Arama; amacına göre “adli arama” ve “önleme araması” şeklinde ikiye ayrılmaktadır. Adli arama, Ceza Muhakemeleri Kanunu m. 116 ve devamında düzenlenmekte olup bir koruma tedbiridir. Önleme araması ise Polis ve Salahiyet Kanunu (PVSK) m. 9 ve Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği (AÖAY) 18-26.maddeleri arasında düzenlenmekte olup bir idari kolluk faaliyetidir.
Adli Arama
Adli arama; bir suç işlemek veya buna iştirak veyahut yataklık etmek makul şüphesi altında bulunan kimsenin, saklananın, şüphelinin, sanığın veya hükümlünün yakalanması ve suçun iz, eser, emare veya delillerinin elde edilmesi için bir kimsenin özel hayatının ve aile hayatının gizliliğinin sınırlandırılarak konutunda, işyerinde, kendisine ait diğer yerlerde, üzerinde, özel kâğıtlarında, eşyasında, aracında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile diğer kanunlara göre yapılan araştırma işlemidir (Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği m. 5). Buna göre adli arama; yakalama ve delil elde etme olmak üzere iki amaç ile gerçekleştirilir.
Adli arama yapılabilmesi için; arama yapılacak yerde yakalanmak istenen kişinin bulunduğuna veya ilgili olayla ilgili delil bulunabileceğine ilişkin makul şüphenin varlığı gereklidir. Makul şüphe AÖAY m. 6’da “hayatın akışına göre somut olaylar karşısında genellikle duyulan şüphe” olarak tanımlanmıştır. İhbar ve şikayet tek başına yeterli olmayıp rama sonunda belirli bir şeyin bulunacağını veya belirli bir kişinin yakalanacağını öngörmeyi gerektiren somut olgular mevcut bulunmalıdır.
Adli aramaya konu olabilecek yerler şüphelinin veya sanığın yahut diğer bir kişinin üstü, eşyası, konutu, işyeri veya ona ait diğer yerlerdir. Adli aramanın günün her saatinde yapılması mümkün olmakla birlikte konutta, işyerlerinde ve diğer kapalı yerlerde aramanın kural olarak gündüz yapılması gerekir. İstisna olarak suçüstü veya gecikmesinde sakınca bulunan hâller ile yakalanmış veya gözaltına alınmış olup da firar eden kişi veya tutuklu veya hükümlünün tekrar yakalanması amacıyla yapılan aramalar gece yapılması mümkündür. (CMK m. 118)
Adli arama kural olarak hakim kararı ile gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hallerde ise kolluk amirinin yazılı emri ile de yapılabilecektir. Ancak, konutta, işyerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda sadece hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile arama yapılması mümkündür. Arama kararı veya emrinde yer alması gereken bilgiler CMK m. 119/2’de sıralanmıştır.
Adli arama sırasında Cumhuriyet savcısı hazır bulunabilir. Cumhuriyet savcısının hazır bulunmaması halinde o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurulur. Bunun yanında aranacak yerin sahibi veya eşyayı elinde bulunduran kimse, olmazsa temsilcisi, yakını, birlikte oturduğu kimse veya komşusu ve kişinin avukatı hazır bulunabilir.
Önleme Araması
Önleme araması; sulh ceza hâkiminin kararı veya bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde mülkî âmirin vereceği yazılı emri ile, tehlikenin veya suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla kişilerin üstlerini, araçlarını, özel kâğıtlarını ve eşyasının arar kolluk tarafından aranmasına ilişkin idari işlemdir. Önleme aramasında amaç, genel emniyet ve asayişin korunması ve tehlikelerin önlenmesidir. Adli aramadan farklı olarak önleme aramasında; konutta, yerleşim yerinde ve kamuya açık olmayan işyerlerinde ve eklentilerinde önleme araması yapılamaz.
Önleme araması ancak kanunda öngörülen yerlerde yapılabilir. PVSK m. 9’da somut ve yakın bir tehlikenin baş gösterebileceği alanları esas almak suretiyle önleme araması yapılabilecek yerleri tek tek sayılmıştır:
a) 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu kapsamına giren toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin yapıldığı yerde veya yakın çevresinde.
b) Özel hukuk tüzel kişileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları veya sendikaların genel kurul toplantılarının yapıldığı yerin yakın çevresinde.
c) Halkın topluca bulunduğu veya toplanabileceği yerlerde.
ç) Eğitim ve öğretim özgürlüğünün sağlanması için her derecede eğitim ve öğretim kurumlarının idarecilerinin talebiyle ve yüksek öğretim kurumlarının içinde, bunların yakın çevreleri ile giriş ve çıkışlarında.
d) Umumî veya umuma açık yerlerde.
e) Her türlü toplu taşıma araçlarında, seyreden taşıtlarda.
Önleme aramasına karar verilebilmesi için belirtilen konulara ilişkin tehlikenin somut ve öngörülebilir bir tehlike olması gerekir. 2559 sayılı PVSK’da önleme araması için makul sebebin gerekli olduğu düzenlenmiştir.
Önleme araması kararında veya emrinde; aramanın sebebi, konusu ve kapsamı, aramanın yapılacağı yer, aramanın yapılacağı zaman ve geçerli olacağı süre belirtilmeli ve arama en kısa sürede tamamlanmalıdır. Önleme aramasının gece yapılması mümkündür. Önleme aramasında belirlenen süre, değişkenlik göstermekle birlikte makul sebebin varlığı ile sınırlı olmalıdır. Yargıtay içtihatları uyarınca makul bir sebep olmadığı halde verilen uzun süreli önleme araması kararı yasal olsa bile hukuka uygun olmayacaktır. Bunun yanında düzenli şekilde yenilenen ve sürekli ve genel arama izlenimi veren önleme araması kararı hukuka aykırıdır.
Önleme aramasında amaç, genel emniyet ve asayişin korunması ve tehlikelerin önlenmesidir. Bu nedenle başlangıçta suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla önleme araması gerçekleştirilirken suç şüphesi ortaya çıkması halinde durdurma ve arama adli bir nitelik taşıyacak, bu nedenle de adli arama kapsamında hareket etmek gerekecektir.
Hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin yargılama kapsamında dikkate alınması mümkün değildir. Bu kapsamda hukuka uygun olmayan arama işlemi sonucunda ele geçen deliller hükme esas alınamayacaktır.
[…] amacına göre “adli arama” ve “önleme araması” şeklinde ikiye ayrılmaktadır. Adli arama, Ceza Muhakemeleri Kanunu m. 116 ve devamında düzenlenmekte olup bir koruma […]