21 Kasım 2025 İlker Urlu 0 Yorumlar

Taraflar arasındaki mal rejiminin sona erme nedenlerinden biri de ölümdür. Taraflar arasındaki evlilik birliğinin ölüm ile sona ermesinde, ölen adına kayıtlı malvarlığı değerleri evlilik birliği içerisinde edinilmiş ise sağ kalan eşin hem mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklı hem de mirasçılık sıfatından kaynaklı alacak hakları bulunmaktadır.

Ölenin son yerleşim yeri adresinde bulunan Aile Mahkemesinde açılacak bir dava ile sağ kalan eş, mal rejiminin tasfiyesi ve alacak talebinde bulunabilir. Burada davacı sağ kalan eş, davalı ya da davalılar ise ölenin diğer mirasçıları olacaktır. Örneğin; Ayşe ile Ali evli olup müşterek 2 çocukları bulunmaktadır. Ali’nin adına kayıtlı evlilik birliği içerisinde edinilmiş 1 araba ile 1 ev vardır. Ali’nin ölmesi halinde, Ayşe müşterek çocuklara karşı 1 ev 1 arabadan kaynaklı olarak mal rejiminin tasfiyesi ve alacak talepli dava açabilecektir.

Evlilik birliği içerisinde edinilen 1 ev ve 1 arabanın Ayşe adına kayıtlı olması halinde ise müşterek çocuklar Ayşe’ye karşı mal rejiminin tasfiyesi ve alacak talepli dava açabilecektir.

Mirasçıların davaya dahil edilme zorunluluğu

Sağ kalan eşin mal rejiminden kaynaklı alacağı terekenin borcu sayılmaktadır. Bu sebeple tüm mirasçıların davaya dahil edilmesi gerekmektedir. Nitekim Yargıtay içtihatları bu yöndedir:

Yargıtay 8.H.D. 07.02.2017 tarih 2015/11118 E. 2017/1294 K. sayılı kararında;  “...davacı talebini terekeye karşı dolayısıyla miras bırakının mirasçılarına yönelttiğine göre dosya içerisinde yer alan mirasçılık belgesindeki mirasçılardan müşterek çocuk….in de davalı safhında yer alması gerekirken pasif dava ehliyeti tamamlanmadan davanın esasına girilerek kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır..’’ gerekçesiyle bütün mirasçıların davaya dahil edilmesi gerektiğine hükmetmiştir.

Sağ kalan eşin ortaklığın giderilmesi dava hakkı

Evlilik birliği içerisinde edinilen ve ölen adına kayıtlı olan taşınır, taşınmaz mallar ile banka hesaplarında bulunan para, bireysel emeklilik, hisse senetleri gibi edinilmiş mal niteliğine haiz malvarlığı değerleri üzerinden öncelikle sağ kalan eşin mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklı alacağı Aile Mahkemesinde açılacak dava ile hesaplanarak ölenin diğer mirasçılarından tahsil edilecektir. Sağ kalan eş, ölen eş adına kayıtlı malvarlığı değerleri üzerinden mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklı alacağını tahsil ettikten sonra miras hukuku hükümlerine göre Sulh Hukuk Mahkemesinde ortaklığın giderilmesi talepli dava ikame edebilecektir.

Mal rejiminin tasfiyesinde taşınmazın aynına ilişkin hak talep edilebilir mi?

Mal rejiminin tasfiyesi davaları niteliği gereği şahsi alacak hakkı doğurmakta olup mal rejimine konu taşınmazın aynına ilişkin talepte bulunulamaz. Ancak mal rejiminin ölüm ile sona ermesi ve sağ kalan eşin mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklı alacağının dava konusu olması halinde bu alacak hakkına istisna getirilerek aile konutu ve ev eşyası üzerinde ayni hak talebinde bulunulabileceği düzenlenmiştir. Buna göre;

1-Taraflar arasındaki mal rejimi ölüm ile sona ermelidir.

2-Ölüm ile sona eren mal rejimi edinilmiş mallara katılma rejimi olmalıdır.

3-Ayni hak talebinde bulunulacak olan aile konutu ve ev eşyası taraflar arasındaki mal rejiminin devamı süresince edinilmiş olmalıdır.

4-Ayni hakka konu taşınmazın aile konutu niteliğine haiz olması gerekmektedir.

5-Aile konutu ve ev eşyası ölen eşe ait olmalıdır.

6-Taraflar arasındaki mal rejiminin tasfiyesinde sağ kalan eşin alacak hakkı bulunmalıdır.

Koşullarının varlığı halinde sağ kalan eş mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklı alacak hakkı yerine aile konutu ve ev eşyası üzerinde mülkiyet, intifa veya oturma hakkı tanınmasını isteyebilir.

Av. Ceren Özalp

Ankara Barosu

avcerenozalp@gmail.com