İkinci el araç alım ve satımlarda karşılaşılan önemli sorunlardan birisi satın alınan aracın kilometresinin oynanmış olması ihtimalidir. Peki, aracın kilometresinin değiştirilerek aracın satılması suç teşkil eder mi?
Aracın kilometresinin oynanarak aracın satışa sunulması suç teşkil eden bir fiil niteliğindedir. Ataç kilometresinin oynanması Türk Ceza Kanunu m. 157’de düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturmaktadır. Türk Ceza Kanunu’na göre; “ Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir”.
Yargıtay uygulamalarına göre aracın kilometresiyle oynayarak satışa sunmak dolandırıcılık suçunu oluşmasına neden olacaktır. Özellikle birden çok el değiştiren araçlarda kilometrenin kim tarafından oynandığının tespiti önem arz etmektedir. Bu durumda aracın önceki sahiplik bilgilerinin sorgulanması, kilometrenin düşürüldüğü aralığın doğru tespit edilmesi, bu aralıkta aracın sahiplik bilgilerinin ve fiilen kimler tarafından kullanıldığının belirlenmesi önem arz etmektedir. Yargıtay bu konularda teknik bilirkişi raporu alınması gerektiğine hükmetmektedir.
Yargıtay bir kararında; “…benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 20/01/2020 tarihli ve 2019/11349 esas, 2020/504 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, şüpheliler ve müştekinin ifadesinin alınması, araçta kilometrenin ne şekilde ve nasıl düşürüldüğü bu işlemin basit bir kontrolle anlaşılıp anlaşılmayacağı konusunda teknik bir bilirkişi raporu aldırılması, TÜVTÜRK kayıtları ve satış işlemine ilişkin ilgili belgelerin getirtilmesi, toplanacak delillere göre şüphelilerin hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken…” gerekçesiyle suça konu aracın kilometresinin düşürülmesi işleminin tam olarak tespiti amacıyla teknik bilirkişi raporu aldırılması gerektiğine hükmetmiştir (11. Ceza Dairesi, 22/11/2021, 2021/37442 E. , 2021/10453 K.).
Yargıtay benzer yönde verdiği bir başka kararında da; “…Sanık aşamalarda değişmeyen beyanlarında, söz konusu aracın servis kontrolünden geçtiğini ve aracın kilometresini düşürmediklerini belirttiği, katılanın da, yaptıkları incelemede, kilometrenin düşürüldüğünü tespit ettiklerini ifade ettiği dikkate alınarak, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, suça konu aracın trafik tescil kayıtlarının getirtilmesi, aracın, trafiğe ilk çıktığı andan itibaren fiilen veya resmi olarak kimlerin kullanımında olduğunun belirlenmesi, bu kişilerin tanık olarak dinlenerek davaya konu iddiaların sorulması, sanığın yeniden dinlenerek, aracın fiilen kim tarafından kullanıldığının belirlenmesi, araca ait TÜVTÜRK kayıtları ile takoğraf kayıtları ve takoğraf cihazlarının getirtilerek incelenmesi, aracın servis bakımına, sözleşmenin yapıldığı 28/12/2013 Pazar günü mü, aracın devrinin yapıldığı 02/01/2014 pazartesi günü mü yapıldığının araştırılması, söz konusu serviste yapılan işlemlere ait belgelerin dosyaya getirtilmesi, sanığa ait işyerinde bulunan ve araçla ilgili bilgisi olan çalışanların tanık sıfatıyla dinlenilmesi, bütün delillerin toplanmasından sonra, dosyanın bilirkişiye tevdiinin sağlanarak, aracın kilometresinde değişiklik olup olmadığı, gerçekte kilometresinin ne kadar olduğu, takograf cihazında oynama veya değişiklik olup olmadığı, kilometre değişmiş ise hangi tarihte ve kim tarafından değiştirildiği, aracın kilometresine göre fiyatının değişip değişmeyeceği hususlarında ayrıntılı ve teknik rapor tanzim edilmesi, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması…” gerekçesiyle aracın resmi ve fiili olarak kimlerin kullanımında olduğunun bilgisi ile kilometresinin hangi tarihte ve kim tarafından değiştirildiğinin tespiti amacıyla deliller toplanarak dosyanın teknik rapor düzenlenmesi amacıyla bilirkişiye gönderilmesi gerektiğine hükmetmiştir (15. Ceza Dairesi, 04/02/2019T., 2018/8932 E., 2019/323 K.).
Yargıtay uygulamalarında özellikle araç kiralama şirketlerinden alınan araçların kilometresinin yüksek olması nedeniyle, bu aşamada yapılan alım satım işlemlerine daha dikkatli bakılması gerektiği vurgulanmaktadır.
Yargıtay bir kararında; “…Şüpheli … adına kayıtlı olaya konu … plakalı aracını, diğer şüpheli …’ın galerisine satılması için bıraktığı, şüpheli …’ın da, şüpheli …’nun vekili olarak 13/10/2017 tarihinde söz konusu aracı müştekiye sattığı, müştekinin aracı 107.101 kilometredeyken satın aldığını beyan ettiği, müştekinin, 27/10/2018 tarihli Araç Muayene Raporunda da görüldüğü üzere, 115.134 kilometrede iken bahse geçen aracın muayenesini yaptırdığı, ancak söz konusu aracın 27/10/2016 tarihli muayene raporunda belirtildiği üzere kilometresinin 163.074 olduğunun ortaya çıktığı, bu halde müştekiye devredilen aracın devirden önce 27/10/2016 ila 13/10/2017 tarihleri arasında kilometresi ile oynandığının sabit olduğu, şüphelilerden …’nun ifadesinde, sattığı aracın kilometresinin 100.000 civarında olduğunu belirttiği, yapılan soruşturma sırasında, müştekinin sahibi olduğu otomobilin daha evvel 7 kez el değiştirdiğinin tespit edilmesine karşın, sadece müştekiden önceki sahibin ve vekilinin ifadesinin alındığı, bu halde aracın kilometresinin kim tarafından değiştirildiğinin ortaya çıkarılması bakımından 27/10/2016 ila 13/10/2017 tarihleri arasında, belirtilen araca sahip olan tüm kişilerin ifadelerinin alınmasının ve aracın ilk sahibinin oto kiralama şirketi olduğu nazara alınarak, araca ait tüm kayıtların ilgili kişilerden istenilmesinin zorunluluk arz ettiği, alınacak tüm ifadelerin, elde edilecek bilgi ve belgelerin birbirleriyle karşılaştırılması sonrasında sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği cihetle, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden…” gerekçesiyle aracın kilometresinin oynandığı tarih aralığının tam olarak tespit edilmesi, bu aralıktaki araç maliklerinin dinlenilmesi, aracın ilk malikinin oto kiralama şirketi olduğunun dikkate alınması gerektiğine hükmetmiştir (11. Ceza Dairesi, 29/11/2021T., 2021/37429 E. , 2021/11060 K.).
Aracın kilometresi ile oynanması dolandırıcılık suçunu oluşturacağı ifade edilmiştir. Belirtmek gerekir ki, bu suçun kovuşturması mağdurun şikayetine tabi değildir. Dolayısıyla Savcılık şikayete bağlı olmaksızın suçu işleyenleri tespit ederek cezalandırılmaları amacıyla kamu davası açacaktır. Suçun cezası ve teknik detayları birlikte değerlendirildiğinde, atılı suçun sanığı ya da mağdurunun hukuki destekle süreci takip etmesinde yarar bulunmaktadır.
Bu suçun mağdurunun sanıktan uğradığı zararı talep etme hakkının da bulunduğunu da ifade etmek gerekir.