<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Doçenlik İşlemleri ile İlgili Davalar arşivleri - Avukat İlker Urlu</title>
	<atom:link href="https://www.ilkerurlu.av.tr/category/hukuki-yazilar/idare-hukuku/docenlik-islemleri-ile-ilgili-davalar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.ilkerurlu.av.tr/category/hukuki-yazilar/idare-hukuku/docenlik-islemleri-ile-ilgili-davalar/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 20 Oct 2025 19:58:23 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>

<image>
	<url>https://www.ilkerurlu.av.tr/wp-content/uploads/2024/03/iulogo-3-150x150.png</url>
	<title>Doçenlik İşlemleri ile İlgili Davalar arşivleri - Avukat İlker Urlu</title>
	<link>https://www.ilkerurlu.av.tr/category/hukuki-yazilar/idare-hukuku/docenlik-islemleri-ile-ilgili-davalar/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Doçentlik Yönetmeliği Değişikliklerine İlişkin Kısa Değerlendirme</title>
		<link>https://www.ilkerurlu.av.tr/docentlik-yonetmeligi-degisikliklerine-iliskin-kisa-degerlendirme/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlker Urlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Oct 2025 19:58:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Doçenlik İşlemleri ile İlgili Davalar]]></category>
		<category><![CDATA[14/10/2025 tarih ve 33047 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Doçentlik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik]]></category>
		<category><![CDATA[adayların jüri raporlarına erişimi engellenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[doçentlik bilirkişi incelemesi]]></category>
		<category><![CDATA[Doçentlik Yönetmeliği]]></category>
		<category><![CDATA[doçentlik yönetmeliği değişiklikleri]]></category>
		<category><![CDATA[doçentlik yönetmeliğinde yapılan değişiklikler]]></category>
		<category><![CDATA[tezde intihal yapılması]]></category>
		<category><![CDATA[tezide intihal doçentliğe engel mi]]></category>
		<category><![CDATA[yeni doçentlik yönetmeliği neler getiriyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilkerurlu.av.tr/?p=977</guid>

					<description><![CDATA[<p>14/10/2025 tarih ve 33047 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Doçentlik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile Doçentlik Yönetmeliğinde çeşitli değişiklikler yapılmıştır. Bu değişikliklere göre doçent adayları&#8230;</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/docentlik-yonetmeligi-degisikliklerine-iliskin-kisa-degerlendirme/">Doçentlik Yönetmeliği Değişikliklerine İlişkin Kısa Değerlendirme</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>14/10/2025 tarih ve 33047 sayılı <a href="https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2025/10/20251014-1.htm">Resmi Gazetede</a> yayımlanan Doçentlik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile Doçentlik Yönetmeliğinde çeşitli değişiklikler yapılmıştır.</p>
<p>Bu değişikliklere göre doçent adayları özgeçmiş ve eserler listesinde tüm akademik çalışmaları belirtmek durumundadırlar. Adayların doçentlik başvurusunda yayınları arasında seçim yapmaları mümkün değildir.</p>
<p>Yönetmeliğe yeni eklenen<em>; “Lisansüstü tezlerindeki intihal ve sahtecilik sebebiyle başvurusu iptal edilen adaylar bu tezleri kullanarak tekrar doçentlik başvurusunda bulunamaz. Bu hükme aykırı şekilde başvurduğu tespit edilen adayların başvurusu Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı tarafından reddedilir”</em> hükmü ile lisansüstü tezlerde intihal tespit edilmesi halinde bu tezler kullanılarak doçentlik başvurusu imkanı ortadan kaldırılmıştır. Düzenlemeden adayın yeni bir tez yazarak doçentlik başvurusunun önünde bir engel bulunmadığı anlaşılmaktadır.</p>
<p>Yönetmeliğe eklenen<em>; “Doçentlik başvuruları, adayın bilimsel araştırma ve yayın etiği ilkelerine uygun hareket edip etmediği, asgari başvuru şartlarını sağlayıp sağlamadığı, eserlerin nitelik ve özgünlüğü, bilim alanına yaptığı katkısı ve bir bütün halinde alanındaki yetkinliği yönlerinden değerlendirilir”</em> hükmü ile eser incelemesi görevi kısmi değişiklikle korunmuştur. Bu hükmün içerdiği belirsizlikler nedeniyle hukuki ihtilaflara neden olacağı öngörülmektedir. Jüri raporlarında gerekçelendirmenin hukuki yeterlilikte olmadığı pek çok dava dosyasında karşımıza çıkmaktadır. Bu düzenlemenin de soruna çözüm getirmesinin mümkün olmadığı kanaatindeyiz.</p>
<p>Yönetmeliğe eklenen; <em>“Adayın asgari başvuru şartlarını sağlamış olması eser değerlendirmesinde başarılı olduğu anlamına gelmez”</em> hükmü ise yeni bir düzenleme niteliğinde değildir. Çok sayıda dava dosyasında tek bir jüri üyesinin asgari şartları sağlamamıştır değerlendirmesi nedeniyle adayların başvurusu iptal edilmektedir. Adayların bu yönde çok sayıda itirazda bulunması ve davalarda bu hususun ileri sürülmesi nedeniyle bu tür bir cümleye Yönetmelikte yer verilme ihtiyacı doğduğu anlaşılmaktadır. Ancak bu düzenleme ile adayların yaşadığı mağduriyetlerin giderilmesi mümkün değildir. Asgari koşulları sağlanmadığı yönünde tek bir görüş bildirmekle adayın doçentliğini engellenmesi ve bu hususun kötü niyetli olarak kullanılması söz konusu olabilmektedir. Bu nedenle asgari koşullar yönünden de başka bir düzenlemeye ihtiyaç duyulduğu kanaatindeyiz.</p>
<p>Yönetmeliğe eklenen<em>; “Diğer jüri üyelerinin raporları adayın erişimine açılmaz”</em> cümlesinin ise hukuka aykırı olduğu kanaatindeyiz. Üniversitelerarası kurul bir süredir dava dosyalarına adayın lehine olan jüri raporlarını dahi göndermemektedir. Bu cümlenin üniversiteler arası kurulun talebi ile eklendiğini ve temel <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/docentlik-basvurusunun-iptaline-karsi-acilan-davalarda-bilirkisi-incelemesi-2/">bilirkişi incelemesinin</a> hukuki niteliğine aykırı düştüğü kanaatindeyiz. Adayın diğer jüri üyelerinin raporlarını görmelerinin engellenmesinin hukuki bir gerekçesi bulunmamaktadır.</p>
<p>Yönetmeliğe eklenen; <em>“Değerlendirmeye esas alınan raporlar, başvurunun etik ihlal sebebiyle iptal edilmesi durumunda etik ihlal tespitinde bulunan jüri raporu/raporları; asgari şartları sağlamaması sebebiyle iptal edilmesi durumunda asgari başvuru şartlarını sağlamadığına ilişkin jüri raporu/raporları ve adayın başarılı/başarısız olması durumunda asıl jüri üyeleri tarafından düzenlenen raporlardır. Değerlendirmeye esas alınan raporlar dışındaki raporlar adayların erişimine açılmaz”</em> hükmünün de yukarıda yer verilen düzenlemeye benzer olduğu anlaşılmaktadır. Bu düzenlemenin iyi yönetim ilkesi, açıklık ve şeffaflık ile hukuki belirlilik ilkelerine aykırı olduğu kanaatindeyiz. Bir doçentlik başvurusunda aday hakkında hazırlanan jüri raporlarının adaydan gizlenmesi Anayasaya uygun değildir. Yönetmelikte yer alan bu hükümlerin iptali gerekmektedir.</p>
<p>Yönetmeliğe eklenen; <em>“Bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık iddiası hakkında yapılacak inceleme neticesinde etik ihlalde bulunduğuna karar verilen adayın başvurusu iptal edilir. Başvurusu iptal edilen aday, müracaat dönemi esas alınmak suretiyle en erken izleyen üçüncü dönemde yeniden başvurabilir. Etik ihlalde bulunduğuna ilişkin tespit içeren jüri raporu/raporları adayın erişimine açılır. Diğer jüri üyelerinin raporları adayın erişimine açılmaz. Yeniden doçentlik başvurusunda bulunan aday etik ihlal tespitine konu olan yayınlarını belirtmekle yükümlüdür. Aday yanlış beyan dışında etik ihlal tespitine esas olan yayınlarını beyannamede kullanamaz; kullandığının tespit edilmesi hâlinde müracaatı Doçentlik Komisyonunca reddedilir. Adayın idarî, cezaî ve hukukî sorumluluğuna ilişkin hükümler saklıdır”</em> hükmü etik ihlale çeşitli sonuçlar bağlamakta ve yine adayın diğer raporlara erişimini engellemektedir. Bu hükmün diğer olumlu jüri raporlarına erişimi engelleyen kısmının da yukarıda açıklanan nedenlerle hukuka aykırı olduğu kanaatindeyiz.</p>
<p>Jüri raporlarının adaylardan ve hatta mahkeme dosyasından gizlenmesine ilişkin olarak daha önce yaptığımız Anayasa bireysel başvurusunda silahların eşitliği, savunma hakkı, adil yargılanma ve gerekçeli karar haklarının ihlal edildiğini ileri sürdük. Anayasa Mahkemesinin bu konuda vereceği kararın önemli ve belirleyici olacağı değerlendirilmektedir.</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/docentlik-yonetmeligi-degisikliklerine-iliskin-kisa-degerlendirme/">Doçentlik Yönetmeliği Değişikliklerine İlişkin Kısa Değerlendirme</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Üniversite Etik Komisyonlarınca Verilen Etik İhlal Kararlarına Karşı Dava Açılabileceğine İlişkin Bölge İdare Mahkemesi Kararının İncelenmesi</title>
		<link>https://www.ilkerurlu.av.tr/universite-etik-komisyonlarinca-verilen-etik-ihlal-kararlarina-karsi-dava-acilabilecegine-iliskin-bolge-idare-mahkemesi-kararinin-incelenmesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlker Urlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 22 Feb 2025 08:35:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Doçenlik İşlemleri ile İlgili Davalar]]></category>
		<category><![CDATA[İdare Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Yükseköğretim Davaları]]></category>
		<category><![CDATA[ayrılabilir işlemler kuramı]]></category>
		<category><![CDATA[etik ihlal]]></category>
		<category><![CDATA[etik ihlal kararı verilen kimse idari görev alabilir mi]]></category>
		<category><![CDATA[etik ihlal kararlarına karşı dava açılabilir mi]]></category>
		<category><![CDATA[etik komisyon kararına karşı dava]]></category>
		<category><![CDATA[etik komisyon kararına karşı dava açılabilir mi]]></category>
		<category><![CDATA[etik kurul kararına karşı dava]]></category>
		<category><![CDATA[hakkımda verilen etik ihlal kararına karşı dava açabilir miyim]]></category>
		<category><![CDATA[intihal kararına karşı dava açılabilir mi]]></category>
		<category><![CDATA[YÖK bilimsel araştırma ve etik yönergesi]]></category>
		<category><![CDATA[YÖK etik yönerge]]></category>
		<category><![CDATA[YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI BİLİMSEL ARAŞTIRMA VE YAYIN ETİĞİ YÖNERGESİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilkerurlu.av.tr/?p=884</guid>

					<description><![CDATA[<p>Akademik alanda önemli sorun alanlarından birisini de kuşkusuz etik ihlaller oluşturmaktadır. Akademisyenlerin yayınlarında etik ihlal olduğu yönündeki iddialar yalnızca doçentlik başvurusunun incelenmesi aşamasında değil diğer&#8230;</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/universite-etik-komisyonlarinca-verilen-etik-ihlal-kararlarina-karsi-dava-acilabilecegine-iliskin-bolge-idare-mahkemesi-kararinin-incelenmesi/">Üniversite Etik Komisyonlarınca Verilen Etik İhlal Kararlarına Karşı Dava Açılabileceğine İlişkin Bölge İdare Mahkemesi Kararının İncelenmesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Akademik alanda önemli sorun alanlarından birisini de kuşkusuz etik ihlaller oluşturmaktadır. Akademisyenlerin yayınlarında etik ihlal olduğu yönündeki iddialar yalnızca doçentlik başvurusunun incelenmesi aşamasında değil diğer zamanlarda da incelenebiliyor. Üniversiteler bünyesinde kurulan etik kurullar şikayet ya da diğer gerekli durumlarda bu incelemeyi yapabiliyorlar.</p>
<p><strong>Peki, etik kurullarca verilen kararlara karşı idare mahkemesinde dava açmak mümkün mü? </strong></p>
<p>Doktrinde ve yargı kararlarında tartışmalı olan bu konuya ilişkin daha önceki bir <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/etik-ihlal-kararlarina-karsi-acilacak-davanin-ayrilabilir-islemler-kurami-baglaminda-degerlendirilmesi/">yazımızda</a> ayrılabilir işlem kuramı çerçevesinde etik kurullar tarafından verilen etik ihlal kararlarına karşı dava açmanın mümkün olması gerektiğini ifade etmiştik. Nitekim takip ettiğimiz bir dosyada üniversite etik kurulu tarafından verilen etik ihlal kararına karşı açtığımız davada, idare mahkemesince, tamamlanmış ve icrai nitelikte bir idari işlem bulunmadığı gerekçesiyle dosyanın incelenmeksizin reddine karar verilmişti. İdare mahkemesinin bu kararına karşı yaptığımız istinaf başvurusunda Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi içtihat niteliğine bir karar verdi.</p>
<p><strong>Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi Kararının İncelenmesi</strong></p>
<p>Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi 2025/131 Esas 2025/202 Karar sayılı ve 16/01/2025 tarihli kararında; <em>“…İdari işlemlerin yukarıda belirtilen nitelikleri yönünden konuya bakıldığında, davacının etik ihlalinde bulunduğuna yönelik davalı idare işleminin, &#8220;idare işlevi&#8221; kapsamında bulunduğu ve tek yanlı bir irade açıklaması ile oluştuğu açık olup, idari davaya konu olabilecek işlem niteliğine sahip olup olmadığının belirlenebilmesi için icrailik niteliğini taşıyıp taşımadığının da ortaya konulması gerekmektedir. İdari işlemin icrai (yürütülebilir) nitelikte olması için ilgililerin hukuksal durumunu değiştirmesi, ilgilileri hukuksal yönden etkilemesi gerekmektedir<strong><u>. İdari işlemin icrailik unsurunu değerlendirirken işlemin &#8220;kesin&#8221; ve &#8220;nihai&#8221; olması hususları üzerinde de durulması gerektiği açıktır. </u></strong>Gerek öğretide gerekse yargı kararlarında, idari karar alma süreci içinde gerçekleştirilen işlemler arasında ancak nihai işlemin iptal davasına konu olabileceği görüşü yerine hukuksal prosedür içinde yer alan işlemlerin de iptal davasına konu oluşturabileceği kabul edilmektedir. <strong><u>&#8220;Ayrılabilir işlemler&#8221; kuramının ana amacı, bir idari süreç içinde yer alan işlemlerin hukuki sonuçlar yaratmaları halinde bu süreçten bağımsız olarak dava edilebilmelerinin sağlanmasıdır. Olayda, her ne kadar, davaya konu işlemde, etik ihlali tespitinden sonra kararın, aday hakkında disiplin mevzuatına göre gerekli işlemlerin tesis edilebilecek ise de; bu haliyle de, davacının akademik hayatını büyük ölçüde etkileyebilecek ve olumsuz birçok sonuca yol açabilecek durumda bulunan davaya konu işlemin, davacının menfaatini ve hukuki durumunu etkiler nitelikte bir işlem olduğu açıktır. </u></strong>Bu itibarla, davaya konu işlemin nihai işlem olarak kabulü olanaklı değil ise de, <strong>bir idari süreç içinde yer alması ve hukuki sonuç yaratmış olması nedeniyle ilgilinin hukuksal durumunda değişiklik meydana getirdiği görüldüğünden</strong>, bu haliyle kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem olduğu ve idari davaya konu edilebileceği sonucuna varılmaktadır. Belirtilen nedenle, uyuşmazlığın esasının incelenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, davanın incelenmeksizin reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir…”</em> gerekçesine yer verildiği görülmektedir.</p>
<p>Kararda, etik ihlal kararı neticesinde disiplin mevzuatına göre işlem başlatılması mümkün olmasına rağmen disiplin işleminin sonucu beklenilmeden de ayrılabilir işlem kuramı uyarınca etik ihlal kararına karşı dava açılabileceği kabul edilmiştir.</p>
<p>Mahkemece verilen kararın gerekçesi yerindedir. Etik ihlal kararı verildiği anda ilgilinin hukuki statüsünde değişiklik meydana gelmektedir. Hatta kimi üniversitelerin etik yönergelerinde, hakkında etik ihlal kararı verilen ilgilinin idari görev üstlenemeyeceği yönünde açık düzenlemeler söz konusu olabilmektedir.</p>
<p>Bu yönde açık bir düzenleme olmamasına rağmen, hakkında etik ihlal kararı verilmiş bir kimseye, akademik faaliyetlerle ilgili görevlendirmelerde, idari pozisyonlara yönelik atamalarda ve idarenin takdir yetkisini kullanmasını gerektiren diğer işlemlerde idarece olumlu yaklaşılmayacağı ve etik ihlal kararının olumsuz değerlendirmede gerekçe yapılacağı açıktır.</p>
<p>Bu tür durumların varlığı da gözetilerek etik ihlal kararlarına karşı dava açmak mümkün olmalıdır.</p>
<p>Bölge İdare Mahkemesince verilen karar, yukarıda yer verilen açıklamalar ile birlikte değerlendirildiğinde hukuka ve hakkaniyete uygun bir karardır.</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/universite-etik-komisyonlarinca-verilen-etik-ihlal-kararlarina-karsi-dava-acilabilecegine-iliskin-bolge-idare-mahkemesi-kararinin-incelenmesi/">Üniversite Etik Komisyonlarınca Verilen Etik İhlal Kararlarına Karşı Dava Açılabileceğine İlişkin Bölge İdare Mahkemesi Kararının İncelenmesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Etik İhlal Kararlarına Karşı Açılacak Davanın Ayrılabilir İşlemler Kuramı Bağlamında Değerlendirilmesi</title>
		<link>https://www.ilkerurlu.av.tr/etik-ihlal-kararlarina-karsi-acilacak-davanin-ayrilabilir-islemler-kurami-baglaminda-degerlendirilmesi/</link>
					<comments>https://www.ilkerurlu.av.tr/etik-ihlal-kararlarina-karsi-acilacak-davanin-ayrilabilir-islemler-kurami-baglaminda-degerlendirilmesi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlker Urlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Dec 2024 12:47:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Doçenlik İşlemleri ile İlgili Davalar]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[ayrılabilir işlem]]></category>
		<category><![CDATA[ayrılabilir işlem kuramı]]></category>
		<category><![CDATA[ayrılabilir işlem teorisi]]></category>
		<category><![CDATA[ayrılabilir işlemler kuramı]]></category>
		<category><![CDATA[çarpıtma]]></category>
		<category><![CDATA[dilimleme]]></category>
		<category><![CDATA[doçentlik başvurusunun iptali]]></category>
		<category><![CDATA[doçentlik davaları]]></category>
		<category><![CDATA[doçentlik etik ihlal kararı]]></category>
		<category><![CDATA[doçentlik komisyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Doçentlik Yönetmeliği]]></category>
		<category><![CDATA[etik ihlal]]></category>
		<category><![CDATA[etik ihlal kararına karşı açılacak dava süreci]]></category>
		<category><![CDATA[etik ihlal kararına karşı dava]]></category>
		<category><![CDATA[etik ihlal kararına karşı dava açılabilir mi]]></category>
		<category><![CDATA[etik kurul]]></category>
		<category><![CDATA[etik kurul kararına karşı dava]]></category>
		<category><![CDATA[haksız yazarlık]]></category>
		<category><![CDATA[hazırlık işlemi]]></category>
		<category><![CDATA[idare hukukunda ayrılabilir işlem]]></category>
		<category><![CDATA[idare hukukunda hazırlık işlemi]]></category>
		<category><![CDATA[intihal]]></category>
		<category><![CDATA[katkı belirtmemek etik ihlal]]></category>
		<category><![CDATA[sahtecilik]]></category>
		<category><![CDATA[tekrar yayım]]></category>
		<category><![CDATA[ÜAK komisyon]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitelerarası kurul]]></category>
		<category><![CDATA[YÖK]]></category>
		<category><![CDATA[yükseköğretim kurulu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilkerurlu.av.tr/?p=865</guid>

					<description><![CDATA[<p>Akademik yaşamda sıkça karşılaşılan durumlardan birisi de etik ihlal iddialarıdır. Doçentlik başvurularında adayların eser incelemesi aşamasında, kadro atamalarında adayların eserleri incelenirken ya da ihbar ve&#8230;</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/etik-ihlal-kararlarina-karsi-acilacak-davanin-ayrilabilir-islemler-kurami-baglaminda-degerlendirilmesi/">Etik İhlal Kararlarına Karşı Açılacak Davanın Ayrılabilir İşlemler Kuramı Bağlamında Değerlendirilmesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Akademik yaşamda sıkça karşılaşılan durumlardan birisi de etik ihlal iddialarıdır. Doçentlik başvurularında adayların eser incelemesi aşamasında, kadro atamalarında adayların eserleri incelenirken ya da ihbar ve şikayet üzerine etik kurullar tarafından eserler etik incelemeye tabi tutularak etik ihlal kararı verilebilmektedir. Etik ihlal kararı üzerine kişilerin bağlı bulundukları kurumlara göre hukuki süreçler başlatılmaktadır.</p>
<p><strong>İlgili Mevzuat</strong></p>
<p>Konuyla ilgili olarak mevzuat, temel olarak Doçentlik Yönetmeliği, Yükseköğretim Kurumları Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi ile Üniversitelerarası Kurul Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesinde düzenlenmektedir. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun disiplin ve ceza işleri başlıklı dokuzuncu bölümünde disiplin cezasını gerektiren başlıklar altında etik ihlal türlerinin gerektirdiği disiplin cezalarına yer verilmiştir.</p>
<p>Doçentlik Yönetmeliği m. 7/7;<em> &#8220;İnceleme neticesinde etik ihlalde bulunduğu tespit edilen adayla ilgili karar,  gerekli disiplin ve diğer idarî işlemlerin başlatılması amacıyla bilgi ve gereği için adayın bağlı olduğu kuruma ve gerekli görülen hallerde Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına bildirilir&#8221;</em> hükmünü içermektedir.  Üniversitelerarası Kurul Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi m. 11/2; <em>“Bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırı eylemlerde bulunduğu tespit edilen kişiler hakkında ilgili mevzuat uyarınca gerekli disiplin ve diğer idari, hukuki ve cezai işlemlerin yapılması için durum Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına bildirilir”</em> hükmü uyarınca hakkında etik ihlal kararı verilen kimseler Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’na bildirilmektedir.</p>
<p>Yükseköğretim Kurumları Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi m. 10/1<em>; “Bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırı eylemlerde bulunduğu tespit edilen kişiler hakkında ilgili mevzuat uyarınca gerekli disiplin işlemleri ile diğer idari, hukuki ve cezai işlemler yükseköğretim kurumu tarafından yapılır”</em> hükmü uyarınca hakkında etik ihlal kararı verilenler hakkında çalıştıkları yükseköğretim kurumu tarafından disiplin soruşturması başlatılacaktır. Yine Yönerge m. 10/4; <em>“Bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırı bir eylemin tespit edilmesi halinde yükseköğretim kurumu tarafından ilgili yayının ortak yazarlarının görev yaptıkları kamu kurumuna da bilgi verilir”</em> hükmü uyarınca da ortak yazarların görev yaptığı kamu kurumuna bilgi verilmektedir. Yönergenin 10/5 maddesi uyarınca da etik ihlal kararları Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına bildirilmektedir. Yönerge m.13’te de bu kayıtların gizlilik ilkesine riayet edilerek ilgili yükseköğretim kurulu tarafından saklanacağı düzenlenmektedir.</p>
<p><strong>Etik İhlal Kararlarına Karşı Açılacak Dava Süreci</strong></p>
<p>Etik ihlal kararlarının doçentlik başvurusunun değerlendirilmesi aşamasında verilmesi halinde komisyon kararına karşı süresi içerisinde idari yargıda dava açmak mümkündür. Doçentlik incelemesinde etik ihlal kararı verilmesi ile birlikte ilgilinin çalıştığı yükseköğretim kurumuna da bilgi verildiğinden kişi hakkında disiplin soruşturma süreci başlatılmaktadır. Bu durumda kişi hakkında verilen etik ihlal kararı ile ilgili disiplin soruşturulması yürütülerek disiplin cezası verilmesi de mümkündür. Disiplin cezası kararına karşı dava açılmadığı taktirde bu karar kesinleşeceğinden böyle bir durumda karara karşı dava açmakta hukuki yarar bulunmaktadır. Aksi halde etik ihlal kararına karşı açılacak davanın lehe sonuçlanması ihtimalinde disiplin kararı kesinleşmiş olduğundan bu karar disiplin yönünden lehe sonuç doğurmayacaktır.</p>
<p><strong>Etik İhlal Kararının Doçentlik Başvurusu Dışında Verilmesi Halinde Dava Süreci</strong></p>
<p>Etik ihlal kararının yalnızca doçentlik başvurusunun incelenmesinde değil aynı zamanda ihbar/şikayet ya da kadro başvurusu incelemesinde de verilmesi mümkündür. Bu durumda üniversite bünyesinde yer alan etik kurul tarafından inceleme yapılarak etik ihlalin bulunup bulunmadığı yönünde bir karar verilecektir. Etik ihlal kararı verilmesi halinde kişi hakkında disiplin soruşturma sürecinin başlatılması gerekmektedir. Buradaki sorun, etik kurulunun kararına ihlal kararına karşı dava açılmasının mümkün olup olmadığıdır. Komisyon kararının icrai nitelik taşıyıp taşımadığı bu nedenle hazırlık işlemi tamamlanmış bir idari işlem bahsedip bahsedemeyeceğimiz önemli bir sorundur. Danıştay’ın da süreç içerisinde verdiği birbirinden farklı kararları bulunmaktadır.</p>
<p><strong>Ayrılabilir İşlemler Kuramı Bağlamında Konunun Değerlendirilmesi</strong></p>
<p>Ayrılabilir işlem kuramı birbirine bağlı zincir işlemler kuramına alternatif olarak geliştirilmiş ve yargı pratiğinde kabul görmüştür. Danıştay yorumunda<em>; “…&#8221;ayrılabilir işlem&#8221; kuramına göre, dış görünüşü itibarıyla idari süreç ile bütünleşmiş bir hukuki işlemin, idari süreç içinde yer alan bir sonraki işlem ile ortaya konulamayacak hukuki sonuçları yaratma gücünün bulunması halinde, bağımsız bir niteliğe sahip olduğu kabul edilmektedir. Bu nitelikteki işlemlerin icrailik vasfının bulunduğu da savunularak tek başlarına iptal davasına konu edilebilecekleri belirtilmektedir…”</em> (Danıştay 10. Daire Başkanlığı, 2018/4826 E., 2021/6241 K.).</p>
<p>Üniversite etik kurulunun kişi hakkında etik ihlal kararı vermesi halinde bu karar bağımsız bir niteliğe sahip karar olarak değerlendirilerek karara karşı dava açmak mümkün olacak mıdır? Kanaatimce yukarıda yer verilen ayrılabilir işlem kuramına göre bu karara karşı dava açmak mümkün olmalıdır. Etik ihlal kararı uyarınca kişi hakkında disiplin soruşturması başlatılmaması ya da başlatılması ancak ceza zamanaşımı ya da başka bir gerekçe ile ceza verilmemesi halinde etik ihlal kararı ayakta kalacaktır. Bu karar hem yükseköğretim kurumu hem de Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı kayıtlarında saklanacaktır. Etik ihlal kararının hiçbir yargısal denetime tabi tutulmadan kayıtlarda saklanması Anayasa’da düzenlenen “İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır” düzenlemesine aykırılık teşkil edecektir. Kişi hakkında, yargı denetiminden geçmeden bir karar tesis edilmiş ve lekelenmeme hakkı ihlal edilmiş olacaktır. Bu kararın hazırlık işlemi mahiyetinde olduğunu kabul etmek mümkün görünmemektedir. Nitekim kişinin kayıtları arasında bu tür bir kaydın yer alması idarenin takdir yetkisini etkileyen hukuki bir sonuç doğuracaktır. Bu nedenle etik ihlal kararının ayrılabilir işlem kuramı uyarınca tek başına hukuki sonuç doğuracağı kabul edilmeli ve bu karara karşı dava yolun başvurmak mümkün olmalıdır.</p>
<p><strong>Konu İle İlgili Danıştay Kararı</strong></p>
<p>Danıştay verdiği bir kararında; <em>&#8220;&#8230;Dava, İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi İşletme Teknolojisi Bölümü Anabilim Dalında öğretim görevlisi olan davacının intihal yoluyla etik ihlalde bulunduğuna ilişkin <strong><u>YÖK Sağlık Bilimleri Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Kurulu&#8217;nun 8-9/6/2013 tarih ve 2013/6 sayıl ıkararının iptali istemiyle açılmıştır. İdare Mahkemesince, etik ihlali yapıldığının tespiti halinde ancak yaptırım önerme yetkisi bulunan Etik Kurulunca alınan davaya konu kararda herhangi bir yaptırıma yer verilmediği, bu haliyle davacının hukuki menfaatinin etkilendiğinden söz edilemeyeceği sonucuna ulaşıldığından</u></strong>, idari davaya konu olabilecek kesin ve icrai nitelikte bulunmayan dava konusu işlemin iptali istemiyle açılan işbu davanın esasının incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir&#8230;. Olayda, her ne kadar davaya konu işlemde, etik ihlali tespitinden sonra kararın aday hakkında disiplin mevzuatına göre gerekli işlemlerin tesis edilmesi için davacının görev yaptığı <strong><u>İstanbul Üniversitesi Rektörlüğüne, bilgilendirme amaçlı olarak da davacıya ve Üniversitelerarası Kurul Başkanlığına gönderilmesine karar verilmiş ise de; bu haliyle de, davacının akademik hayatını büyük ölçüde etkileyebilecek ve olumsuz birçok sonuca yol açabilecek durumda bulunan davaya konu işlemin, davacının menfaatini ve hukuki durumunu etkiler nitelikte bir işlem olduğu açıktır. </u></strong>Bu itibarla, davaya konu işlemin bir idari süreç içinde yer alması ve hukuki sonuç yaratmış olması nedeniyle ilgilinin hukuksal durumunda değişiklik meydana getirdiği görüldüğünden, bu haliyle kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem olduğu ve idari davaya konu edilebileceği sonucuna varılmıştır. Bu durumda, İdare Mahkemesince, işin esasına yönelik bir inceleme yapılması gerekirken, davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır&#8230;&#8221;</em> yönündeki kararında, ayrılabilir işlem kuramına vurgu yaparak verilen kararın kişinin akademik yaşamını önemli ölçüde etkileyebileceği gerekçesiyle davanın esastan görülmesi gerektiğine hükmetmiştir (Danıştay 8. Daire Başkanlığı, 19/02/2016T., 2015/1757E., 2016/1425K.).</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/etik-ihlal-kararlarina-karsi-acilacak-davanin-ayrilabilir-islemler-kurami-baglaminda-degerlendirilmesi/">Etik İhlal Kararlarına Karşı Açılacak Davanın Ayrılabilir İşlemler Kuramı Bağlamında Değerlendirilmesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilkerurlu.av.tr/etik-ihlal-kararlarina-karsi-acilacak-davanin-ayrilabilir-islemler-kurami-baglaminda-degerlendirilmesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Doçentlik Başvurusunun İptaline Karşı Açılan Davalarda Bilirkişi İncelemesi</title>
		<link>https://www.ilkerurlu.av.tr/docentlik-basvurusunun-iptaline-karsi-acilan-davalarda-bilirkisi-incelemesi-2/</link>
					<comments>https://www.ilkerurlu.av.tr/docentlik-basvurusunun-iptaline-karsi-acilan-davalarda-bilirkisi-incelemesi-2/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlker Urlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Dec 2024 09:58:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Doçenlik İşlemleri ile İlgili Davalar]]></category>
		<category><![CDATA[Doçentlik]]></category>
		<category><![CDATA[doçentlik başvurusunun iptali]]></category>
		<category><![CDATA[doçentlik başvurusunun iptaline karşı dava]]></category>
		<category><![CDATA[doçentlik davası]]></category>
		<category><![CDATA[doçentlik davasınd Mahkeme Bilirkişi Raporu ile Bağlı mıdır?]]></category>
		<category><![CDATA[doçentlik davasında bilirkişi]]></category>
		<category><![CDATA[doçentlik davasında Bilirkişi Bütün Jüri Raporlarını İncelemeli midir?]]></category>
		<category><![CDATA[doçentlik davasında bilirkişi incelmesi nasıl yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[doçentlik davasında Bilirkişi Raporuna İtiraz ve Ek Rapor]]></category>
		<category><![CDATA[doçentlik davasında Bilirkişi Seçimi Nasıl Yapılır?]]></category>
		<category><![CDATA[doçentlik davasında Bilirkişi Ücreti]]></category>
		<category><![CDATA[doçentlik davasında Bilirkişiler Raporu Hangi Sürede Hazırlamalıdır?]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilkerurlu.av.tr/?p=860</guid>

					<description><![CDATA[<p>Doçentlik başvurusu, jüri üyelerinin çoğunluğunun adayın çalışmalarını başarısız bulması, adayın başvurusunun asgari koşulları sağlamadığı ve adayın çalışmalarında etik ihlal bulunduğu gerekçeleriyle iptal edilebilmektedir. Bu durumlarda&#8230;</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/docentlik-basvurusunun-iptaline-karsi-acilan-davalarda-bilirkisi-incelemesi-2/">Doçentlik Başvurusunun İptaline Karşı Açılan Davalarda Bilirkişi İncelemesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Doçentlik başvurusu, jüri üyelerinin çoğunluğunun adayın çalışmalarını başarısız bulması, adayın başvurusunun asgari koşulları sağlamadığı ve adayın çalışmalarında etik ihlal bulunduğu gerekçeleriyle iptal edilebilmektedir. Bu durumlarda Üniversitelerarası Kurula karşı idare mahkemelerinde dava açmak mümkündür.</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/category/hukuki-yazilar/idare-hukuku/docenlik-islemleri-ile-ilgili-davalar/">Doçentlik başvurusunun iptaline karşı açılan davalarda</a>, açık bir hukuka aykırılık hali bulunmadığı taktirde davanın lehe ya da aleyhe sonuçlanması bilirkişinin düzenleyeceği rapora sonucuyla yakından ilişkili olmaktadır. Bu durumda bilirkişi incelemesi ve raporu davanın sonucunu doğrudan etkilemektedir.</p>
<p>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununda bilirkişiye kurumuna ilişkin doğrudan düzenlemeler bulunmamaktadır. İYUK m. 31’de bilirkişi incelemesine ilişkin usulün Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre yürütüleceği hükme bağlanmıştır. Buna göre bilirkişi kurulunun oluşturulması, bilirkişiye itiraz, rapora itiraz gibi hukuki süreçler Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve Bilirkişilik Kanunu hükümlerine göre yürütülmektedir.</p>
<p><strong>Bilirkişi Seçimi Nasıl Yapılır?</strong></p>
<p>Mahkemece yaptırılacak olan bilirkişi incelemesinde, adayın başvurduğu alanda uzman akademisyenlerin yer aldığı bir bilirkişi kurulu oluşturulmaktadır. Mahkeme bilirkişi seçiminde bilirkişi listesini YÖK’ten talep edebilmektedir. Listeden seçilen bilirkişileri isimleri davacıya bildirilmekte ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre bilirkişiye itirazın bulunup bulunmadığı sorulmaktadır. Bu aşamada, alan dışından bir bilirkişi seçilmesi durumunda bilirkişiye itirazın mümkün olduğunun kabulü gerekir.</p>
<p><strong>Bilirkişiler Raporu Hangi Sürede Hazırlamalıdır?</strong></p>
<p>Bilirkişilerin hangi sürede raporu hazırlamakla yükümlü oldukları HMK . 274’te düzenlenmektedir. Buna göre bilirkişi raporunun hazırlanması için verilecek süre 3 ayı geçemez. Bilirkişi raporu bu sürede hazırlanamazsa mahkeme gerekçesini de belirterek üç ayı geçmemek üzere ek süre verebilir. Bu süreler azami sürelerdir. Mahkemelerce davan niteliğine göre daha kısa sürenin belirlenmesi mümkündür. Doçentlik başvurusunun iptali davalarında 3 aylık sürenin davanın niteliği itibariyle uzun bir süre olduğunu ifade edebiliriz. Bu nedenle uygulamada mahkemelerce daha kısa bir sürenin takdir edildiği görülmektedir.</p>
<p><strong>Bilirkişi İncelemesinin Hukuki Niteliği</strong></p>
<p>Doçentlik başvurusunun iptali davalarında yapılacak bilirkişi incelemesi yeni bir jüri raporu niteliğinde değildir. Bilirkişi incelemesi ile ilgili uygulamada en çok karşılaşılan sorunların başında bu husus gelmektedir. Bilirkişi incelemesi esasında kişi hakkında doçentlik başvurusunun incelenmesi esnasında hazırlanan jüri raporlarının maddi ve hukuki süreçlere uygunluğunun denetlenmesidir. Örneğin kişi hakkında başarısız değerlendirmede bulunan jüri üyesinin hazırladığı raporda yeterli incelemenin yapılıp yapılmadığı, eser incelemelerinde hataya düşülüp düşülmediği bilirkişi kurulu tarafından incelenerek bir sonuç bildirilmesi gerekmektedir. Ya da etik ihlal kararı verilen bir başvuruda etik ihlal kararının gerekçesinin doğru olup olmadığı ve maddi süreçlerle uygunluğu denetlenecektir. Ancak uygulamada bilirkişi incelemesinin yeni bir jüri raporu olarak değerlendirilerek yapıldığı görülmektedir. Bu uygulama açıkça hukuka aykırı ve hatalı olmasına rağmen halen sürdürülmektedir. Bilirkişiler adayın çalışmalarını jüri üyesi gözüyle inceleyerek bir sonuca varmaktadırlar. Halbuki yapılması gereken dosyada mevcut bütün bilirkişi raporlarının teknik ve içerik yönünden uygunluğunun incelenmesi olmalıdır.</p>
<p><strong>Bilirkişi Bütün Jüri Raporlarını İncelemeli midir?</strong></p>
<p>Yukarıda ifade edildiği üzere, doçentlik başvurusunun iptali davalarında alınacak bilirkişi raporlarında, başvuruyu inceleyen bütün jüri üyelerinin raporları bulunmalıdır. Ancak uygulamada Üniversitelerarası Kurul’un adayın lehine olan raporları dosyaya sunmaktan imtina ettiği görülmektedir. Bu durum kanımızca hukuku aykırıdır. Bilirkişilerin hazırlayacakları rapor jüri raporu mahiyetinde değildir. Bilirkişiler dosyada yer alan bütün raporları yani adayın lehine ve aleyhine olan bütün raporları teknik ve içerik yönünden inceleyerek bir sonuca ulaşmalıdırlar. Ancak uygulamada bilirkişi incelemesi yeni bir jüri raporu mahiyetinde görüldüğü için bu hususta da sorunlar yaşanmaktadır. Kanımızca Üniversitelerarası Kurul’un lehe olan raporları dosyaya kazandırmadan yapılan bilirkişi incelemeleri eksik inceleme niteliğinde olduğundan verilecek karar da hukuka aykırılık teşkil edecektir.</p>
<p><strong>Bilirkişi Raporuna İtiraz ve Ek Rapor</strong></p>
<p>Bilirkişi raporuna itiraz ve süresi HMK m. 281’de düzenlenmektedir. Buna göre bilirkişi raporunda eksikliklerin bulunması halinde raporun tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde rapora itiraz etmek mümkündür. Bu süre istisnai durumlarda mahkemece uzatılabilir. İtiraz üzerine bilirkişiler ek rapor düzenleyebilirler. HMK m. 281 yeni bir bilirkişi kurulu oluşturularak bilirkişi incelemesi yapılmasını mümkün görmüşse de doçentlik başvurusunun iptali davalarında bu tür bir uygulama oldukça istisnaidir.</p>
<p><strong>Mahkeme Bilirkişi Raporu ile Bağlı mıdır?</strong></p>
<p>Mahkemenin bilirkişi raporu ile bağlı olmadığını, raporu diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceğini HMK m. 282 düzenlemektedir. Ancak yüksek yargı kararlarında özellikle teknik inceleme gerektiren konularda bilirkişi raporunun aksi yönünde karar verilmesi, istisnai bir durum olmadığı taktirde, hukuka aykırı olarak değerlendirilmektedir.</p>
<p><strong>Bilirkişi Ücreti</strong></p>
<p>Bilirkişi ücreti Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılan tarifeye göre değerlendirilir ve bilirkişilere ücret takdir edilir. Uygulamada bilirkişi ücreti davacı tarafından gider avansı olarak ödenmektedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Sonuç olarak; doçentlik başvurusunun iptaline karşı açılan davalarda bilirkişi incelemesi oldukça önemli bir yer tutmaktadır. Doçentlik alanlarının teknik incelemeyi gerektirmesi nedeniyle, açık bir hukuka aykırılık hali bulunmaması halinde, bilirkişilerin hazırladıkları rapor karara doğrudan etki etmektedir.</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/docentlik-basvurusunun-iptaline-karsi-acilan-davalarda-bilirkisi-incelemesi-2/">Doçentlik Başvurusunun İptaline Karşı Açılan Davalarda Bilirkişi İncelemesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilkerurlu.av.tr/docentlik-basvurusunun-iptaline-karsi-acilan-davalarda-bilirkisi-incelemesi-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Doçentlik Başvurusunun İptali Dava Dilekçesinde Neler İleri Sürülebilir?</title>
		<link>https://www.ilkerurlu.av.tr/docentlik-basvurusunun-iptali-dava-dilekcesinde-neler-ileri-surulebilir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlker Urlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Jul 2024 12:49:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Doçenlik İşlemleri ile İlgili Davalar]]></category>
		<category><![CDATA[ankara doçentlik avukat]]></category>
		<category><![CDATA[ankara idare avukat]]></category>
		<category><![CDATA[Doçentlik]]></category>
		<category><![CDATA[Doçentlik Başvuru İptali]]></category>
		<category><![CDATA[doçentlik dava dilekçesi]]></category>
		<category><![CDATA[doçentlik davası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilkerurlu.av.tr/?p=660</guid>

					<description><![CDATA[<p>2547 sayılı Yükeköğretim Kanunu’nun 24.maddesinde doçentlik başvurularına ilişkin düzenleme yer almaktadır. Buna göre doçentlik başvuruları yılda iki kez yapılmaktadır. Doçentlik başvuruları yönünden genel koşullar yer&#8230;</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/docentlik-basvurusunun-iptali-dava-dilekcesinde-neler-ileri-surulebilir/">Doçentlik Başvurusunun İptali Dava Dilekçesinde Neler İleri Sürülebilir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>2547 sayılı Yükeköğretim Kanunu’nun 24.maddesinde doçentlik başvurularına ilişkin düzenleme yer almaktadır. Buna göre doçentlik başvuruları yılda iki kez yapılmaktadır. Doçentlik başvuruları yönünden genel koşullar yer aldığı gibi, Üniversitelerarası Kurul tarafından her başvuru döneminde başvuru yapılan alanlara göre çeşitli ek koşullara yer verilmektedir. Adayların belirlenen bu asgari koşulları sağlaması gerekmektedir.</p>
<p>Doçentlik başvurusu ve incelenmesine ilişkin detaylar ise Doçentlik Yönetmeliğinde düzenlenmiştir. Yönetmeliğe göre adayların başvuruları öncelik asgari koşulları sağlayıp sağlamadığı, eserlerinden etik ihlali bulunup bulunmadığı yönlerinden incelenecektir. Adayın başvurusunda bu yönlerden yapılan incelemelerde asgari koşulları sağlamadığı ya da etik ihlal bulunan durumlarda başvurunun iptaline karar verilecektir.</p>
<p>Adayın başvurusunun asgari koşulları sağladığı durumlarda ise eser incelemesi sonucu adayın başarılı ya da başarısız bulunması durumuna göre bir sonuca ulaşılacaktır. Adayın eser incelemesinde jüri üyelerinin çoğunluğunun adayı başarılı bulması durumunda aday başarılı bulunarak doçentlik belgesi almaya hak kazanacaktır.</p>
<p>Doçentlik başvurusunun iptaline karar verilen ya da eser incelemesinde başarısız bulunan adayların açacakları davalarda, her somut duruma özgü ihlal iddialarının ileri sürülmesi gerekmekteyse de davalarda idare hukukun esas aldığı temel ilkelere dayanarak değerlendirme yapmak mümkündür.</p>
<p>Buna göre ilk olarak jüriler tarafından hazırlanan raporlarda ayrıntılı ve gerekçeli olma ilkelerinin ihlal edildiğine sık rastlanılmaktadır. Jüri üyeleri, adayın eser incelemelerini genel ve soyut ifadelerle değerlendirmekte ve ayrıntılı gerekçe yazmak konusunda çekingen davranmaktadırlar. Ancak idare hukuku ilkeleri gereği ve ilgili yönetmelik uyarınca jüri raporlarının ayrıntılı ve gerekçeli olması gerekmektedir.</p>
<p>Jüri raporlarından karşılaşılan bir başka sorun ise, incelemenin soyut nitelikte kalması ve öznel değerlendirmeler içermesidir. Başvuruyu inceleyen jüri üyelerinin zaman zaman öznel ve soyut değerlendirmelere yer verdikleri ve adayın eserlerinin alana katkısı yönünden esas aldıkları ölçütleri belirtmedikleri görülmektedir. Bu durumda da ilgili jüri raporunun idari yargılama usulüne uygun düzenlenmediği ileri sürülebilir.</p>
<p>Jüri raporlarında karşılaşılan bir başka sorun ise eser incelemesinde adayın çalışmalarının doğru biçimde değerlendirilememesidir. Kimi zaman eserin yayımlandığı dergiler, puanlama yönlerden hatalar yapılmakta, adayın eserinin yayımlandığı dergiye ilişkin yağmacı/şaibeli iddiası gündeme getirilebilmektedir. Özellikle dergilerin güncel durumlarının gözden kaçırılması bir ihtimal olarak karşımıza çıkmaktadır.</p>
<p>Jüri raporlarında karşılaşılan bir diğer sorun ise disiplinlerarası alanlarında jürilerin katı bir tutum sergileyerek adayın eserlerinin başvuru yapılan bilim alanına ait asgari koşulları sağlamadığı yönündeki değerlendirmelerdir. Bu tür durumlarda jüri raporlarında adayın eserlerinin başvuru yapılan bilim alanıyla ilişkili olmadığı yönünde görüş bildirilmektedir. Halbuki disiplinlerarası çalışmalarda bu kanaate çok hızlı ulaşılmaması, eserlerin bu yönden de değerlendirilmesi gerekmektedir.</p>
<p>Sonuç olarak, jüri raporlarında sıkça karşılaşılan değerlendirmelere yer verilmiştir. Ancak her bir başvuru yönünden, burada yer verilen genel hukuka aykırılık hallerinin değerlendirilerek dava dilekçesinin hazırlanması gerekir.</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/docentlik-basvurusunun-iptali-dava-dilekcesinde-neler-ileri-surulebilir/">Doçentlik Başvurusunun İptali Dava Dilekçesinde Neler İleri Sürülebilir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Doçentlik Başvurularında İdarenin Takdir Yetkisinin Sınırlarının Doçentlik Sınavında Sözlü Sınavı Kaldıran Kanun Gerekçesi ile Birlikte Değerlendirilmesi Gerekliliğine İlişkin Tartışma</title>
		<link>https://www.ilkerurlu.av.tr/docentlik-basvurularinda-idarenin-takdir-yetkisinin-sinirlarinin-docentlik-sinavinda-sozlu-sinavi-kaldiran-kanun-gerekcesi-ile-birlikte-degerlendirilmesi-gerekliligine-iliskin-tartisma/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlker Urlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Mar 2024 06:46:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Doçenlik İşlemleri ile İlgili Davalar]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara avukat]]></category>
		<category><![CDATA[Doçentlik]]></category>
		<category><![CDATA[Doçentlik Başvurusu]]></category>
		<category><![CDATA[doçentlik davası]]></category>
		<category><![CDATA[doçentlik sınavı]]></category>
		<category><![CDATA[Doçentlik Yönetmeliği]]></category>
		<category><![CDATA[Takdir Yetkisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilkerurlu.av.tr/?p=555</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yükseköğretim Kanunu m. 24/3; &#8220;Üniversitelerarası Kurulun görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından her bir bilim veya sanat disiplininin özellikleri dikkate alınarak belirlenecek yeterli sayı ve nitelikte&#8230;</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/docentlik-basvurularinda-idarenin-takdir-yetkisinin-sinirlarinin-docentlik-sinavinda-sozlu-sinavi-kaldiran-kanun-gerekcesi-ile-birlikte-degerlendirilmesi-gerekliligine-iliskin-tartisma/">Doçentlik Başvurularında İdarenin Takdir Yetkisinin Sınırlarının Doçentlik Sınavında Sözlü Sınavı Kaldıran Kanun Gerekçesi ile Birlikte Değerlendirilmesi Gerekliliğine İlişkin Tartışma</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yükseköğretim Kanunu m. 24/3; <em>&#8220;Üniversitelerarası Kurulun görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından her bir bilim veya sanat disiplininin özellikleri dikkate alınarak belirlenecek yeterli sayı ve nitelikte özgün bilimsel yayın ve çalışmalar yapmak&#8221;</em> hükmü ile doçentlik için gerekli sayı ve niteliğin Yükseköğretim Kurulu tarafından belirleneceğini hüküm altına almaktadır. Yükseköğretim Kanunu m. 24/3-c; <em>&#8220;Üniversitelerarası Kurulca yeterli yayın ve çalışmaya sahip olduğuna karar verilen adaya doçentlik unvanı verilir.&#8221;</em> hükmü ile doçentlik incelemesinde başvuru yapan adayın yeterli yayın ve çalışmaya sahip olup olmadığının Üniversitlerarası Kurulca inceleneceği hüküm altına alınmıştır. Doçentlik Yönetmeliği m. 6/2; <em>&#8220;Doçentlik değerlendirme jürisi, hakkında bilimsel araştırma ve yayın etiği ihlali bulmadığı ve asgari başvuru şartlarını sağladığını tespit ettiği adayın akademik çalışmalarının niteliği ve bilim/sanat alanına katkısını esas almak suretiyle “başarılı” veya “başarısız” bulduğunu belirten ayrıntılı ve gerekçeli bir değerlendirme raporu hazırlar. Jüri üyesi raporunu süresi içinde Doçentlik Bilgi Sistemine yükler.&#8221;</em> hükmü ile doçentlik başvurusunu inceleyen jüri üyelerine başvurunun değerlendirilmesi yönünden takdir yetkisi bıraktığı görülmektedir. Ancak jüri üyelerine bırakılan bu takdir yetkisinin, Yönetmeliğe dayanak Yükseköğretim Kanununda yer alan hükümler,  idare hukukuna hakim olan temel ilkeler ile yönetmeliğin ilgili maddesi uyarınca kullanılması gerektiği açıktır.</p>
<p>22/2/2018 tarihli ve 7100 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle &#8220;Doçentlik sınavı&#8221; kenar başlıklı m. 24 yeninden düzenlenerek doçentlik sınavı için gerekli görülen sözlü sınav kaldırılmıştır. Doçentlik sınavlarında sözlü sınavın kaldırılarak doçentlik değerlendirilmesinin objektif ölçütler esas alınarak yapılması ile doçentlik başvurusuna ilişkin incelemenin denetlenebilir olmasının amaçlandığından kuşku yoktur. Nitekim 7100 sayılı Kanunun 5. Maddesinin gerekçesi de; <em>&#8220;Yapılan yeni doçentlik düzenlenmesiyle yükseköğretim kurumlarımız kendi kurumlarındaki akademik yükseltme ve atamalarda misyonları, gelişmişlik düzeyleri ve stratejileri kapsamında, Kanunda belirlenen asgari koşulların üzerinde kriterler koyabilecekler ve kendi marka değerlerini oluşturabileceklerdir. Bu düzenlemeyle aynı zamanda doçentlik süreçleri daha hızlanacak ve muhtemel mağduriyetler engellenecektir. Bu düzenlemenin yükseköğretim kurumlarımızın daha rekabetçi ve özerk bir yapıya dönüşümü sürecine katkı sağlaması, Doğu ve Güneydoğu Anadolu&#8217;daki üniversitelerin de öğretim üyesi bulmasını engelleyen hususların azaltılması hedeflenmektedir&#8221; </em>şeklinde açıklanmıştır. Kanun Koyucu gerekçede değişikliğin amacından asgari koşulları sağlayan adaylara doçentlik belgesinin verilmesi olduğu anlaşılmaktadır. Kanun Koyucu, üniversitelerin ek koşullarla kendi kriterlerini getirmelerinin mümkün olduğunu, böylece üniversitelerin gelişmişlik düzeyine uygun olarak doçentlik kadrosu yönünden ek koşullar getirebileceğini ifade etmektedir. Bu yanıyla Kanun Koyucunun gerekçesinden doçentlik başvurusuna ilişkin incelemenin, asgari koşulların sağlanıp sağlanmadığına yönelik bir incelemeyi amaçladığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla Doçentlik Yönetmeliğinde jüri üyelerine verilen değerlendirme görevine ilişkin takdir yetkisinin sınırlarının geniş olmadığı, ilgili Kanun maddesinin amacıyla uyumlu olması gerektiği, bu yetkinin idare hukuka hakim olan ilkeler uyarınca kullanılmasının zorunluğu olduğu açıktır.  Doçentlik Yönetmeliği ile jüriye bırakılan takdir yetkisinin sınırlarının çok geniş bir biçimde yorumlanmaması, Yönetmelik maddesi uyarınca belirlenen çerçevede bir incelemeyle sınırlı tutulması gerekmektedir. Aksi halde mevzuat değişikliği ile sözlü sınavın kaldırılmasındaki amacın gerçekleşmesi mümkün olmayacaktır. Yönetmelik hükmü ile jüri değerlendirmesinin ayrıntılı ve gerekçeli olarak yazılması zorunluluğunun getirilmesi, takdir yetkisinin sınırlarının daha belirli hale getirilmesi şeklinde yorumlanmalıdır.</p>
<p>Kanun Koyucunun gerekçesinden, asgari koşulları sağlayan adaylar yönünden doçentlik belgesinin verilmesini, üniversitelerin ise gelişmişlik düzeylerine göre kadro kriterleri belirleyerek rekabetçi bir ortam sağlanmasını amaçladığı açıktır. Jüri üyelerine tanınan takdir yetkisinin bu kriterler esas alınarak sınırlanması gerekmektedir. Aksi kabulde jüri üyelerin kendilerini üniversiteler yerine koyarak, Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen asgari koşulların üzerinde doçentlik koşulları belirlemeleri  söz konusu olur ki bu durumda hukuka açık aykırılık söz konusu olur.</p>
<p>Doçentlik ile ilgili açılacak davalarda bu hususun da dikkate alınarak dava dilekçesi hazırlanması başvurucuların lehine sonuç elde edilmesi için önem arz etmektedir.</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/docentlik-basvurularinda-idarenin-takdir-yetkisinin-sinirlarinin-docentlik-sinavinda-sozlu-sinavi-kaldiran-kanun-gerekcesi-ile-birlikte-degerlendirilmesi-gerekliligine-iliskin-tartisma/">Doçentlik Başvurularında İdarenin Takdir Yetkisinin Sınırlarının Doçentlik Sınavında Sözlü Sınavı Kaldıran Kanun Gerekçesi ile Birlikte Değerlendirilmesi Gerekliliğine İlişkin Tartışma</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İdare Mahkemelerinde Doçentlik Başvurusu İptaline Karşı Dava Açma Süreci ve İdari İşlemin Hukuka Uygunluğunun Değerlendirilmesi</title>
		<link>https://www.ilkerurlu.av.tr/idare-mahkemelerinde-docentlik-basvurusu-iptaline-karsi-dava-acma-sureci-ve-idari-islemin-hukuka-uygunlugunun-degerlendirilmesi/</link>
					<comments>https://www.ilkerurlu.av.tr/idare-mahkemelerinde-docentlik-basvurusu-iptaline-karsi-dava-acma-sureci-ve-idari-islemin-hukuka-uygunlugunun-degerlendirilmesi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlker Urlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Mar 2024 06:34:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Doçenlik İşlemleri ile İlgili Davalar]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara avukat]]></category>
		<category><![CDATA[Doçentlik Başvuru İptali]]></category>
		<category><![CDATA[Doçentlik Başvurusu]]></category>
		<category><![CDATA[Doçentlik Başvurusu İncelmesi Sonucu Başarısız Sayılma]]></category>
		<category><![CDATA[Doçentlik Yönetmeliği]]></category>
		<category><![CDATA[İdari İşlemin Gerekçeli Olması]]></category>
		<category><![CDATA[Takdir Yetkisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilkerurlu.av.tr/?p=548</guid>

					<description><![CDATA[<p>Doçent adaylarının doçentlik başvurusu, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ilgili hükümleri, Doçentlik Yönetmeliği, İdari Yargılama Usul Kanunu ve idare hukukuna hakim olan ilkeler  doğrultusunda incelenmektedir. Doçentlik&#8230;</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/idare-mahkemelerinde-docentlik-basvurusu-iptaline-karsi-dava-acma-sureci-ve-idari-islemin-hukuka-uygunlugunun-degerlendirilmesi/">İdare Mahkemelerinde Doçentlik Başvurusu İptaline Karşı Dava Açma Süreci ve İdari İşlemin Hukuka Uygunluğunun Değerlendirilmesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Doçent adaylarının doçentlik başvurusu, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ilgili hükümleri, Doçentlik Yönetmeliği, İdari Yargılama Usul Kanunu ve idare hukukuna hakim olan ilkeler  doğrultusunda incelenmektedir. Doçentlik başvurusunun değerlendirilmesinde başvurunun etik ihlali, asgari koşulların sağlanmadığı ya da başarısız bulunduğu yönünde kararlar verilebilmektedir. Bu kararlara karşı ilgili mevzuat gereği süresi içerisinde iptal davası açılması mümkündür.</p>
<p>Doçentlik başvurusu incelemesinde başvurunun öncelikle etik ve asgari koşulları sağlayıp sağlamadığı yönünde değerlendirme yapılmaktadır. Başvurunun etik koşulları sağlamadığı yönünde bir jüri değerlendirmesi bulunması halinde başvuru Bilimsel Araştırma ve Yayı Etiği Komisyonu tarafından incelenir. Başvurunun asgari koşulları sağlamadığına ilişkin jüri raporunun bulunması halinde ise başvuru Doçentlik Komisyonu tarafından incelenmektedir. Doçentlik Komisyonu adayın asgari koşulları sağlamadığına karar vermesi halinde doçentlik başvurusunun iptaline karar verilir.</p>
<p>Başvuruda etik ihlali tespit edilmediği ve başvurunun asgari koşulları sağladığı durumlarda başvuru başaralı veya başarısız olarak değerlendirilmektedir. Buna göre beş üyeli jürilerde üç jüri üyesinin, üç üyeli jürilerde ise iki jüri üyesinin başvuruyu başarısız olarak değerlendirmesi halinde doçentlik başvurusu başarısız bulunmaktadır.</p>
<p>Doçentlik başvurusunda etik ihlalin bulunduğu, başvurunun asgari koşulları sağlamadığı ya da başarısız bulunmasına ilişkin kararlara karşı itiraz yoluna başvurmak mümkündür. İtirazlar Komisyon tarafından incelenerek sonuca başlanmaktadır.</p>
<p>Doçentlik kararlarına karşı İdare Mahkemelerinde iptal davası açmak mümkündür. Değerlendirme sonucuna karşı dava yoluna başvurmak isteyen adayların dava açma süresine dikkat etmesi gerekmektedir. Başvuru hakkında yapılan değerlendirmenin sonucun verilen kararın elektronik ortamda adayın erişimine açıldığı tarihi izleyen beşinci gün adaylara tebliğ edilmiş sayılacağı ilgili yönetmelik hükümlerinde düzenlenmektedir. Bu tarihten itibaren 60 gün içerisinde ilgili karara karşı iptal davası açılması gerekmektedir. Aday tarafından itiraz yoluna başvurulmuş olması halinde İdari Yargılama Usulü Kanunu ilgili hükümleri uyarınca idarenin kararına kadar geçen sürede dava açma süresi durmuş kabul edilir.</p>
<p>Adayın değerlendirme sonucuna karşı dava açmak istemesi halinde, yukarıda yer verilen durumlara uygun bir dava dilekçesi hazırlanması gerekmektedir. Başvurunun değerlendirme sürecinin ilgili mevzuata göre yapılıp yapılmadığı, jüri raporlarının idare hukuka hakim olan ilkelere uygun düzenlenip düzenlenmediği, idareye tanınan takdir yetkisinin hukuka uygun kullanılıp kullanılmadığı hususları İdare Mahkemesinin değerlendirme kriterleri arasında yer almaktadır. Bu nedenle Mahkemeye sunulan dava dilekçesinde bu hususların iyi açıklanması gerekmektedir. Nitekim Danıştay’ın Doçentlik ile ilgili verdiği kararlarında bu kriterleri inceleme ve değerlendirme ölçütü olarak esas aldığını görmekteyiz. Bu nedenle başvuru hakkında verilen karara karşı Danıştay içtihatlarını gözeterek hazırlanmış dava dilekçesi önem arz etmektedir.</p>
<p>Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu bir kararında; <em>“&#8230;İdare hukukunda &#8220;idarenin kanuniliği&#8221; ilkesi geçerlidir. Bu ilke, idarenin düzenleme yapma konusunda kanuni bir dayanağa ihtiyaç duyduğunu ifade etmektedir. Mevzuatta idareye düzenleme yetkisi çerçevesinde takdir yetkisi tanındığı durumlarda, idare, yargı kararıyla bir işlem veya eylem yapmaya zorlanamaz. Ancak, idareye tanınan takdir yetkisinin kullanımı da mutlak ve sınırsız olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğundan, yetki, şekil, konu unsurları yanında takdire dayanan işlemlerin sebep ve maksat yönlerinden de yargı denetimine tabi bulunduğu kuşkusuzdur. Bu anlamda idareye tanınan takdir yetkisinin kullanımı &#8220;keyfilik&#8221;ten ziyade kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olmak zorundadır. Aksi bir düşünce Hukuk Devletinin ihlali sonucunu doğurur&#8230;”</em> gerekçesiyle takdir yetkisinin keyfi bir biçimde kullanılamayacağına, yargı denetimine tabi olacak şekilde amaç ve sebep yönlerinden yargı denetimine elverişli olacak bir biçimde kullanılması gerektiğine hükmetmiştir(Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu 2020/1690E., 2021/1646K., 4.10.2021K).</p>
<p>Danıştay bir kararında; <em>&#8220;&#8230;İdari işlemin gerekçeli olması ilkesi gereği, idare bir işlem yaptığında o işlemin sebebini ortaya koymak, yani işlemi gerekçelendirmek zorundadır&#8230;Dava konusu işleme dayanak alınan düzenlemelerde işlemin sebebi açıkça ortaya konulabileceği gibi, bir sebep olması gerektiğinin lüzum, ihtiyaç, yeterli vs. gibi muğlak ifadelerle ortaya konulduğu durumlar da mevcuttur. Bu durumda bu kavramların belli ve objektif bir anlamı yoksa idarenin sebep unsuru yönünden takdir yetkisi bulunmaktadır. Ancak, işlemin gerekçesi konusunda idarenin takdir yetkisi bulunduğu hallerde dahi işlemin bir gerekçeye dayalı olması ve bu gerekçenin somut olarak ortaya konulması ve işlemi yapmaya yeterli olması gerekmektedir&#8230;Başvuruların davalı idarece incelenmesi aşamasında yukarıda bahsi geçen Üniversitelerinden alınan görüşlerde; her bir Üniversite&#8217;nin kendi bünyelerinde bulunan program çerçevesinde bir değerlendirme yapmak suretiyle başvuru sahiplerinin aldığı eğitimin oldukça yetersiz olduğu, çok sayıda ve farklı dersin eksik olduğunu bildirdikleri göz önüne alındığında, her biri Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon alanında ders veren öğretim üyelerinden seçilerek oluşturulan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Alt Komisyonunca öncelikle ülkemizde eşdeğer programa göre alınması zorunlu görülen asgari ders ve kredi miktarı ile ülkemizdeki yükseköğretimin düzeyi ve içeriği ile mezun olunan yükseköğretim kurumunun eğitim düzeyi ve içeriği arasında farklılıkların tespit edilerek somut değerlendirme kriterlerinin ortaya konulması ve başvuruların değerlendirilmesinde bu kriterlere göre her bir kişi yönünden somut ve bireysel olarak bir inceleme yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Davacının başvurusunun değerlendirildiği 28.01.2014 tarihli Komisyon Raporunda, ekli listede değerlendirilen 75 kişinin Fizyoterapi ( Fizik Tedavi ) ve Rehabilitasyon alanına eşdeğer öğrenim görmedikleri ( dersler, kredi/saat eksikliği ve içeriği bakımından ) tespit edildiği, 08.01.2014 tarihli Alt Komisyon toplantısında ilgililerin denklik işlemlerinin Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon alanındaki Seviye Tespit Sınavı&#8217;nın I. ve II. aşamalarından 100 üzerinden 50 puan ve üzeri not almaları halinde yapılmasının uygun olacağı görüşüne varıldığı ve dosyaların münferiden incelendiği belirtilmiş olsa da davacının başvurusunun bireysel olarak somut bir değerlendirmeye tabi tutulduğu hususunda herhangi bilgi ve belgeye rastlanmadığı, &#8220;ekli listedeki kişiler&#8221; denilmek suretiyle genel bir değerlendirme yapılmış olduğu görülmekle birlikte, dosya kapsamında anılan Alt Komisyonca ülkemizdeki yükseköğretimin düzeyi ve içeriği ile davacının aldığı eğitimin düzeyi ve içeriği arasında ne gibi farklılıkların tespit edildiği yönünde herhangi bir bilgi ve belgeye yer verilmediği görülmektedir. Bu durumda, Fizik Tedavi ve benzeri alanlardan mezun olarak denklik talebinde bulunanların başvurularının değerlendirilmesi maksadıyla oluşturulan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Alt Komisyonu tarafından, mezun olunan yükseköğretim kurumunun eğitim düzeyi ve içeriği ile ülkemizdeki yükseköğretimin düzeyi ve içeriği arasındaki farkın açık ve net bir şekilde ortaya konulmaksızın ve davacının başvurusu bireysel ve somut olarak değerlendirilmeksizin hazırlanan raporu dayanak alan dava konusu işlemde hukuka uyarlık, aksi yönde verilen Mahkeme Kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır&#8230;&#8221;</em> gerekçesiyle idari işlemin gerekçeli olması, somut değerlendirme yapılması, gerekçenin açık ve net bir biçimde ortaya konulması gerektiğine hükmetmiştir (Danıştay 8. Daire, 05/02/2020T.,2016/9775E., 2020/583K.).</p>
<p>Sonuç olarak; doçentlik başvurusunun iptali ya da başarısız sayılma işlemlerine karşı idare mahkemelerinde dava açmak mümkündür. Bu davalarda idari işlemin hukuka aykırılık gerekçelerini hazırlanacak dava dilekçesi ile sistematik bir biçimde açıklamak önem arz etmektedir.</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/idare-mahkemelerinde-docentlik-basvurusu-iptaline-karsi-dava-acma-sureci-ve-idari-islemin-hukuka-uygunlugunun-degerlendirilmesi/">İdare Mahkemelerinde Doçentlik Başvurusu İptaline Karşı Dava Açma Süreci ve İdari İşlemin Hukuka Uygunluğunun Değerlendirilmesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilkerurlu.av.tr/idare-mahkemelerinde-docentlik-basvurusu-iptaline-karsi-dava-acma-sureci-ve-idari-islemin-hukuka-uygunlugunun-degerlendirilmesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
