<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Memurların Disiplin İşlemleri arşivleri - Avukat İlker Urlu</title>
	<atom:link href="https://www.ilkerurlu.av.tr/category/hukuki-yazilar/idare-hukuku/memurlarin-disiplin-islemleri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.ilkerurlu.av.tr/category/hukuki-yazilar/idare-hukuku/memurlarin-disiplin-islemleri/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 20 Oct 2025 16:59:40 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>

<image>
	<url>https://www.ilkerurlu.av.tr/wp-content/uploads/2024/03/iulogo-3-150x150.png</url>
	<title>Memurların Disiplin İşlemleri arşivleri - Avukat İlker Urlu</title>
	<link>https://www.ilkerurlu.av.tr/category/hukuki-yazilar/idare-hukuku/memurlarin-disiplin-islemleri/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Danıştay Kararlarında Ceza Yargılaması ve Disiplin Hukuku İlişkisi</title>
		<link>https://www.ilkerurlu.av.tr/danistay-kararlarinda-ceza-yargilamasi-ve-disiplin-hukuku-iliskisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlker Urlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Oct 2025 16:59:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Memurların Disiplin İşlemleri]]></category>
		<category><![CDATA[beraat alan birisi disiplin cezası alır mı]]></category>
		<category><![CDATA[beraat kararı disiplin soruşturmasını etkiler mi]]></category>
		<category><![CDATA[ceza mahkemesi ve idare mahkemesi ilişkisi]]></category>
		<category><![CDATA[ceza yargılaması idari yargılamayı etkiler mi]]></category>
		<category><![CDATA[ceza yargılamasında ulaşılan deliller disiplin soruşturmasında kullanılabilir mi]]></category>
		<category><![CDATA[danıştay kararlarına göre ceza yargılaması ile disiplin hukuku ilişkisi]]></category>
		<category><![CDATA[disiplin cezası]]></category>
		<category><![CDATA[disiplin soruşturması]]></category>
		<category><![CDATA[disiplin soruşturmasında ceza yargılasındaki tanık beyanları esas alınabilir mi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilkerurlu.av.tr/?p=975</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ceza yargılaması ile idari yargı arasındaki ilişki sıkça merak edilen bir konudur. Ceza hukuku ile özel hukuk yargılaması arasındaki ilişki, Türk Borçlar Kanunu m. 74’te&#8230;</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/danistay-kararlarinda-ceza-yargilamasi-ve-disiplin-hukuku-iliskisi/">Danıştay Kararlarında Ceza Yargılaması ve Disiplin Hukuku İlişkisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ceza yargılaması ile idari yargı arasındaki ilişki sıkça merak edilen bir konudur. Ceza hukuku ile özel hukuk yargılaması arasındaki ilişki, Türk Borçlar Kanunu m. 74’te düzenlenirken İdari Yargılama Usulü Kanununda bu yönde bir düzenleme bulunmamaktadır. TBK m. 74/1-2; <em>“Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir”</em> ve <em>“Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz”</em> hükümleri ile hukuk hakimi ve ceza hakimi arasındaki ilişkiyi düzenler. Yargıtay içtihatlarına göre de ceza mahkemesinin maddi hukuka ilişkin belirlemeleri ise hukuk hakimini bağlayacaktır. Ancak ceza mahkemesi ile idare mahkemesi arasında benzer bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bu konuda Danıştay kararları belirleyicidir. Özellikle disiplin hukuku yönünden ceza mahkemesi ile idare mahkemesi kararları arasında farklılık söz konusu olabilmektedir.</p>
<p><strong>Danıştay kararlarına göre ceza mahkemesi kararlarının idari yargı kararlarına etkisi nasıldır?</strong></p>
<p>Danıştay kararlarında ceza hukuku ile disiplin hukuku arasında amaç, usul ve sonuçlar bakımından farklılık olduğu kabul edilmektedir. Danıştay&#8217;a göre beraat kararı disiplin cezasına engel teşkil etmeyeceği gibi disiplin cezası verilmeyen bir kimse hakkında ceza yargılaması sonucunda cezaya hükmedilmesi mümkündür.</p>
<p>Danıştay disiplin soruşturmasında ceza yargılamasında sırasında toplanan bilgi ve belgeler ile dinlenilen tanık beyanlarından yararlanılabileceğini vurgulamakla birlikte ceza yargılaması sonucu verilen kararın disiplin soruşturmasını doğrudan etkilemeyeceğini istikrarlı olarak ifade etmektedir.</p>
<p><strong>Konuyla ilgili Danıştay kararları</strong></p>
<p>Danıştay bir kararında; <em>“…Öte yandan, ceza hukuku ile disiplin hukuku arasında amaç, kapsam, usul ve sonuçları bakımından farklılıklar vardır. Ceza yargılamasında suçun niteliği ve delillerin takdirinde uygulanan ilke ve kurallar ile disiplin hukuku açısından uygulanan ilke ve kurallar birbirinden farklı olduğundan, idarenin ilgili hakkında disiplin cezası vermemesi, ceza mahkemelerince ceza verilmesine hukuki engel oluşturmayacağı gibi, aynı şekilde ceza yargılaması sonucu verilen karar, disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmeyecektir. Aksi uygulama, disiplin hukukunun amacı ve kendine özgü kurallarıyla bağdaşmamaktadır.<br />
İdari yargı mercilerince, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak dava dosyasındaki disiplin soruşturmasına ilişkin bilgi, belgeler ve tanık ifadeleri çerçevesinde davacının isnat edilen eylemleri işleyip işlemediği ve bu eylemlerin disiplin suçu oluşturup oluşturmadığı hakkında inceleme yapılarak karar verilmesi esas olup, maddi olayın açıklığa kavuşturulması için resen araştırma yetkisi kapsamında ceza yargılaması sırasında alınan sanık ve tanık ifadeleri, bilirkişi raporları gibi maddi delillerin ve yargılama sonucunda verilen ceza mahkemesi kararının ve bu karardaki tespitlerin kullanılması da mümkündür.<br />
Uyuşmazlıkta, davacı hakkında fiilin sübuta erdiğine dair adli yargıda kesinleşmiş bir karar olmadığı gerekçesi ile iptal kararı verilmişse de, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve yargı içtihatları uyarınca, disiplin soruşturması ve ceza yargılaması süreçlerinin birbirinden bağımsız olduğu, hukukumuzda hangi fiillerin yüz kızartıcı ve utanç verici eylem kapsamında yer aldığına ilişkin bir düzenleme olmadığı, kamu hizmeti/öğretim elemanı sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerin tümünün önceden öngörülmesinin ve tespitinin olanaksız olduğu, dolayısıyla ceza kovuşturması neticesinde verilmiş olan kararın disiplin hukuku açısından kişilere yöneltilen suçlamanın yüz kızartıcı ve utanç verici bir suç olup olmadığının tespiti için disiplin makamlarına ve idari yargı mercilerine sadece karine teşkil edeceği, zira ceza hukuku ile disiplin hukukunun ilke ve esasları ile koruduğu menfaatlerin farklılık arzettiği, ceza kanunlarına göre suç teşkil etmeyen bir fiilin disiplin mevzuatına aykırılık teşkil etmesi ve cezalandırılmasının mümkün olduğu, aksi durumun kabulü halinde disiplin hukuku ve idari yargı mercilerinin işlevsiz hale geleceği tartışmasızdır. Bu itibarla, uyuşmazlığın esasına geçilerek bir değerlendirme yapılması ve bir karar verilmesi gerekirken, adli yargıda kesinleşmiş bir kararın bulunmadığı, isnat edilen &#8220;icbar suretiyle irtikap&#8221; suçunun işlenip işlenmediği ve yüz kızartıcı fillin bu suretle meydana gelip gelmediğinin adlî yargı makamı nezdinde yürütülecek bir yargılama sonucu ortaya çıkacağı gerekçesi ile dava konusu işlemin iptali yönünde verilen İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır…”</em> gerekçesiyle ceza yargılaması ile disiplin hukukunun farklı amaç ve usullerle hareket ettiğini kabul etmiştir (Danıştay 8. Daire Başkanlığı, 16/05/2025T., 2021/2063 E.,  2024/2901 K.).</p>
<p>Danıştay bir başka kararında da; <em>&#8220;&#8230;Ceza hukuku ile disiplin hukuku arasında amaç, kapsam, usul ve sonuçları bakımından farklılıklar vardır. Ceza yargılamasında suçun niteliği ve delillerin takdirinde uygulanan ilke ve kurallar ile disiplin hukuku açısından uygulanan ilke ve kurallar birbirinden farklı olduğundan, idarenin ilgili hakkında disiplin cezası vermemesi, ceza mahkemelerince ceza verilmesine hukuki engel oluşturmayacağı gibi, aynı şekilde ceza yargılaması sonucu verilen karar, disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmeyecektir. Aksi uygulama, disiplin hukukunun amacı ve kendine özgü kurallarıyla bağdaşmamaktadır&#8230;Disiplin cezaları; kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kişilerin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu hizmetinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahip oldukları tartışmasızdır&#8230;&#8221;</em> gerekçesiyle her iki yargılama arasındaki amaç ve usul farkına vurgu yaparak sonuçlarının farklı olabileceğine hükmetmiştir (Danıştay 8. Daire Başkanlığı, 12/03/2025T., 2023/2342 E.  ,  2025/2428 K.). Danıştayın bu yöndeki kararları istikrarlıdır.</p>
<p>Sonuç olarak; Danıştay içtihatlarına göre ceza yargılamasının beraat ya da ceza yönündeki kararları disiplin hukuku yönünden doğrudan sonuç doğurmayacaktır. Bu nedenle hakkında beraat kararı verilen bir kimsenin disiplin soruşturması sonucunda disiplin cezası alması mümkündür.</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/danistay-kararlarinda-ceza-yargilamasi-ve-disiplin-hukuku-iliskisi/">Danıştay Kararlarında Ceza Yargılaması ve Disiplin Hukuku İlişkisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Anayasa Mahkemesi’nin Sendika Çağrısı Üzerine Nöbet Tutmayan Öğretmenler Hakkında Verdiği Kararın İncelenmesi</title>
		<link>https://www.ilkerurlu.av.tr/anayasa-mahkemesinin-sendika-cagrisi-uzerine-nobet-tutmayan-ogretmenler-hakkinda-verdigi-kararin-incelenmesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlker Urlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Jan 2025 10:21:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel Konulara İlişkin Hukuki Değerlendirmeler]]></category>
		<category><![CDATA[Memurların Disiplin İşlemleri]]></category>
		<category><![CDATA[Anayasa Mahkemesi]]></category>
		<category><![CDATA[anayasa mahkemesi kararı]]></category>
		<category><![CDATA[disiplin cezası]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmenlerin disiplin sorumluluğu]]></category>
		<category><![CDATA[sendika çağrısına uyarak nöbet tutmamak]]></category>
		<category><![CDATA[sendika çağrısına uymak disiplin suçu mudur]]></category>
		<category><![CDATA[sendika kararına uyarak nöbet tutmayan öğretmene disiplin cezası verilebilir mi]]></category>
		<category><![CDATA[sendikal örgütlenme hakkı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilkerurlu.av.tr/?p=870</guid>

					<description><![CDATA[<p>Anayasa Mahkemesi’nin 2016/11379 numaralı başvuru hakkında verdiği karar 09/01/2025 tarihli Resmi Gazetede yayımlanmıştır. Anayasa Mahkemesi kararında; üyesi oldukları sendikanın nöbet karşılığı ücret taleplerinin karşılanmaması üzerine&#8230;</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/anayasa-mahkemesinin-sendika-cagrisi-uzerine-nobet-tutmayan-ogretmenler-hakkinda-verdigi-kararin-incelenmesi/">Anayasa Mahkemesi’nin Sendika Çağrısı Üzerine Nöbet Tutmayan Öğretmenler Hakkında Verdiği Kararın İncelenmesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Anayasa Mahkemesi’nin 2016/11379 numaralı başvuru hakkında verdiği karar 09/01/2025 tarihli Resmi Gazetede yayımlanmıştır. Anayasa Mahkemesi kararında; üyesi oldukları sendikanın nöbet karşılığı ücret taleplerinin karşılanmaması üzerine aldığı nöbet tutmama kararına uyan öğretmenlere verilen disiplin cezalarının hukuka ve Anayasa’ya uygunluğunu denetlemiştir.</p>
<p>Anayasa Mahkemesi başvuruyu disiplin cezalarının demokratik bir toplum düzeninin gereklerine uygunluk yönünden değerlendirmiştir.</p>
<p>Anayasa Mahkemesi daha önce benzer olaylar yönünden verdiği bir karara (Tayfun Cengiz) atıf yaparak, bu karar ile somut başvuru yönünden bir karşılaştırma yapmıştır. Mahkemeye göre atıf yapılan kararda, TBMM’de görüşülen bir yasa tasarısına karşı bir sendika kararına uyularak eylemlilikte bulunulmasının sendikal örgütlenme özgürlüğü kapsamında değerlendirilmiştir. Mahkeme, artık son aşamaya gelmiş bir politika yapım sürecine müdahale göreve gelmeme şeklinde bir eylemlilik ile sürece müdahale edildiğini vurgulamaktadır.</p>
<p>Mahkemenin somut olay yönünden verdiği kararda ise, atıf yapılan karardan farklı olarak, aşağıdan yukarıya doğru bir politika yaklaşımının benimsendiğini (bottom-up approach) ve kanun yapıcıların  bu yolla etkilenmeye çalışıldığı kabul etmiştir. Mahkemeye göre bu yaklaşım, TBMM’de görüşülen bir yasal düzenlemeye karşı yapılan sendikal eylemden farklılık arz etmektedir. Mahkemeye göre bu tür reform taleplerinin hayata geçirilmesi politika yapıcılar ile talep edenler arasında yürütülecek müzakere süreçlerine bağlı olduğundan belirli bir zaman alması muhtemeldir. Bu tür bir talep karşısında süresiz bir nöbet tutmama eylemi demokratik toplum gereklerine uygun görülmemiş ve nöbet tutmama kararına katılan öğretmenlere uygulanan disiplin cezaları hukuka uygun kabul edilmiştir.</p>
<p>Anayasa Mahkemesi’nin kararına ve gerekçesine katılmak mümkün değildir. Nitekim Anayasa Mahkemesi’nin üç üyesi de haklı olarak bu karara katılmamışlar ve karşı oy gerekçesi yazmışlardır.</p>
<p>Mahkeme kararının gerekçesinde, sendika kararında aşağıdan yukarı doğru bir politika yaklaşımının benimsenmesinin olumsuz bir eylem olarak kabul edilmesi, sendikal örgütlenme ve bu hakkın kullanılması hakkı yönünden oldukça tehlikelidir. Sendika üyelerinin politika yapıcılara taleplerini iletmek üzere başlattıkları eylemin demokratik bir toplum düzenine ne tür bir olumsuz etkisi olabilir? Aksine bu tür eylemler yoluyla çalışanların taleplerini politika yapıcılara ulaştırması demokratik toplumun gereğidir. Diğer türlü ne sendikal örgütlenmenin bir anlamı kalır ne de sendikanın yasa yapıcılar üzerinde bir baskı imkanı olur. Sendikal örgütlenmeler karar alıcılar üzerince bir baskı unsuru olmayacaksa karar alıcılar sendikaları ya da çalışanları niçin dinlesinler? Üstelik kararda bu tür bir kabulün demokratik toplum düzenine ne tür olumsuz etkisi olacağı da açıklanmamıştır. Bu nedenle kararın Anayasa Mahkemesinin kendi ölçütlerine de aykırı olduğu kanaatindeyim.</p>
<p>Anayasa Mahkemesinin bu kararı hem sonucu hem de gerekçesi itibariyle sendikal örgütlenme hakkının kullanılmasını oldukça sınırlayacak bir etkiye sahiptir. Bu bakımdan kararın hukuki ve toplumsal sonuçları itibariyle demokratik hukuk düzenini olumsuz etkileme ihtimali bulunmaktadır.</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/anayasa-mahkemesinin-sendika-cagrisi-uzerine-nobet-tutmayan-ogretmenler-hakkinda-verdigi-kararin-incelenmesi/">Anayasa Mahkemesi’nin Sendika Çağrısı Üzerine Nöbet Tutmayan Öğretmenler Hakkında Verdiği Kararın İncelenmesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Disiplin Soruşturmasında Lehe Olan Hüküm Uygulanır İlkesi Geçerli midir?</title>
		<link>https://www.ilkerurlu.av.tr/disiplin-sorusturmasinda-lehe-olan-hukum-uygulanir-ilkesi-gecerli-midir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlker Urlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 Nov 2024 09:20:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Memurların Disiplin İşlemleri]]></category>
		<category><![CDATA[devlet memurları disiplin soruşturması]]></category>
		<category><![CDATA[devlet memurları disiplin yönetmeliği]]></category>
		<category><![CDATA[devlet memurları kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[disiplin soruşturması]]></category>
		<category><![CDATA[disiplin soruşturmasında disiplin yönetmeliği değişirse ne olur]]></category>
		<category><![CDATA[disiplin soruşturmasında lehe olan hükmün uygulanması ilkesi geçerli mi]]></category>
		<category><![CDATA[lehe olan hükmün uygulanması ilkesi]]></category>
		<category><![CDATA[lehe olan hüküm uygulanır ilkesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilkerurlu.av.tr/?p=851</guid>

					<description><![CDATA[<p>Lehe olan hüküm uygulanır ilkesi daha çok ceza hukuku alanında duyduğumuz ve uygulanan bir ilke olmakla birlikte disiplin soruşturması yönünden de geçerlidir. Yani memur hakkında&#8230;</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/disiplin-sorusturmasinda-lehe-olan-hukum-uygulanir-ilkesi-gecerli-midir/">Disiplin Soruşturmasında Lehe Olan Hüküm Uygulanır İlkesi Geçerli midir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Lehe olan hüküm uygulanır ilkesi daha çok ceza hukuku alanında duyduğumuz ve uygulanan bir ilke olmakla birlikte disiplin soruşturması yönünden de geçerlidir. Yani memur hakkında devam eden bir disiplin soruşturmasının varlığı halinde disiplin mevzuatında bir değişiklik yapılarak disiplin soruşturmasına konu fiil disiplin cezasını gerektiren hallerden çıkarılmış ya da karşılığı disiplin cezası yönünden değişikliğe gidilerek ceza azaltılmışsa bu durumda memurun lehine olan hüküm uygulanacaktır. Memurun disiplin cezasını gerektiren fiili işlediği tarihteki disiplin mevzuatına bakılacak, yeni mevzuat bu fiili cezalandırmıyor ya da daha hafif bir ceza ile cezalandırıyorsa yeni düzenlemedeki disiplin cezasının karşılığı uygulanacaktır.</p>
<p>Memurun işlediği fiili cezalandıran eski mevzuatın memurun lehine olması halinde ise, yine lehe olan hükmün uygulanması ilkesi gereği, memurun lehine olan eski mevzuat hükmü uyarınca disiplin cezası verilmesi gerekmektedir.</p>
<p>Lehe olan hükmün uygulanması ilkesinden yararlanılabilmesi için disiplin soruşturması sonucunda verilen disiplin cezasının kesinleşmemiş olması gerekir. Memur hakkında açılan disiplin soruşturması sonucunda disiplin cezasına hükmedilmiş ve bu cezaya karşı itiraz ve yargı yoluna başvurulmadığından disiplin cezası kesinleşmiş ise bu kesinleşmeden sonra değiştirilen mevzuat lehe olsa dahi uygulanması mümkün değildir. Buna göre disiplin cezasına karşı dava açılmış ve dava devam ederken disiplin cezasına dayanak mevzuatta değişiklik yapılmışsa lehe olan hükmün uygulanması ilkesi geçerli olacaktır. Nitekim Danıştay kararları da bu yöndedir.</p>
<p><strong>Konuyla İlgili Danıştay Kararları</strong></p>
<p>Danıştay bir kararında; <em>“…Bu durumda; disiplin cezasına konu fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuatın değiştirildiği, yeni düzenleme ile davacının disiplin cezası ile cezalandırılmasına temel olan eyleminin sınırlarının belirlenmesinde lehe düzenleme yapıldığı göz önüne alındığında; temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılması davacının adil yargılanma hakkını olumsuz etkileyeceğinden, yeniden temyiz incelemesi yapılmıştır.</em></p>
<p><em>Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü uyarınca verilen dava konusu disiplin cezasının yasal dayanağı olan, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu&#8217;nun 83. maddesinin birinci cümlesinin, &#8220;yaptırım konusu eylemleri yasal düzeyde belirlememesi ve bireylerin hangi somut olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkan tanımaması nedeniyle, Anayasa&#8217;nın 38. ve 128. maddelerine aykırı olduğu&#8221; gerekçesiyle iptaline karar verilmiş ve anılan madde, 08/03/2018 günlü, 30354 sayılı Resmi Gazete&#8217;de yayımlanan, 7068 sayılı &#8220;Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun&#8221;un 37. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.</em></p>
<p><em>Bu sebeple, dava devam ederken, davacının fiiline uygulanacak disiplin cezasına ilişkin mevzuatta değişiklik olması nedeniyle uyuşmazlığın çözülebilmesi için öncelikle davacının işlediği fiile hangi mevzuat hükmünün uygulanması gerektiği hususunun karara bağlanması gerekmektedir.</em></p>
<p><em>Ceza hukuku kökenli bir ilke olan; ancak zaman içinde hukukun tüm dallarında geçerli bir ilke olarak benimsenen lehe olan hükmün uygulanması ilkesi; işlendiği zamanın hukuki normları uyarınca suç sayılan bir fiilin sonradan yürürlüğe giren bir düzenleme ile suç olmaktan çıkarılmış bulunması veya sonradan yürürlüğe giren düzenlemenin suçun işlendiği zaman mevcut olan düzenlemeye göre suçlunun lehine sonuçlar doğurması durumunda, failin lehine olan sonraki normun daha önce işlenmiş olan fiillere uygulanmasını öngörmektedir.</em></p>
<p><strong><em><u>İdare hukuku alanında, kural olarak idari işlemlerin yargısal denetimi tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmakta ise de, yukarıda yer verilen lehe olan normun uygulanması ilkesinin disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir.</u></em></strong><em> Dolayısıyla fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise disiplin cezası ile cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmü dikkate alınmalıdır…”</em> gerekçesiyle dava devam ederken disiplin cezasına dayanak maddesinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiğinden bahisle memur lehine olan hükmün uygulanması gerektiğine hükmetmiştir (Danıştay Danıştay 2. Daire Başkanlığı, 05/04/2022T., 2021/8096E., 2022/1597K.).</p>
<p>Danıştay verdiği bir başka kararında da; <em>“…Yukarıda yer verilen ve davacının eylemine karşılık gelen eski düzenleme ile yeni düzenleme birlikte incelendiğinde, madde metninden de anlaşıldığı üzere, davacının Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü&#8217;nün 8/16. maddesinde yer alan ceza ile cezalandırılmasına temel olan disiplin suçunun, sonraki tarihli Kanun ile fiilin çerçevesi daha daraltılarak yeniden düzenlendiği görülmektedir. <strong><u>Bu durumda, davacının disiplin cezası ile cezalandırılmasına temel olan eyleminin sınırlarının belirlenmesinde mevcut hukuki durum itibarıyla lehe düzenleme yapılmış olması ve &#8220;suç ve cezada lehe olan kuralın uygulanması&#8221; kuralının disiplin yaptırımları yönünden de geçerli bir ilke olması karşısında, mevzuat değişikliği ile oluşan yeni hukuki durum uyarınca,</u></strong> dava konusu disiplin cezasının dayanağı Tüzük hükümleri ile 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun hükümlerinin karşılaştırılması ve davacı lehine olan hüküm dikkate alınarak bir karar verilmesi gerekmektedir…”</em> gerekçesiyle disiplin cezasına karşı açılan dava devam ederken değişen mevzuat karşısında lehe olan hükmün uygulanması ilkesinin geçerli olduğuna hükmetmiştir (Danıştay 2. Daire Başkanlığı, 05/04/2022T., 2021/2731E., 2022/1598K.).</p>
<p>Sonuç olarak; disiplin soruşturmalarında lehe olan hükmün uygulanması ilkesi geçerlidir. Ancak bu ilkenin uygulanabilmesi için disiplin cezasının kesinleşmemiş olması gerektiğinden disiplin cezasına karşı süresi içerisinde dava açılması uygun olacaktır.</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/disiplin-sorusturmasinda-lehe-olan-hukum-uygulanir-ilkesi-gecerli-midir/">Disiplin Soruşturmasında Lehe Olan Hüküm Uygulanır İlkesi Geçerli midir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı (HAGB) Disiplin Soruşturmasını Nasıl Etkiler?</title>
		<link>https://www.ilkerurlu.av.tr/hukmun-aciklanmasinin-geri-birakilmasi-karari-hagb-disiplin-sorusturmasini-nasil-etkiler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlker Urlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 Nov 2024 08:05:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Memurların Disiplin İşlemleri]]></category>
		<category><![CDATA[ceza davası disiplin soruşturması ilişkisi]]></category>
		<category><![CDATA[CMK m. 231]]></category>
		<category><![CDATA[devlet memurları disiplin yönetmeliği]]></category>
		<category><![CDATA[devlet memurları kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[disiplin]]></category>
		<category><![CDATA[disiplin soruşturması]]></category>
		<category><![CDATA[HAGB kararına rağmen disiplin cezası verilebilir mi]]></category>
		<category><![CDATA[Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması]]></category>
		<category><![CDATA[Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı disiplin soruşturmasını nasıl etkiler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilkerurlu.av.tr/?p=849</guid>

					<description><![CDATA[<p>Memur işlediği fiil nedeniyle hem ceza davası hem de disiplin soruşturması ile karşılaşabilmektedir. Devlet Memurları Kanunu gereği ceza davası ile disiplin soruşturmasının birlikte yürümesi mümkündür.&#8230;</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/hukmun-aciklanmasinin-geri-birakilmasi-karari-hagb-disiplin-sorusturmasini-nasil-etkiler/">Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı (HAGB) Disiplin Soruşturmasını Nasıl Etkiler?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Memur işlediği fiil nedeniyle hem ceza davası hem de disiplin soruşturması ile karşılaşabilmektedir. Devlet Memurları Kanunu gereği ceza davası ile disiplin soruşturmasının birlikte yürümesi mümkündür. Bu durumda <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/ceza-davasinin-disiplin-sorusturmasina-etkisi/">ceza davası ile disiplin soruşturması ilişkisi</a> gündeme gelmektedir. Bu yazıda ceza davalarında sıkça karşılaştığımız HAGB kararının disiplin soruşturmasını nasıl etkileyebileceği açıklanacaktır.</p>
<p><strong>Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı (HAGB) Kararı Nedir?</strong></p>
<p>Ceza Muhakemesi Kanunu m. 231’de düzenlenen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması, sanık hakkında hükmedilen cezanın denetim süresi içerisinde yeni bir kasıtlı suç işlenmemesi halinde hukuk dünyasında sonuç doğurmamasıdır.</p>
<p>CMK m. 231/5; <em>“Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, müsadereye ilişkin hükümler hariç, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder”</em> hükmü ile iki yıl veya daha az süreli hapis cezalarında, diğer koşulların uygunluğu halinde, HAGB kararı verilebileceği düzenlenmiştir.</p>
<p><strong>Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı (HAGB) Disiplin Soruşturmasını Nasıl Etkiler?</strong></p>
<p>Kişi hakkında verilen HAGB kararı, 5 yıllık denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç nedeniyle ceza almaması halinde hiçbir hüküm ve sonuç yaratmayacaktır. Bu durumda örneğin kişi hakkında HAGB kararı verilmiş olsa dahi adli sicil kaydında görülmeyecek, görev yeri dışında işlediği bir suç nedeniyle hakkında HAGB verilen memurun memuriyeti bu karadan etkilenmeyecektir. Yani memurun görev dışında işlediği fiil disiplin mevzuatı gereği disiplin cezasını gerektirir bir hal olarak tanımlanmamış olabilir. Bu durumda memur hakkında dişilin soruşturması açılmaz ve HAGB kararı da memuriyete engel teşkil etmez. Ancak memurun işlediği fiil aynı anda hem ceza yargılamasının hem de disiplin soruşturmasının konusu olabilir.</p>
<p>Memurun işlediği fiil hem cezayı hem de disiplin soruşturmasını gerektiriyor ise, bu durumda memur hakkında verilen HAGB kararı disiplin soruşturmasına engel teşkil etmeyecektir. Yani ceza davasında verilen HAGB kararı memur hakkında cezanın infazı yönünden hüküm ve sonuç doğurmamasına rağmen, memurun fiili işlediğinin sabit olması nedeniyle disiplin soruşturması yürütülerek disiplin cezası verilebilecektir. Nitekim Danıştay kararları da bu yöndedir.</p>
<p><strong>Konuyla İlgili Danıştay Kararları</strong></p>
<p>Danıştay verdiği bir kararında; <em>“…Bilindiği üzere; hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesi ile, kurulan hükmün sanık hakkında hukuki bir sonuç doğurmaması, sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlememesi ve denetimli serbestlik tedbirlerine uyması halinde, açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılacağı ve kamu davasının düşmesine karar verileceği düzenlenmiştir. Bir başka ifade ile HAGB, yapılan yargılama sonucunda sanığın suç işlediğine dair mahkumiyet kararı verilmesine rağmen, kanunda sayılan şartların bulunması sebebiyle verilen hükmün açıklanmamasıdır. Sanığın suçu işlediğine ilişkin kesin vicdani bir kanaat bulunmasına rağmen bu durum, yeni kasıtlı bir suçun işlenmemesi koşuluna bağlı olarak hukuksal sonuç doğurmamaktadır. Dava konusu uyuşmazlığın çözümü açısından, HAGB kararlarının disiplin hukukuna etkisinin değerlendirilmesi gerekmektedir. <strong><u>Davacı hakkında verilen ve kesinleşen HAGB kararı, davacı bakımından hukuki bir sonuç doğurmamakla birlikte, 657 sayılı Kanun&#8217;un 131/1 maddesi hükmü uyarınca ceza davasında HAGB’ye karar verilmesi disiplin soruşturması açılmasına ve disiplin cezası uygulanmasına engel değildir. </u></strong>Zira; HAGB, yapılan yargılama sonucunda sanığın suç işlediğine dair mahkumiyet kararı verilmesine rağmen, kanunda sayılan şartların bulunması sebebiyle verilen hükmün açıklanmamasıdır…”</em> gerekçesiyle kişi hakkında verilen HAGB kararının disiplin soruşturmasına engel teşkil etmeyeceğine hükmedilmiştir (Danıştay 8. Daire Başkanlığı, 17/05/2024T., 2023/6447 E., 2024/2966 K.).</p>
<p>Danıştay verdiği bir başka kararında da; “…Davacı hakkında verilen ve kesinleşen HAGB kararı, davacı bakımından hukuki bir sonuç doğurmamakla birlikte, 657 sayılı Kanun&#8217;un 131/1 maddesi hükmü uyarınca ceza davasında HAGB’ye karar verilmesi disiplin soruşturması açılmasına ve disiplin cezası uygulanmasına engel değildir… Bu durumda; disiplin soruşturması kapsamında davacıya isnat edilen fiillerin 657 sayılı Kanun&#8217;un 125/C-c maddesi: &#8220;Devlete ait resmi belge, araç, gereç ve benzerlerini özel menfaat sağlamak için kullanmak&#8221; hükmü gereğince &#8220;aylıktan kesme&#8221; cezasını gerektirmekle birlikte, tipiklik ve ölçülülük ilkesi gözetilmeksizin anılan Kanun&#8217;un 125/E-g maddesi uyarınca davacının &#8220;devlet memurluğundan çıkarma&#8221; cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk, fiilin sübut bulduğu gerekçesiyle davanın reddi yönünde verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır…” gerekçesiyle kişi hakkında verilen HAGB kararının disiplin soruşturmasına engel teşkil etmeyeceğini belirtmiş, memur hakkında disiplin cezası uygulanmasına hükmetmiş ancak idare tarafından uygulanan cezanın doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına hükmetmiştir (Danıştay 8. Daire Başkanlığı, 17/05/2024T., 2022/6543 E.,  2024/2960 K.).</p>
<p>Sonuç olarak, <strong>memurun işlediği fiilin hem ceza yargılamasını hem de disiplin soruşturmasını gerektirmesi halinde ceza davasında verilecek HAGB hükmü, disiplin soruşturmasına ve disiplin cezasına engel teşkil etmeyecektir.</strong></p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/hukmun-aciklanmasinin-geri-birakilmasi-karari-hagb-disiplin-sorusturmasini-nasil-etkiler/">Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı (HAGB) Disiplin Soruşturmasını Nasıl Etkiler?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ceza Davasının Disiplin Soruşturmasına Etkisi</title>
		<link>https://www.ilkerurlu.av.tr/ceza-davasinin-disiplin-sorusturmasina-etkisi/</link>
					<comments>https://www.ilkerurlu.av.tr/ceza-davasinin-disiplin-sorusturmasina-etkisi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlker Urlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 Nov 2024 16:04:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Memurların Disiplin İşlemleri]]></category>
		<category><![CDATA[beraat]]></category>
		<category><![CDATA[beraat kararı disiplin soruşturması]]></category>
		<category><![CDATA[beraat kararı disiplin soruşturmasını nasıl etkiler]]></category>
		<category><![CDATA[ceza]]></category>
		<category><![CDATA[ceza davası disiplin soruşturması]]></category>
		<category><![CDATA[ceza davası disiplin soruşturmasını durdurur mu]]></category>
		<category><![CDATA[ceza davası disiplin soruşturmasını etkiler mi]]></category>
		<category><![CDATA[devlet memurları disiplin soruşturması]]></category>
		<category><![CDATA[devlet memurları disiplin yönetmeliği]]></category>
		<category><![CDATA[disiplin soruşturması]]></category>
		<category><![CDATA[mahkumiyet disiplin soruşturmasını nasıl etkiler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilkerurlu.av.tr/?p=847</guid>

					<description><![CDATA[<p>Memurların disiplin işlemleri idare hukukunun önemli konuları arasında yer almaktadır. Kanun ve ilgili yönetmeliklerle düzenlenen disiplin mevzuatına göre, memurun disiplin soruşturması gerektiren fiil veya eylemi&#8230;</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/ceza-davasinin-disiplin-sorusturmasina-etkisi/">Ceza Davasının Disiplin Soruşturmasına Etkisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/category/hukuki-yazilar/idare-hukuku/memurlarin-disiplin-islemleri/">Memurların disiplin işlemleri</a> idare hukukunun önemli konuları arasında yer almaktadır. Kanun ve ilgili yönetmeliklerle düzenlenen disiplin mevzuatına göre, memurun disiplin soruşturması gerektiren fiil veya eylemi aynı zamanda ilgili kanunlar uyarınca suç teşkil edebilir. Bu durumda memur hakkında disiplin soruşturması yanında ceza soruşturması ve ceza davası açılması mümkündür. Bu yazıda ceza davası ile disiplin soruşturması arasındaki ilişkisine ana hatları ile değinilecektir.</p>
<p>İlk olarak belirtmek gerekir ki, disiplin soruşturması ile ceza hukuku arasında kimi ilkeler ve kavramlar yönünden benzerlik bulunmaktadır. Örneğin <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/disiplin-sorusturmasinda-haksiz-tahrik-indirimi/">haksız tahrik</a>, <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/disiplin-sorusturmasinda-ifade-ve-savunma/">ifade ve savunma</a> kavramları ile <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/disiplin-sorusturmasinda-supheden-sanik-yararlanir-ilkesi/">şüpheden sanık yararlanır ilkesi</a> iki hukuk dalının da kullandığı kavram ve ilkelerdir. Bu nedenle hem disiplin soruşturması hem de ceza davasının ortak yönleri bulunmaktadır.</p>
<p><strong>Ceza Davası Disiplin Soruşturmasını Durdurur mu?</strong></p>
<p>Memurun disiplin soruşturması gereken fiilinin aynı zamanda suç teşkil etmesi halinde memur hakkında disiplin soruşturması ve ceza yargılamasının aynı zamanda yürütülmesi söz konusu olabilir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m. 131/1; <em>“Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması, disiplin kovuşturmasını geciktiremez”</em> ve 131/2; <em>“Memurun ceza kanununa göre mahküm olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz”</em> hükümleri ile memurlar hakkında işledikleri fiiller nedeniyle ceza kovuşturması başlaması durumunda disiplin soruşturmasına başlanması için bu yargılamanın sonucunun beklenmesine gerek olmadığını düzenlemektedir. Yani memurlar hakkında ceza soruşturması devam ederken disiplin soruşturması yürütülmesi mümkündür. Ancak ceza yargılamasında verilecek kararın disiplin soruşturma sonucunu çeşitli biçimlerde etkilemesi mümkündür.</p>
<p><strong>Mahkumiyet Kararının Disiplin Soruşturmasına Etkisi</strong></p>
<p>Ceza yargılaması sonucunda en temelde ve ilkesel olarak ceza ya da beraat kararı verilmektedir. Memur hakkında suçu işlediğinin sabit olması nedeniyle mahkumiyet kararı verilmesi durumunda bu kararın disiplin soruşturma kararını etkileyeceği açıktır. Ceza yargılamasında maddi gerçeğin ortaya çıkarılması temel amaç olduğundan yapılan yargılama ile kişinin suç işlediği sabit olmuşsa disiplin soruşturması bu karardan etkilenecek ve kişinin işlediği fiilin sabit olduğu esas alınarak bu fiilin karşılığı disiplin cezasına hükmedilecektir.</p>
<p><strong>Beraat Kararının Disiplin Soruşturmasına Etkisi</strong></p>
<p>Ceza yargılamasında kişinin <strong>fiili işlemediği</strong> nedeniyle hakkında beraat kararı verilmesi halinde disiplin soruşturması yönünden de beraat kararı sonuç doğuracak ve kişi hakkında disiplin cezasına hükmedilemeyecektir.</p>
<p><strong>Her Beraat Kararı Disiplin Soruşturmasını Olumlu Yönde Etkiler mi?</strong></p>
<p>Ceza yargılamasında yalnızca suçun işlendiğinin sabit olması nedeniyle ceza ya da tersi durumunda beraat kararı verilmemektedir. Örneğin kişinin işlediği fiil sabit olmakla birlikte ceza kanunlarında suç olarak düzenlenmemiş olabilir. Ancak bu fiilin disiplin mevzuatında disiplin cezasını gerektirir bir hal olarak düzenlenmiş olabilir. Bu durumda kişi hakkında disiplin soruşturması sonunda disiplin cezasına hükmedilmesi mümkündür.</p>
<p>Ceza yargılaması kişi hakkında delil yetersizliği ya da suçun sabit olmaması nedeniyle beraat kararı vermiş olması kural olarak disiplin cezasına engel teşkil etmemektedir. Nitekim ceza yargılaması ve disiplin soruşturmasının ilkeleri arasında mutlak bir aynılık bulunmamaktadır. Ceza yargılamasında fiilin suç teşkil eden düzeye ulaşıp ulaşmadığı konusunda şüphe yaşanması halinde verilecek beraat kararı disiplin soruşturması yönünden bağlayıcı olmayacaktır. Konunun daha iyi anlaşılması bakımından Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bir kararına yer vermek gerekirse:</p>
<p>Danıştay kararında; <em>“…Bakılan davada, davacı hakkında &#8220;çocuğun basit cinsel istismarı&#8221; suçundan açılan davada, &#8230;. Ağır Ceza Mahkemesinin &#8230;tarih ve E:&#8230;, K:&#8230;sayılı kararıyla, &#8220;Sanığın üzerine atılı cinsel saldırı suçlarından yapılan irdelemede, her ne kadar yaşı küçük olsa da mağdurelerin kendilerine karşı böylesi bir eylemde bulunulduğunu iddia etmeleri normal olmadığı gibi, ailelerinin de çocuklarına böyle bir olayı yakıştırmalarının mümkün olmadığı, buna rağmen sanığın üzerine böylesi bir suç isnat edilmesi mahkememizce hassasiyet ile değerlendirilmiş ancak ceza yargılamasının kişilerin kanaat ve düşüncelerine bırakılamayacağı, ancak deliller ile mutlak hakkaniyete ulaşılması neticesinde cezalandırılma yönüne gidileceği, daha önce hiçbir sabıkası olmayan 27 yıllık bir öğretmen olan sanığın böylesine olduğu tam tarif edilemeyen ne için yapıldığı anlaşılmayan, aksi de ispat edilemediği ve sanık savunmasında belirttiği gibi ve yine mağdurların yaşları da nazara alınarak tamamen kendi çocuklarıymış gibi öğrencilerine sevgi duyarak öpebileceği gibi, derslerdeki başarılarını mükafatlandırma adına böyle bir davranışa da girebileceği değerlendirildiğinde, mağdurların iddia ettiği ancak izah edemedikleri sanığın sabit kabul edilse bile böylesi bir iki eylemini kendilerine karşı cinsel içerikli olarak gerçekleştirdikleri iddiaları sadece bir zandan ibaret olup, ailelerin tepkisi de muhtemelen olayın hassasiyet ve öneminden kaynaklandığı ve olayın resmi merciilere intikal etmesi nedeniyle de büyüdüğü ve bu noktaya geldiği<strong><u>, ancak mahkememizce sanığın cezalandırılmasını gerektirecek ölçüde şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delile ulaşılmadığı anlaşılmış, tüm suçlardan sanığın beraatine karar verilmesi gerekmiştir.&#8221;</u></strong> gerekçesiyle davacının delil yetersizliği nedeniyle beraatine karar verilmiştir.<br />
<strong><u>Buna göre, davacı hakkında &#8220;çocuğun basit cinsel istismarı&#8221; suçundan açılan davada verilen beraat kararının delil yetersizliği gerekçesine dayanması nedeniyle, söz konusu fiile ilişkin yapılan disiplin soruşturması sonucunda verilen disiplin cezasının doğrudan davacının masumiyet karinesinin ihlali sonucunu doğurmayacağı açık olup, anılan fiilin ihlal ettiği belirtilen kanuni düzenlemedeki fiil kapsamında yer alıp almadığı ve anılan maddedeki fiilin sübut bulup bulmadığı hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir.<br />
</u></strong>Uyuşmazlıkta, dava dosyasında yer alan tanık ifadeleri, soruşturma raporu ve eki diğer bilgi ve belgeler birlikte incelendiğinde, davacının sınıfında <strong><u>bulunan bazı öğrencilerini yanına çağırıp “öp beni, ısır beni, ben seni öpeyim vb.&#8221; şeklindeki sözler söylediği ve bazı öğrencileri öptüğü ve kendisini öptürdüğü dosya kapsamından anlaşılmaktadır.<br />
Bu itibarla, davacının anılan fiillerinin, ögretmenlik mesleğiyle ilgili işler bakımından haysiyetsizliği ve vazifesinde bırakılmasına mani bir suistimali kapsamında bulunduğu anlaşıldığından, 4357 sayılı Kanun&#8217;un 7/e maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu kararda hukuka aykırılık, işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi ısrar kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır…”</u></strong></em> gerekçesiyle, ceza yargılamasında kişinin işlediği fiilinin cinsel istismar olarak nitelenip nitelenmemesi yönünden şüphe oluştuğundan beraat kararı verilmiş olsa da, tanık ifadeleri ile ortaya konulduğu kadarıyla kişinin fiili disiplin yaptırımı uygulanmasına yeter kabul edilerek kişi hakkında disiplin yaptırımı uygulanması gerektiğine hükmedilmiştir (Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 17/02/2022T., 2021/1865 E.,  2022/531 K.).</p>
<p>Danıştay kararından da açıkça görülebileceği üzere, her beraat kararı disiplin soruşturması yönünden bağlayıcı nitelikte değildir. Buna göre disiplin soruşturmasında da kişinin fiilinin incelenerek disiplin cezasını gerektirip gerektirmediği yönünden değerlendirme yapılması gerekmektedir.</p>
<p><strong>Ceza Davası Disiplin Soruşturmasında Zamanaşımı Sürelerini Durdurur mu?</strong></p>
<p>Kişi hakkında işlediği fiil nedeniyle ceza davasının açılmış olması disiplin soruşturmasında bekletici mesele yapılmak zorunda değildir. Bu duruma disiplin soruşturmalarında<a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/devlet-memurlarinin-disiplin-sorusturmasinda-zamanasimi/"> soruşturma ve ceza zamanaşımları</a> daha önemli hale gelmektedir. Ceza davası açılmış olması disiplin soruşturmasında <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/devlet-memurlarinin-disiplin-sorusturmasinda-zamanasimi/">zamanaşımı sürelerini</a> durdurmaz. Ancak disiplin soruşturmasına engel de teşkil etmeyeceğinden özellikle uzun süren yargılamalarda hak kaybı yaşanmaması adına disiplin cezalarına karşı süresinde dava açmak önemlidir. Bu hususun somut olayın durumuna göre incelenmesi gerekmektedir.</p>
<p><strong>Ceza Yargılamasında Şikayete Bağlı Suçlarda Disiplin Soruşturması</strong></p>
<p>Ceza yargılamasında şikayete bağlı suçlar bulunmaktadır. Bu suçların ceza yargılamasında şikayete bağlı kılınmış olması aynı sonucu disiplin soruşturması yönünden de doğurmaz. Kişinin işlediği fiilin öğrenilmesi halinde şikayete herek kalmaksızın resen disiplin soruşturması başlatılması ve soruşturma sonunda disiplin cezası verilmesi mümkündür.</p>
<p>Sonuç olarak; ceza yargılamasının disiplin soruşturmasına etkisi her somut olay yönünden ayrıca incelenerek bir karar verilmelidir. Ceza yargılaması ve disiplin soruşturması ilişkisinin karmaşık hukuki niteliği gereği bu tür durumlarda hukuki destek almakta yarar vardır.</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/ceza-davasinin-disiplin-sorusturmasina-etkisi/">Ceza Davasının Disiplin Soruşturmasına Etkisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilkerurlu.av.tr/ceza-davasinin-disiplin-sorusturmasina-etkisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Disiplin Soruşturmasında Haksız Tahrik İndirimi</title>
		<link>https://www.ilkerurlu.av.tr/disiplin-sorusturmasinda-haksiz-tahrik-indirimi/</link>
					<comments>https://www.ilkerurlu.av.tr/disiplin-sorusturmasinda-haksiz-tahrik-indirimi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlker Urlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 Nov 2024 14:15:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Memurların Disiplin İşlemleri]]></category>
		<category><![CDATA[devlet memurları disiplin soruşturması]]></category>
		<category><![CDATA[devlet memurları disiplin yönetmeliği]]></category>
		<category><![CDATA[devlet memurları kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[disiplin soruşturması]]></category>
		<category><![CDATA[disiplin soruşturmasında haksız tahrik]]></category>
		<category><![CDATA[disiplin soruşturmasında haksız tahrik indirimi var mı]]></category>
		<category><![CDATA[haksız tahrik]]></category>
		<category><![CDATA[haksız tahrik indirimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilkerurlu.av.tr/?p=844</guid>

					<description><![CDATA[<p>Haksız tahrik, temelde ceza hukukunda yer bulan bir uygulamadır. Ancak haksız tahrik kavramının disiplin soruşturmalarında da kullanıldığını görmekteyiz. Haksız tahrik, Türk Ceza Kanunu m. 29’da&#8230;</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/disiplin-sorusturmasinda-haksiz-tahrik-indirimi/">Disiplin Soruşturmasında Haksız Tahrik İndirimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Haksız tahrik, temelde ceza hukukunda yer bulan bir uygulamadır. Ancak haksız tahrik kavramının disiplin soruşturmalarında da kullanıldığını görmekteyiz.</p>
<p>Haksız tahrik, Türk Ceza Kanunu m. 29’da düzenlenmektedir. Madde bendinde yer alan; <em>“haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet ve şiddetli eylemin etkisi altında suç işleyen kimse…”</em> ifadesinden, bir kimsenin kendisine yönelik haksız fiilin etkisi ile suç işlemesi halinde cezadan indirim yapılacaktır.</p>
<p>Danıştay uygulamalarında, disiplin soruşturmalarında da haksız tahrik durumunun varlığının araştırılması ve bu durumda verilecek disiplin cezasının daha düşük bir ceza üzerinden değerlendirilmesi gerektiği hatta durumun niteliğine göre hiç ceza verilmemesi gerektiği vurgulanmaktadır. Örneğin memurun kendisine hakaret eden amirine karşı disiplin cezasını gerektiren bir fiilde bulunması halinde disiplin soruşturmasında bu husus değerlendirilecektir.</p>
<p>Disiplin cezası gerektiren fiil aynı zamanda ceza kanunu uyarınca suç teşkil ediyor ve kişi hakkında ceza yargılaması yapılmışsa, ceza yargılamasında haksız tahrik yönünden verilen karar disiplin soruşturmasında da dikkate alınmak durumundadır. Aksi halde verilen disiplin cezası hukuka aykırı olacaktır.</p>
<p><strong>Konuyla İlgili Danıştay Kararları</strong></p>
<p>Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu verdiği bir kararında; <em>“…Memur disiplin hukuku uygulamasında haksız tahrik ve karşılıklı hakaret hallerinin söz konusu olduğu durumlarda, olayın özelliğine göre faile daha hafif bir ceza verilmesi veya hiç ceza verilmemesi hususlarının cezayı verecek olan idare tarafından değerlendirilmesi ve bu değerlendirme sonucuna göre işlem tesis edilmesinin idare hukukunun niteliğine uygun düşeceği, <strong>24/08/2016 tarihinde kavga olayının bir gün öncesinde davacıyla &#8230; arasında yaşanan tartışma sırasındaki hakaret içeren bir kısım ifadenin tanık ifadelerinde de belirtildiği, davacının aynı gün idareye bu konuda şikayet dilekçesi verdiği hususuyla birlikte, kavga olayının karşı tarafı &#8230;&#8217;nin işletme müdürü &#8230;&#8217;nin amcasının oğlu olduğu, soruşturma kapsamında ifadesine başvurulan güvenlik görevlisi &#8230;, … ve &#8230;&#8217;nin ifadelerinde &#8230;&#8217;nin ayrımcılık yaptığını, &#8230;&#8217;nin hakkında çok sayıda tutanak olmasına rağmen işlem yapılmadığını, başka personellerle de sıkıntı yaşadığını belirttikleri,</strong> Ayrıca davacı ve &#8230;&#8217;nin birbirlerinden şikayetçi olmaları sonucunda Elazığ C. Başsavcılığının … soruşturma nolu dosyası üzerinden &#8220;kavgada müşteki şüpheli davacının çay bardağını &#8230;&#8217;ye vurarak yaraladığı, müşteki şüpheli …&#8217;nin de adli emanete kayıtlı bıçaklardan bir tanesi ile davacıyı yaraladığı, müşteki şüphelilerin üzerlerine atılı suçlamaları ikrar ettikleri&#8221; gerekçesiyle … Asliye Ceza Mahkemesinde basit yaralama suçundan dava açıldığı, Bu durumda, davacı hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonunda verilecek cezanın, davacının işlediği iddia edilen eylemin <strong><u>haksız tahrikle gerçekleştiği</u></strong> hususu göz önünde bulundurulmak suretiyle değerlendirilmesi gerekirken…”</em> yönündeki daire gerekçesini onayarak, ceza yargılamasında yer verilen haksız tahrikin disiplin soruşturmasında da dikkate alınması gerektiğine hükmetmiştir (Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 28/12/2020T., 2020/231E.,  2020/3500 K.).</p>
<p>Danıştay verdiği bir başka kararında da; <em>“…Haksız tahrik ve karşılıklı hakaret halinde cezanın hafifletilebilmesi ve yerine göre tamamen kaldırılabilmesi, modern ceza hukukunca kabul edilen müesseseler olup, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu&#8217;nun 29. maddesi uyarınca haksız tahrik halinde verilecek cezanın 3/4&#8217;üne kadarlık kısmı indirilebilmekte, 129/3. maddesi uyarınca da karşılıklı hakarette olayın mahiyetine göre taraflardan birine veya her iki tarafa verilecek olan ceza 1/3&#8217;üne kadar indirilebileceği gibi hiç ceza verilmemesi de söz konusu olabilmektedir. Anayasa&#8217;nın &#8220;Suç ve cezalara ilişkin esaslar&#8221; başlıklı 38. maddesinde, idari suç ve cezalar ile adli suç ve cezalar arasında herhangi bir ayrım yapılmadığından, hem idari suç ve cezalar hem de adli suç ve cezalar bu maddede öngörülen ilkelere tabi kabul edilmektedir. Zira Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 tarih ve E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararında da belirtildiği üzere adli ve idari suçların ikisinde de davranış normlarına aykırı ve haksızlık teşkil eden bir fiille, kanun koyucunun koruma altına aldığı bir hukuki değerin ihlali söz konusu olup adli ve idari cezaların her ikisi de cebir içermektedir. Adli suçlar için öngörülen cezaların idari suçlar için öngörülen cezalardan genellikle daha ağır olması, hürriyeti bağlayıcı cezaların kural olarak adli suçlar yönünden geçerli olabilmesi, idari suçlarda kanun koyucunun daha hafif yaptırıma bağladığı bir hukuki değerin ihlal edilmesi ve öngörülen yaptırımın da genellikle idari bir makam tarafından idari usuller izlenerek uygulanması nedeniyle ceza hukuku bakımından getirilen genel ilkelerin idari suç ve cezalara aynen uygulanması çoğu zaman mümkün olmamakla birlikte, bu ilkelerin memur disiplin hukukunun niteliğine uygun düştüğü ölçüde uygulanması gerektiği görüşü Danıştay Onikinci Dairesi ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu kararlarıyla istikrar kazanmıştır<strong><u>. Bu nedenle, kamu görevlilerinin işlemiş olduğu disiplin suçlarıyla ilgili olarak haksız tahrik ya da karşılıklı hakaret hallerinin söz konusu olduğu durumlarda, olayın özelliğine göre faile daha hafif bir ceza verilmesi veya hiç ceza verilmemesi hususlarının cezayı verecek makamlar tarafından değerlendirilmesi ve bu değerlendirme sonucuna göre bir işlem tesis edilmesi, hem ceza hukukunun genel ilkelerine hem de hakkaniyete daha uygun düşecektir.</u></strong> <strong><u>Bakılan davada, birbirlerine karşılıklı hakaret ettiklerinden bahisle aynı ağırlıkta ceza ile cezalandırılan taraflardan &#8230;&#8217;nın, olay sırasında ilk hakareti eden kişi olduğunun, davacının ise, &#8230;&#8217;nın hakaretine karşılık üzerine atılı hakaret suçunu işlediğinin, yapılan disiplin soruşturmasında ifadesine başvurulan müdür yardımcısı &#8230;&#8217;nın beyanları ve ceza mahkemesi kararı ile sabit olduğu ve bu nedenle davacı hakkında hakaret suçundan dolayı ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği hususları gözönünde</u></strong> bulundurulmaksızın tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmemiştir…”</em> gerekçesiyle, haksız tahrik indiriminin disiplin soruşturmasında da dikkate alınarak uygulanması gerektiğine hükmetmiştir (Danıştay 12. Daire Başkanlığı, 03/12/2019T., 2016/4750E., 2019/9565K.).</p>
<p>Sonuç olarak; yukarıda sunulan Danıştay kararlarında da açıkça görüldüğü üzere, disiplin soruşturmasında da haksız tahrik yönünden bir inceleme yapılarak cezada indirim ya da durumun özelliğine göre disiplin cezasına gerek olmadığı yönünde karar verilmesi gerekmektedir. Özellikle devlet memurluğundan çıkarma cezası gibi yaptırımı çok ağır olan disiplin cezalarında haksız tahrik yönünden inceleme yapılması ayrıca önem arz etmektedir. Bu tür durumlarda süresi içerisinde disiplin cezasına karşı hukuki yollara başvurmak önemlidir.</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/disiplin-sorusturmasinda-haksiz-tahrik-indirimi/">Disiplin Soruşturmasında Haksız Tahrik İndirimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilkerurlu.av.tr/disiplin-sorusturmasinda-haksiz-tahrik-indirimi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Disiplin Soruşturmasında İfade ve Savunma</title>
		<link>https://www.ilkerurlu.av.tr/disiplin-sorusturmasinda-ifade-ve-savunma/</link>
					<comments>https://www.ilkerurlu.av.tr/disiplin-sorusturmasinda-ifade-ve-savunma/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlker Urlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Nov 2024 08:16:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Memurların Disiplin İşlemleri]]></category>
		<category><![CDATA[devlet memurları kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[devlet memurlarının disiplin yönetmeliği]]></category>
		<category><![CDATA[disiplin soruşturması]]></category>
		<category><![CDATA[disiplin soruşturmasında ifade]]></category>
		<category><![CDATA[disiplin soruşturmasında ifade ve savunma]]></category>
		<category><![CDATA[disiplin soruşturmasında savunmayı kim alır]]></category>
		<category><![CDATA[memurların disiplin soruşturması]]></category>
		<category><![CDATA[memurun disiplin işlemleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilkerurlu.av.tr/?p=842</guid>

					<description><![CDATA[<p>Memurların disiplin işlemleri ile ilgili süreçte, uygulamada karşılaşılan sorunlardan birisi de ifade ve savunma arasındaki farkın karıştırılmasıdır. İfade, olaya ilişkin kişinin bilgisinin alınması iken, savunma&#8230;</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/disiplin-sorusturmasinda-ifade-ve-savunma/">Disiplin Soruşturmasında İfade ve Savunma</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/category/hukuki-yazilar/idare-hukuku/memurlarin-disiplin-islemleri/">Memurların disiplin işlemleri</a> ile ilgili süreçte, uygulamada karşılaşılan sorunlardan birisi de ifade ve savunma arasındaki farkın karıştırılmasıdır. İfade, olaya ilişkin kişinin bilgisinin alınması iken, savunma olaya ilişkin bütün bilgi, belge ve deliller toplandıktan sonra bu olaya ilişkin kişinin ne söyleyeceğinin yani beyanının alınmasıdır. Bu yazıda ilgili mevzuat ve Danıştay kararları ışığında disiplin soruşturmasında ifade ve savunma kavramları açıklanmaya çalışılacaktır.</p>
<p><strong>İlgili Mevzuat</strong></p>
<p>657 saylı Devlet Memurları Kanunu n. 130; <em>“Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmıyan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır”</em> hükmü ile devlet memuru hakkında yürütülen disiplin soruşturmasında memurun savunması alınmadan disiplin cezası verilemeyeceğini düzenlemektedir.</p>
<p>Devlet Memurları Disiplin Yönetmeliği m. 30/1; <em>“Memura savunma hakkı tanınmadan disiplin cezası verilemez. Savunma, soruşturma sürecinin son aşamasında disiplin amiri tarafından istenir”</em> hükmü ile memura savunma hakkı tanınmadan disiplin cezası verilemeyeceği hükmünü yinelemekte ve savunmanın da hangi aşamada kim tarafından alınması gerektiğini düzenlemektedir. Bu düzenlemeye göre soruşturmayı yürüten kimsenin memurun bilgisine başvurmasını savunma olarak nitelemek doğru değildir. Soruşturmayı yürüten kimse olay ile ilgili memurun bilgisine başvurmakta ve olay ya da durum ile ilgili memurun beyanlarını almaktadır. Savunma ise ancak olay ile ilgili bütün bilgi ve belgelere ulaşılıp, tanıklar dinlenilip, gerektiğinde bilirkişi raporu alındıktan sonra sürecin son aşamasına disiplin amiri tarafından alınmaktadır.</p>
<p>Memurların Disiplin Yönetmeliğinde yetkili disiplin amirleri ve disiplin kurulları da ayrıca düzenlenmektedir. Burada cezanın türüne göre disiplin süreci tayin edilmiştir.</p>
<p>Buna göre; uyarma, kınama ve aylıktan kesme disiplin cezası gerektiren fiil veya hâli bulunan memurlar hakkında disiplin soruşturması açılması ve ceza verilmesine ilişkin hususlarda yetkili disiplin amirleri, disipline aykırı fiil veya hâlin işlendiği sırada memurun görev yerindeki disiplin amirleridir (m. 24).</p>
<p>Kademe ilerlemesinin durdurulması cezası teklifini ve uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı yapılan itirazları değerlendirmeye yetkili disiplin kurulu, disipline aykırı fiil veya hâlin işlendiği sırada memurun görev yerindeki disiplin kuruludur (m. 25).</p>
<p>Memur hakkında istenilecek cezanın türüne göre yürütülecek sürecin son aşamasında disiplin amiri tarafından memurun savunması istenilecek ve Devlet Memurları Kanunu’nda yer alan açık düzenleme dolayısıyla <em>-özel Kanunlarda düzenlenen süreler hariç-</em> 7 günden az olmamak üzere bir süre verilmesi gerekmektedir.</p>
<p><strong>Devlet Memurluğundan Çıkarma Cezasında Son Savunma</strong></p>
<p>Son olarak, ilgili mevzuatta devlet memurluğundan çıkarma cezası yönünden ayrı bir düzenleme bulunduğunu ifade etmek gerekir. Memurların Disiplin Yönetmeliği m.30/6; <em>“Devlet memurluğundan çıkarma cezasına ilişkin soruşturma süreci sonunda disiplin amiri savunmayı aldıktan sonra ceza verilmesi gerektiği kanaatine varırsa soruşturma dosyasını, kanaatini içeren yazı ile birlikte yüksek disiplin kuruluna gönderir. Yüksek disiplin kurulunca, memurun sözlü veya yazılı olarak <strong>son savunması</strong>, 657 sayılı Kanunun 129 uncu maddesinde tanınmış olan haklardan yararlanmasına imkân sağlanmak suretiyle ayrıca talep edilir”</em> hükmü ile devlet memurluğundan çıkarma cezasında son savunma düzenlemesi getirmiştir.</p>
<p>Memurun hakkında yürütülen disiplin soruşturmasında disiplin amiri memurun savunmasını alacaktır. Ancak bu savunma sonunda memurun memuriyetten çıkarma cezası alması gerektiği yönünde kanaate ulaşmışsa bu durumda bu kanaati içeren yazı ile birlikte dosyayı yüksek disiplin kuruluna gönderecektir <em>(Yönetmeliğin 16’ıncı maddesinde de yüksek disiplin kurullarının oluşturulma esasları düzenlenmiştir)</em>. Yüksek disiplin kurulu da memurun son savunmasını alarak bir karar verecektir. Hakkında memuriyetten çıkarılma cezası istenilen memur son savunmasında soruşturma dosyasını inceleme, tanık dinletme ya da avukatı vasıtasıyla savunma yapma hakkına sahiptir.</p>
<p>Sonuç olarak; memurlar hakkında yürütülen soruşturmada soruşturmayı yürüten kimse tarafından bilgisine başvurulması ifade; soruşturtmanın son aşamasında disiplin amiri tarafından hakkında toplanan bütün delillerle birlikte olay ile ilgili dinlenilmesi ise savunma olarak tanımlanabilir.</p>
<p><strong>Konuyla İlgili Danıştay Kararları</strong></p>
<p>Danıştay bir kararında; <em>“…Bu durumda; Yüksek Disiplin Kurulunca, Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması teklif edilen ilgiliye 657 sayılı Kanun&#8217;un 129. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak son savunma hakkı tanınması gerektiği açık olup, uyuşmazlık konusu olayda, hakkında Devlet memurluğundan çıkarma cezası teklif edilen davacı hakkında Yüksek Disiplin Kurulunca 657 sayılı Kanun&#8217;un 129. maddesine göre son savunması alınmadan tesis edildiği görülen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, bu hususu göz ardı etmek suretiyle işin esasına girerek davanın reddine karar veren İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır…”</em> gerekçesiyle son savunma alınmadan disiplin cezası verilmesini hukuka aykırı bulmuştur (Danıştay 12. Daire Başkanlığı, 18/05/2022T., 2018/1788 E.,  2022/2707 K.).</p>
<p>Danıştay verdiği bir başka kararında da<em>; “…Anılan Anayasa hükmünün gerekçesinde, &#8220;yapılacak disiplin kovuşturmalarında ve disiplin cezası uygulamasında ilgiliye isnad olunan hususun bildirilmesi, dinlenilmesi, savunmasını yapma imkanı tanınması bu madde ile güvence altına alınmaktadır.&#8221; ifadelerine yer verilerek, disiplin cezaları ile ilgili olarak Anayasal güvenceye bağlanan savunma hakkının içeriği belirtilmiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu&#8217;nun 130. maddesinde diğer cezalar bakımından memura sadece 7 günden az olmamak üzere savunma hakkı tanınmışken memuriyetten çıkarma cezası açısından 129. maddeyle, soruşturma ile ilgili evrakın incelenmesinden veya vekili vasıtasıyla sözlü savunma yapılmasına kadar, 130. maddeden farklı olarak geniş bir savunma hakkı tanınmış bulunmaktadır. Yasa koyucu ilgili açısından en ağır sonuçları doğuran Devlet memurluğundan çıkarma cezasının verilmesinde, bu şekilde bir savunma hakkının tanınmasını memur statüsü açısından önemli bir güvence olarak öngörmüştür…”</em> gerekçesiyle savunma hakkının Anayasal güvence altına olduğuna hükmetmiştir (Danıştay 12. Daire Başkanlığı, 23/02/2022T., 2019/1606 E., 2022/640 K.).</p>
<p>Danıştay bir başka kararında da; <em>“…Bu bakımdan, disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar pozitif olarak mevzuatla belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır. Buna göre, disiplin cezası verilebilmesi için kusurlu halin tespitinden sonra belli süreler içinde ilgili memur hakkında tarafsız bir soruşturmacı görevlendirilerek disiplin soruşturması açılması, söz konusu soruşturmada memurun lehine ve aleyhine olan tüm delillerin toplanarak ekleriyle birlikte bir soruşturma raporunun oluşturulması ve bu şekilde memurun hangi fiili, nerede, ne zaman, nasıl, ne şekilde işlediğinin somut, hukuken kabul edilebilir delillerle ve şüpheye yer vermeyecek açıklıkta ortaya konularak, yetkili disiplin amiri veya disiplin kurulu tarafından bir disiplin cezası verilmesi gerekmektedir…”</em> gerekçesiyle bütün deliller toplandıktan sonra savunma alınması gerektiğine hükmetmiştir (Danıştay 12. Daire Başkanlığı, 02/03/2022T., 2022/35 E., 2022/833 K.).</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/disiplin-sorusturmasinda-ifade-ve-savunma/">Disiplin Soruşturmasında İfade ve Savunma</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilkerurlu.av.tr/disiplin-sorusturmasinda-ifade-ve-savunma/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Devlet Memurlarının Disiplin Soruşturmasında Zamanaşımı</title>
		<link>https://www.ilkerurlu.av.tr/devlet-memurlarinin-disiplin-sorusturmasinda-zamanasimi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlker Urlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Oct 2024 15:05:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Memurların Disiplin İşlemleri]]></category>
		<category><![CDATA[danıştay kararlarında disiplin cezası]]></category>
		<category><![CDATA[devlet memurları disiplin yönetmeliği]]></category>
		<category><![CDATA[devlet memurları kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[disiplin cezası]]></category>
		<category><![CDATA[disiplin cezası ceza zamanaşımı]]></category>
		<category><![CDATA[disiplin cezası soruşturma zamanaşımı]]></category>
		<category><![CDATA[disiplin cezası zamanaşımı]]></category>
		<category><![CDATA[disiplin cezasında zamanaşımı var mı]]></category>
		<category><![CDATA[memurların disiplin cezası]]></category>
		<category><![CDATA[memurların disiplin işlemleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilkerurlu.av.tr/?p=839</guid>

					<description><![CDATA[<p>Devlet memurlarının disiplin işlemlerinin hukuki niteliği pek çok detay içermektedir. Bu detaylardan birisi de disiplin soruşturmalarında zamanaşımı kurumudur. Devlet Memurları Kanunu m. 127’de disiplin cezalarına&#8230;</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/devlet-memurlarinin-disiplin-sorusturmasinda-zamanasimi/">Devlet Memurlarının Disiplin Soruşturmasında Zamanaşımı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/category/hukuki-yazilar/idare-hukuku/memurlarin-disiplin-islemleri/">Devlet memurlarının disiplin işlemleri</a>nin hukuki niteliği pek çok detay içermektedir. Bu detaylardan birisi de disiplin soruşturmalarında zamanaşımı kurumudur. Devlet Memurları Kanunu m. 127’de disiplin cezalarına ilişkin zamanaşımı kurumu düzenlenmiştir. Düzenlemeye göre disiplin soruşturmalarında soruşturma ve ceza zamanaşımı olarak iki çeşit zamanaşımı bulunmaktadır.</p>
<p><strong>Soruşturma Zamanaşımı</strong></p>
<p>Devlet Memurları Kanunu’nda sayılan disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenilmesinden itibaren 1 ve 6 aylık süreler içerisinde disiplin soruşturmasına başlanılması gerekmektedir. Madde hükmüne göre; uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarını gerektiren hallerde 1 ay içerisinde, memurluktan çıkarma cezasını gerektiren hallerde ise 6 ay içerisinde soruşturmaya başlanılmalıdır. Bu süreler içerisinde soruşturmaya başlanılmaması halinde soruşturma zamanaşımı nedeniyle kişi hakkında disiplin cezası tesisi mümkün değildir.</p>
<p>Kanun’da yer alan düzenlemede soruşturma zamanaşımı, disiplin cezasını gerektirir fiilin ya da halin öğrenme tarihi itibariyle başlatılmıştır. Bu durumda fiilin işlendiği tarih değil, fiilin öğrenildiği tarih soruşturmanın başlangıcı için esas alınacaktır. Kanun koyucu bu tür bir düzenlemeyle disiplin cezasını gerektirir fiillerin cezasız kalmamasını amaçlamıştır.</p>
<p><strong>Ceza Zamanaşımı</strong></p>
<p>Kanunda düzenlenen ikinci tür zamanaşımı ceza zamanaşımıdır. Buna göre;<em> “Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren  nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar”</em> hükmü ile disiplin cezalarının memur üzerinde sürekli bir baskı unsuru olarak kullanılması engellenmek istenmektedir. Ceza zamanaşımı, soruşturma zamanaşımından farklı olarak öğrenme tarihini değil fiilin işlendiği tarihten başlamaktadır. Kanunda ceza zamanaşımı yönünden başlangıcın fiilin işlendiği tarih olarak esas alındığı açıkça belirtilmiştir. Bu nedenle soruşturma zamanaşımı ve ceza zamanaşımında zamanaşımı başlangıç tarihlerine dikkat etmek önemlidir.</p>
<p><strong>Konuyla İlgili Danıştay Kararları</strong></p>
<p>Disiplin soruşturmalarında zamanaşımı yönünden verdiği kararlarında Danıştay, zamanaşımı yönünde soruşturma ya da ceza mümkün olmasa dahi, kişinin fiili işleyip işlemediğinin tespitinin önemli olduğunu vurgulamaktadır. Danıştay’a göre zamanaşımı yönünden disiplin cezası verilememesi ile kişinin disiplin cezasını gerektirir bir fiili işlemediğinden bahisle hakkında disiplin cezası verilmemesi, haklı olarak, farklı hukuki sonuçlar doğurmaktadır.</p>
<p>Danıştay konu ile ilgili bir kararında<em>; “…<strong><u>Nitekim, soruşturma dosyasının, isnat edilen fiilin hiç işlenmediği gerekçesiyle işlemden kaldırılması ile zamanaşımı sebebiyle işlemden kaldırılmasının ilgili kamu görevlisi yönünden hukuki etki ve sonuçlarının birbirinden farklı olacağı kuşkusuzdur.</u></strong> Zira, hukuk âleminde var olmayan ve hiç gerçekleşmemiş bir fiil hakkında ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığından bahsetmek mümkün değildir. Bu durumda, İdare Mahkemesince; zamanaşımı nedeniyle işlemden kaldırılmış dosya içeriği fiillerin davacı tarafından işlenip işlenmediğinin, işlenmiş ise hangi tarihte işlendiğinin ve bu fiillerin meslekten çıkarma cezasını gerektirip gerektirmediğinin, başka bir ifadeyle öncelikle, fiilin sübûta erip ermediğinin incelenmesi, isnat edilen fiillerin işlendiğinin tespit edilmesi durumunda, fiilin işlendiği tarih esas alınarak ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığının tespit edilmesi, varılacak sonuca göre de dava konusu işlemin hukuka uygunluğunun değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu itibarla, davacının meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiilinin sübûta erip ermediği irdelenmeden ve fiilin hangi tarihte işlendiği tespit edilmeden, doğrudan ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğraması sebebiyle dosyanın işlemden kaldırılması gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar veren İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır…”</em> yönündeki gerekçesi ile zamanaşımı nedeniyle verilen karar ile kişinin fiili işleyip işlemediğinin tespitinin farklı hukuki sonuçlara başlandığından fiilin işlenip işlenmediği yönünden araştırılma yapılması gerektiğine hükmetmiştir (Danıştay 2. Daire Başkanlığı, 01/03/2022T., 2021/17653 E.,  2022/873 K.).</p>
<p>Danıştay bir başka kararında; <em>“…İdare Mahkemesince yapılan değerlendirmede, davacının aynı fiilleri nedeniyle … Ağır Ceza Mahkemesindeki yargılaması esas alınmış ve anılan Mahkemenin … günlü, E:… , K:… sayılı kararıyla davacının &#8220;rüşvet&#8221; ve &#8220;suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme&#8221; suçlarından beraatine karar verildiği vurgulanarak disiplin soruşturmasına konu fiillerin sübut bulmadığı belirtilmiş ise de davacının &#8220;yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla kötüye kullanmak &#8221; fiilini işleyip işlemediği açısından İdare Mahkemesi kararında herhangi bir değerlendirme yapılmadığı görülmüştür. … Ağır Ceza Mahkemesinin … günlü, E:… , K:… sayılı kararında da yer alan ve fiil tarihinde Nevşehir ili, … İlçe Emniyet Müdürlüğünde (kimlik bildirme bürosunda görevli) polis memuru olarak görev yapan davacı ile … Bakım Merkezi sahibi T.P ve aynı yerin sorumlu müdürü E.O arasında 25/11/2010 tarihinde gerçekleşen telefon görüşmesinde yer alan ifadeler incelendiğinde, davacının &#8220;yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla kötüye kullanmak &#8221; fiilini işlediğinin sabit olduğu anlaşılmakta olup, <strong><u>her ne kadar disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğraması sebebiyle dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiş ise de olayda yukarıda aktarılan açıklamalar doğrultusunda 3201 sayılı Kanun&#8217;un Geçici 28. maddesi doğrultusunda naklen atama yapılabilmesi için gerekli şartların oluştuğu sonucuna varılmıştır</u></strong>…” </em>gerekçesiyle kişi hakkında ceza yargılamasında verilen karara rağmen disiplin soruşturması yönünden inceleme yapılarak özel kanunlarda yer alan koşullara göre işlem tesis edilmesi gerektiğine hükmetmiştir (Danıştay 2. Daire Başkanlığı, 10/02/2022T., 2021/17064 E.,  2022/373 K.).</p>
<p>Danıştay bir başka kararında da; <em>“…Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi, kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler. Bu nedenle, disiplin cezası verilebilmesi için öncelikle isnat edilen kusurlu halin veya fiilin tespiti gerekmektedir. Kusurlu halin veya fiilin tespitinden kasıt ise, disiplin cezasına konu edilen fiil veya halin zamanı, yeri, şekli gibi tüm unsurlarının ortaya konulması, böylelikle fiilin kim tarafından, ne zaman, nerede ve ne şekilde işlendiğinin net ve açık bir şekilde belirlenmesidir…”</em> şeklindeki gerekçesinde disiplin cezalarının amacını ve hukuki niteliğini tespit etmiştir (Danıştay 2. Daire Başkanlığı, 12/01/2022T., 2021/2910 E., 2022/42 K.).</p>
<p>Sonuç olarak; disiplin cezalarında zamanaşımı önemli bir hukuki kurumdur. Hukuka aykırı biçimde tesis edilen disiplin cezalarına karşı süresi içerisinde idare mahkemelerinde iptal davası açmak gerekmektedir.</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/devlet-memurlarinin-disiplin-sorusturmasinda-zamanasimi/">Devlet Memurlarının Disiplin Soruşturmasında Zamanaşımı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Disiplin Soruşturmasında Şüpheden Sanık Yararlanır İlkesi</title>
		<link>https://www.ilkerurlu.av.tr/disiplin-sorusturmasinda-supheden-sanik-yararlanir-ilkesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlker Urlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 30 Oct 2024 14:49:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Memurların Disiplin İşlemleri]]></category>
		<category><![CDATA[disiplin cezası]]></category>
		<category><![CDATA[disiplin cezasına karşı dava]]></category>
		<category><![CDATA[disiplin cezasında şüpheden sanık yararlanır ilkesi geçerli mi]]></category>
		<category><![CDATA[disiplin soruşturmasında şüpheden sanık yararlanır ilkesi geçerli mi]]></category>
		<category><![CDATA[iptal davası]]></category>
		<category><![CDATA[memurların disiplin işlemleri]]></category>
		<category><![CDATA[şüpheden sanık yararlanır ilkesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilkerurlu.av.tr/?p=836</guid>

					<description><![CDATA[<p>Memurların disiplin işlemlerinin ve cezalarının düzenlendiği disiplin hukuku idari yargı alanı içerisinde önemli bir yer tutmaktadır. Disiplin hukuku ile ceza hukuku her ne kadar farklı&#8230;</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/disiplin-sorusturmasinda-supheden-sanik-yararlanir-ilkesi/">Disiplin Soruşturmasında Şüpheden Sanık Yararlanır İlkesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/category/hukuki-yazilar/idare-hukuku/memurlarin-disiplin-islemleri/">Memurların disiplin işlemleri</a>nin ve cezalarının düzenlendiği disiplin hukuku idari yargı alanı içerisinde önemli bir yer tutmaktadır. Disiplin hukuku ile ceza hukuku her ne kadar farklı usul kurallarına ve ilkelerine tabi olsalar da ceza hukuku ile disiplin hukukunun benzeştiği durumlar söz konusudur. Ceza hukukunun asli ilkelerinden birisi olan şüpheden sanık yararlanır ilkesinin disiplin hukukunda da geçerli olduğunu görmekteyiz. Disiplin hukuku ceza hukukunun usul kuralları ve ilkeleriyle bütünüyle bağlı değildir. Örneğin ceza davasında “delil yetersizliği” nedeniyle hakkında beraat kararı verilmiş bir kimseye disiplin incelemesi sonucunda disiplin cezası verilebilir. Durumun koşullarına göre delil değerlendirmesi yapılarak kişi hakkında disiplin cezasına hükmedilmesi mümkündür. Ancak kişi hakkında yapılan disiplin soruşturmasında toplanan delillerle kesin bir kanaate ulaşılamaması durumunda şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince disiplin cezasına yer olmadığı kararı verilmelidir. İdare Mahkemeleri ve Danıştay kararlarında bu ilkenin karşılık bulduğunu görmekteyiz.</p>
<p><strong>Danıştay Kararlarında Şüpheden Sanık Yararlanır İlkesi</strong></p>
<p>Danıştay verdiği bir kararında; <em>“…Disiplin hukuku, cezalandırılma ilkeleri açısından ceza hukuku ile benzer özellikler taşımakta olup, kişilerin disiplin cezası ile cezalandırılabilmeleri için, suç olarak belirlenmiş olan tutum ya da davranışın ilgilisi tarafından işlenmiş olduğunun kesin ve şüpheye yer bırakmayacak şekilde saptanması ve maddi gerçeğin tüm boyutlarıyla ortaya konması gerekmektedir. <strong><u>Ayrıca evrensel ceza hukuku ile Türk Ceza Kanunu&#8217;nda yer alan &#8220;şüpheden sanık yararlanır&#8221; ilkesi disiplin hukukunda da uygulama alanı bulmaktadır. Buna göre; disiplin yaptırımı uygulanacak kişi tarafından ikrar edilmeyen ve eldeki mevcut deliller ile disiplin normuna aykırı fiilin ispatı mümkün olmayan hallerde &#8220;şüpheden sanık yararlanır&#8221; ilkesi gereğince ilgiliye disiplin cezası verilemeyeceğinin kabulü gerekmektedir.</u></strong> Uyuşmazlıkta, Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı Çocuk Suçlular Soruşturma Bürosu tarafından, davacı hakkında &#8220;Çocuğun cinsel istismarı&#8221; iddiasıyla yürütülen ceza soruşturması sonucunda &#8230; tarih ve Soruşturma No:&#8230;, Karar No:&#8230; sayılı kararıyla; idari soruşturmada tanık olarak beyanda bulunan &#8230; ile &#8230;&#8217;nin, davacının herkese eşit davrandığı, herhangi bir sıkıntı olmadığı beyanları ile diğer tanık beyanları dikkate alınarak davacının mağdurlara karşı cinsel istismarda bulunduğu yönünde herhangi bir beyanın bulunmadığı, davacı ile ilgili suçlamanın soyut iddiadan öteye geçmediği, davacının üzerine atılı eylemi gerçekleştirdiğine yönelik müştekilerin beyanından başka herhangi bir somut delilin bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği göz önüne alındığında, davacının, öğrencisi &#8230;&#8217;ya yönelik olarak işlediği isnat edilen eylemlerin kesin, inandırıcı, her türlü şüpheden uzak ve somut delillere dayalı olarak ortaya konulamadığı anlaşılmaktadır…”</em> yönündeki kararı ile disiplin hukukunda şüpheden sanık yararlanır ilkesinin geçerli olduğunu ve kişiye disiplin cezası verilebilmesi için kişinin fiili işlediğinin delil ve tanık beyanları ile ispatlanması gerektiğine hükmetmiştir (Danıştay 12. Daire Başkanlığı, 17/06/2021T., 2019/7235E., 2021/4022K.).</p>
<p>Danıştay verdiği bir başka kararında da;<em>“…uyuşmazlıkta, gerek şikayet dilekçesinde gerekse idari soruşturma kapsamında alınan tanık ifadelerinde ilgili icra dairelerinde görev yapan tüm müdür ve müdür yardımcılarının söz konusu fiilleri işlediğine ilişkin bir iddia ileri sürülmediği gibi davacının sözü edilen fiilleri işlediğine ilişkin davacıya yöneltilmiş bir isnat da bulunmadığı, öte yandan, olayla ilgili yürütülen ceza kovuşturmasının duruşma tutanaklarının incelenmesinden ise; idari soruşturmada tanık olarak beyanda bulunan avukatlardan bazılarının, soruşturma sırasında kendilerinin şikayetçi oldukları şahısların isimlerini soruşturmayı yürüten müfettişlere beyan ettiklerini; ancak, müfettişler tarafından söz konusu şahısların isimlerinin belirtilmeyerek genel ifadelerin tutanağa geçirildiğini, davacıyla herhangi bir problem yaşamadıklarını beyan ettikleri, isimleri beyan edilen şahıslar arasında da davacının bulunmadığı, <strong><u>bu durumda, &#8220;masumiyet karinesi&#8221; ve &#8220;şüpheden sanık yararlanır&#8221; ilkelerine </u></strong>aykırı olarak, isim belirtilmeyerek alınan genel tanık beyanları dışında, inandırıcı ve somut deliller ortaya konulmaksızın, fiilin sübut bulduğundan bahisle ceza verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir…Temyizen incelenen kararda, İdare Mahkemesince bozma kararında belirtilen esaslara uyulduğu anlaşılmış olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir…”</em> gerekçesiyle kişi hakkında tesis edilen disiplin işlemini kişi hakkında ileri sürülen iddiaların soyutluğu nedeniyle şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca disiplin cezasını iptal eden idare mahkemesi kararını hukuka uygun bularak onamıştır (Danıştay 12. Daire Başkanlığı, 10/02/2022T., 2021/4380 E., 2022/433 K.).</p>
<p>Sonuç olarak; ceza hukukunun şüpheden sanık yararlanır evrensel ilkesi disiplin hukukunda da yer bulmaktadır. Yargı kararlarında disiplin cezaları yönünden de kişinin fiili işlediğinin şüpheye yer bırakmayacak biçimde ispatı aranmaktadır. Bu ilkeye aykırı tesis edilen disiplin cezası işlemine karşı süresi içerisinde idare mahkemelerinde iptal davası açmak mümkündür.</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/disiplin-sorusturmasinda-supheden-sanik-yararlanir-ilkesi/">Disiplin Soruşturmasında Şüpheden Sanık Yararlanır İlkesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Disiplin Soruşturmasında Hukuka Aykırı Delile Dayanılarak Disiplin Cezası Verilebilir mi?</title>
		<link>https://www.ilkerurlu.av.tr/disiplin-sorusturmasinda-hukuka-aykiri-delile-dayanilarak-disiplin-cezasi-verilebilir-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlker Urlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Oct 2024 09:11:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Memurların Disiplin İşlemleri]]></category>
		<category><![CDATA[danıştay kararlarında hukuka aykırı delil]]></category>
		<category><![CDATA[disiplin soruşturması]]></category>
		<category><![CDATA[disiplin soruşturmasında delil]]></category>
		<category><![CDATA[disiplin soruşturmasında hukuka aykırı delil]]></category>
		<category><![CDATA[disiplin soruşturmasında mesaj kayıtları kullanılabilir mi]]></category>
		<category><![CDATA[disiplin soruşturmasında ses kaydı kullanılabilir mi]]></category>
		<category><![CDATA[disiplin soruşturmasında whatsapp yazışmaları kullanılabilir mi]]></category>
		<category><![CDATA[disiplin soruşturmasında yazışmalar]]></category>
		<category><![CDATA[hukuka aykırı delil]]></category>
		<category><![CDATA[hukuka aykırı delil nedir]]></category>
		<category><![CDATA[idari yargıda hukuka aykırı delil]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilkerurlu.av.tr/?p=831</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hukuka aykırı elde edilen delil sorunu farklı yargılama usullerine tabi olan hukukun alt alanlarında nasıl ele alınması gerektiği hukuk doktrininde tartışılmaya devam etmektedir. İdari yargıya&#8230;</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/disiplin-sorusturmasinda-hukuka-aykiri-delile-dayanilarak-disiplin-cezasi-verilebilir-mi/">Disiplin Soruşturmasında Hukuka Aykırı Delile Dayanılarak Disiplin Cezası Verilebilir mi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hukuka aykırı elde edilen delil sorunu farklı yargılama usullerine tabi olan hukukun alt alanlarında nasıl ele alınması gerektiği hukuk doktrininde tartışılmaya devam etmektedir. İdari yargıya tabi olan disiplin hukukunda da hukuka aykırı biçimde elde edilen delillere dayanarak disiplin cezası verilip verilemeyeceği hem yargı kararlarında hem de idare hukuku doktrininde tartışılmıştır. Bu yazıda Danıştay’ın yakın tarihleri çerçevesinde hukuka aykırı elde edilen delillere dayanılarak disiplin cezası verilip verilemeyeceği açıklanacaktır.</p>
<p><strong>Hukuka Aykırı Delil</strong></p>
<p>Anayasa m. 38/6; <em>“Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez”</em> hükmü ile hukuka aykırı elde edilen delillere dayanılarak kişi hakkında hukuki karar verilemeyeceği düzenlenmektedir. Buna örneğin hukuka aykırı telefon dinlemesi ya da hukuka aykırı bir biçimde elde edilen yazışmalar hukuka aykırı delil olacağından bu delillere dayanılarak kişi hakkında karar verilmesi mümkün değildir. Ancak ceza yargılamasında, örneğin, ani gelişen durumda suçun başka türlü tespiti mümkün değilse kişinin ses kaydı alması hukuka uygun kabul edilmektedir. Kendisine rüşvet teklif edilen memurun bu suçu tespit etmek amacıyla ses ve görüntü kaydetmesi ya da ani, gelişen bir olayda tehdit edilen ya da hakarete uğrayan bir kimsenin bu olayı kayıt altına alması gibi durumlarda bu kayıtlar hukuka uygun kabul edilmektedir. Peki disiplin soruşturmasında durum nedir?</p>
<p><strong>Disiplin Soruşturmasında Hukuka Aykırı Delil</strong></p>
<p>Disiplin soruşturmasında hukuka aykırı delillerin kullanılıp kullanılamayacağı idari yargıda tartışılmıştır. Kimi görüşler disiplin soruşturmasının ceza hukukundan farklı olduğu ve bazı durumlarda memur  hakkında ceza yargılamasında beraat kararı verilse dahi disiplin cezası verilebileceğini gerekçe göstererek hukuka aykırı elde edilen delillerin kullanılabileceğini savunmaktadır. Ancak karşı görüş hukuka aykırı delillerin disiplin soruşturmasında da kullanılamayacağını savunmaktadır. Bu görüşün hem Anayasa Mahkemesi hem de son dönemlerde Danıştay yaklaşımı ile uyumlu olduğu ifade edilebilir. Danıştay’ın yakın tarihli görüşlerinde tek başlına hukuka aykırı delile dayanılarak disiplin cezası verilemeyeceği yönündedir.</p>
<p><strong>Danıştay Kararlarında Hukuka Aykırı Delil</strong></p>
<p>Yakın tarihli Danıştay kararlarında yalnızca hukuka aykırı delillere dayanılarak kişi hakkında disiplin işlemi tesis edilemeyeceği görüşünün öne çıktığını görmekteyiz. Danıştay, hukuka aykırı delil yanında başkaca delillerin ya da tanık ifadelerinin bulunması halinde kişi hakkında verilen disiplin cezasını hukuka uygun bulurken, tek başına hukuka aykırı delillere dayanılarak verilen disiplin cezasının hukuka uygun olmadığına hükmetmektedir.</p>
<p>Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu verdiği bir kararında; <em>“…Uyuşmazlıkta, &#8230; adlı polis memuru tarafından, kendisi ile davacı ve davacının eşi arasında geçen konuşmaların kayda alındığı ve bu ses kaydındaki konuşmalarda davacının adı geçen polis memuruna &#8220;&#8230;senin ya buradan cesedin çıkar ya tayinin çıkar&#8230; yaptığın çok büyük şerefsizlik&#8230;&#8221; şeklinde onur kırıcı sözler söylediği, T.C. Anayasası&#8217;nın 38.maddesi hükmü ve Anayasa Mahkemesince konuya ilişkin belirlenen genel ilkeler çerçevesinde söz konusu dinleme kayıtlarının hukuka aykırı delil niteliğinde olması sebebiyle her ne kadar disiplin cezasına dayanak teşkil edemeyecek ise de, mevcut soruşturma dosyası, tanık ifadeleri ve eki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirildiğinde, tanık olarak dinlenilen ve olay günü (07/10/2010) … İlçe Emniyet Amirliğinde görevli olarak çalışan polis memuru &#8230;&#8217;nin ifadesinde; &#8220;davacının, &#8230; adlı polis memurunun yanına gelerek buradan ya tayinin ya da cesedin çıkacak, bu yaptığın çok büyük şerefsizlik dedi.&#8221; şeklindeki açık beyanından tanık &#8230;&#8217;nin olayı gördüğü ve davacının &#8230; adlı polis memuruna karşı onur kırıcı sözler sarf ettiğinin anlaşılması karşısında, davacının sübuta eren fiili sebebiyle alt ceza uygulamasına gidilerek &#8220;kınama cezası&#8221; ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi eklenmek suretiyle davanın reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir…”</em> gerekçesine dayalı olarak verilen ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bularak onamıştır (Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 28/01/2021T.,  2020/2016 E.  ,  2021/144 K.).</p>
<p>Danıştay bu kararında dinleme kayıtlarını hukuka aykırı delil olarak kabul etmesine rağmen bu kayıtların tanık beyanı ile de sabit olması nedeniyle kişi hakkında disiplin cezası verilmesini hukuka uygun kabul etmiştir.</p>
<p>Danıştay verdiği bir başka kararında ise; <em>“…Danıştay Beşinci Dairesinin 08/05/2017 tarih ve E:2016/17261, K:2017/12356 sayılı bozma kararına uyulmak suretiyle verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; davacı hakkında … Ağır Ceza Mahkemesinde açılan ceza davaları neticesinde, Mahkemenin davacının &#8220;rüşvet almak&#8221; suçundan dolayı 3 yıl 4 ay hapis cezasıyla, &#8220;görevi kötüye kullanmak&#8221; suçundan da ise 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … tarih ve K:… sayılı kararının, &#8230; Ceza Dairesinin temyiz incelemesinde; verilen iletişimin dinlenmesi kararının usulsüz olduğu bu karara dayanılarak elde edilen dinleme kayıtlarının hukuka aykırı delil niteliğinde olduğu ve hükme esas alınamayacağı, bunun dışında davacının mahkumiyetini gerektirir nitelikte somut ve kesin delil bulunmadığı ve sanıkların beraatine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulduğu, bu karara uyan … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile davacının beraatine hükmedildiği ve dava konusu işlemin tesisine dayanak olan rüşvet suçunun adli yargı kararı ile ortadan kalktığı, yine idari soruşturma kapsamında incelenmesi gereken görevi kötüye kullanma suçu açısından ise; kanuna aykırı olarak elde edildiği adli yargılama neticesinde ortaya konulmuş olan dinleme kayıtları değerlendirme dışı bırakıldığında fiilin sübuta erdiğini gösteren herhangi bir delilin bulunmadığı dikkate alındığında davacının meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir…” </em>yönündeki ilk derece mahkemesi gerekçesini hukuka uygun bularak onamıştır (Danıştay 5. Daire Başkanlığı, 06/10/2020T., 2018/961 E., 2020/4115 K.).</p>
<p>Danıştay’ın bu kararında, kişi hakkında verilen disiplin cezasının hukuka aykırı olarak elde edilen iletişim hayıtlarından kaynaklandığı ve kişinin fiili işlediğini gösterir bir başka delil bulunmadığı gerekçesiyle disiplin cezası verilemeyeceğine hükmettiği görülmektedir.</p>
<p>Sonuç olarak; Danıştay’ın yakın tarihli kararlarında, disiplin soruşturmasında yalnızca hukuka aykırı delile dayanılarak kişi hakkında disiplin cezası verilemeyeceği, hukuka aykırı elde edilen delil yanında başka delillerin ya da tanık ifadelerinin bulunması halinde ise disiplin cezası tesis edilebileceği görüşü öne çıkmaktadır.</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/disiplin-sorusturmasinda-hukuka-aykiri-delile-dayanilarak-disiplin-cezasi-verilebilir-mi/">Disiplin Soruşturmasında Hukuka Aykırı Delile Dayanılarak Disiplin Cezası Verilebilir mi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
