28 Nisan 2024 İlker Urlu 0 Yorumlar

Üniversitelerde görev yapan akademik personelin diğer kamu çalışanları gibi sabit çalışma saatlerine tabi olup olmadıkları hususu sıkça tartışılmaktadır. Danıştay 8. Daire Başkanlığı bir kararında akademisyenlerin sabit çalışma saatlerine tabi olup olmadıkları hususunda önemli bir karar vermiştir. Karar vakıf üniversitesinde iş sözleşmesi kapsamında görev bir öğretim görevlisi hakkında verilmiş olsa da, kararın içeriğinden ve gerekçesinden akademisyenlerin mesai sınırlamasına ilişkin genel ilkeleri çıkarmak mümkündür.

Danıştay kararında öğretim elemanlarının mesaiye devam konusunda diğer kamu görevlileri gibi kabul edilemeyeceğine vurgu yapılmaktadır. Buna dayanak olarak da Anayasa’nın 130. maddesi gösterilmektedir. Anayasa m. 130/1; “Çağdaş eğitim-öğretim esaslarına dayanan bir düzen içinde milletin ve ülkenin ihtiyaçlarına uygun insan gücü yetiştirmek amacı ile; ortaöğretime dayalı çeşitli düzeylerde eğitim-öğretim, bilimsel araştırma, yayın ve danışmanlık yapmak, ülkeye ve insanlığa hizmet etmek üzere çeşitli birimlerden oluşan kamu tüzelkişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip üniversiteler Devlet tarafından kanunla kurulur” hükmünü, m.130/4 ise; “Üniversiteler ile öğretim üyeleri ve yardımcıları serbestçe her türlü bilimsel araştırma ve yayında bulunabilirler…” hükmünü içermektedir.  Anayasa’nın ilgili hükümleri uyarınca üniversitelerin bilimsel özerklikleri serbestlikleri güvence altına alınmıştır.

Danıştay kararında; “…Öğretim elemanlarının, üniversitedeki görevlerini aksatmamaları koşuluyla bilimsel çalışmalar için kaynak araştırma, toplantılara katılma ve benzeri nedenlerle görev alanı dışında bulunmaları, akademik faaliyetin ayrılmaz bir unsurudur. Bu açıdan, akademik personele mesai kontrolü yapılması akademik faaliyetin niteliğine aykırı bulunmaktadır. Öğretim elemanlarının verilen görevleri yerine getirdiği, eğitim-öğretim faaliyetinin yürütülmesinde bir aksaklık yaşanmadığı sürece, salt göreve geç gelmenin veya belirli günler hiç gelmemenin sözleşmenin feshedilmesine yol açmayacağı kabul edilmelidir. Nitekim, göreve geç gelme veya belirli günler hiç gelmeme gibi fiillerin sübuta ermesi durumunda, disiplin kuralları uyarınca fiile uyan disiplin cezasının verilebileceği tabidir…” gerekçesiyle akademik personelin çeşitli nedenlerle üniversite dışında bulunması olağan kabul edilmiştir (Danıştay 8. Daire Başkanlığı, 20/01/2022T., 2018/5353 E., 2022/148 K.). Gerekçede öğretim elemanları yönünden eğitim-öğretim faaliyetlerinin aksatılmaması koşuluna yer verildiği görülmektedir. Buna göre mesaiye hiç gelmeme durumunda ise disiplin hükümlerine atıf yapılarak kişi hakkında disiplin işlemi uygulanmasının mümkün olduğu ifade edilmektedir.

Danıştay kararının devamında; “…dava konusu işlemin gerekçesi olarak ileri sürülen hususları teyit eder yeterli yargısal verinin mevcut olduğu ve yazılı fiiller nedeniyle eğitim öğretim faaliyetinin aksamasına sebep olduğu kabul edilmişse de, dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin mesai kontrolüne ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Göreve geç gelme veya belirli günler hiç gelmeme nedeniyle eğitim öğretim faaliyetine yansıyan aksaklığa ilişkin bir bilgi belgenin bulunmadığı ve bu yönde bir değerlendirmenin de yapılmadığı anlaşılmıştır. Meslek Yüksekokulu öğrencilerince mezuniyet projelerinde beklenen notun alınmadığı ve tekrar inceleme yapılması gerektiği yönünde verilen dilekçeler ise, davacının görevini gereği gibi yapmadığı iddiasını kanıtlayacak nitelikte bulunmamıştır. Bu durumda; davalı idarece, davacının göreve geç gelmesi veya belirli günler hiç gelmemesinin, akademik faaliyeti aksatıp aksatmadığı yönünde tespit ve değerlendirme yapılmadan tesis edilen dava konusu işlemin, hukuka ve akademik hizmet gereklerine aykırı olduğundan, aksi yöndeki İstinaf Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamıştır…” yönündeki gerekçe ile göreve geç gelme ya da hiç gelmeme eyleminin üniversitenin eğitim-öğretim faaliyeti nasıl aksattığının gösterilmesi gerekliliğine, bu tür bir gerekçeye yer verilmeden akademik personel hakkında işlem tesis edilmesinin hukuka aykırı olacağına hükmedilmiştir (Danıştay 8. Daire Başkanlığı, 20/01/2022T., 2018/5353 E., 2022/148 K.).

Danıştay’ın akademik personel hakkında verdiği karar yol göstericidir. Bu karar, mesai saatleri yönünden akademik personele diğer kamu görevlilerinden farklı bir özerklik alanı tanımakta, bu özerkliğin sınırının ise eğitim-öğretim faaliyetlerinin aksatılmadan yürütülmesi olarak çizildiği görülmektedir. Bu karardan da anlaşılacağı üzere, üniversitelerde akademik personel hakkında salt mesai saatlerine riayet etmeme gerekçesiyle disiplin işlemi tesisine karşı hukuki yollara başvurmak mümkündür.