3 Şubat 2025 İlker Urlu 0 Yorumlar

İntihal özellikle akademik çalışmalarda sıkça karşılaşılan bir durumdur. Akademik çalışmalarda intihal çoğu zaman etik ihlal ve idarenin disiplin süreci yönünden tartışılarak değerlendirilmektedir. Ancak intihal fiilinin aynı zamanda suç teşkil edebileceğini de göz önünde bulundurmak gerekmektedir.

İntihal Nedir?

Yükseköğretim Kurumları Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesinde intihal; “Başkalarının özgün fikirlerini, metotlarını, verilerini veya eserlerini bilimsel kurallara uygun biçimde atıf yapmadan kısmen veya tamamen kendi eseri gibi göstermek” şeklinde tanımlanmıştır. Benzer bir tanımlamanın Üniversitelerarası Kurul Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesinde de yapıldığı görülmektedir.

İntihalin Disiplin Hukuku Bakımından İncelenmesi

2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu m. 53’te üniversite öğretim mesleğinden çıkarmayı gerektiren disiplin suçları arasında; “Başkalarına ait özgün fikir, metot, veri veya eserleri bilimsel kurallara uygun biçimde atıf yapmadan kısmen veya tamamen kendisine ait gibi göstermek” sayılmıştır. Buna göre intihal idare hukuku bakımından üniversite öğretim mesleğinden çıkarma cezasını gerektirmektedir. 2547 sayılı Kanun’da doğrudan intihal kavramına yer verilmemiş ancak intihal kavramının tanımı disiplin suçları arasında sayılmıştır. Görüldüğü üzere Yönergede yer alan intihal tanımı Kanun metninde yer almaktadır.

İntihal Suç mudur?

Akademik çalışmalarda en çok korkulan ve istenilmeyen durum olan intihal, yalnızca idare hukuku bakımından disiplin suçuna neden olmamakta aynı zamanda ceza hukuku bakımından da suçun konusu olabilmektedir.

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu m. 71-1/3; “Bir eserden kaynak göstermeksizin iktibasta bulunan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır” hükmü ile kaynak gösterilmeden yapılan iktibası suç olarak düzenlenmektedir. 5846 sayılı Kanun’un ilgili maddesinde düzenlenen iktibas fiilinin akademik alandaki karşılığı intihaldir. Yukarıda yer verilen intihal kavramı ile 5846 sayılı Kanun’daki iktibas kavramının birbiri ile örtüştüğü görülmektedir. Bu durumda intihal, idare hukukunun konusu olduğu gibi ceza hukukun da konusu olacaktır.

İntihal Suçunun Ceza Hukuku Bakımından Değerlendirilmesi

Bir kimse kendi yayınlarından intihal yapıldığını düşünüyorsa yukarıda yer verilen madde hükmü kapsamında intihal fiilini işleyen kimsenin yargılanmasını talep etme hakkı bulunmaktadır. Ancak bu suç şikayete bağlı bir suç olduğundan, Savcılık doğrudan harekete geçmeyecek, hak ihlaline uğrayan eser sahibinin şikayeti üzerine kişi hakkında soruşturma başlatılacaktır.

5846 sayılı Kanunun 75inci maddesinde iktibas suçu şikayete bağlı bir suç olarak kabul edilmiştir. Türk Ceza Kanunu m.73’te şikayet süresi, suçun öğrenilmesinden itibaren 6 ay olarak kabul edilmektedir. Ancak kesintisiz suçlar yönünden şikayet süresinin başlaması mümkün olmadığından kesintisiz suçun varlığı halinde şikayet süresi 6 ay ile sınırlı değildir. Örneğin intihal yapılan eserin akademik bir dergide yayımına devam ediliyorsa bu durumda suçun kesintisiz olduğundan bahisle şikayet süresinin başlamadığı kabul edilebilir.

İntihal suçu şikayete bağlı bir suç olarak kabul edildiğinden uzlaştırmaya tabidir. Yani suçun kovuşturmasından önce Ceza Muhakemeleri Kanununda yer alan uzlaştırma hükümleri uygulanacaktır.

İntihal suçunun cezası altı ay ila 2 yıl arasında değişmektedir. Kanun metninde yer verildiği üzere hapis cezası yerinde adli para cezasına hükmedilmesi mümkündür.

Konuyla İlgili Yargıtay İçtihatları

Yargıtay kararlarında da intihalin suç olarak kabul edildiği görülmektedir. Yargıtay verdiği bir kararında; “…sonuç bölümünde kullanılan cümlelerin de birebir aynı veya büyük ölçüde benzer olduğu, söz konusu yayınların en az %50 oranında aynı olduğu ve sanığa ait makalenin daha önce yayınlanan tebliğden intihal edilerek yayınlandığı tespit edilmiştir. 5728 sayılı Kanun ile değişik 5846 sayılı Kanun’un 71/3. maddesi hükmü “Bir eserden kaynak göstermeksizin iktibasta bulunan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır.” şeklinde düzenlenmiş olup yapılan açıklamalar neticesinde, sanığın eyleminin 5846 sayılı Kanun’un 71/3. maddesine uyduğu gözetilmeyerek…” gerekçesiyle intihal fiilini suç olarak kabul etmiş ve 5846  sayılı Kanun kapsamında cezaya hükmedilmesine karar vermiştir (Yargıtay 19. Ceza Dairesi, 27/09/2017T., 2016/7859 E., 2017/7407 K.).