üzerine, rektör atamayı yapar”</em> hükmü ile doçentlik kadrosuna atamayı düzenlemektedir.</p>
<p>2547 sayılı Kanun m. 26/b-2; <em>“ Profesörlük kadrosuna başvuran adayların durumlarını ve bilimsel niteliklerini tespit etmek için üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsü yönetim kurulunca en az üçü başka üniversitelerden veya yüksek teknoloji enstitülerinden olmak üzere ilan edilen kadronun bilim alanıyla ilgili beş profesör seçilir. Bu profesörler her aday için ayrı ayrı olmak üzere birer rapor yazarlar ve kadroya atanacak birden fazla aday varsa tercihlerini bildirirler. Üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsü yönetim kurulunun bu raporları göz önünde tutarak alacağı karar üzerine, rektör atamayı yapar”</em> hükmü ile profesör kadrolarına atamayı düzenlemektedir.</p>
<p>İlgili mevzuat gereği öğretim üyeliğine atamada değerlendirme jürisi oluşturulması gerekmektedir. Ancak değerlendirme için görevlendirilen öğretim üyesi ile başvuru yapan adayın ortak akademik çalışmalarının bulunması halinde değerlendirme raporu geçerli olacak mıdır?</p>
<p><strong>Danıştay içtihatlarına göre aday ile değerlendirme jürisinin ortak çalışmalarının bulunması </strong></p>
<p>Danıştay içtihatlarına göre, kadroya ataması yapılan kimse ile değerlendirme yapan öğretim üyesinin ortak yayınlarının bulunuyor olması değerlendirmenin objektif niteliği ile bağdaşmadığından hukuka aykırı bir değerlendirme raporu ortaya çıkacaktır. Bu durumda da diğer adayların dava açması halinde yapılacak incelemede hukuka aykırılık nedeniyle kadroya yapılan atama işleminin iptali gündeme gelecektir.</p>
<p>Danıştay bir kararında; <em>&#8220;&#8230;Bu durumda, dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile somut uyuşmazlık birlikte incelendiğinde, doktor öğretim üyeliği kadrolarına yapılacak olan atamalarda jüri üyelerinin belirli bir aday lehine görüşte bulunmaları halinin, o kişinin anılan kadroya atanmasında esaslı bir unsur olması ve mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesinin de bu hususta jüri üyelerinin değerlendirmelerinin yerinde olup olmadığı hususunun araştırılmasına yönelik olması karşısında dava konusu kadroya yapılacak atamaya dair görüş verecek jürilerin değerlendirmelerinin tarafsız ve objektif olarak yapılması adına, dava konusu kadroya atanmak için başvuruda bulunan ve sonrasında atanması uygun görülen &#8230; ile birlikte çok fazla çalışması olan ve anılan şahsın danışmanı sıfatıyla daha önce görev yapmış olan bölüm başkanı &#8230;&#8217;nun ilgili mevzuat görevi birim yöneticisi olarak Bölüm Başkanı sıfatıyla dahi olsa jüri üyeleri arasında yer almasının kadroya atanmaya aday konumunda bulunan diğer 5 aday tarafından söz konusu jüri üyesince yapılan değerlendirmelerin her zaman tartışılmasına yol açabileceği, objektiflik yönüyle olumsuz intibalara sebebiyet verebileceği kanaatine varılmıştır&#8230;&#8221;</em> gerekçesiyle birlikte akademik çalışmalarının varlığını objektif incelemenin ihlali olarak kabul etmiştir (Danıştay 8. Daire Başkanlığı, 03/12/2024T., 2023/1924 E.  ,  2024/6144 K.).</p>
<p>Danıştay bir başka kararında da; <em>&#8220;&#8230;Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davaya konu doçent kadrosuna atama başvurusunu değerlendirmek üzere oluşturulan jüride, kadroya atanan adayın, yüksek lisans ve doktora tez danışmanı olan, aynı zamanda pek çok ortak makale yayımladığı ve akademik çalışma yürüttüğü öğretim üyesinin görev yaptığı anlaşılmıştır. Diğer bir anlatımla; davacının ve diğer adayın akademik çalışmaları, bu jüri üyesi tarafından da değerlendirilerek, diğer adayın atanması yönünde rapor düzenlendiği anlaşılmıştır. Bu bağlamda; davaya konu kadroya atanan adayın, yüksek lisans ve doktora tez danışmanı olan, aynı zamanda pek çok ortak makale yayımladığı ve akademik çalışma yürüttüğü öğretim üyesinin, atama başvurusunu değerlendirmek üzere oluşturulan jüride yer almış olmasının, tarafsız ve objektif değerlendirme yapılması gerekliliğini ihlal ettiği anlaşıldığından, kadroya davacının atanmamasına, diğer adayın atamasının yapılmasına ilişkin işlemin, hukuka ve akademik hizmet gereklerine aykırı olduğu sonucuna ulaşılmıştır&#8230;&#8221;</em> gerekçesiyle ortak akademik çalışmaların objektif değerlendirme gerekliliğini ihlal olarak kabul etmiştir (Danıştay 8. Daire Başkanlığı, 08/10/2024T., 2022/3220 E.,  2024/5098 K.).</p>
<p>Danıştay&#8217;ın bir kararında da; <em>&#8220;&#8230;Bu bağlamda somut olaya bakıldığında; dava dosyasında yer alan müdahilin yayınlarına ilişkin listede jüri üyesi olarak görevlendirilen Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi &#8230; Anabilim Dalı &#8230; ile anılan kadroya atanan kişinin ortak akademik faaliyetlerde bulunduğu ve yayınlar yaptığı anlaşıldığından anılan jüri üyesi tarafından yapılan akademik değerlendirmenin tarafsız, objektif ve denetlenebilir olmadığı sonucuna ulaşılmıştır&#8230;&#8221; </em>gerekçesiyle birlikte çalışmalar yapmanın objektif niteliği etkilediği sonucuna varmıştır(Danıştay 8. Daire Başkanlığı, 26/09/2024T., 2023/406 E.,  2024/4822 K.).</p>
<p>Yukarıda yer verilen Danıştay kararları uyarınca, akademik kadrolara atamada değerlendirme yapan öğretim üyesi ile kadroya ataması yapılan kimsenin akademik çalışmalar yapmış olması değerlendirmenin objektif niteliğini etkilediğinden bu tür atamalarda hukuka uygunluk bulunmamaktadır.</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/juri-uyesi-ile-ortak-calismalar-yapmis-olmak-kadro-iptal-nedeni-midir/">Jüri Üyesi ile Ortak Çalışmalar Yapmış Olmak Kadro İptal Nedeni midir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Akademik Kadro İlanına İlişkin Örnek Danıştay Kararı İncelemesi</title>
		<link>https://www.ilkerurlu.av.tr/akademik-kadro-ilanina-iliskin-ornek-danistay-karari-incelemesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlker Urlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Oct 2025 15:19:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yükseköğretim Davaları]]></category>
		<category><![CDATA[akademik kadro]]></category>
		<category><![CDATA[akademik kadro ilanı]]></category>
		<category><![CDATA[doçentlik kadrosu dava]]></category>
		<category><![CDATA[doktor öğretim üyesi kadrosu]]></category>
		<category><![CDATA[doktor öğretim üyesi kadrosuna karşı dava]]></category>
		<category><![CDATA[kadro ilanı dava]]></category>
		<category><![CDATA[kadro ilanı itiraz]]></category>
		<category><![CDATA[kişiye özel açılan karo iptal edilebilir mi]]></category>
		<category><![CDATA[öğretim elemanı]]></category>
		<category><![CDATA[öğretim elemanı kadro ilanı]]></category>
		<category><![CDATA[öğretim elemanı kadro ilanı itiraz]]></category>
		<category><![CDATA[öğretim elemanı kadrosuna başvurum redddildi]]></category>
		<category><![CDATA[öğretim üyesi]]></category>
		<category><![CDATA[öğretim üyesi kadro ilanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilkerurlu.av.tr/?p=954</guid>

					<description><![CDATA[<p>Öğretim elemanı ve öğretim üyesi ihtiyacını karşılamak üzere açılan akademik kadro ilanlarında sıkça özel koşullara yer verilmektedir. İlgili mevzuat uyarınca bölümlerin ve anabilim dallarının ihtiyaçlarına&#8230;</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/akademik-kadro-ilanina-iliskin-ornek-danistay-karari-incelemesi/">Akademik Kadro İlanına İlişkin Örnek Danıştay Kararı İncelemesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Öğretim elemanı ve öğretim üyesi ihtiyacını karşılamak üzere açılan akademik kadro ilanlarında sıkça özel koşullara yer verilmektedir. İlgili mevzuat uyarınca bölümlerin ve anabilim dallarının ihtiyaçlarına yönelik olarak açılacak kadrolarda özel koşullara yer verilebileceğini düzenlemektedir. Ancak uygulamada özel koşulların kamu yararı ve hizmet gereği ölçütüne uygun olarak kullanılmadığı, kadroya alınması düşünülen adaya yönelik özel koşulların konulduğu görülmektedir. <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/kisiye-ozel-kadrolara-karsi-iptal-davasi/">Bu tür ilanlar</a> hukuka aykırıdır, dava açılması halinde hukuka aykırılık nedeniyle <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/akademik-kadro-ilanlarina-karsi-acilacak-dava/">iptal edilecektir</a>.</p>
<p>Akademik kadro ilanlarında özel koşullar nedeniyle hukuka aykırılıklar sık olduğundan Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı üniversitelere gönderdiği <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/akademik-kadro-ilanlarinda-yer-alan-hukuka-aykiriliklara-iliskin-yok-baskanligi-yazisi/">yazı</a> ile bu tür hukuka aykırı uygulamalara karşı üniversite yönetimlerini uyarmak durumunda kalmıştır.</p>
<p><strong>Kadro ilanına başvurunun reddi halinde bu karara karşı dava açılabilir mi?</strong></p>
<p>Akademik kadroya başvuru yapmak isteyenler birçok durumda özel koşulları sağlayamadığı düşüncesiyle bu kadrolara başvuru yapmamaktadır. Kimi durumlarda ise aday akademik kadro ilanına başvuru yapmakta ve başvurusu özel koşulların varlığı nedeniyle reddedilmektedir. Kadro ilanındaki özel koşula karşı dava açılmadığı bu durumlarda başvurusu reddedilen aday, bu işleme karşı dava açma hakkı olup olmadığı yönünde şüphe duymaktadır.</p>
<p>Kadro ilanına karşı dava açılmamış olsa dahi başvurusu reddedilen adayın bu red kararı ile kadroya yapılan atama işlemine karşı iptal davası açma hakkı bulunduğu kanaatindeyiz. Kadro ilanı hukuka aykırılık içeriyorsa hukuka aykırı bu ilan nedeniyle bir adayın başvurusunun reddedilmesi de hukuka aykırı olacaktır. Yine hukuka aykırı ilan nedeniyle kadroya yapılan atama işlemi de hukuka aykırı olacağından iptali gerekir.</p>
<p>Hukuka aykırı kadro ilanı işlemin sebep unsurunu oluşturduğundan sebep unsurunda hukuka uyarlık bulunmadığından atama işlemi de hukuka aykırıdır. Bu nedenle kadro ilanın iptali için dava açılmamış olsa dahi başvurunun reddi işlemine karşı açılacak davada kadro ilanında yer alan hukuka aykırılığın mahkemece incelenmesi gerekmektedir. Aşağıda yer verilen Danıştay kararında bu yönde bir değerlendirme yapılmıştır.</p>
<p><strong>Konuyla ilgili Danıştay kararı</strong></p>
<p>Danıştay 8. Dairesi verdiği kararında;</p>
<p><em>“…&#8230;. İdare Mahkemesince verilen &#8230;tarih ve E:&#8230;, K:&#8230;sayılı kararda; dava dosyasının bilirkişi raporu ile birlikte değerlendirilmesinden, davalı idarece 22/01/2018 tarih ve 30309 sayılı Resmi Gazete&#8217;de yayımlanan ilanda İç Hastalıkları Anabilim Dalı&#8217;nda doçentlik kadrosuna alınacak adaylar için &#8220;Karaciğer Transplantasyonu ve Delta Hepatiti Tedavisi Konularında Çalışmalar Yapmış Olmak&#8221; kriterinin getirildiği, davacı ile birlikte iki adayın daha söz konusu kadroya başvuruda bulunduğu ve başvuru şartını da sadece davalı idare yanında müdahilin taşıdığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir…</em></p>
<p><em>&#8230;İstinaf başvurusuna konu edilen Kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddine karar verilmiştir…</em></p>
<p><em>…Her ne kadar 22/01/2018 tarih ve 30309 sayılı Resmi Gazete&#8217;de yayımlanan ilanda yer alan &#8216;Karaciğer transplantasyonu ve delta hepatit tedavisi konularında çalışmalar yapmış olmak&#8217; şartı için dava açılmamış olsa da, anılan şart dikkate alınmak suretiyle doçent kadrosuna atama yapıldığı anlaşıldığından, davacının atanamamasına ilişkin işlemin sebep unsurunu oluşturan şart için kişiyi tarif eder, keyfi, subjektif nitelikte mi, yoksa İç Hastalıkları Anabilim Dalı&#8217;nın kendi içinde belirli bir hastalık türüne yönelik ihtisaslaşmaya katkı sağlayan akademik bir değer mi taşıdığı hususunda da bilirkişilerce inceleme yapılacağı açıktır…”</em> gerekçesiyle ilk derece mahkemesi ve bu kararı hukuka uygun bulan bölge idare mahkemesi kararını yerinde bulmayarak bozulmasına karar vermiştir (Danıştay 8. Daire Başkanlığı, 09/03/2022T., 2021/6675 E.,  2022/1514 K.).</p>
<p>Danıştay kararına konu davada açılan bir doçentlik kadrosuna 3 adayın başvurduğu ve iki adayın özel koşulları sağlamadığı gerekçesiyle başvurularının reddedildiği anlaşılmaktadır. Başvurusu reddedilen bir adayın, başvurunun reddi ve atama işlemin iptaline karşı dava açtığı ve davasının reddedildiği, bölge idare mahkemesinin de bu red kararını hukuka uygun bulduğu görülmektedir.</p>
<p>Temyiz başvurusu üzerine Danıştay’ın önüne gelen davada Danıştay, idare mahkemesi ve bölge idare mahkemesi kararlarını hukuka aykırı bulmuştur. Danıştay gerekçesinde ise kadro ilanına karşı dava açılmamış olmasının kadro ilanında yer alan özel koşulların hukuki denetimden geçirilmesine engel olmadığı vurgulanmıştır. Danıştay’a göre kadro ilanında yer alan şartlar işlemin sebep unsurunu oluşturmaktadır. Yani kadroya yapılan atama ve diğer başvuruların reddi sebebi kadro ilanında yer alan özel koşullardır. Bu nedenle başvurunun reddi ve atama işlemine karşı açılan bir davada kadro ilanında yer alan özel koşulun hukuka uygunluğu denetlenmek zorundadır. Bu denetlemede ise teknik konuların varlığı nedeniyle bilirkişi görüşünden yararlanılması önem arz etmektedir.</p>
<p>Sonuç olarak, bu tür özel koşulların varlığı halinde adayın ilgili kadroya başvurması ve başvurusunun reddi halinde idari işleme karşı dava açması mümkündür.</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/akademik-kadro-ilanina-iliskin-ornek-danistay-karari-incelemesi/">Akademik Kadro İlanına İlişkin Örnek Danıştay Kararı İncelemesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Akademik Kadro İlanlarında Yer Alan Hukuka Aykırılıklara İlişkin YÖK Başkanlığı Yazısı</title>
		<link>https://www.ilkerurlu.av.tr/akademik-kadro-ilanlarinda-yer-alan-hukuka-aykiriliklara-iliskin-yok-baskanligi-yazisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlker Urlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Oct 2025 10:11:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yükseköğretim Davaları]]></category>
		<category><![CDATA[2547 sayılı kanun]]></category>
		<category><![CDATA[2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[akademik kadro ilanı]]></category>
		<category><![CDATA[akademik kadro ilanına itiraz]]></category>
		<category><![CDATA[akademik kadro ilanına itiraz mümkün mü]]></category>
		<category><![CDATA[akademik kadro ilanına karşı dava açma süresi]]></category>
		<category><![CDATA[akademik kadro ilanına özel şart konur mu]]></category>
		<category><![CDATA[akademik kadro iptal davası]]></category>
		<category><![CDATA[öğretim elemanı kadro ilanı]]></category>
		<category><![CDATA[öğretim üyesi kadro ilanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilkerurlu.av.tr/?p=949</guid>

					<description><![CDATA[<p>Akademik kadro ilanlarında özellikle belirli bir kişiyi niteler biçimde özel koşula yer verilmesinin hukuka aykırılık teşkil edeceğine makalelerimizde yer vermiştir. 2/06/2018 tarih ve 30449 sayılı&#8230;</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/akademik-kadro-ilanlarinda-yer-alan-hukuka-aykiriliklara-iliskin-yok-baskanligi-yazisi/">Akademik Kadro İlanlarında Yer Alan Hukuka Aykırılıklara İlişkin YÖK Başkanlığı Yazısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Akademik kadro ilanlarında özellikle belirli bir kişiyi niteler biçimde özel koşula yer verilmesinin hukuka aykırılık teşkil edeceğine <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/kisiye-ozel-kadrolara-karsi-iptal-davasi/">makalelerimizde</a> <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/akademik-kadro-ilanlarina-karsi-acilacak-dava/">yer vermiştir.</a></p>
<p>2/06/2018 tarih ve 30449 sayılı Resmi Gazete&#8217;de yayımlanan Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliği m. 3/3; <em>“İlana başvuru koşulu olarak adayların lisansüstü tez veya uzmanlık tezi adlarının bir kısmı veya tamamı yazılamayacağı gibi ilanda sadece belirli bir adayı tanımlayan özel şartlara da yer verilemez” </em>hükmü ile belirli bir adayı tarif eder nitelikteki ilanların hukuka aykırı olacağını açıkça düzenlemektedir.</p>
<p>Mevzuatın bu açık hükmüne rağmen birçok akademik ilanda kadroya alınmak istenen adaya avantaj kazandıracak özel koşullara yer verilmeye devam edildiği görülmektedir. Hukuka aykırı olan bu kadro ilanlarına ve sonrasında gerçekleştirilen atama işlemlerine karşı davalar açılmakta ve haklı olarak mahkemeler bu ilan ya da ilana bağlı atamaların iptaline karar vermektedir. Bu nedenle Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı üniversitelere gönderdiği 28/08/2025 tarihli yazısı ile hukuka aykırı ilanlara dikkat çekme gereği duymuştur.</p>
<p>YÖK Başkanlığı yazısında; <em>“…Başkanlığımıza ulaşan şikayetler ve basında yer alan haberlerde, bazı yükseköğretim kurumlarının kadro ilanlarında mevzuata aykırı, bilimsellikten uzak, subjektif ve belirli adayı işaret eden şartlara yer verdiği anlaşılmış olup ilanlarda dikkat edilmesi gereken hususlar tüm yükseköğretim kurumlarına ilgi yazımız ile bildirilmiştir. Ancak öğretim elemanı kadro ilanlarına ilişkin birçok ilanın dava konusu olduğu ve bir kısmının yükseköğretim kurumları aleyhine sonuçlandığı tespit edilmiş olup…”</em> yönünde değerlendirmeye yer verildiği görülmektedir.</p>
<p>YÖK Başkanlığı yazısında hukuka aykırı kadro ilanlarının idari ve cezai sorumluluk gerektirdiği hususu da hatırlatılarak bu konuya hassasiyetle yaklaşılması gerektiği bildirilmiştir. Ancak akademik kadro ilanlarında hala kişiyi belirtir özel şartlara yer verildiği görülmektedir. İlgili mevzuat ve yüksek mahkemenin yerleşik içtihatları gereği hizmet gereği ve kamu yararı ile gerekçelendirilemeyen ve belirli kişiyi niteler biçimindeki kadro ilanları hukuka aykırıdır. Bu tür durumlarda kadro ilanına ya da kadro ilanı neticesinde yapılan atama işlemine karşı dava açmak mümkündür.</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/akademik-kadro-ilanlarinda-yer-alan-hukuka-aykiriliklara-iliskin-yok-baskanligi-yazisi/">Akademik Kadro İlanlarında Yer Alan Hukuka Aykırılıklara İlişkin YÖK Başkanlığı Yazısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İntihal Fiilinin Ceza Hukuku Bakımından Değerlendirilmesi</title>
		<link>https://www.ilkerurlu.av.tr/intihal-fiilinin-ceza-hukuku-bakimindan-degerlendirilmesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlker Urlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Oct 2025 14:42:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Yükseköğretim Davaları]]></category>
		<category><![CDATA[5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[intihal]]></category>
		<category><![CDATA[intihal cezası]]></category>
		<category><![CDATA[intihal fiili]]></category>
		<category><![CDATA[intihal şikayet süresi]]></category>
		<category><![CDATA[intihal suç mu]]></category>
		<category><![CDATA[intihal ve iktibas]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilkerurlu.av.tr/?p=941</guid>

					<description><![CDATA[<p>Akademik alanda sık karşılaşılan sorunlardan birisi intihaldir. Ülkemizde akademik çalışmalarla ilgili olarak intihal fiiline karşı yeterli düzeyde farkındalık geliştiğini söylemek mümkün değildir. Bu nedenle akademik&#8230;</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/intihal-fiilinin-ceza-hukuku-bakimindan-degerlendirilmesi/">İntihal Fiilinin Ceza Hukuku Bakımından Değerlendirilmesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Akademik alanda sık karşılaşılan sorunlardan birisi intihaldir. Ülkemizde akademik çalışmalarla ilgili olarak intihal fiiline karşı yeterli düzeyde farkındalık geliştiğini söylemek mümkün değildir. Bu nedenle akademik alanda intihal fiili ile karşılaşılmaktadır.</p>
<p><strong>İntihal fiiline bağlanan hukuki sonuçlar nelerdir?</strong></p>
<p>İntihal filine bağlanan farklı düzlemde hukuki sonuç bulunmaktadır. İntihal fiilini işleyen kimseye karşı tazminat ve tecavüzün önlenmesi gibi özel hukukun konusunu oluşturan hukuki çarelere başvurmak mümkündür. Yine intihal fiilini işleyen kimsenin idare hukuku yönünden disiplin sorumluluğu gündeme gelecektir. Son olarak intihal fiili ceza hukukunun da konusunu oluşturmakta ve intihal fiili ilgili Kanunda suç olarak tanımlanmaktadır.</p>
<p><strong>İntihal fiili ve suç ilişkisi</strong></p>
<p>5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu m. 71/1-3; <em>“Bir eserden kaynak göstermeksizin iktibasta bulunan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır” </em>hükmü ile intihal fiiline ceza sonucu bağlamaktadır.</p>
<p>İntihal, çoğunlukla akademik alanda kullanılan bir kavram olması nedeniyle Kanunda daha geniş bir kavrama yer verildiği görülmektedir. Ancak Kanun metninde yer verilen düzenleme intihal fiilini de kapsamaktadır.</p>
<p>Eserinden kaynak gösterilmeden alıntı yapılan kimse bu suçun mağduru, kaynak göstermeden alıntı yapan kimse ise suçun faili olarak adlandırılacaktır.</p>
<p><strong>Soruşturma ve kovuşturma aşaması</strong></p>
<p>İntihal fiilinin soruşturması şikayete bağlıdır. 5846 sayılı Kanun m. 75/1; <em>“71 ve 72 nci maddelerde sayılan suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılması şikâyete bağlıdır. Yapılan şikâyetin geçerli kabul edilebilmesi için hak sahiplerinin veya üyesi oldukları meslek birliklerinin haklarını kanıtlayan belge ve sair delilleri Cumhuriyet başsavcılığına vermeleri gerekir. Bu belge ve sair delillerin şikâyet süresi içinde Cumhuriyet başsavcılığına verilmemesi hâlinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir”</em> hükmü ile intihal fiilinin soruşturmasını şikayete tabi tutmuştur.</p>
<p>Bir suçun soruşturulmasının şikayete bağlı olduğu durumlarda Savcılık resen yani kendiliğinden suç olup olmadığı yönünde değerlendirmede bulunmayacaktır. Bu durumda ancak eserinden kaynak gösterilmeden alıntı yapıldığını düşünen kimse Savcılığa şikayet ederek soruşturma yapılmasını talep edecektir.</p>
<p>Şikayete bağlı suçlarda şikayet süresi fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren 6 aydır. Bu süre geçirildikten sonra şikayetten hukuken sonuç alınması mümkün değildir. Ancak bu durumun istisnalarından birisi kesintisiz suçlardır. Yani özellikle akademik eserlerde intihal suçunun işlendiği yayınların dergilerde ya da başka mecralarda yayında kalmaya devam etmeleri mümkündür. İntihale konu yayının çeşitli dergilerde ya da mecralarda yayında kalmaya devam etmesi nedeniyle şikayet süresi başlamayacak ve 6 aylık sürenin geçmesi mümkün olmayacaktır.</p>
<p><strong>İntihalin varlığı halinde Savcılık yoluyla tazminat talebi mümkün müdür?</strong></p>
<p>Şikayete bağlı suçlarda Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca uzlaştırma kurumunun işletilmesi gerekmektedir. Uzlaştırma aşamasında tarafların geniş bir hareket özgürlüğü bulunmaktadır. Bu aşamada mağdurun failden belirli bir miktar tazminat talep etmesi de mümkündür. Uygulamada da intihal fiilinin açık olduğu durumlarda kişilerin Savcılık şikayeti yoluyla tazminat talebine ulaştıkları görülmektedir.</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/intihal-fiilinin-ceza-hukuku-bakimindan-degerlendirilmesi/">İntihal Fiilinin Ceza Hukuku Bakımından Değerlendirilmesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Akademik Kadro İlanlarına Karşı Açılacak Dava</title>
		<link>https://www.ilkerurlu.av.tr/akademik-kadro-ilanlarina-karsi-acilacak-dava/</link>
					<comments>https://www.ilkerurlu.av.tr/akademik-kadro-ilanlarina-karsi-acilacak-dava/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlker Urlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Sep 2025 13:10:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yükseköğretim Davaları]]></category>
		<category><![CDATA[2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[akademik kadro ilanı]]></category>
		<category><![CDATA[akademik kadro ilanına dava açma süresi]]></category>
		<category><![CDATA[akademik kadro ilanına karşı dava]]></category>
		<category><![CDATA[akademik kadro ilanında özel şart]]></category>
		<category><![CDATA[akademik kadro ilanlarına dava açmak mümkün müdür]]></category>
		<category><![CDATA[akademik kadro ilanlarının kişiye özel açılması]]></category>
		<category><![CDATA[akademik kadrolarda kişiye özel ilan]]></category>
		<category><![CDATA[Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilkerurlu.av.tr/?p=933</guid>

					<description><![CDATA[<p>Akademik kadro ilanlarında sıkça karşılaşılan durumlardan birisi kadro ilanlarına konulan özel koşullardır. Kadro ilanlarında yer verilen özel koşullar çoğu durumda kişiyi niteler biçimde olduğundan hukuka&#8230;</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/akademik-kadro-ilanlarina-karsi-acilacak-dava/">Akademik Kadro İlanlarına Karşı Açılacak Dava</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Akademik kadro ilanlarında sıkça karşılaşılan durumlardan birisi kadro ilanlarına konulan özel koşullardır. Kadro ilanlarında yer verilen özel koşullar çoğu durumda kişiyi niteler biçimde olduğundan hukuka aykırılık teşkil etmektedir. Bu nedenle Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı üniversite rektörlüklerine gönderdiği 28/08/2025 tarihli yazısı ile kadro ilanlarında belirli bir adayı işaret eden özel koşulların yer almaması gerekliliğini vurgulamış ve açılan davaların bu nedenle kurumlar aleyhine sonuçlandığını vurgulamıştır.</p>
<p><strong>İlgili Mevzuat</strong></p>
<p>2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu m. 23; <em>“c) Yükseköğretim kurumları, doktor öğretim üyesi kadrosuna atama için <strong><u>Yükseköğretim Kurulunun onayını almak suretiyle</u></strong>, münhasıran bilimsel kaliteyi artırmak amacına yönelik olarak, bilim disiplinleri arasındaki farklılıkları da göz önünde bulundurarak, objektif ve denetlenebilir nitelikte ek koşullar belirleyebilirler&#8221;</em> bendi ile doktor öğretim üyesi kadro ilanlarında objektif ve denetlenebilir ek koşullar getirilebileceğini düzenlemektedir.</p>
<p>12/06/2018 tarih ve 30449 sayılı Resmi Gazete&#8217;de yayımlanan Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliği m. 3/3<em>; “(Ek:RG-9/3/2021-31418) İlana başvuru koşulu olarak adayların lisansüstü tez veya uzmanlık tezi adlarının bir kısmı veya tamamı yazılamayacağı gibi ilanda sadece belirli bir adayı tanımlayan özel şartlara da yer verilemez&#8221; </em>ilanda sadece belirli bir adayı tanımlayan özel şartlara yer verilemeyeceğini hüküm altına almaktadır.</p>
<p><strong>İlgili mevzuat gereği kadro ilanının hukuka aykırılık içerip içermediği nasıl tespit edilir?</strong></p>
<p>Kadro ilanlarını düzenleyen bu hukuki düzenlemeye göre ilanlarda dikkat edilmesi gereken çeşitli durumlar söz konusudur.</p>
<p>Kadro ilanı objektif ve denetlenebilir ek koşul içeriyor ise bu durumda ilgili kurumun Yükseköğretim Kurulunun onayını alması gerekmektedir. Bu tür bir onay alınmadan bu nitelikte bir ek koşul getirildiği taktirde kadro ilanı hukuka aykırı kabul edilmelidir.</p>
<p>Kadro ilanında özel koşul getirilmesi hukuken mümkündür. Ancak bu durumda da özel koşulun <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/kisiye-ozel-kadrolara-karsi-iptal-davasi/">belirli bir kişiyi nitelememesi gerekmektedir</a>. Kadro ilanlarına bakıldığında çoğu durumda kadroya atanması istenilen kişinin yayınlarından özel koşulların belirlendiği görülmektedir. Ancak hizmet gereği ve kamu yararı üzerinden temellendirilmeyen bu kadro ilanları hukuka aykırıdır.</p>
<p><strong>Kadro ilanlarına karşı dava açmak mümkün müdür?</strong></p>
<p>Kadro ilanlarında hukuka aykırılıkların bulunduğu düşünülüyorsa kadro ilanına karşı dava açmak mümkündür. Bu dava doğrudan kadro ilanına karşı iptal davası nitelinde olabileceği gibi kadro ilanına başvurulduğu ve başvurunun reddedildiği durumda başvurunun reddi işleminin iptali nitelinde de olabilir.</p>
<p>Kadro ilanına karşı açılacak davalarda idari yargıdaki altmış günlük dava açma süresine dikkat edilmesi önemlidir.</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/akademik-kadro-ilanlarina-karsi-acilacak-dava/">Akademik Kadro İlanlarına Karşı Açılacak Dava</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilkerurlu.av.tr/akademik-kadro-ilanlarina-karsi-acilacak-dava/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kişiye Özel Kadrolara Karşı İptal Davası</title>
		<link>https://www.ilkerurlu.av.tr/kisiye-ozel-kadrolara-karsi-iptal-davasi/</link>
					<comments>https://www.ilkerurlu.av.tr/kisiye-ozel-kadrolara-karsi-iptal-davasi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlker Urlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Apr 2025 14:32:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yükseköğretim Davaları]]></category>
		<category><![CDATA[2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[akademik kadrolarda özel koşul]]></category>
		<category><![CDATA[belirli bir kimseyi niteler biçimde açılan kadrolar]]></category>
		<category><![CDATA[bir kişiye açılan kadro]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet gerekleri]]></category>
		<category><![CDATA[kadro başvurusu iptal davası]]></category>
		<category><![CDATA[kadro iptal davaları]]></category>
		<category><![CDATA[kadroya başvurum reddedildi]]></category>
		<category><![CDATA[kamu yararı]]></category>
		<category><![CDATA[kişiye özel açılan kadroya karşı dava açılabilir mi]]></category>
		<category><![CDATA[kişiye özel kadro açılabilir mi]]></category>
		<category><![CDATA[kişiye özgü kadro]]></category>
		<category><![CDATA[kişiye özgü kadro iptali]]></category>
		<category><![CDATA[öğretim üyeliği kadrosuna atanma]]></category>
		<category><![CDATA[öğretim üyeliği kadrosuna başvurunun kabul edilmemesi]]></category>
		<category><![CDATA[Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilkerurlu.av.tr/?p=897</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ülkemizde akademik alanda yaşanan sorunlardan birisi de üniversitelerde kişilere özgü açılan öğretim üyesi kadrolarıdır. Üniversiteler “istedikleri kimseleri” kadroya atayabilmek adına kadro ilanına o kişiyi belirten&#8230;</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/kisiye-ozel-kadrolara-karsi-iptal-davasi/">Kişiye Özel Kadrolara Karşı İptal Davası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ülkemizde akademik alanda yaşanan sorunlardan birisi de üniversitelerde kişilere özgü açılan öğretim üyesi kadrolarıdır. Üniversiteler “istedikleri kimseleri” kadroya atayabilmek adına kadro ilanına o kişiyi belirten koşullar getirmektedirler. Ancak bu uygulama hukuka aykırıdır.</p>
<p><strong>Konuya İlişkin Mevzuat</strong></p>
<p>2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu m. 23’te yer alan <em>“Yükseköğretim kurumları, doktor öğretim üyesi kadrosuna atama için Yükseköğretim Kurulunun onayını almak suretiyle, münhasıran bilimsel kaliteyi artırmak amacına yönelik olarak, bilim disiplinleri arasındaki farklılıkları da göz önünde bulundurarak, objektif ve denetlenebilir nitelikte ek koşullar belirleyebilirler&#8221;</em> hükmü obektif ve denetlenebilir ek koşul getirmenin mümkün olduğunu öngörmektedir.</p>
<p>12/06/2018 tarih ve 30449 sayılı Resmi Gazete&#8217;de yayımlanan Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliği m. 3/3; <em>“(Ek:RG-9/3/2021-31418) İlana başvuru koşulu olarak adayların lisansüstü tez veya uzmanlık tezi adlarının bir kısmı veya tamamı yazılamayacağı gibi ilanda sadece belirli bir adayı tanımlayan özel şartlara da yer verilemez&#8221;</em> hükmü ile ilana yalnızca bir adayı niteler biçimde koşul getirilemeyeceğini düzenlemektedir.</p>
<p>İlgili Kanun ve Yönetmelik uyarınca açılan bir kadroya objektif ve denetlenebilir nitelikte bir ek koşul getirmek için Yükseköğretim Kurulunun onayını almak gerekmektedir. Ancak çoğu durumda üniversiteler ilanda bu tür bir objektif koşul yerine ilan edilen kadroya özgü bir koşul getirerek Yükseköğretim Kurulundan onay almaya gerek duymamaktadırlar.</p>
<p><strong>Peki getirilen özel koşullar hukuka uygun mudur?</strong></p>
<p>Kadro ilanına konulan spesifik koşulun hukuka uygun olması için öncelikle bu koşulun hizmet gerekleri ve kamu yararı kavramları ile açıklanabilir olması gerekmektedir. Üniversiteler getirdikleri bu özel koşulu hizmet gereği ve kamu yararı ile ilişkilendiremiyorsa bu durumda konulan koşulun hukuka uygunluğundan bahsetmek mümkün olmayacaktır.</p>
<p>Yukarıda yer verilen Yönetmelik hükmünde de kadro ilanında yer alan özel koşulun belirli bir kimseyi niteler biçimde olamayacağı açıkça düzenlenmektedir. Bu tür kadro ilanlarının hukuka aykırı nedeniyle iptali gündeme gelecektir.</p>
<p><strong>Kişiyi niteler biçimde kadro ilanlarına karşı iptal davası açmak mümkün müdür?</strong></p>
<p>İlgili mevzuata aykırı biçimde ilan edilen kadro ilanlarına karşı dava açmak mümkündür. İlgili kadroya atamaya yapılması halinde de kadro ilanı ile birlikte atama işleminin iptaline de karar verilmesi gerekmektedir.</p>
<p>İdare hukukunda idare mahkemesince yerindelik denetimi yapılamamaktadır. Yani idare mahkemesi idarenin yerine geçerek hukuka uygun bir atama işlemi yapamamaktadır. Bu durumda idare, mahkemenin iptal kararındaki gerekçesini dikkate alarak idari işlem tesis etmek durumundadır. Bu idari işlemin de hukuka aykırı olması halinde bu işleme karşı da dava açmak mümkündür.</p>
<p><strong>Konuyla ilgili Danıştay kararı</strong></p>
<p>Danıştay verdiği bir başka kararında da; <em>&#8220;&#8230;Dava, … Üniversitesi Rektörlüğü Tıp Fakültesi Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı&#8217;na &#8220;Sağ ve sol over kanserlerinin yayılım paterni konusunda, cerrahi menopozda ERT&#8217;nin homosisteine etkisi konusunda ve preeklampside VEGF, PIGF, sFlt-1 ve sEng konusunda çalışmaları olmak&#8221; koşullu bir adet profesör ile &#8220;preeklampside VEGF, PIGF, sFlt-1 ve sEng konsunda, tekrarlayan gebelik kayıplarında TAFİ düzeyi konusunda, kombine oral kontraseptiflerin PAİ-1 üzerine etkisi konusunda çalışmaları olmak&#8221; koşullu bir adet profesör öğretim üyesi alınması ile ilgili ilanın ve bu ilana bağlı olarak 31/01/2013 tarihinde yapılan atamaların iptali istemiyle açılmıştır&#8230;Uyuşmazlıkta; profesör alımına ilişkin ilanda yer alan &#8220;Sağ ve sol over kanserlerinin yayılım paterni konusunda, cerrahi menopozda ERT&#8217;nin homosisteine etkisi konusunda ve preeklampside VEGF, PIGF, sFlt-1 ve sEng konusunda çalışmaları olmak&#8221; koşulu ile &#8220;preeklampside VEGF, PIGF, sFlt-1 ve sEng konsunda, tekrarlayan gebelik kayıplarında TAFİ düzeyi konusunda, kombine oral kontraseptiflerin PAİ-1 üzerine etkisi konusunda çalışmaları olmak&#8221; koşulunun ihtiyaç ve hizmet gerekleri doğrultusunda getirilebilecek özel ve ilan edilen kadroya özgü, spesifik bir koşul olduğu, dolayısıyla Yükseköğretim Kurulu&#8217;nun onayına tabi olmadığı anlaşılmakla birlikte; <strong><u>davalı idare tarafından, anılan koşulun hizmet ve ihtiyaç gerekleri doğrultusunda getirilmiş olduğuna dair somut bilgi ve belge sunulamadığı görüldüğünden, dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk</u></strong>, dava konusu işlemleri iptal eden İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır&#8230;&#8221;</em> gerekçesiyle kadro ilanlarında spesifik ve özgü koşulların varlığı halinde ilgili koşulun hizmet gereklerine ve ihtiyaca uygunluğunun aranması gerektiğine, belirli bir kişiyi belirtir ilanların hukuka aykırı olacağına hükmetmiştir (Danıştay 8. Daire Başkanlığı, 29/12/2020T., 2019/8364 E.,  2020/6105 K.).</p>
<p>Sonuç olarak hukuka aykırı kadro ilanına ve atanma işlemine karşı süresi içerisinde idare mahkemelerinde dava açmak mümkündür.</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/kisiye-ozel-kadrolara-karsi-iptal-davasi/">Kişiye Özel Kadrolara Karşı İptal Davası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilkerurlu.av.tr/kisiye-ozel-kadrolara-karsi-iptal-davasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>4</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Üniversite Etik Komisyonlarınca Verilen Etik İhlal Kararlarına Karşı Dava Açılabileceğine İlişkin Bölge İdare Mahkemesi Kararının İncelenmesi</title>
		<link>https://www.ilkerurlu.av.tr/universite-etik-komisyonlarinca-verilen-etik-ihlal-kararlarina-karsi-dava-acilabilecegine-iliskin-bolge-idare-mahkemesi-kararinin-incelenmesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlker Urlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 22 Feb 2025 08:35:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Doçenlik İşlemleri ile İlgili Davalar]]></category>
		<category><![CDATA[İdare Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Yükseköğretim Davaları]]></category>
		<category><![CDATA[ayrılabilir işlemler kuramı]]></category>
		<category><![CDATA[etik ihlal]]></category>
		<category><![CDATA[etik ihlal kararı verilen kimse idari görev alabilir mi]]></category>
		<category><![CDATA[etik ihlal kararlarına karşı dava açılabilir mi]]></category>
		<category><![CDATA[etik komisyon kararına karşı dava]]></category>
		<category><![CDATA[etik komisyon kararına karşı dava açılabilir mi]]></category>
		<category><![CDATA[etik kurul kararına karşı dava]]></category>
		<category><![CDATA[hakkımda verilen etik ihlal kararına karşı dava açabilir miyim]]></category>
		<category><![CDATA[intihal kararına karşı dava açılabilir mi]]></category>
		<category><![CDATA[YÖK bilimsel araştırma ve etik yönergesi]]></category>
		<category><![CDATA[YÖK etik yönerge]]></category>
		<category><![CDATA[YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI BİLİMSEL ARAŞTIRMA VE YAYIN ETİĞİ YÖNERGESİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilkerurlu.av.tr/?p=884</guid>

					<description><![CDATA[<p>Akademik alanda önemli sorun alanlarından birisini de kuşkusuz etik ihlaller oluşturmaktadır. Akademisyenlerin yayınlarında etik ihlal olduğu yönündeki iddialar yalnızca doçentlik başvurusunun incelenmesi aşamasında değil diğer&#8230;</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/universite-etik-komisyonlarinca-verilen-etik-ihlal-kararlarina-karsi-dava-acilabilecegine-iliskin-bolge-idare-mahkemesi-kararinin-incelenmesi/">Üniversite Etik Komisyonlarınca Verilen Etik İhlal Kararlarına Karşı Dava Açılabileceğine İlişkin Bölge İdare Mahkemesi Kararının İncelenmesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Akademik alanda önemli sorun alanlarından birisini de kuşkusuz etik ihlaller oluşturmaktadır. Akademisyenlerin yayınlarında etik ihlal olduğu yönündeki iddialar yalnızca doçentlik başvurusunun incelenmesi aşamasında değil diğer zamanlarda da incelenebiliyor. Üniversiteler bünyesinde kurulan etik kurullar şikayet ya da diğer gerekli durumlarda bu incelemeyi yapabiliyorlar.</p>
<p><strong>Peki, etik kurullarca verilen kararlara karşı idare mahkemesinde dava açmak mümkün mü? </strong></p>
<p>Doktrinde ve yargı kararlarında tartışmalı olan bu konuya ilişkin daha önceki bir <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/etik-ihlal-kararlarina-karsi-acilacak-davanin-ayrilabilir-islemler-kurami-baglaminda-degerlendirilmesi/">yazımızda</a> ayrılabilir işlem kuramı çerçevesinde etik kurullar tarafından verilen etik ihlal kararlarına karşı dava açmanın mümkün olması gerektiğini ifade etmiştik. Nitekim takip ettiğimiz bir dosyada üniversite etik kurulu tarafından verilen etik ihlal kararına karşı açtığımız davada, idare mahkemesince, tamamlanmış ve icrai nitelikte bir idari işlem bulunmadığı gerekçesiyle dosyanın incelenmeksizin reddine karar verilmişti. İdare mahkemesinin bu kararına karşı yaptığımız istinaf başvurusunda Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi içtihat niteliğine bir karar verdi.</p>
<p><strong>Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi Kararının İncelenmesi</strong></p>
<p>Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi 2025/131 Esas 2025/202 Karar sayılı ve 16/01/2025 tarihli kararında; <em>“…İdari işlemlerin yukarıda belirtilen nitelikleri yönünden konuya bakıldığında, davacının etik ihlalinde bulunduğuna yönelik davalı idare işleminin, &#8220;idare işlevi&#8221; kapsamında bulunduğu ve tek yanlı bir irade açıklaması ile oluştuğu açık olup, idari davaya konu olabilecek işlem niteliğine sahip olup olmadığının belirlenebilmesi için icrailik niteliğini taşıyıp taşımadığının da ortaya konulması gerekmektedir. İdari işlemin icrai (yürütülebilir) nitelikte olması için ilgililerin hukuksal durumunu değiştirmesi, ilgilileri hukuksal yönden etkilemesi gerekmektedir<strong><u>. İdari işlemin icrailik unsurunu değerlendirirken işlemin &#8220;kesin&#8221; ve &#8220;nihai&#8221; olması hususları üzerinde de durulması gerektiği açıktır. </u></strong>Gerek öğretide gerekse yargı kararlarında, idari karar alma süreci içinde gerçekleştirilen işlemler arasında ancak nihai işlemin iptal davasına konu olabileceği görüşü yerine hukuksal prosedür içinde yer alan işlemlerin de iptal davasına konu oluşturabileceği kabul edilmektedir. <strong><u>&#8220;Ayrılabilir işlemler&#8221; kuramının ana amacı, bir idari süreç içinde yer alan işlemlerin hukuki sonuçlar yaratmaları halinde bu süreçten bağımsız olarak dava edilebilmelerinin sağlanmasıdır. Olayda, her ne kadar, davaya konu işlemde, etik ihlali tespitinden sonra kararın, aday hakkında disiplin mevzuatına göre gerekli işlemlerin tesis edilebilecek ise de; bu haliyle de, davacının akademik hayatını büyük ölçüde etkileyebilecek ve olumsuz birçok sonuca yol açabilecek durumda bulunan davaya konu işlemin, davacının menfaatini ve hukuki durumunu etkiler nitelikte bir işlem olduğu açıktır. </u></strong>Bu itibarla, davaya konu işlemin nihai işlem olarak kabulü olanaklı değil ise de, <strong>bir idari süreç içinde yer alması ve hukuki sonuç yaratmış olması nedeniyle ilgilinin hukuksal durumunda değişiklik meydana getirdiği görüldüğünden</strong>, bu haliyle kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem olduğu ve idari davaya konu edilebileceği sonucuna varılmaktadır. Belirtilen nedenle, uyuşmazlığın esasının incelenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, davanın incelenmeksizin reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir…”</em> gerekçesine yer verildiği görülmektedir.</p>
<p>Kararda, etik ihlal kararı neticesinde disiplin mevzuatına göre işlem başlatılması mümkün olmasına rağmen disiplin işleminin sonucu beklenilmeden de ayrılabilir işlem kuramı uyarınca etik ihlal kararına karşı dava açılabileceği kabul edilmiştir.</p>
<p>Mahkemece verilen kararın gerekçesi yerindedir. Etik ihlal kararı verildiği anda ilgilinin hukuki statüsünde değişiklik meydana gelmektedir. Hatta kimi üniversitelerin etik yönergelerinde, hakkında etik ihlal kararı verilen ilgilinin idari görev üstlenemeyeceği yönünde açık düzenlemeler söz konusu olabilmektedir.</p>
<p>Bu yönde açık bir düzenleme olmamasına rağmen, hakkında etik ihlal kararı verilmiş bir kimseye, akademik faaliyetlerle ilgili görevlendirmelerde, idari pozisyonlara yönelik atamalarda ve idarenin takdir yetkisini kullanmasını gerektiren diğer işlemlerde idarece olumlu yaklaşılmayacağı ve etik ihlal kararının olumsuz değerlendirmede gerekçe yapılacağı açıktır.</p>
<p>Bu tür durumların varlığı da gözetilerek etik ihlal kararlarına karşı dava açmak mümkün olmalıdır.</p>
<p>Bölge İdare Mahkemesince verilen karar, yukarıda yer verilen açıklamalar ile birlikte değerlendirildiğinde hukuka ve hakkaniyete uygun bir karardır.</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/universite-etik-komisyonlarinca-verilen-etik-ihlal-kararlarina-karsi-dava-acilabilecegine-iliskin-bolge-idare-mahkemesi-kararinin-incelenmesi/">Üniversite Etik Komisyonlarınca Verilen Etik İhlal Kararlarına Karşı Dava Açılabileceğine İlişkin Bölge İdare Mahkemesi Kararının İncelenmesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Akademik Personele Mesai Kontrolü Yapılabilir mi?</title>
		<link>https://www.ilkerurlu.av.tr/akademik-personele-mesai-kontrolu-yapilabilir-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlker Urlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 28 Apr 2024 12:50:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yükseköğretim Davaları]]></category>
		<category><![CDATA[akademik personel]]></category>
		<category><![CDATA[akademisyene mesai zorunluluğu mümkün mü]]></category>
		<category><![CDATA[akademisyenin çalışma saatleri]]></category>
		<category><![CDATA[akademisyenin mesai saati olur mu]]></category>
		<category><![CDATA[akademisyenlerin mesai saatleri]]></category>
		<category><![CDATA[disiplin cezası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilkerurlu.av.tr/?p=646</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üniversitelerde görev yapan akademik personelin diğer kamu çalışanları gibi sabit çalışma saatlerine tabi olup olmadıkları hususu sıkça tartışılmaktadır. Danıştay 8. Daire Başkanlığı bir kararında akademisyenlerin&#8230;</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/akademik-personele-mesai-kontrolu-yapilabilir-mi/">Akademik Personele Mesai Kontrolü Yapılabilir mi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üniversitelerde görev yapan akademik personelin diğer kamu çalışanları gibi sabit çalışma saatlerine tabi olup olmadıkları hususu sıkça tartışılmaktadır. Danıştay 8. Daire Başkanlığı bir kararında akademisyenlerin sabit çalışma saatlerine tabi olup olmadıkları hususunda önemli bir karar vermiştir. Karar vakıf üniversitesinde iş sözleşmesi kapsamında görev bir öğretim görevlisi hakkında verilmiş olsa da, kararın içeriğinden ve gerekçesinden akademisyenlerin mesai sınırlamasına ilişkin genel ilkeleri çıkarmak mümkündür.</p>
<p>Danıştay kararında öğretim elemanlarının mesaiye devam konusunda diğer kamu görevlileri gibi kabul edilemeyeceğine vurgu yapılmaktadır. Buna dayanak olarak da Anayasa’nın 130. maddesi gösterilmektedir. Anayasa m. 130/1<em>; “Çağdaş eğitim-öğretim esaslarına dayanan bir düzen içinde milletin ve ülkenin ihtiyaçlarına uygun insan gücü yetiştirmek amacı ile; ortaöğretime dayalı çeşitli düzeylerde eğitim-öğretim, bilimsel araştırma, yayın ve danışmanlık yapmak, ülkeye ve insanlığa hizmet etmek üzere çeşitli birimlerden oluşan kamu tüzelkişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip üniversiteler Devlet tarafından kanunla kurulur”</em> hükmünü, m.130/4 ise; <em>“Üniversiteler ile öğretim üyeleri ve yardımcıları serbestçe her türlü bilimsel araştırma ve yayında bulunabilirler…”</em> hükmünü içermektedir.  Anayasa’nın ilgili hükümleri uyarınca üniversitelerin bilimsel özerklikleri serbestlikleri güvence altına alınmıştır.</p>
<p>Danıştay kararında; <em>“…Öğretim elemanlarının, üniversitedeki görevlerini aksatmamaları koşuluyla bilimsel çalışmalar için kaynak araştırma, toplantılara katılma ve benzeri nedenlerle görev alanı dışında bulunmaları, akademik faaliyetin ayrılmaz bir unsurudur. Bu açıdan, akademik personele mesai kontrolü yapılması akademik faaliyetin niteliğine aykırı bulunmaktadır. Öğretim elemanlarının verilen görevleri yerine getirdiği, eğitim-öğretim faaliyetinin yürütülmesinde bir aksaklık yaşanmadığı sürece, salt göreve geç gelmenin veya belirli günler hiç gelmemenin sözleşmenin feshedilmesine yol açmayacağı kabul edilmelidir. Nitekim, göreve geç gelme veya belirli günler hiç gelmeme gibi fiillerin sübuta ermesi durumunda, disiplin kuralları uyarınca fiile uyan disiplin cezasının verilebileceği tabidir…”</em> gerekçesiyle akademik personelin çeşitli nedenlerle üniversite dışında bulunması olağan kabul edilmiştir (Danıştay 8. Daire Başkanlığı, 20/01/2022T., 2018/5353 E., 2022/148 K.). Gerekçede öğretim elemanları yönünden eğitim-öğretim faaliyetlerinin aksatılmaması koşuluna yer verildiği görülmektedir. Buna göre mesaiye hiç gelmeme durumunda ise disiplin hükümlerine atıf yapılarak kişi hakkında disiplin işlemi uygulanmasının mümkün olduğu ifade edilmektedir.</p>
<p>Danıştay kararının devamında; <em>“…dava konusu işlemin gerekçesi olarak ileri sürülen hususları teyit eder yeterli yargısal verinin mevcut olduğu ve yazılı fiiller nedeniyle eğitim öğretim faaliyetinin aksamasına sebep olduğu kabul edilmişse de, dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin mesai kontrolüne ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Göreve geç gelme veya belirli günler hiç gelmeme nedeniyle eğitim öğretim faaliyetine yansıyan aksaklığa ilişkin bir bilgi belgenin bulunmadığı ve bu yönde bir değerlendirmenin de yapılmadığı anlaşılmıştır. Meslek Yüksekokulu öğrencilerince mezuniyet projelerinde beklenen notun alınmadığı ve tekrar inceleme yapılması gerektiği yönünde verilen dilekçeler ise, davacının görevini gereği gibi yapmadığı iddiasını kanıtlayacak nitelikte bulunmamıştır. Bu durumda; davalı idarece, davacının göreve geç gelmesi veya belirli günler hiç gelmemesinin, akademik faaliyeti aksatıp aksatmadığı yönünde tespit ve değerlendirme yapılmadan tesis edilen dava konusu işlemin, hukuka ve akademik hizmet gereklerine aykırı olduğundan, aksi yöndeki İstinaf Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamıştır…”</em> yönündeki gerekçe ile göreve geç gelme ya da hiç gelmeme eyleminin üniversitenin eğitim-öğretim faaliyeti nasıl aksattığının gösterilmesi gerekliliğine, bu tür bir gerekçeye yer verilmeden akademik personel hakkında işlem tesis edilmesinin hukuka aykırı olacağına hükmedilmiştir (Danıştay 8. Daire Başkanlığı, 20/01/2022T., 2018/5353 E., 2022/148 K.).</p>
<p>Danıştay’ın akademik personel hakkında verdiği karar yol göstericidir. Bu karar, mesai saatleri yönünden akademik personele diğer kamu görevlilerinden farklı bir özerklik alanı tanımakta, bu özerkliğin sınırının ise eğitim-öğretim faaliyetlerinin aksatılmadan yürütülmesi olarak çizildiği görülmektedir. Bu karardan da anlaşılacağı üzere, üniversitelerde akademik personel hakkında salt mesai saatlerine riayet etmeme gerekçesiyle disiplin işlemi tesisine karşı hukuki yollara başvurmak mümkündür.</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/akademik-personele-mesai-kontrolu-yapilabilir-mi/">Akademik Personele Mesai Kontrolü Yapılabilir mi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mecburi Hizmet Yükümlülüğünün Tamamlanmaması Nedeniyle Ödenen Maaşlar Geri İstenebilir mi?</title>
		<link>https://www.ilkerurlu.av.tr/mecburi-hizmet-yukumlulugunun-tamamlanmamasi-nedeniyle-odenen-maaslar-geri-istenebilir-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlker Urlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 28 Apr 2024 12:45:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yükseköğretim Davaları]]></category>
		<category><![CDATA[angarya yasağı]]></category>
		<category><![CDATA[ankara idare avukatı]]></category>
		<category><![CDATA[istirdat davası]]></category>
		<category><![CDATA[mecburi hizmet nedeniyle ödenen maaşlar istenebilir mi]]></category>
		<category><![CDATA[Mecburi hizmet yükümlülüğü]]></category>
		<category><![CDATA[mecburi hizmet yükümlülüğünün ihlali]]></category>
		<category><![CDATA[menfi tespit davası]]></category>
		<category><![CDATA[sulhname]]></category>
		<category><![CDATA[yüklenme senedi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilkerurlu.av.tr/?p=640</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uygulamada 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu m. 35 uyarınca yüksek lisans ve doktora eğitimi nedeniyle bir başka üniversiteye görevlendirilen araştırma görevlileri ile üniversiteler arasında yüklenme senetlerinin&#8230;</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/mecburi-hizmet-yukumlulugunun-tamamlanmamasi-nedeniyle-odenen-maaslar-geri-istenebilir-mi/">Mecburi Hizmet Yükümlülüğünün Tamamlanmaması Nedeniyle Ödenen Maaşlar Geri İstenebilir mi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uygulamada 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu m. 35 uyarınca yüksek lisans ve doktora eğitimi nedeniyle bir başka üniversiteye görevlendirilen araştırma görevlileri ile üniversiteler arasında yüklenme senetlerinin imzalandığı ve araştırma görevlilerinin bir başka üniversitede görevlendirildikleri süre boyunca mecburi hizmet yüklendiklerini görülmektedir. Araştırma görevlilerinin eğitim süreçlerini tamamlamalarının ardından çeşitli nedenlerle yüklenme senedi imzaladıkları üniversiteye dönmek istememeleri ya da bir süre çalıştıktan sonra üniversiteden ayrılmak istemeleri durumunda kendilerine yüklenme senetleri uyarınca borç bakiyesi çıkarıldığı görülmektedir. Ancak üniversitelerin bu uygulamalarına karşı dava açmak ve borçlu olunmadığının tespiti ile ödenen bedelin iadesini talep etmek mevcut düzenleme uyarınca mümkün görünmektedir.</p>
<p>Anayasa m. 18 zorla çalıştırma yasağı ile birlikte angarya yasağı da getirmektedir. Buna göre; &#8220;Hiç kimse zorla çalıştırılamaz. Angarya yasaktır&#8221;. Anayasa&#8217;nın 18. maddesinin gerekçesinde angarya yasağı; &#8220;kişinin emeğinin karşılığını almadan zorla çalıştırılması&#8221;; Anayasa Mahkemesinin çeşitli kararlarında da &#8220;bir maldan ya da bir kişinin çalışmasından karşılıksız yararlanma&#8221; şeklinde tanımlanmıştır (AYM, E.2011/150, K.2013/30, 14/2/2013; E.2006/21, K.2006/38, 13/3/2006). Buna göre angarya, zorla çalıştırmanın bedel ödenmeksizin yaptırılan şekli olarak kabul edilebilir. Anayasa’nın angarya yasağı gereği araştırma görevlilerinin görevlendirildiği üniversitelerde görev süresi boyunca çalışmasının karşılığı olarak aldığı maaşların, üniversitelerce geri istenmesi, araştırma görevlilerinin görev yaptığı süre boyunca hiç maaş almadan çalışması anlamına geleceğinden, angarya yasağı kapsamında değerlendirilmelidir. Nitekim Yargıtay yakın tarihli kararlarında, mecburi hizmet yükümlülüğü bulunanların imzaladıkları senetler dolayısıyla mecburi hizmet yükümlülükleri bulunan üniversitelerin maaş ödemesini geri istemelerini angarya yasağına aykırı bularak, maaş ödemelerinin geri istenemeyeceğine hükmetmiştir.</p>
<p>Yargıtay bir kararında; <em>&#8220;Davacı, 31.08.2010 tarihinde Öğretim Elemanı Yetiştirme Projesi kapsamında Araştırma Görevlisi olarak &#8230; Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümüne aslen buna müteakip 2547 Sayılı Yükseköğretim Yasa’nın 35. maddesi uyarınca &#8220;doktora eğitimini&#8221; tamamlayabilmek için 18.03.2011 tarihinde İstanbul Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü İnşaat Mühendisliği Anabilim Dalı&#8217;na naklen atandığını, naklen atanırken yüklenme senedi imzaladığını, yüklenme senedinde doktora eğitimini tamamladıktan sonra döneceğini, doktora eğitimi süresi kadar Namık Kemal Üniversitesinde mecburi hizmette bulunacağını, bulunmadığı takdirde kendisi için kadrosunda kayıtlı olduğu Namık Kemal Üniversitesinin yapacağı tüm masraf ve ödemeleri %50 fazlası ve yasal faizi ile birlikte nakten ve defaten ödeyeceğini taahhüt ettiğini, Namık Kemal Üniversitesinden 12.08.2011 tarihinde istifa ettiğini, davalının &#8220;Kamu Personeline Mahsus Yüklenme Senedi ve Muteber İmzalı Müteselsil Kefalet Senedi&#8221;ne binaen 10.984,82 TL’nin talep edildiğini ve bu bedeli ödediğini belirterek 10.984,82 TL’nin iadesine, ödemelerin yapıldığı 06.09.2011 tarihinden itibaren işletilmek üzere yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir &#8230; Anayasa Mahkemesi kararlarında; kişinin emeğinin karşılığını almadan zorla çalıştırılması, bir maldan ya da kişinin çalışmasından karşılıksız yararlanma şeklinde tanımlanmıştır. (bkz. AYM, E; E:2011/150, K:2013/30, KT:14.02.2013) Araştırma görevlileri 2547 sayılı Kanun&#8217;un 35. maddesine göre yapılan görevlendirme kapsamında çalışırken her ne kadar maaş almakta iseler de; yüklenme senedindeki şartların ihlali halinde bu çalışma karşılığı alınan maaş ödemelerinin geri verilmesi yönündeki düzenleme ile başlangıçta angarya yasağı söz konusu değilken, taahhüdün ihlali halinde maaşların geri verilmesi halinde araştırma görevlisi ücret ödenmeksizin çalışmış olma durumunda olacağından senet maddesinde maaşların geri ödeneceği yönündeki düzenlemenin bu yönüyle de angarya yasağının ihlali olduğu kabul edilmelidir. Tüm bu nedenlerle yüklenme senedindeki mecburi hizmet yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde araştırma görevlisi kadrosunda bulunmanın ve çalışmanın karşılığı olan maaşların geri verileceğine dair senet hükmünün geçersiz olduğu kabul edilerek davacının istirdat isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirir&#8230;&#8221;</em> gerekçesiyle, çalışmanın karşılığı olarak alınan maaşların, mecburi hizmet yükümlülüğü gerekçe gösterilerek geri istenilemeyeceğine karar vermiştir (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2020/4022 E.,  2021/599 K., 28/01/2021 T.).</p>
<p>Yargıtay uygulamaları gereği, mecburi hizmet yükümlülüğü nedeniyle üniversitelere borçlu olan araştırma görevlilerinin senet imzaladıkları üniversiteye borçlu olmadığına ilişkin bir dava açması ve aynı davada yapılan ödemelerin istirdadına karar verilmesini talep etmesi mümkündür. Bu davalar menfi tespit ve istirdat davası olarak adlandırılmakta olup görevli mahkemeler asliye hukuk mahkemeleridir. Menfi tespit ve istirdat davalarının nitelikleri gereği usulüne uygun hazırlanmış dava dilekçesi ve dava sürecinin takibi önem arz etmektedir.</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/mecburi-hizmet-yukumlulugunun-tamamlanmamasi-nedeniyle-odenen-maaslar-geri-istenebilir-mi/">Mecburi Hizmet Yükümlülüğünün Tamamlanmaması Nedeniyle Ödenen Maaşlar Geri İstenebilir mi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
