<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ceza Hukuku arşivleri - Avukat İlker Urlu</title>
	<atom:link href="https://www.ilkerurlu.av.tr/category/hukuki-yazilar/ceza-hukuku/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.ilkerurlu.av.tr/category/hukuki-yazilar/ceza-hukuku/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 23 Jan 2026 12:59:21 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>

<image>
	<url>https://www.ilkerurlu.av.tr/wp-content/uploads/2024/03/iulogo-3-150x150.png</url>
	<title>Ceza Hukuku arşivleri - Avukat İlker Urlu</title>
	<link>https://www.ilkerurlu.av.tr/category/hukuki-yazilar/ceza-hukuku/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Uyuşturucu Madde Kabul Etmek Suç Mudur?</title>
		<link>https://www.ilkerurlu.av.tr/uyusturucu-madde-kabul-etmek-suc-mudur/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlker Urlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Jan 2026 12:59:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Uyuşturucu Suçları]]></category>
		<category><![CDATA[Kullanma amacıyla uyuşturucu kabul etme suçunun yaptırımı]]></category>
		<category><![CDATA[kullanmak amacıyla uyuşturucu bulundurmak]]></category>
		<category><![CDATA[Kullanmak amacıyla uyuşturucu veya uyarıcı madde kabul etmek]]></category>
		<category><![CDATA[TCK m. 191]]></category>
		<category><![CDATA[uyuşturucu bulundurmak suç mu]]></category>
		<category><![CDATA[uyuşturucu kullanma denetimli serbestlik]]></category>
		<category><![CDATA[uyuşturucu kullanma suçu]]></category>
		<category><![CDATA[Uyuşturucu Madde Kabul Etmek Suç Mudur?]]></category>
		<category><![CDATA[Uyuşturucu maddenin imha edilmesi halinde ceza sorumluluğu var mı?]]></category>
		<category><![CDATA[uyuşturucu suçları]]></category>
		<category><![CDATA[Yargıtay içtihatlarına göre kullanma ve satma amacını ayıran ölçütler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilkerurlu.av.tr/?p=1044</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kullanmak amacıyla uyuşturucu veya uyarıcı madde kabul etmek Türk Ceza Kanunu m. 191&#8217;de suç olarak nitelenmiş olup yaptırımlar düzenlenmiştir. TCK m. 191 kapsamında uyuşturucu veya&#8230;</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/uyusturucu-madde-kabul-etmek-suc-mudur/">Uyuşturucu Madde Kabul Etmek Suç Mudur?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>Kullanmak amacıyla uyuşturucu veya uyarıcı madde kabul etmek Türk Ceza Kanunu m. 191&#8217;de suç olarak nitelenmiş olup yaptırımlar düzenlenmiştir. TCK m. 191 kapsamında uyuşturucu veya uyarıcı madde kabul etme eyleminin oluşabilmesi için bir başkasına ait olan ve bulunan uyuşturucu maddenin herhangi bir karşılık olmadan kendi tasarruf yetkisi altına almaktır. Kabul etme eylemi, satın almadan farklı olarak herhangi bir bedel veya karşılık olmadan zilyetliğinin devredilmesi anlamına gelmektedir.</div>
<div>Uyuşturucu madde kabul etme eyleminde sözlü olarak anlaşma yapılmış olması yeterli değildir. Uyuşturucu maddenin fiili zilyetliğin devri gerekmektedir. Diğer bir anlatımla uyuşturucu maddenin devri gerekmektedir. Devrin gerçekleşmesi için fiziki olarak teslim gerekmekte olmayıp kabul edenin tasarruf alanına girmesi yeterlidir. Bunun için de kabul edenin istediği yere veya kişiye verilmesi de TCK m. 191&#8217;in uygulanması için yeterlidir.</div>
<div>Uyuşturucu maddenin kabul edilmesinin TCK m. 191 kapsamında değerlendirilebilmesi için aranan bir diğer husus ise kabul eden kişinin amacıdır. Kişi uyuşturucu maddeyi kullanmak için kabul etmiş olması gerekmektedir. Aksi halde kişinin uyuşturucu maddeyi satmak amacı ile kabul etmiş olması halinde TCK m. 188/3&#8217;te düzenlenen Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu söz konusu olacaktır. Uyuşturucu madde kabul eden kişinin amacının tespit edilmesinde yalnızca kişinin beyanı yeterli olmayıp belli hususlar dikkate alınmaktadır.</div>
<div></div>
<div><strong>Yargıtay içtihatlarına göre kullanma ve satma amacını ayıran ölçütler</strong></div>
<div>Yargıtay’ın belirlediği ölçütler kapsamında uyuşturucu maddenin kullanmak ya da satmak amacıyla kabul edilip edilmediğinin tespiti bakımından belirli unsurlar dikkate alınmaktadır.</div>
<div>1- Failin hareketleri</div>
<div>​​a- müşteri arama</div>
<div>​​b- alıcı rolündeki görevliye uyuşturucu veya uyarıcı madde teklifinde bulunma,</div>
<div>c- İnternet veya sosyal medya üzerinden reklam verme</div>
<div>d- numune gösterme</div>
<div>e- pazarlık yapma</div>
<div>2- Uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçiriliş şekli</div>
<div>a- uyuşturucu veya uyarıcı maddenin çok sayıda küçük paketçikler halinde ele geçirilmesi,</div>
<div>b- uyuşturucu veya uyarıcı maddenin yanında bu madde ile bulaşık tartım aletinin (örneğin terazi, hassas tartı, terazi kefesi ve ağırlıkları vb.) ele geçirilmesi,</div>
<div>c- uyuşturucu veya uyarıcı maddenin yanında çok sayıda paketleme malzemesinin (şeffaf naylon, fişek yapmak için özel olarak kesilmiş mini kağıtlar vb.) ele geçirilmesi,</div>
<div>d- uyuşturucu veya uyarıcı maddenin yanında çok sayıda bozuk para ya da cüzdan, kese gibi para saklamaya yarayan bir eşyanın ele geçirilmesi,</div>
<div>e- uyuşturucu veya uyarıcı madde ile birlikte presleme veya tablet haline getirme işleminin yapıldığını gösteren alet veya malzemelerin ele geçirilmesi</div>
<div>f- ele geçirilen uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin çok çeşitli nitelikte olması</div>
<div>3- Uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirildiği yer ve zaman (uyuşturucu maddenin kolay ulaşılabilir bir yerde örneğin ev veya iş yerinde ele geçirilmiş olması halinde kullanma amacı ile bulundurulduğu desteklenmektedir)</div>
<div>4- Uyuşturucu veya uyarıcı maddenin miktarı</div>
<div>Kişisel kullanıma yetecek miktarda olması halinde kullanma amacı ile bulundurduğunu desteklemektedir. Örnek vermek gerekirse Yargıtay yerleşik içtihatlarında esrar kullananların her defasında 1-1,5 gram olmak üzere günde üç kez esrar tüketebildikleri; Esrar kullanma alışkanlığı olanların bunları göz önüne alarak, bir yıllık ihtiyaçlarını karşılayacak miktarda esrar maddesini ihtiyaten yanlarında veya ulaşabilecekleri bir yerde bulundurabildikleri kabul edilmektedir.</div>
<div>5- Failin uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığı</div>
<div>6- ​a- failin geçimini ne ile sağladığı, sosyal ve ekonomik durumu,</div>
<div>b- uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma suçundan hükümlü olup olmaması</div>
<div></div>
<div><strong>Uyuşturucu maddenin imha edilmesi halinde ceza sorumluluğu var mı?</strong></div>
<div>Kişi, uyuşturucu maddeyi kullanmak veya satmak amacıyla değil de uyuşturucu maddenin bulunduğu kişiyi cezai sorumluluktan kurtarmak için uyuşturucu maddeyi imha etmek veya saklamak amacıyla kabul etmesi halinde kabul eden kişi TCK m. 281&#8217;de düzenlenen Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçu yönünden sorumluluğu doğacaktır.</div>
<div></div>
<div><strong>Kullanma amacıyla uyuşturucu kabul etme suçunun yaptırımı</strong></div>
<div>Sonuç olarak; TCK m. 191 kapsamında uyuşturucu veya uyarıcı madde kabul etme eyleminin gerçekleşmesi için, herhangi bir bedel karşılığında olmaksızın kullanmak amacıyla kabul edenin tasarruf alanına girmiş olması gerekmektedir.</div>
<div>Koşulların sağlanması halinde kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde kabul eden kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak bu suçtan soruşturma açılması halinde beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Bu durumda erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre içerisinde hakkında denetimli serbestlik kararı verilen kişi tedaviye tabi tutulabilir veya yükümlülükler yüklenebilir. Kişi, kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi veya tekrar suçu işlemesi halinde hakkında kamu davası açılır. Erteleme süresi içerisinde kişinin aynı suçu tekrar işlemesi halinde ayrı bir soruşturma veya kovuşturma olmaz, ihlal nedeni sayılır ve tek dosya üzerinden devam eder. Denetim süresi içerisinde yükümlülüklere ve tedaviye uygun davranması ve suçu tekrar işlememesi halinde hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir ve dava açılmaz. İlgili suç kapsamında aksine düzenleme bulunmaması halinde kamu davasının ertelenmesine veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilir. Aynı maddenin 10.fıkrasında suçun okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi hâlinde cezanın yarı oranında artırılacağı düzenlenmiştir.</div>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/uyusturucu-madde-kabul-etmek-suc-mudur/">Uyuşturucu Madde Kabul Etmek Suç Mudur?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde ile İlgili Suçlarda Hukuka Aykırı Aramaya İlişkin Yargıtay Uygulaması</title>
		<link>https://www.ilkerurlu.av.tr/uyusturucu-ve-uyarici-madde-ile-ilgili-suclarda-hukuka-aykiri-aramaya-iliskin-yargitay-uygulamasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlker Urlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Dec 2025 12:54:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ceza Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Uyuşturucu Suçları]]></category>
		<category><![CDATA[adli arama]]></category>
		<category><![CDATA[aramada birilerinin varlığı zorunlu mudur]]></category>
		<category><![CDATA[aramada kaç kişi bulunmalı]]></category>
		<category><![CDATA[aramada komşunun bulunma zorunluluğu]]></category>
		<category><![CDATA[aramada savcı bulunmazsa]]></category>
		<category><![CDATA[avukatın yokluğunda arama yapılabilir mi]]></category>
		<category><![CDATA[hangi hallerde adli arma kararı zorunludur]]></category>
		<category><![CDATA[hazirun olmadan yapılan arama]]></category>
		<category><![CDATA[ihbar neticesinde yapılan aramada adli önleme kararı zorunluluğu]]></category>
		<category><![CDATA[ihbar sonucu yapılan arama]]></category>
		<category><![CDATA[komşu çağrılmadan yapılan arama]]></category>
		<category><![CDATA[önleme araması]]></category>
		<category><![CDATA[önleme kararı ile yapılan arama]]></category>
		<category><![CDATA[önleme kararına dayanılarak suçüstü hali araması yapılabilir mi]]></category>
		<category><![CDATA[savcının yokluğunda yapılan arama]]></category>
		<category><![CDATA[uyuşturucu suçlarında hukuka aykırı delil]]></category>
		<category><![CDATA[uyuşturucu suçlarında suçüstü araması]]></category>
		<category><![CDATA[uyuşturucu suçlarında usule aykırı arama]]></category>
		<category><![CDATA[Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde ile İlgili Suçlarda Hukuka Aykırı Aramaya İlişkin Yargıtay Uygulaması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilkerurlu.av.tr/?p=1030</guid>

					<description><![CDATA[<p>Arama; amacına göre &#8220;adli arama&#8221; ve &#8220;önleme araması&#8221; şeklinde ikiye ayrılmaktadır. Adli arama, Ceza Muhakemeleri Kanunu m. 116 ve devamında düzenlenmekte olup bir koruma tedbiridir.&#8230;</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/uyusturucu-ve-uyarici-madde-ile-ilgili-suclarda-hukuka-aykiri-aramaya-iliskin-yargitay-uygulamasi/">Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde ile İlgili Suçlarda Hukuka Aykırı Aramaya İlişkin Yargıtay Uygulaması</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Arama; amacına göre &#8220;adli arama&#8221; ve &#8220;önleme araması&#8221; şeklinde <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/?p=1027&amp;preview=true">ikiye ayrılmaktadır</a>. Adli arama, Ceza Muhakemeleri Kanunu m. 116 ve devamında düzenlenmekte olup bir koruma tedbiridir. Önleme araması ise Polis ve Salahiyet Kanunu (PVSK) m. 9 ve Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği (AÖAY) 18-26.maddeleri arasında düzenlenmekte olup bir idari kolluk faaliyetidir.</p>
<p><strong>Usule aykırı elde edilen delillere dayanılarak yargılama yapılabilir mi?</strong></p>
<p>Hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin yargılama kapsamında dikkate alınması mümkün değildir. Bu kapsamda hukuka uygun olmayan arama işlemi sonucunda ele geçen deliller hükme esas alınamayacaktır. Bu kural uyuşturucu ve uyarıcı madde ile ilgili suçlarda da uygulanmaktadır. Suçun yapısı gereği suç isnat edilebilmesi için uyuşturucu ve uyarıcı maddenin tespit edilmesi gerekmektedir. Bu nedenle işbu suç tipinde adli ve önleme araması ile sıklıkla karşılaşılmakta olup arama sonucunda elde edilen delilin hukuka ve usule uygun ele geçirilip geçirilmediği hüküm yönünden sıklıkla belirleyici olmaktadır.</p>
<p><strong>Uyuşturucu suçlarında usule aykırı arama</strong></p>
<p>Uyuşturucu ve uyarıcı madde ile ilgili suçlarda, uyuşturucu ve uyarıcı maddenin hukuka aykırı arama işlemi sonucunda ele geçirilmesi halinde hükme esas alınması mümkün değildir. Buna göre ele geçirilen uyuşturucu maddenin değerlendirme dışı tutulması halinde ise sanığın cezalandırılmasına yeterli delil bulunmaması nedeniyle sanığın beraatine karar verilmektedir. Yerleşik ve güncel Yargıtay içtihatlarında uyuşturucu madde ve suça konu başkaca eşyaların hukuka aykırı arama işlemi sonucunda ele geçirilmiş olması nedeniyle hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna bu nedenle delil olarak değerlendirilemeyeceğine ve hükme esas alınamayacağına karar vermiş olup bu itibarla birçok dosya kapsamında mahkûmiyete yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına karar vermiştir.</p>
<p><strong>Usule aykırı aramalara ilişkin Yargıtay içtihatları</strong></p>
<p>Yargıtay bir kararında; <em>&#8220;&#8230; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin &#8220;23/01/2015 tarihli ihbar ile sanık sanık &#8230;&#8217;nın &#8230; plakalı minibüs ile uyuşturucu madde nakledeceğinin iddia edilmesi üzerine, Denizli 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 19/01/2015 tarih ve 2015/100 D.İş sayılı Önleme Arama kararına istinaden yapılan aramada suça konu uyuşturucu madde ile yakalandığı sabittir. Yüksek daire, sanık hakkında ihbar sonrası Önleme Arama kararına istinaden yapılan aramayı &#8220;hukuka aykırı&#8221;, ele geçen uyuşturucu maddeyi dolayısı ile delilleri &#8220;hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş&#8221; olarak değerlendirmiş ve itiraza konu mahkumiyet kararlarının &#8220;Bozulmasına&#8221; karar vermiştir. Kolluk kuvvetlerine isimsiz ve imzasız olarak yapılan her ihbara ilişkin, ilgilisi hakkında adli soruşturmaya başlanılması ve adli arama kararı alınarak icra edilmesi öncelikle &#8220;kişilerin lekelenmeme hakkını&#8221; ihlal edecektir. İhbar ve şikayet hatlarına her gün çok sayıda kişi hakkında soyut iddialarla şikayetler yapıldığı bir vakıadır. &#8230; olayın, kolluk görevlilerince alınan ihbarda sanık &#8230;&#8217;ın Denizli ili otogarından temin ettiği uyarıcı hapları Bekilli ilçesine &#8230; N.. 136 plakalı beyaz renkli yolcu minibüsü ile götüreceğinin öğrenilmesi üzerine, kolluk görevlilerince oluşturulan uygulama noktasında durdurulan minibüste yakalanan sanığın, &#8220;önleme arama kararına istinaden&#8221; yapılan detaylı üst araması sonucu montunun iç cebinde, peçete torbası içerisinde gizlenmiş vaziyetteki beyaz poşette suça konu uyuşturucu maddelerin ele geçirilmesi şeklinde gerçekleştiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2024 tarih, 2022/10-608 Esas ve 2024/253 Karar sayılı kararında ve benzer mahiyetteki birçok kararında belirtildiği üzere, alınan ihbar üzerine takip altında bulunan sanığın üzerinde arama yapılan olayda suçüstü halinin varlığından söz edilemeyeceği gibi önleme arama kararı ile de arama yapılamayacağı dikkate alındığında Dairemiz kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından,&#8230;&#8221;</em> gerekçesiyle suçüstü hali bulunmadığı ve önleme arama kararı ile de arama yapılamayacağından sanığın üzeri aranılarak ele geçirilen uyuşturucu maddenin hukuka aykırı delil olduğuna hükmetmiştir (Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2025/5643 E., 2025/9266 K., sayılı ve 02/10/2025 tarihli karar).</p>
<p>Yargıtay verdiği bir başka kararında da; <em>&#8220;&#8230; Somut olayda usulüne uygun alınmış bir arama kararı bulunuyor ise de; bu karara istinaden Cumhuriyet savcısı hazır bulunmaksızın kapalı yer olan iş yerinde yapılan arama sırasında hazirun bulundurulmadığı ve tutanakta bulundurmama nedeninin de gösterilmediği anlaşılmakla, aramanın 5271 sayılı CMK&#8217;nın 119/4. maddesine aykırı olduğu ve olay tarihinde usulsüz arama ile sanığın işyerinde ele geçirilen suça konu uyuşturucu maddelerin hukuka aykırı delil niteliğinde olup hükme esas alınamayacağı; hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen &#8230;&#8217;ta ele geçen uyuşturucu maddeyi &#8230;&#8217;e sattığına dair &#8230;&#8217;in soruşturma aşamasında müdafii olmaksızın alınan beyanı dışında delil bulunmadığı ve evinde ele geçen 1 paket kişisel kullanım sınırındaki suça konu uyuşturucu maddeyi kullanma amacı dışında, satma veya başkasına verme amacıyla bulundurduğuna ilişkin savunmasının aksine mahkûmiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılan sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK&#8217;nın 191. maddesinde belirtilen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu gözetilmeden uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi nedenleriyle, &#8230;&#8221;</em> gerekçesiyle Savcının ya da hazirunun bulunmadığı aramada elde edilen delillerin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle hükme esas alınamayacağına karar vermiştir(Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2025/5647 E., 2025/9753 K., sayılı ve 09/10/2025 tarihli karar).</p>
<p>Yargıtay bir başka kararında da;<em> &#8220;&#8230; 5271 sayılı CMK&#8217;nın 119/4. maddesinde yer alan, &#8220;Cumhuriyet Savcısı hazır olmaksızın konut, işyeri veya diğer kapalı yerlerde arama yapabilmek için o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurulur.&#8221; şeklindeki düzenlemenin aksine, Cumhuriyet savcısının yazılı arama emrine istinaden sanık &#8230;&#8217;in kullandığı depoda sanık olmaksızın tek kişinin hazır bulunması ile arama yapıldığı; arama yapılırken sanıklar hazır bulunmaksızın tek kişinin hazır bulundurulması suretiyle kapalı yer olan depoda yapılan aramanın CMK&#8217;nın 119/4. maddesine aykırı olduğu ve olay tarihinde usulsüz arama ile sanık &#8230;&#8217;in kiraladığı depoda ele geçirilen suça konu uyuşturucu maddeler ile makine ve cihazların hukuka aykırı delil niteliğinde olup hükme esas alınamayacağı, bu itibarla uyuşturucu madde imal etme suçunun oluşmadığı, ancak deponun dışında ele geçirilen uyuşturucu maddelerin hukuka uygun şekilde ele geçirildiği anlaşılmakla; değişen suç vasfına göre sanıkların eylemlerinin uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturduğu ve bu uyuşturucu maddelerin miktarına bağlı olarak önem ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak temel cezaların üst sınırdan ya da üst sınıra yakın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, sanıklar hakkında uyuşturucu madde imal etme suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması nedeniyle,&#8230;&#8221; </em>gerekçesiyle tek kişinin bulunduğu aramayı hukuka aykırı kabul etmiştir (Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2025/5648 E., 2025/9754 K., sayılı ve 09/10/2025 tarihli karar).</p>
<p>Yargıtay bir başka kararında da; <em>&#8220;&#8230; Olay öncesinde sanık &#8230;’in açık kimliği bilinmese de, plakası ve geçiş güzergahı belirlenen araç ile açık kimliği belirli olan &#8230;&#8217;ın yanındaki kişi ile uyuşturucu madde ticareti yaptığına ilişkin bilgiye istinaden yapılan soruşturmada araç içerisinde bulunan kişiler suç şüphesi altındadır. Buna göre sanıkların aracının kolluk görevlileri tarafından genel bir önleme uygulamasına istinaden değil, haklarındaki suç şüphesine istinaden yapılan özel bir takip üzerine durdurulmuş olması karşısında, somut suç şüphesi nedeniyle durdurulan araçta ve içinde bulunan şahıslar üzerinde arama yapılabilmesi için 5271 sayılı CMK’nın 116 vd. maddeleri uyarınca adli arama kararı alınması gerektiğinden, dava konusu olayda, adli arama kararı alınmaksızın, sanık &#8230;’in üzerinde önleme araması kararına istinaden yapılan arama sonucunda ele geçirilen uyuşturucu madde hukuka aykırı yöntemle elde edildiğinden, Anayasa’nın 38/6. ve CMK’nın 217/2, 289/1-i maddeleri uyarınca hükme esas alınamayacaktır&#8230;&#8221; </em>gerekçesiyle adli arama kararın bulunmadan yapılan aramayı hukuka aykırı kabul etmiştir (Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2025/5858 E., 2025/9284 K., sayılı ve 02/10/2025 tarihli karar).</p>
<p>Sonuç olarak, usule aykırı yapılan aramalarda elde edilen delillere dayanılarak kişiye ceza verilmesi mümkün değildir.</p>
<div><strong>Av. Deniz Sayın</strong></div>
<div><strong>Ankara Barosu</strong></div>
<div><strong>avdenizsayinn@gmail.com</strong></div>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/uyusturucu-ve-uyarici-madde-ile-ilgili-suclarda-hukuka-aykiri-aramaya-iliskin-yargitay-uygulamasi/">Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde ile İlgili Suçlarda Hukuka Aykırı Aramaya İlişkin Yargıtay Uygulaması</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ceza Hukukunda Arama</title>
		<link>https://www.ilkerurlu.av.tr/ceza-hukukunda-arama/</link>
					<comments>https://www.ilkerurlu.av.tr/ceza-hukukunda-arama/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlker Urlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Dec 2025 12:32:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ceza Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[adli arama nedir]]></category>
		<category><![CDATA[arama esasında komşu çağrılabilir mi]]></category>
		<category><![CDATA[arama esnasında avukat bulunabilir mi]]></category>
		<category><![CDATA[arama esnasında savcı bulunması zorunlu mudur]]></category>
		<category><![CDATA[ceza hukukunda arama]]></category>
		<category><![CDATA[ceza yargılamasında arama]]></category>
		<category><![CDATA[gece araması yapmak mümkün mü]]></category>
		<category><![CDATA[konutta arama ne zaman yaılabilir]]></category>
		<category><![CDATA[konutta gece araması yapılabilir mi]]></category>
		<category><![CDATA[önleme araması için makul sebep gerekli midir]]></category>
		<category><![CDATA[önleme araması nedir]]></category>
		<category><![CDATA[önleme araması nerelerde yapılabilir]]></category>
		<category><![CDATA[önleme araması yapılabilecek yerler]]></category>
		<category><![CDATA[önleme aramasına kim karar verir]]></category>
		<category><![CDATA[şüphe üzerine arama yapılabilir mi]]></category>
		<category><![CDATA[toplu taşıma araçlarında önleme araması yapılabilir mi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilkerurlu.av.tr/?p=1027</guid>

					<description><![CDATA[<p>Arama; amacına göre &#8220;adli arama&#8221; ve &#8220;önleme araması&#8221; şeklinde ikiye ayrılmaktadır. Adli arama, Ceza Muhakemeleri Kanunu m. 116 ve devamında düzenlenmekte olup bir koruma tedbiridir.&#8230;</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/ceza-hukukunda-arama/">Ceza Hukukunda Arama</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Arama; amacına göre &#8220;adli arama&#8221; ve &#8220;önleme araması&#8221; şeklinde ikiye ayrılmaktadır. Adli arama, Ceza Muhakemeleri Kanunu m. 116 ve devamında düzenlenmekte olup bir koruma tedbiridir. Önleme araması ise Polis ve Salahiyet Kanunu (PVSK) m. 9 ve Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği (AÖAY) 18-26.maddeleri arasında düzenlenmekte olup bir idari kolluk faaliyetidir.</p>
<p><strong>Adli Arama</strong></p>
<p>Adli arama; bir suç işlemek veya buna iştirak veyahut yataklık etmek makul şüphesi altında bulunan kimsenin, saklananın, şüphelinin, sanığın veya hükümlünün yakalanması ve suçun iz, eser, emare veya delillerinin elde edilmesi için bir kimsenin özel hayatının ve aile hayatının gizliliğinin sınırlandırılarak konutunda, işyerinde, kendisine ait diğer yerlerde, üzerinde, özel kâğıtlarında, eşyasında, aracında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile diğer kanunlara göre yapılan araştırma işlemidir (Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği m. 5). Buna göre adli arama; yakalama ve delil elde etme olmak üzere iki amaç ile gerçekleştirilir.</p>
<p>Adli arama yapılabilmesi için; arama yapılacak yerde yakalanmak istenen kişinin bulunduğuna veya ilgili olayla ilgili delil bulunabileceğine ilişkin makul şüphenin varlığı gereklidir. Makul şüphe AÖAY m. 6&#8217;da <strong><em>&#8220;hayatın akışına göre somut olaylar karşısında genellikle duyulan şüphe&#8221;</em> </strong>olarak tanımlanmıştır. İhbar ve şikayet tek başına yeterli olmayıp rama sonunda belirli bir şeyin bulunacağını veya belirli bir kişinin yakalanacağını öngörmeyi gerektiren somut olgular mevcut bulunmalıdır.</p>
<p>Adli aramaya konu olabilecek yerler şüphelinin veya sanığın yahut diğer bir kişinin üstü, eşyası, konutu, işyeri veya ona ait diğer yerlerdir. Adli aramanın günün her saatinde yapılması mümkün olmakla birlikte konutta, işyerlerinde ve diğer kapalı yerlerde aramanın kural olarak gündüz yapılması gerekir. İstisna olarak suçüstü veya gecikmesinde sakınca bulunan hâller ile yakalanmış veya gözaltına alınmış olup da firar eden kişi veya tutuklu veya hükümlünün tekrar yakalanması amacıyla yapılan aramalar gece yapılması mümkündür. (CMK m. 118)</p>
<p>Adli arama kural olarak hakim kararı ile gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hallerde ise kolluk amirinin yazılı emri ile de yapılabilecektir. Ancak, konutta, işyerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda sadece hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile arama yapılması mümkündür. Arama kararı veya emrinde yer alması gereken bilgiler CMK m. 119/2&#8217;de sıralanmıştır.</p>
<p>Adli arama sırasında Cumhuriyet savcısı hazır bulunabilir. Cumhuriyet savcısının hazır bulunmaması halinde o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurulur. Bunun yanında aranacak yerin sahibi veya eşyayı elinde bulunduran kimse, olmazsa temsilcisi, yakını, birlikte oturduğu kimse veya komşusu ve kişinin avukatı hazır bulunabilir.</p>
<p><strong>Önleme Araması</strong></p>
<p>Önleme araması; sulh ceza hâkiminin kararı veya bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde mülkî âmirin vereceği yazılı emri ile, tehlikenin veya suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla kişilerin üstlerini, araçlarını, özel kâğıtlarını ve eşyasının arar kolluk tarafından aranmasına ilişkin idari işlemdir. Önleme aramasında amaç, genel emniyet ve asayişin korunması ve tehlikelerin önlenmesidir. Adli aramadan farklı olarak önleme aramasında; konutta, yerleşim yerinde ve kamuya açık olmayan işyerlerinde ve eklentilerinde önleme araması yapılamaz.</p>
<p>Önleme araması ancak kanunda öngörülen yerlerde yapılabilir. PVSK m. 9&#8217;da somut ve yakın bir tehlikenin baş gösterebileceği alanları esas almak suretiyle önleme araması yapılabilecek yerleri tek tek sayılmıştır:<br />
a) 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu kapsamına giren toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin yapıldığı yerde veya yakın çevresinde.<br />
b) Özel hukuk tüzel kişileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları veya sendikaların genel kurul toplantılarının yapıldığı yerin yakın çevresinde.<br />
c) Halkın topluca bulunduğu veya toplanabileceği yerlerde.<br />
ç) Eğitim ve öğretim özgürlüğünün sağlanması için her derecede eğitim ve öğretim kurumlarının idarecilerinin talebiyle ve yüksek öğretim kurumlarının içinde, bunların yakın çevreleri ile giriş ve çıkışlarında.<br />
d) Umumî veya umuma açık yerlerde.<br />
e) Her türlü toplu taşıma araçlarında, seyreden taşıtlarda.</p>
<p>Önleme aramasına karar verilebilmesi için belirtilen konulara ilişkin tehlikenin somut ve öngörülebilir bir tehlike olması gerekir. 2559 sayılı PVSK&#8217;da önleme araması için makul sebebin gerekli olduğu düzenlenmiştir.</p>
<p>Önleme araması kararında veya emrinde; aramanın sebebi, konusu ve kapsamı, aramanın yapılacağı yer, aramanın yapılacağı zaman ve geçerli olacağı süre belirtilmeli ve arama en kısa sürede tamamlanmalıdır. Önleme aramasının gece yapılması mümkündür. Önleme aramasında belirlenen süre, değişkenlik göstermekle birlikte makul sebebin varlığı ile sınırlı olmalıdır. Yargıtay içtihatları uyarınca makul bir sebep olmadığı halde verilen uzun süreli önleme araması kararı yasal olsa bile hukuka uygun olmayacaktır. Bunun yanında düzenli şekilde yenilenen ve sürekli ve genel arama izlenimi veren önleme araması kararı hukuka aykırıdır.</p>
<p>Önleme aramasında amaç, genel emniyet ve asayişin korunması ve tehlikelerin önlenmesidir. Bu nedenle başlangıçta suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla önleme araması gerçekleştirilirken suç şüphesi ortaya çıkması halinde durdurma ve arama adli bir nitelik taşıyacak, bu nedenle de adli arama kapsamında hareket etmek gerekecektir.</p>
<p>Hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin yargılama kapsamında dikkate alınması mümkün değildir. Bu kapsamda hukuka uygun olmayan arama işlemi sonucunda ele geçen deliller hükme esas alınamayacaktır.</p>
<div><strong>Av. Deniz Sayın</strong></div>
<div><strong>Ankara Barosu</strong></div>
<div><strong>avdenizsayinn@gmail.com</strong></div>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/ceza-hukukunda-arama/">Ceza Hukukunda Arama</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilkerurlu.av.tr/ceza-hukukunda-arama/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yasama Sorumsuzluğu</title>
		<link>https://www.ilkerurlu.av.tr/yasama-sorumsuzlugu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlker Urlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Nov 2025 07:06:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel Konulara İlişkin Hukuki Değerlendirmeler]]></category>
		<category><![CDATA[milletvekilleri her şeyi söyleyebilirler mi]]></category>
		<category><![CDATA[milletvekilleri sözlerinden dolayı yargılanırlar mı]]></category>
		<category><![CDATA[milletvekillerinin hukuki sorumluluğu]]></category>
		<category><![CDATA[milletvekillerinin mecliste söyledikleri sözler nedeniyle cezalandırılamaması]]></category>
		<category><![CDATA[yasama sorumsuzluğu]]></category>
		<category><![CDATA[yasama sorumsuzluğu ne demektir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilkerurlu.av.tr/?p=1009</guid>

					<description><![CDATA[<p>Demokratik toplumlarda bütün sorunların demokratik katılım ve siyasal süreçler yoluyla tartışılması amaçlanmıştır. Kurumsal siyaset yönünden bu tartışmaların öncelikli yeri meclistir. Bu nedenle temsil imkanına sahip&#8230;</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/yasama-sorumsuzlugu/">Yasama Sorumsuzluğu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Demokratik toplumlarda bütün sorunların demokratik katılım ve siyasal süreçler yoluyla tartışılması amaçlanmıştır. Kurumsal siyaset yönünden bu tartışmaların öncelikli yeri meclistir. Bu nedenle temsil imkanına sahip milletvekillerine de geniş siyasal yetkiler tanınmış ve meclis faaliyetlerini etkin bir biçimde yerine getirebilmeleri adına hukuki korumalar sağlanmıştır. Milletvekillerine sağlanan bu güvence yasama sorumsuzluğu olarak adlandırılmaktadır. Anayasa da bu milletvekillerine sağlanan hakkı güvence altına almaktadır.</p>
<p>Anayasa m. 83/1<em>; &#8220;Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Meclis çalışmalarındaki oy ve sözlerinden, Mecliste ileri sürdükleri düşüncelerden, o oturumdaki Başkanlık Divanının teklifi üzerine Meclisce başka bir karar alınmadıkça bunları Meclis dışında tekrarlamak ve açığa vurmaktan sorumlu tutulamazlar.&#8221;</em> hükmü ile milletvekillerinin yasama sorumsuzluğunu güvence altına almaktadır.</p>
<p>Anayasa tarafından korunan yasama sorumsuzluğu hakkı yalnızca dar anlamda TBMM çatısı altındaki yürütülen faaliyetleri değil TBMM dışındaki faaliyetleri de kapsamaktadır. Bu durum yasama sorumsuzluğunun doğal sonucudur. Aksi halde siyasal faaliyetler ile ilgili tanınan güvence yalnızca meclis sınırları kapsamında geçerli olacaktır. Bu durum demokratik siyasal alanı meclisle sınırlayacağından demokratik toplumun özüne uygun değildir.</p>
<p>Anayasa Mahkemesinin de vurguladığı üzere yasama sorumsuzluğu; <em>&#8220;Bu bağlamda milletvekilinin yasama işleriyle ilgili olarak Mecliste kullandığı oylar, söylediği sözler, ileri sürdüğü düşünceler nedeniyle yasama organı dışında herhangi bir makam tarafından sorumlu tutulamaması anlamına gelen sorumsuzluğun amacı, ulusal iradenin tam bir serbestlikle açıklanmasıyla birlikte görevin tam bağımsızlıkla yerine getirilmesinin güvenceye alınmasıdır&#8221;</em> (AYM, E.1986/13, K.1987/12, 22/05/1987).</p>
<p>Yasama sorumsuzluğunun yalnızca meclisle sınırlı olmaması, milletvekilliğinin temsil görevinin yerine getirilmesi dolayısıyla kamu yararı ile yakından ilgilidir. Nitekim Anayasa TBMM çatısı altında dile getirilen görüşlerin benzer biçimde meclis dışında da dile getirilmesini Anayasa ile açıkça güvence altına almıştır. Yargıtay içtihatlarında da bu durum vurgulanmaktadır.</p>
<p>Yargıtay verdiği bir kararında; <em>&#8220;&#8230;Milletvekilinin ifade faaliyetinin etkisini pekiştirmek amacıyla bu güvencenin sadece Meclis içinde değil Meclis dışında da geçerli olması kabul edilmiştir. Bu nedenle Meclis içi konuşmaların Meclis dışında açığa vurulması &#8220;parlamenterlik&#8221; ve &#8220;sorumsuzluk&#8221; kurumlarının doğal bir uzantısıdır. Bu yönü ile yasama sorumsuzluğu Meclis çalışmaları ile alakalı ve makul sınırlar içerisinde düşünülebilecek her neviden fiiller için milletvekillerini sorumlu kılmayan bir müessesedir. Yasama sorumsuzluğunun kapsamına giren fiiller oy, söz ve düşünce açıklaması olarak kendini gösterir. Yasama sorumsuzluğu her tür suç için olmamakla birlikte; oy verme, söz söyleme vedüşünce açıklama fiillerinden biri ile işlenebilecek hakaret, iftira, suç uydurma gibi fiillere karşı koruma getirmektedir&#8230;&#8221;</em> gerekçesiyle yasama sorumsuzluğunun meclis dışında yürütülen faaliyetleri de kapsadığına hükmetmiştir (Yargıtay 16. Ceza Dairesi, 18/11/2016T., 2016/3657 E., 2016/6896K.).</p>
<p>Sonuç olarak milletvekillerinin meclis ile sınırlı olmayan yasama sorumsuzluğundan yararlanmalarını demokratik toplumun bir gereği olarak kabul edilmelidir.</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/yasama-sorumsuzlugu/">Yasama Sorumsuzluğu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İftira Nedeniyle Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Bırakma</title>
		<link>https://www.ilkerurlu.av.tr/iftira-nedeniyle-kisiyi-hurriyetinden-yoksun-birakma/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlker Urlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Nov 2025 11:32:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[iftira]]></category>
		<category><![CDATA[iftira atanları şikayet edebilir miyim]]></category>
		<category><![CDATA[iftira atılan kişinin gözaltına alınması]]></category>
		<category><![CDATA[iftira atılan kişinin tutuklanması]]></category>
		<category><![CDATA[iftira atmak suç mu]]></category>
		<category><![CDATA[iftira suç mu]]></category>
		<category><![CDATA[iftira suçu cezası]]></category>
		<category><![CDATA[iftira suçu nasıl oluşur]]></category>
		<category><![CDATA[kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma]]></category>
		<category><![CDATA[TCK 109]]></category>
		<category><![CDATA[TCK 267]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilkerurlu.av.tr/?p=1005</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gündelik yaşamda birisi ile sorun yaşayan kimselerin öç ve intikam gibi duygularla sorun yaşadıkları kimseyi adli süreçlerle cezalandırmak istedikleri durumlar söz konusudur. Bu tür durumlarda&#8230;</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/iftira-nedeniyle-kisiyi-hurriyetinden-yoksun-birakma/">İftira Nedeniyle Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Bırakma</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gündelik yaşamda birisi ile sorun yaşayan kimselerin öç ve intikam gibi duygularla sorun yaşadıkları kimseyi adli süreçlerle cezalandırmak istedikleri durumlar söz konusudur. Bu tür durumlarda kişi hakkında ihbar ya da şikayette bulunulmakta ve bu nedenle kişi hakkında adli süreçler başlamaktadır. Gerçekte olmayan bir suçu işlediğinden bahisle bir başka kimse hakkında adli süreçlerin başlamasına neden olmak iftira suçunu oluşturmaktadır. Kimi durumlarda iftiraya uğrayan kimse gözaltına alınmakta ve hatta tutuklanmaktadır. Kanun koyucu bu tür durumlarda ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma cezası öngörmüştür.</p>
<p><strong>İlgili mevzuat</strong></p>
<p>Türk Ceza Kanunu m. 267/1<em>; “Yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır”</em> hükmü ile iftira suçunu tanımlamaktadır.</p>
<p>TCK . 267/4; <em>“Yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olan mağdurun bu fiil nedeniyle gözaltına alınması veya tutuklanması halinde; iftira eden, ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin hükümlere göre dolaylı fail olarak sorumlu tutulur”</em> hükmü ile de kişinin iftiraya konu suç nedeniyle gözaltına alınması ve tutuklanması söz konusu ise iftira atanın ayrıca hürriyetinden yoksun bırakma suçundan dolaylı fail olarak sorumlu tutulacağını düzenlemektedir.</p>
<p>TCK m. 109/1; <em>“Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir”</em> hükmü ile de kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçunu ve TCK m. 109/3-b <em>“Birden fazla kişi tarafından birlikte” </em>işlenmesi halinde nitelikli halini düzenlemektedir.</p>
<p><strong>Uygulamada iftira nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma</strong></p>
<p>Bu düzenlemelerden anlaşıldığı üzere, iftiraya uğrayan kimse bu nedenle gözaltına alınmak ya da tutuklanmak suretiyle özgürlüğünden de olmuşsa bu durumda iftara atan kimse hem iftira suçundan hem de kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ceza alacaktır.</p>
<p>Bu suçun oluşabilmesi için iftira atılan kimsenin hakkında beraat kararı ya da kovuşturmaya yer olmadığı kararının verilmiş olması gerekmektedir. Ancak her beraat ya da kovuşturmaya yer olmadığı kararı kişiye iftira atıldığı anlamına gelmez. Bu durumun yargılamada ayrıca incelenmesi gerekmektedir. Her somut olayda iftira suçu yönünden ayrıca inceleme yapılması yerinde olacaktır. Kişiler arasındaki ilişkinin niteliği, olayın gelişimi gibi somut durumlara bakılarak iftira suçu yönünden değerlendirme yapılmalıdır.</p>
<p>Burada dikkat edilmesi gereken bir husus, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçunun birden fazla kimseyle birlikte işlenmesi halinde suçun nitelikli halinin oluşması söz konusu iken TCK m.267/4’te dolaylı fail olarak sorumluluk düzenlendiğinden suçun nitelikli halinin oluşması mümkün değildir. Yargıtay içtihatlarına göre TCK m. 109/3-b hükmünün uygulanabilmesi için doğrudan faillik gerekmektedir.</p>
<p><strong>Konuyla ilgili Yargıtay içtihatları </strong></p>
<p>Yargıtay bir kararında<em>; “…Sanıklar İbrahim ve Betül tarafından işlenen iftira suçu dolayısıyla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun oluştuğu ve TCK&#8217;nın 267/4. maddesi uyarınca her iki sanığın dolaylı fail olarak sorumlu tutulmaları karşısında; TCK’nın 109/3-b maddesinde düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun birden fazla kişiyle birlikte işlenmesi halinin kabulü için madde gerekçesinde de belirtildiği şekilde suçun icra hareketlerinin birden fazla şahıs tarafından doğrudan fail olarak birlikte gerçekleştirilmesinin, yani TCK&#8217;nın 37. maddesi anlamında müşterek faillik durumunun gerektiği, dolaylı faillikte bu fıkra hükmüne göre ceza verilemeyeceği gözetilmeden, dolaylı fail konumunda olduğu anlaşılan sanık &#8230; ve asli fail sanık &#8230; hakkında tayin edilen cezalarda TCK&#8217;nın 109/3-b maddesi gereğince arttırım yapılması…”</em> gerekçesiyle TCK m. 267/4 hükmü dolayısıyla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda “birlikte işleme” nitelikli halinin oluşmayacağına hükmetmiştir (Yargıtay 14. Ceza Dairesi, 13/12/2018T., 2015/5566 E., 2018/7541 K.).</p>
<p>Yargıtay bir başka kararında; <em>“…somut olayda sanığın soruşturmada verdiği ifadesinde olay günü yorgunluktan bankta uyuyakaldığını ve bir ara cebindeki cüzdanın karıştırıldığını farkederek uyandığında müşteki &#8230;&#8217;nin cüzdanı almaya çalıştığını , bu nedenle tartıştıklarını müşteki &#8230; ve yanındaki kişiler tarafından darp edildiğini beyan etmesi nedeniyle müşteki &#8230; hakkında iddianame düzenlenip &#8230; Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/266 Esas, sayılı dosyasında yağma suçundan yargılama yapıldığı, sanığın bahsedilen dosyada müşteki &#8230; nin alkollü olması nedeniyle kavga ettiklerini kimsenin yağmaya teşebbüs eyleminde bulunmadığını belirtmesi sebebiyle eylemin kasten yaralama eylemi olarak nitelendirilip şikayet yokluğu nedeniyle düşme kararı verildiği, sanık hakkında iftira suçundan suç duyurusunda bulunulduğu, sanığın bu aşamadan sonra alınan beyanlarında, müşteki &#8230;&#8217;nin kendisinden özür dileyip şikayetçi olmamasını istemesi nedeniyle ifade değiştirdiğini ve olayın soruşturmada beyan ettiği şekilde gerçekleştiğini savunduğunun anlaşılması ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın yağma eylemine maruz kalmadığı halde, salt iftira kastıyla böyle bir beyanda bulunduğu iddiasının kuşkudan arındırılamaması karşısında, unsurları itibariyle oluşmayan iftira nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyetine hükmedilmesi…” </em>gerekçesiyle somut olaya göre inceleme yapmış ve kişinin olay anlatımında iftira kastının kesin olarak ispatlanamaması nedeniyle beraat kararı verilmesine hükmetmiştir (Yargıtay 14. Ceza Dairesi, 24/05/2016T., 2014/6587 E.  ,  2016/5038 K.).</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/iftira-nedeniyle-kisiyi-hurriyetinden-yoksun-birakma/">İftira Nedeniyle Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Bırakma</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gözaltı Süresine İlişkin Anayasa Mahkemesi Kararının Değerlendirilmesi</title>
		<link>https://www.ilkerurlu.av.tr/gozalti-suresine-iliskin-anayasa-mahkemesi-kararinin-degerlendirilmesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlker Urlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Nov 2025 14:58:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[gözaltı 12 saatlik sevk süresi]]></category>
		<category><![CDATA[gözaltı süresi]]></category>
		<category><![CDATA[gözaltı süresi kaç gün uzar]]></category>
		<category><![CDATA[gözaltı süresi ne kadardır]]></category>
		<category><![CDATA[gözaltı süresine sevk süresi eklenir mi]]></category>
		<category><![CDATA[gözaltında sevk süresi]]></category>
		<category><![CDATA[toplu suçlarda gözaltı süresi]]></category>
		<category><![CDATA[yakalama]]></category>
		<category><![CDATA[yakalamadan sonra kişi ne kadar sürede sevk edilir]]></category>
		<category><![CDATA[yakalamadan sonra sevk süresi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilkerurlu.av.tr/?p=995</guid>

					<description><![CDATA[<p>11/11/2025 tarih ve 33074 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2021/25399 başvurulu numaralı kararda, gözaltı süresinin aşımı gerekçesiyle açılan tazminat davası reddedilerek karar kesinleşmiş ve kişi hürriyeti&#8230;</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/gozalti-suresine-iliskin-anayasa-mahkemesi-kararinin-degerlendirilmesi/">Gözaltı Süresine İlişkin Anayasa Mahkemesi Kararının Değerlendirilmesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>11/11/2025 tarih ve 33074 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2021/25399 başvurulu numaralı kararda, gözaltı süresinin aşımı gerekçesiyle açılan tazminat davası reddedilerek karar kesinleşmiş ve kişi hürriyeti ve güvenliğinin ihlal edildiği gerekçesiyle Anayasa Mahkemesine başvuru yapılmıştır. Anayasa Mahkemesi, 12 saatlik yol süresi yorumuyla başvuruda hak ihlali bulunmadığına hükmetmiştir.</p>
<p><strong>İlgili mevzuat</strong></p>
<p>Türk Ceza Kanunu m. 91/1; <em>“Yukarıdaki maddeye göre yakalanan kişi, Cumhuriyet Savcılığınca bırakılmazsa, soruşturmanın tamamlanması için gözaltına alınmasına karar verilebilir. <strong>(Değişik ikinci cümle: 25/5/2005 – 5353/8 md.) </strong>Gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren yirmidört saati geçemez.<strong>(Ek cümle: 25/5/2005 – 5353/8 md.) </strong>Yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilme için zorunlu süre oniki saatten fazla olamaz”</em> ve 91/3; <em>“ Toplu olarak işlenen suçlarda, delillerin toplanmasındaki güçlük veya şüpheli sayısının çokluğu nedeniyle; Cumhuriyet savcısı gözaltı süresinin, her defasında bir günü geçmemek üzere, üç gün süreyle uzatılmasına yazılı olarak emir verebilir. Gözaltı süresinin uzatılması emri gözaltına alınana derhâl tebliğ edilir” </em>hükümleri ile gözaltı sürelerini düzenlemektedir.</p>
<p>Buna göre toplu işlenen suçlarda toplam gözaltı süresi dört gün olarak belirlenmektedir. Anayasa Mahkemesi kararında ise dört günlük süreye eklenecek yol süresinin ne kadar olması gerektiğine ilişkin bir değerlendirme yapılarak karar verilmiştir.</p>
<p><strong>Anayasa Mahkemesi Kararı</strong></p>
<p>Anayasa Mahkemesi kararında başvurucuya atılı suç yönünden dört gün olan gözaltı süresine 12 saat eklenebileceğine ilişkin bir yorum getirilerek hak ihlali olmadığı yönünde bir karar verilmiştir. Ancak Anayasa Mahkemesinin çoğunluk oyuyla verdiği bu kararın yerinde olmadığı kanaatindeyiz. Nitekim karara karşı yazılan muhalefet şerhlerinde, çoğunluk kararında 12 saatlik yol süresinin istisnasız olarak uygulanmasının Kanunun ruhuna aykırı olduğu haklı olarak ifade edilmiştir. Muhalefet şerhlerinde makul sevk süresinin her somut olayın koşullarına göre değerlendirilmesi gerektiği ifade edilerek Kanunda yer alan 12 saatlik sevk süresinin istisnasız bir biçimde yorumlanmasının yerinde olmadığı vurgulanmaktadır.</p>
<p>Kanaatimizce de muhalefet şerhlerinde yer verilen yorum daha doğrudur. Gözaltı süresine eklenilecek sevk süresinin durumun koşullarına göre değerlendirilmesi gerekmektedir. Aynı şehir içerisinde yakalanan bir kimsenin gözaltı süresine 12 saatlik süreyi eklemek kişinin gereksiz yere özgürlüğünden mahrum bırakılması sonucunu doğuracaktır. Nitekim Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında da bu husus dikkatlice değerlendirilmektedir. Muhalefet şerhlerinde bu kararlara da yer verilmiştir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/gozalti-suresine-iliskin-anayasa-mahkemesi-kararinin-degerlendirilmesi/">Gözaltı Süresine İlişkin Anayasa Mahkemesi Kararının Değerlendirilmesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uyuşturucu Satın Alma Suçu</title>
		<link>https://www.ilkerurlu.av.tr/uyusturucu-satin-alma-sucu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlker Urlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Nov 2025 09:19:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Uyuşturucu Suçları]]></category>
		<category><![CDATA[alıcı rolündeki görevliye uyuşturucu veya uyarıcı madde teklifinde bulunma]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel ilişki karşılığı uyuşturucu madde almak]]></category>
		<category><![CDATA[fişek yapmak için özel olarak kesilmiş mini kağıtlar vb.) ele geçirilmesi]]></category>
		<category><![CDATA[hassas tartı]]></category>
		<category><![CDATA[kese gibi para saklamaya yarayan bir eşyanın ele geçirilmesi]]></category>
		<category><![CDATA[müşteri arama]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal ve ekonomik durumu]]></category>
		<category><![CDATA[terazi kefesi ve ağırlıkları vb.) ele geçirilmesi]]></category>
		<category><![CDATA[uyuşturucu İnternet veya sosyal medya üzerinden reklam verme]]></category>
		<category><![CDATA[uyuşturucu satın alma suçu]]></category>
		<category><![CDATA[uyuşturucu satın alma suçu yargıtay içtihatları]]></category>
		<category><![CDATA[uyuşturucu suçları ele geçirilen uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin çok çeşitli nitelikte olması]]></category>
		<category><![CDATA[uyuşturucu suçları failin geçimini ne ile sağladığı]]></category>
		<category><![CDATA[uyuşturucu suçları Failin uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığı]]></category>
		<category><![CDATA[uyuşturucu suçları uyuşturucu veya uyarıcı madde ile birlikte presleme veya tablet haline getirme işleminin yapıldığını gösteren alet veya malzemelerin ele geçirilmesi]]></category>
		<category><![CDATA[uyuşturucu suçları uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma suçundan hükümlü olup olmaması]]></category>
		<category><![CDATA[uyuşturucu suçları Uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirildiği yer ve zaman]]></category>
		<category><![CDATA[uyuşturucu suçları Uyuşturucu veya uyarıcı maddenin miktarı]]></category>
		<category><![CDATA[uyuşturucu suçları uyuşturucu veya uyarıcı maddenin yanında bu madde ile bulaşık tartım aletinin (örneğin terazi]]></category>
		<category><![CDATA[uyuşturucu suçları uyuşturucu veya uyarıcı maddenin yanında çok sayıda bozuk para ya da cüzdan]]></category>
		<category><![CDATA[uyuşturucu suçları uyuşturucu veya uyarıcı maddenin yanında çok sayıda paketleme malzemesinin (şeffaf naylon]]></category>
		<category><![CDATA[uyuşturucu suçu]]></category>
		<category><![CDATA[uyuşturucu suçu numune gösterme]]></category>
		<category><![CDATA[uyuşturucu suçu pazarlık yapma]]></category>
		<category><![CDATA[uyuşturucu suçu uyuşturucu veya uyarıcı maddenin çok sayıda küçük paketçikler halinde ele geçirilmesi]]></category>
		<category><![CDATA[uyuşturucu suçu Uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçiriliş şekli]]></category>
		<category><![CDATA[uyuşturucunun fiziksel olarak teslim edilmemiş olması]]></category>
		<category><![CDATA[uyuşturucunun kullanmak için alınması ile satmak için alınması arasındaki fark]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilkerurlu.av.tr/?p=992</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kullanmak amacıyla uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak Türk Ceza Kanunu m. 191&#8217;de suç olarak nitelenmiş olup yaptırımlar düzenlenmiştir. TCK m. 191 kapsamında uyuşturucu veya&#8230;</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/uyusturucu-satin-alma-sucu/">Uyuşturucu Satın Alma Suçu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>Kullanmak amacıyla uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak Türk Ceza Kanunu m. 191&#8217;de suç olarak nitelenmiş olup yaptırımlar düzenlenmiştir. TCK m. 191 kapsamında uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma eyleminin oluşabilmesi için üç şartın gerçekleşmesi gerekmektedir.</div>
<div></div>
<div><strong>Uyuşturucunun bedel karşılığı satın alınması</strong></div>
<div>Eylemin gerçekleşmesi için gerçekleşmesi gereken koşullardan ilki uyuşturucu maddenin bir bedel karşılığında alınmış olmasıdır. Bedel ödemeden uyuşturucu madde alınması uyuşturucu madde satın alma kapsamında değerlendirilemeyecektir. Söz konusu bedel; yalnızca para olmak zorunda değildir. Bedelin ekonomik değerinin bulunması yeterlidir. Kişinin para veya ekonomik değeri olmayan bir şey karşılığında uyuşturucu madde alması satın alma olarak değerlendirilemeyecek olup bu durumda TCK m. 191&#8217;de düzenlenen diğer eylemler kapsamında değerlendirilmesi gerekecektir. Örnek vermek gerekirse uyuşturucu madde almak için cinsel ilişkiye girmek satın alma eylemini oluşturmamaktadır.</div>
<div></div>
<div><strong>Uyuşturucunun fiziksel olarak teslim edilmesi </strong></div>
<div>Satın alma eyleminin gerçekleşmesi için aranan bir diğer koşul ise uyuşturucu maddenin satın alan kişiye fiziki olarak teslim etmiş olması gerekmektedir. Satıcı ile anlaşması yapılması ve bedelin teslim edilmesi tek başına eylemin gerçekleşmesi için yeterli değildir. Satın alma eyleminin tamamlanması için uyuşturucu maddenin satın alan kişinin hakimiyet alanına girmesi gerekmektedir.</div>
<div></div>
<div><strong>Uyuşturucunun kullanmak için alınmış olması</strong></div>
<div>Satın alma eyleminin gerçekleşmesi için aranan üçüncü koşul ise uyuşturucu maddeyi satın alan kişinin amacıdır. Kişi uyuşturucu maddeyi kullanmak için almış olması gerekmektedir. Aksi halde kişinin uyuşturucu maddeyi satmak amacı ile almış olması halinde TCK m. 188&#8217;de düzenlenen Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu söz konusu olacaktır. Uyuşturucu madde satın alan kişinin amacının tespit edilmesinde yalnızca kişinin beyanı yeterli olmayıp belli hususlar dikkate alınmaktadır.</div>
<div></div>
<div><strong>Yargıtay içtihatlarına göre uyuşturucu satın alma suçu</strong></div>
<div>Yargıtay’ın belirlediği ölçütler kapsamında uyuşturucu maddenin kullanmak ya da satmak amacıyla bulundurulup bulundurulmadığının tespiti bakımından belirli unsurlar dikkate alınmaktadır.</div>
<div>1- Failin hareketleri</div>
<div>​​a- müşteri arama</div>
<div>​​b- alıcı rolündeki görevliye uyuşturucu veya uyarıcı madde teklifinde bulunma,</div>
<div>c- İnternet veya sosyal medya üzerinden reklam verme</div>
<div>d- numune gösterme</div>
<div>e- pazarlık yapma</div>
<div>2- Uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçiriliş şekli</div>
<div>a- uyuşturucu veya uyarıcı maddenin çok sayıda küçük paketçikler halinde ele geçirilmesi,</div>
<div>b- uyuşturucu veya uyarıcı maddenin yanında bu madde ile bulaşık tartım aletinin (örneğin terazi, hassas tartı, terazi kefesi ve ağırlıkları vb.) ele geçirilmesi,</div>
<div>c- uyuşturucu veya uyarıcı maddenin yanında çok sayıda paketleme malzemesinin (şeffaf naylon, fişek yapmak için özel olarak kesilmiş mini kağıtlar vb.) ele geçirilmesi,</div>
<div>d- uyuşturucu veya uyarıcı maddenin yanında çok sayıda bozuk para ya da cüzdan, kese gibi para saklamaya yarayan bir eşyanın ele geçirilmesi,</div>
<div>e- uyuşturucu veya uyarıcı madde ile birlikte presleme veya tablet haline getirme işleminin yapıldığını gösteren alet veya malzemelerin ele geçirilmesi</div>
<div>f- ele geçirilen uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin çok çeşitli nitelikte olması</div>
<div>3- Uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirildiği yer ve zaman (uyuşturucu maddenin kolay ulaşılabilir bir yerde örneğin ev veya iş yerinde ele geçirilmiş olması halinde kullanma amacı ile bulundurulduğu desteklenmektedir)</div>
<div>4- Uyuşturucu veya uyarıcı maddenin miktarı</div>
<div>Kişisel kullanıma yetecek miktarda olması halinde kullanma amacı ile bulundurduğunu desteklemektedir. Örnek vermek gerekirse Yargıtay yerleşik içtihatlarında esrar kullananların her defasında 1-1,5 gram olmak üzere günde üç kez esrar tüketebildikleri; Esrar kullanma alışkanlığı olanların bunları göz önüne alarak, bir yıllık ihtiyaçlarını karşılayacak miktarda esrar maddesini ihtiyaten yanlarında veya ulaşabilecekleri bir yerde bulundurabildikleri kabul edilmektedir.</div>
<div>5- Failin uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığı</div>
<div>6- ​a- failin geçimini ne ile sağladığı, sosyal ve ekonomik durumu,</div>
<div>b- uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma suçundan hükümlü olup olmaması</div>
<div></div>
<div>Sonuç olarak; TCK m. 191 kapsamında uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma eyleminin gerçekleşmesi için, satın almanın ekonomik değeri bulunan bir bedel karşılığında teslim alınması ve kullanma amacının bulunması gerekmektedir.</div>
<div>Koşulların sağlanması halinde kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak bu suçtan soruşturma açılması halinde beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Bu durumda erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre içerisinde hakkında denetimli serbestlik kararı verilen kişi tedaviye tabi tutulabilir veya yükümlülükler yüklenebilir. Kişi, kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi veya tekrar suçu işlemesi halinde hakkında kamu davası açılır. Erteleme süresi içerisinde kişinin aynı suçu tekrar işlemesi halinde ayrı bir soruşturma veya kovuşturma olmaz, ihlal nedeni sayılır ve tek dosya üzerinden devam eder. Denetim süresi içerisinde yükümlülüklere ve tedaviye uygun davranması ve suçu tekrar işlememesi halinde hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir ve dava açılmaz. İlgili suç kapsamında aksine düzenleme bulunmaması halinde kamu davasının ertelenmesine veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilir. Aynı maddenin 10.fıkrasında suçun okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, telörgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi hâlinde cezanın yarı oranında artırılacağı düzenlenmiştir.</div>
<div></div>
<div><strong>Av. Deniz Sayın</strong></div>
<div><strong>Ankara Barosu</strong></div>
<div><strong>avdenizsayinn@gmail.com</strong></div>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/uyusturucu-satin-alma-sucu/">Uyuşturucu Satın Alma Suçu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Esrar Kullanma Suçu</title>
		<link>https://www.ilkerurlu.av.tr/esrar-kullanma-sucu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlker Urlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 26 Oct 2025 14:16:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Uyuşturucu Suçları]]></category>
		<category><![CDATA[esrar bulundurma suçu]]></category>
		<category><![CDATA[esrar bulundurmak suç mu]]></category>
		<category><![CDATA[esrar cezası]]></category>
		<category><![CDATA[esrar etkin pişmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[esrar kenevir]]></category>
		<category><![CDATA[esrar kenevir mi]]></category>
		<category><![CDATA[esrar kullanımı rehabilitasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Esrar kullanma suçunda etkin pişmanlık hükümleri uygulanır mı?]]></category>
		<category><![CDATA[esrar kullanmak]]></category>
		<category><![CDATA[esrar nedir]]></category>
		<category><![CDATA[esrar satma suçu]]></category>
		<category><![CDATA[esrar suç mu]]></category>
		<category><![CDATA[esrar suçu etkin pişmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[Esrarın hukuki niteliği]]></category>
		<category><![CDATA[Esrarın hukuki niteliği nedir?]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Ceza Kanunu kapsamında esrar]]></category>
		<category><![CDATA[Uyuşturucu kullanımı ve rehabilitasyon]]></category>
		<category><![CDATA[uyuşturucu rehabilitasyon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilkerurlu.av.tr/?p=984</guid>

					<description><![CDATA[<p>*Bu yazı Av. Deniz Sayın tarafından kaleme alınmıştır Uyuşturucu ve uyarıcı maddenin kullanımının yasaklanmasını amacı toplum sağlığı ve esenliğinin  korunmasıdır.  Yasal düzenleme ile uyuşturucu madde&#8230;</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/esrar-kullanma-sucu/">Esrar Kullanma Suçu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>*Bu yazı Av. Deniz Sayın tarafından kaleme alınmıştır</em></strong></p>
<p>Uyuşturucu ve uyarıcı maddenin kullanımının yasaklanmasını amacı toplum sağlığı ve esenliğinin  korunmasıdır.  Yasal düzenleme ile uyuşturucu madde kullanan kimselerin topluma kazandırılması temel amaçlardan birisidir. Uyuşturucu madde kullanmanın önlenmesi yalnızca cezalandırma yoluyla mümkün değildir.</p>
<p><strong>Uyuşturucu kullanımı ve rehabilitasyon</strong></p>
<p>Uyuşturucu madde kullanan kimselerin topluma kazandırılması amacı bulunduğu da dikkate alındığında kanun koyucu tarafından diğer suçlarda olduğunun aksine işbu suç kapsamında önceliğin tedavi ve rehabilitasyon olduğu, kişiye yeniden topluma entegrasyon için bir şans verildiği görülmektedir. Bu nedenle uyuşturucu madde kullanma halinde ilk çözüm olarak ceza verilmesi yerine tedavi, rehabilitasyon seçeneği tercih edilmiş, bunun yanında etkin pişmanlık da güçlü bir şekilde düzenlenmiştir.</p>
<p><strong>Esrarın hukuki niteliği nedir?</strong></p>
<p>Kenevir bitkisinden elde edilen ve kullanımı oldukça yaygın olan &#8220;esrar&#8221; ceza hukuku bakımından Uyuşturucu ve uyarıcı maddeler kapsamındadır. Buna göre esrar kullanan veya kullanma amacı ile bulunduran kimse hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak başlıklı Türk Ceza Kanunu m. 191 hükmü uyarınca işlem ve yargılama yapılmaktadır.</p>
<p><strong>Türk Ceza Kanunu kapsamında esrar</strong></p>
<p>İlgili düzenleme uyarınca kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak bu suçtan soruşturma açılması halinde beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Bu durumda erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre içerisinde hakkında denetimli serbestlik kararı verilen kişi tedaviye tabi tutulabilir veya yükümlülükler yüklenebilir. Kişi, kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi veya tekrar suçu işlemesi halinde<br />
hakkında kamu davası açılır. Erteleme süresi içerisinde kişinin aynı suçu tekrar işlemesi halinde ayrı bir soruşturma veya kovuşturma olmaz, ihlal nedeni sayılır ve tek dosya üzerinden devam eder. Denetim süresi içerisinde yükümlülüklere ve tedaviye uygun davranması ve suçu tekrar işlememesi halinde hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir ve dava açılmaz. İlgili suç kapsamında aksine düzenleme bulunmaması halinde kamu davasının ertelenmesine veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilir. Aynı maddenin 10.fıkrasında suçun okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, telörgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe<br />
içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi hâlinde cezanın yarı oranında artırılacağı düzenlenmiştir.</p>
<p><strong>Esrar kullanma suçunda etkin pişmanlık hükümleri uygulanır mı?</strong></p>
<p>TCK m. 192 ile uyuşturucu madde ile ilgili suçlar kapsamında etkin pişmanlık düzenlenmiştir. Esrar kullanan birisi, resmi makamlar tarafından esrar kullandığı/bulundurduğu bilinmeden önce <em>&#8220;bu maddeyi kimden, nerede ve ne zaman temin ettiğini merciine haber vererek suçluların yakalanmalarını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini kolaylaştırırsa&#8221;</em> hakkında cezaya hükmolunmaz. Bunun yanında uyuşturucu kullandığı veya bulundurduğu resmi makamlar tarafından tespit edildikten sonra suçun meydana çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım edilmesi halinde ceza, yardımın niteliğine göre dörtte birden yarısına kadarı indirilir. Bunun yanında esrar bulunduran veya kullanan kişi hakkında soruşturma açılmadan diğer bir anlatımla suç tespit edilmeden resmi makamlara veya sağlık kuruluşlarına başvurarak tedavi ettirilmesini isterse, cezaya hükmolunmaz. Bu durumda sağlık personeli ve kamu görevlilerinin suçu bildirim yükümlülüğü bulunmamaktadır. Buna göre bir kimse uyuşturucu madde nedeniyle hakkında herhangi bir cezai işlem olmaksızın hastane, tedavi merkezi ve benzeri yerlere başvurması halinde resmi makamlara cezai işlem için bildirilmesi söz konusu değildir.</p>
<p><strong>Av. Deniz Sayın</strong></p>
<p><strong>Ankara Barou</strong></p>
<p><strong>avdenizsayinn@gmail.com</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/esrar-kullanma-sucu/">Esrar Kullanma Suçu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Danıştay Kararlarında Ceza Yargılaması ve Disiplin Hukuku İlişkisi</title>
		<link>https://www.ilkerurlu.av.tr/danistay-kararlarinda-ceza-yargilamasi-ve-disiplin-hukuku-iliskisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlker Urlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Oct 2025 16:59:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Memurların Disiplin İşlemleri]]></category>
		<category><![CDATA[beraat alan birisi disiplin cezası alır mı]]></category>
		<category><![CDATA[beraat kararı disiplin soruşturmasını etkiler mi]]></category>
		<category><![CDATA[ceza mahkemesi ve idare mahkemesi ilişkisi]]></category>
		<category><![CDATA[ceza yargılaması idari yargılamayı etkiler mi]]></category>
		<category><![CDATA[ceza yargılamasında ulaşılan deliller disiplin soruşturmasında kullanılabilir mi]]></category>
		<category><![CDATA[danıştay kararlarına göre ceza yargılaması ile disiplin hukuku ilişkisi]]></category>
		<category><![CDATA[disiplin cezası]]></category>
		<category><![CDATA[disiplin soruşturması]]></category>
		<category><![CDATA[disiplin soruşturmasında ceza yargılasındaki tanık beyanları esas alınabilir mi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilkerurlu.av.tr/?p=975</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ceza yargılaması ile idari yargı arasındaki ilişki sıkça merak edilen bir konudur. Ceza hukuku ile özel hukuk yargılaması arasındaki ilişki, Türk Borçlar Kanunu m. 74’te&#8230;</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/danistay-kararlarinda-ceza-yargilamasi-ve-disiplin-hukuku-iliskisi/">Danıştay Kararlarında Ceza Yargılaması ve Disiplin Hukuku İlişkisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ceza yargılaması ile idari yargı arasındaki ilişki sıkça merak edilen bir konudur. Ceza hukuku ile özel hukuk yargılaması arasındaki ilişki, Türk Borçlar Kanunu m. 74’te düzenlenirken İdari Yargılama Usulü Kanununda bu yönde bir düzenleme bulunmamaktadır. TBK m. 74/1-2; <em>“Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir”</em> ve <em>“Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz”</em> hükümleri ile hukuk hakimi ve ceza hakimi arasındaki ilişkiyi düzenler. Yargıtay içtihatlarına göre de ceza mahkemesinin maddi hukuka ilişkin belirlemeleri ise hukuk hakimini bağlayacaktır. Ancak ceza mahkemesi ile idare mahkemesi arasında benzer bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bu konuda Danıştay kararları belirleyicidir. Özellikle disiplin hukuku yönünden ceza mahkemesi ile idare mahkemesi kararları arasında farklılık söz konusu olabilmektedir.</p>
<p><strong>Danıştay kararlarına göre ceza mahkemesi kararlarının idari yargı kararlarına etkisi nasıldır?</strong></p>
<p>Danıştay kararlarında ceza hukuku ile disiplin hukuku arasında amaç, usul ve sonuçlar bakımından farklılık olduğu kabul edilmektedir. Danıştay&#8217;a göre beraat kararı disiplin cezasına engel teşkil etmeyeceği gibi disiplin cezası verilmeyen bir kimse hakkında ceza yargılaması sonucunda cezaya hükmedilmesi mümkündür.</p>
<p>Danıştay disiplin soruşturmasında ceza yargılamasında sırasında toplanan bilgi ve belgeler ile dinlenilen tanık beyanlarından yararlanılabileceğini vurgulamakla birlikte ceza yargılaması sonucu verilen kararın disiplin soruşturmasını doğrudan etkilemeyeceğini istikrarlı olarak ifade etmektedir.</p>
<p><strong>Konuyla ilgili Danıştay kararları</strong></p>
<p>Danıştay bir kararında; <em>“…Öte yandan, ceza hukuku ile disiplin hukuku arasında amaç, kapsam, usul ve sonuçları bakımından farklılıklar vardır. Ceza yargılamasında suçun niteliği ve delillerin takdirinde uygulanan ilke ve kurallar ile disiplin hukuku açısından uygulanan ilke ve kurallar birbirinden farklı olduğundan, idarenin ilgili hakkında disiplin cezası vermemesi, ceza mahkemelerince ceza verilmesine hukuki engel oluşturmayacağı gibi, aynı şekilde ceza yargılaması sonucu verilen karar, disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmeyecektir. Aksi uygulama, disiplin hukukunun amacı ve kendine özgü kurallarıyla bağdaşmamaktadır.<br />
İdari yargı mercilerince, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak dava dosyasındaki disiplin soruşturmasına ilişkin bilgi, belgeler ve tanık ifadeleri çerçevesinde davacının isnat edilen eylemleri işleyip işlemediği ve bu eylemlerin disiplin suçu oluşturup oluşturmadığı hakkında inceleme yapılarak karar verilmesi esas olup, maddi olayın açıklığa kavuşturulması için resen araştırma yetkisi kapsamında ceza yargılaması sırasında alınan sanık ve tanık ifadeleri, bilirkişi raporları gibi maddi delillerin ve yargılama sonucunda verilen ceza mahkemesi kararının ve bu karardaki tespitlerin kullanılması da mümkündür.<br />
Uyuşmazlıkta, davacı hakkında fiilin sübuta erdiğine dair adli yargıda kesinleşmiş bir karar olmadığı gerekçesi ile iptal kararı verilmişse de, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve yargı içtihatları uyarınca, disiplin soruşturması ve ceza yargılaması süreçlerinin birbirinden bağımsız olduğu, hukukumuzda hangi fiillerin yüz kızartıcı ve utanç verici eylem kapsamında yer aldığına ilişkin bir düzenleme olmadığı, kamu hizmeti/öğretim elemanı sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerin tümünün önceden öngörülmesinin ve tespitinin olanaksız olduğu, dolayısıyla ceza kovuşturması neticesinde verilmiş olan kararın disiplin hukuku açısından kişilere yöneltilen suçlamanın yüz kızartıcı ve utanç verici bir suç olup olmadığının tespiti için disiplin makamlarına ve idari yargı mercilerine sadece karine teşkil edeceği, zira ceza hukuku ile disiplin hukukunun ilke ve esasları ile koruduğu menfaatlerin farklılık arzettiği, ceza kanunlarına göre suç teşkil etmeyen bir fiilin disiplin mevzuatına aykırılık teşkil etmesi ve cezalandırılmasının mümkün olduğu, aksi durumun kabulü halinde disiplin hukuku ve idari yargı mercilerinin işlevsiz hale geleceği tartışmasızdır. Bu itibarla, uyuşmazlığın esasına geçilerek bir değerlendirme yapılması ve bir karar verilmesi gerekirken, adli yargıda kesinleşmiş bir kararın bulunmadığı, isnat edilen &#8220;icbar suretiyle irtikap&#8221; suçunun işlenip işlenmediği ve yüz kızartıcı fillin bu suretle meydana gelip gelmediğinin adlî yargı makamı nezdinde yürütülecek bir yargılama sonucu ortaya çıkacağı gerekçesi ile dava konusu işlemin iptali yönünde verilen İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır…”</em> gerekçesiyle ceza yargılaması ile disiplin hukukunun farklı amaç ve usullerle hareket ettiğini kabul etmiştir (Danıştay 8. Daire Başkanlığı, 16/05/2025T., 2021/2063 E.,  2024/2901 K.).</p>
<p>Danıştay bir başka kararında da; <em>&#8220;&#8230;Ceza hukuku ile disiplin hukuku arasında amaç, kapsam, usul ve sonuçları bakımından farklılıklar vardır. Ceza yargılamasında suçun niteliği ve delillerin takdirinde uygulanan ilke ve kurallar ile disiplin hukuku açısından uygulanan ilke ve kurallar birbirinden farklı olduğundan, idarenin ilgili hakkında disiplin cezası vermemesi, ceza mahkemelerince ceza verilmesine hukuki engel oluşturmayacağı gibi, aynı şekilde ceza yargılaması sonucu verilen karar, disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmeyecektir. Aksi uygulama, disiplin hukukunun amacı ve kendine özgü kurallarıyla bağdaşmamaktadır&#8230;Disiplin cezaları; kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kişilerin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu hizmetinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahip oldukları tartışmasızdır&#8230;&#8221;</em> gerekçesiyle her iki yargılama arasındaki amaç ve usul farkına vurgu yaparak sonuçlarının farklı olabileceğine hükmetmiştir (Danıştay 8. Daire Başkanlığı, 12/03/2025T., 2023/2342 E.  ,  2025/2428 K.). Danıştayın bu yöndeki kararları istikrarlıdır.</p>
<p>Sonuç olarak; Danıştay içtihatlarına göre ceza yargılamasının beraat ya da ceza yönündeki kararları disiplin hukuku yönünden doğrudan sonuç doğurmayacaktır. Bu nedenle hakkında beraat kararı verilen bir kimsenin disiplin soruşturması sonucunda disiplin cezası alması mümkündür.</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/danistay-kararlarinda-ceza-yargilamasi-ve-disiplin-hukuku-iliskisi/">Danıştay Kararlarında Ceza Yargılaması ve Disiplin Hukuku İlişkisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İntihal Fiilinin Ceza Hukuku Bakımından Değerlendirilmesi</title>
		<link>https://www.ilkerurlu.av.tr/intihal-fiilinin-ceza-hukuku-bakimindan-degerlendirilmesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlker Urlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Oct 2025 14:42:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Yükseköğretim Davaları]]></category>
		<category><![CDATA[5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[intihal]]></category>
		<category><![CDATA[intihal cezası]]></category>
		<category><![CDATA[intihal fiili]]></category>
		<category><![CDATA[intihal şikayet süresi]]></category>
		<category><![CDATA[intihal suç mu]]></category>
		<category><![CDATA[intihal ve iktibas]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilkerurlu.av.tr/?p=941</guid>

					<description><![CDATA[<p>Akademik alanda sık karşılaşılan sorunlardan birisi intihaldir. Ülkemizde akademik çalışmalarla ilgili olarak intihal fiiline karşı yeterli düzeyde farkındalık geliştiğini söylemek mümkün değildir. Bu nedenle akademik&#8230;</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/intihal-fiilinin-ceza-hukuku-bakimindan-degerlendirilmesi/">İntihal Fiilinin Ceza Hukuku Bakımından Değerlendirilmesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Akademik alanda sık karşılaşılan sorunlardan birisi intihaldir. Ülkemizde akademik çalışmalarla ilgili olarak intihal fiiline karşı yeterli düzeyde farkındalık geliştiğini söylemek mümkün değildir. Bu nedenle akademik alanda intihal fiili ile karşılaşılmaktadır.</p>
<p><strong>İntihal fiiline bağlanan hukuki sonuçlar nelerdir?</strong></p>
<p>İntihal filine bağlanan farklı düzlemde hukuki sonuç bulunmaktadır. İntihal fiilini işleyen kimseye karşı tazminat ve tecavüzün önlenmesi gibi özel hukukun konusunu oluşturan hukuki çarelere başvurmak mümkündür. Yine intihal fiilini işleyen kimsenin idare hukuku yönünden disiplin sorumluluğu gündeme gelecektir. Son olarak intihal fiili ceza hukukunun da konusunu oluşturmakta ve intihal fiili ilgili Kanunda suç olarak tanımlanmaktadır.</p>
<p><strong>İntihal fiili ve suç ilişkisi</strong></p>
<p>5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu m. 71/1-3; <em>“Bir eserden kaynak göstermeksizin iktibasta bulunan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır” </em>hükmü ile intihal fiiline ceza sonucu bağlamaktadır.</p>
<p>İntihal, çoğunlukla akademik alanda kullanılan bir kavram olması nedeniyle Kanunda daha geniş bir kavrama yer verildiği görülmektedir. Ancak Kanun metninde yer verilen düzenleme intihal fiilini de kapsamaktadır.</p>
<p>Eserinden kaynak gösterilmeden alıntı yapılan kimse bu suçun mağduru, kaynak göstermeden alıntı yapan kimse ise suçun faili olarak adlandırılacaktır.</p>
<p><strong>Soruşturma ve kovuşturma aşaması</strong></p>
<p>İntihal fiilinin soruşturması şikayete bağlıdır. 5846 sayılı Kanun m. 75/1; <em>“71 ve 72 nci maddelerde sayılan suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılması şikâyete bağlıdır. Yapılan şikâyetin geçerli kabul edilebilmesi için hak sahiplerinin veya üyesi oldukları meslek birliklerinin haklarını kanıtlayan belge ve sair delilleri Cumhuriyet başsavcılığına vermeleri gerekir. Bu belge ve sair delillerin şikâyet süresi içinde Cumhuriyet başsavcılığına verilmemesi hâlinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir”</em> hükmü ile intihal fiilinin soruşturmasını şikayete tabi tutmuştur.</p>
<p>Bir suçun soruşturulmasının şikayete bağlı olduğu durumlarda Savcılık resen yani kendiliğinden suç olup olmadığı yönünde değerlendirmede bulunmayacaktır. Bu durumda ancak eserinden kaynak gösterilmeden alıntı yapıldığını düşünen kimse Savcılığa şikayet ederek soruşturma yapılmasını talep edecektir.</p>
<p>Şikayete bağlı suçlarda şikayet süresi fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren 6 aydır. Bu süre geçirildikten sonra şikayetten hukuken sonuç alınması mümkün değildir. Ancak bu durumun istisnalarından birisi kesintisiz suçlardır. Yani özellikle akademik eserlerde intihal suçunun işlendiği yayınların dergilerde ya da başka mecralarda yayında kalmaya devam etmeleri mümkündür. İntihale konu yayının çeşitli dergilerde ya da mecralarda yayında kalmaya devam etmesi nedeniyle şikayet süresi başlamayacak ve 6 aylık sürenin geçmesi mümkün olmayacaktır.</p>
<p><strong>İntihalin varlığı halinde Savcılık yoluyla tazminat talebi mümkün müdür?</strong></p>
<p>Şikayete bağlı suçlarda Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca uzlaştırma kurumunun işletilmesi gerekmektedir. Uzlaştırma aşamasında tarafların geniş bir hareket özgürlüğü bulunmaktadır. Bu aşamada mağdurun failden belirli bir miktar tazminat talep etmesi de mümkündür. Uygulamada da intihal fiilinin açık olduğu durumlarda kişilerin Savcılık şikayeti yoluyla tazminat talebine ulaştıkları görülmektedir.</p>
<p><a href="https://www.ilkerurlu.av.tr/intihal-fiilinin-ceza-hukuku-bakimindan-degerlendirilmesi/">İntihal Fiilinin Ceza Hukuku Bakımından Değerlendirilmesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ilkerurlu.av.tr">Avukat İlker Urlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
