Mobbing günümüzde giderek yaygınlaşan bir olgu olarak karşımız çıkmaktadır. Türk Dil Kurumu mobbingi “bezdirme” olarak tanımlamaktadır. İlgili mevzuat düzenlemesi ve yargı kararlarında ise mobbing “psikolojik taciz” olarak kabul edilmekte ve yer bulmaktadır.
Özel sektör çalışanlarının mobbinge karşı daha sık dava açtıkları görülmektedir. Daha az bilinmesine rağmen kamu çalışanları da idari yargıda “mobbing” gerekçesiyle tam yargı davası açabilmektedirler. Bu yazıda Danıştay kararlarına da atıfla kamu çalışanlarının idari yargıda açacakları mobbing davası hakkında açıklamalara yer verilmiştir.
İlgili Mevzuat
İdari yargı kararlarında mobbing gerekçesiyle açılacak davalarda hukuki dayanaklar şu şekilde sıralanabilir:
Anayasa m.125; “İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır…” ve “İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür” hükümleri ile idari işlemlerin hukuki denetime açık olduğunu ve idarenin neden olduğu zararları tazmin yükümlülüğünün bulunduğunu düzenlemektedir.
6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kanunu m. 2/1-g; “İşyerinde yıldırma: Bu Kanunda sayılan ayrımcılık temellerine dayanılarak kişiyi işinden soğutmak, dışlamak, bıktırmak amacıyla kasıtlı olarak yapılan eylemleri” hükmü ile işyerinde yıldırma adıyla mobbinge yer vermekte ve m. 4/1-e hükmü ile de işyerinde yıldırmayı ayrımcılık olarak tanımlamakta ve yasaklamaktadır.
İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 2/1-b, m. 12 ve m. 13 hükümleri ile idareye karşı tam yargı davası açılabileceği kabul edilmiştir.
06/03/2025 tarih ve 32833 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2025/3 sayılı İş Yerinde Psikolojik Tacizin (Mobbing) Önlenmesi konulu Genelgede genel bir açıklamalara yer verilerek sorumluluklar düzenlenmektedir.
Hangi davranışlar mobbing kapsamında sayılabilir?
İş Yerinde Psikolojik Tacizin (Mobbing) Önlenmesi konulu Genelgede “çalışanların iş yerlerinde kasıtlı ve sistematik olarak belirli süre aşağılanması, küçümsenmesi, dışlanması, kişiliğinin ve saygınlığının zedelenmesi, kötü muameleye tabi tutulması, yıldırılması ve benzeri şekillerde ortaya çıkan psikolojik tacizin önlenmesi”nin amaçlandığı şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. Buna göre kasıtlı ve sistematik aşağılanma, küçümsenme, dışlanma, kişiliğin zedelenmesi, kötü muamele içeren fiiller mobbing olarak kabul edilmektedir. Genelgede sınırlayıcı düzenlemeye gidilmemiş ve benzer fiiller mobbing olarak kabul edilmiştir. Her somut olay yönünden fiillerin mobbing olup olmadığı yönünde değerlendirme yapılması uygun olacaktır.
Mobbing davası nerede ve nasıl açılır?
Kamu çalışanlarının mobbing gerekçesiyle açacakları davanın idari yargıdaki karşılığı tam yargı davasıdır. İdari Yargılama Usulü Kanununda düzenlenen tam yargı davası uyarınca mobbinge uğradığını düşünen memurun uğradığı varsa maddi ya da yalnızca manevi tazminat talebinde bulunması mümkündür. Bu dava idare mahkemelerince açılacak ve karara bağlanacaktır. İdari yargıda tanık dinletilememesi bu davalar yönünden önemli bir eksiklik olmakla birlikte diğer belgelerle mobbingin ispatlanması mümkündür. Örneğin öğretmenin yıldırma amacıyla dört ayrı okulda görevlendirilmesi mobbing ispatı olarak kabul edilebilmektedir.
Tazminat miktarı
Ülkemizde manevi tazminat davalarında yüksek tazminatlara hükmedilmemektedir. Danıştay’a göre bu bedel çok düşük ya da kişinin zenginleşmesine neden olmayacak bir aralıkta tespit edilmelidir.
Danıştay kararında mobbing örnekleri
Danıştay bir kararında; “…açılan soruşturmalar ve uygulanan yıldırma faaliyetleri haricinde gerek kendisine gerekse ailesine yönelik açılan ceza ve aile davaları sebebiyle gerek kendisi ve ailesinin perişan edildiği, yıllarca bu davalarla uğraşmak zorunda bırakıldığı, ailesiyle birlikte bir girdabın içine çekildiği; kurumun mühendis kadrosunda olmasına rağmen dışlandığı, işçi ve diğer personelle aynı odada oturtulduğu, personelin odada sigara içmesine tüm yazılı itirazlarına rağmen göz yumulduğu, değişiklik taleplerinin ciddiye alınmadığı, yine telefonun kesilmesine ilişkin başvurusunu yazılı olarak yapmasına rağmen hiçbir işlem yapılmadığı, kurum içerisinde emekli olan veya tayini çıkan personel için düzenlenen yemeklere davet edilmediği, diğer tüm personelin kurumun resmi araçları ile toplantılara katıldıkları halde kendisinin bir personelin şahsi aracıyla bir kaç kişinin yemeği dışında hiç kimsenin yemeğine ve toplantısına davet edilmediğinin belirtildiği anlaşılmaktadır.
Bakılan uyuşmazlıkta her ne kadar davalı idarenin akıl sağlığının yerinde olmadığını düşündüğü personeli hakkında yasal olarak vasi talebinde bulunabilme hakkı bulunsa da; ziraat mühendisi olan davacı hakkında vasi talebinde bulunulurken, gerekli özen gösterilmeksizin herhangi bir ön inceleme, araştırma veya soruşturma yapılmadan davacının engelli çocuğunu kabul etmemesi sebebiyle psikolojik rahatsızlığının olup olmadığının tespiti istemiyle vasi talebinde bulunulmasının davacının çalışma arkadaşları üzerindeki itibarını sarsacağı açıktır.
Davacının epilepsi hastası olmasının iş verilmeme sebebi olarak gösterilmesi ve bu durumun sürekli vurgulanmasının kişilik haklarını ihlal ettiği kuşkusuzdur.
Yine ziraat mühendisi olan davacının, odasının boşaltılması, isimliğinin sökülmesi, telefonunun kesik olması, işçi statüsündeki personelle aynı odada oturtulması, kurumla iletişiminin kesilmesi, emekli yemekleri gibi kurumsal faaliyetlere çağırılmaması, sürekli dışlanması, iş vermekten imtina edilmesi, hakkında asılsız soruşturmalar açılması gibi davranışların hukuka aykırı olduğu görülmektedir.
Davalı idarenin haksız ve mesnetsiz uygulamaları sonucu davacının elem ve acı duyması nedeniyle oluşan manevi zararın tazmini gerekmekle birlikte, Mahkemece davacı için belirlenen 100.000,00 TL manevi tazminatın yeterli ve tatmin edici miktarda olmadığı kanaatine ulaşılmıştır…” gerekçesiyle davacı aleyhine mobbing uygulandığını kabul etmiştir (Danıştay 2. Daire Başkanlığı, 28/03/2025T., 2024/2938 E, 2025/1595 K.).
[…] memurları mobbing gerekçesiyle İdare Mahkemelerinde tam yargı davası açabilmektedirler. Mobbing fiilinin ispatlanması halinde de kişinin uğradığı maddi zararın bulunması halinde […]
[…] memurları koşulları oluştuğu taktirde mobbing davası açabilirler. Bu davalar idare mahkemelerinde tam yargı davası olarak açılmaktadır. Anayasa […]